Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Alternatif Tıp ve Bitkiler (https://www.havasokulu1.com/alternatif-tip-ve-bitkiler/)
-   -   Tercüme-i Müfredat-i ibn Baytar (https://www.havasokulu1.com/alternatif-tip-ve-bitkiler/37178-tercume-i-mufredat-i-ibn-baytar.html)

Nirvana 10.07.19 11:42

Tercüme-i Müfredat-i ibn Baytar
 
HARFÜ L-ELİF 1-b Bismi llâhi r-rahmâni r-rahîm ve bihi l-avn. Allah a çok şükür idüb Muhammed Resûlullâh ve âline ve ashâbına çok salavât getürdükden sonra şurû itdüğüne imtisâl idevüz bir emre ki âdetâ bizüm üzerümüze vâcibdir ol emr iden kıdvetü l-e âzım ve l-ekâbir hâviyü l-me âlî ve l-mefâhir el-mahsûs bi-inâyeti l-meliki l-kâdir Umur Bey hazretleri dâme tevfîkuhû ile l-hayrât mâ-dâme fî-ribkati l-cübbât [hayât] şöyle işâret olundu ki, müfredât-ı İbn Baytarî musannif tertîbi üzerine Türkî dilince tercüme ola şol ki, bizüm makdûrumuzdur taksîr kılmadık bâkî özr inde kirâmi n-nâs katı makbûldür. El-Alusen Bu bir otdur ki, dağlarda biter. Her bir budağının aşağıdan yukarıya dek pür yaprakdır. Her yaprağı iki kat olur. Tohumu içinde olur yassı yanında. Kaçan bu otu suyla kaynatsalar suyunu sovuk geçen kişiye içürseler sovuk zahmetin def ide. Hekîm eydür ki, ele alsalar ve nazar itseler girü bu fâide ide. Eğer döğseler bala karışdırsalar yüzde olan siğillere ve çığıda dürtseler gidere. Eğer iki dirhem döğseler ta âma katsalar kuduz it talayan kişiye yidürseler kurtara. Eğer bir evde asakosalar ol evde olan halkı cemî -i hastalıkdan saklaya. Eğer bir kızılca beze bağlasalar ahurda asakosalar hayvânât saklaya. Eğer bögreğinde taşı olan kişiye

Nirvana 10.07.19 11:44

16 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 2-a bir dirhem içse on güne dek ol zahmet andan gide. Itrıbâl [Atrîlâl] Hilâl tohumudur. Bu ota kuzgun ayağı dirler. Her vechile torak otuna benzer. İllâ bu kadar vardır ki, bunun çiçeği ak olur. Mizâcı ıssıdır, kurudur. İsti mâl olunan tohumudur. Behakın her nev ini ve barası giderir. İçmekle sûret budur ki, bir dirhemin rub dirhem âkırkarhâyla yumuşak döğseler karışıkça bala katsalar behak veya baras olan kişi yalasa güneşe karşu otursa iki saate dek zahmeti olan yerler yarıla suları aka ol zahmet gide. Eğer gitmezse tohumundan alalar. Beş dirhem selhu l-hayyden alalar. Dört dirhem baganos yaprağın alalar, sahk ideler. Beş güne değin günde beş dirhem içseler üzüm suyuyla evet yaz gününde evvelâ içdükden sonra çıka güneşe dura. Yalıncak terleyince gâyet fâide ide. Eğer bu tohumu yumuşak döğseler, şol avret ki karnında oğlanı ölmüş ola, burnuna üfürseler düşüre. Bu tohumu bir dirhem içseler iç ağrısın gidere. İksâr [Aksâr] Bu bir otdur ki, yaprağı havuç yaprağına benzer. Yalnızca biter. Uzunu bir zirâ olur. Depesi torak otuna benzer evet çiçekleri akçe olur. Kökü değirmi olur. Koz dikilü ekin yerlerinde ve dağlarda biter. Hâr-ı yâbisdir. Adına Türkçe hılâl dirler. Kaçan bir kişi her sabâh iki miskâl bunun tohumundan demür dikeni suyuyla on beş güne değin içse on beş güne değin kavukdaki ve bögrekdeki taşları gidere.

Nirvana 10.07.19 11:44

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 17 2-b olan kurtları çıkara. Eğer kökünden itmek isteseler ol dahi kifâyet ider. Ve incükde olan balgamî şişlere ursalar hal ide ve be-gâyet fâide ide. Argîs Hatuntuzluğu ağacı kökünün kabuğudur. Kaçan bunu kaynadub sıksalar suyunu havlân-ı hindî yerine isti mâl itseler anun fâidesin ide. Dahi ol suyu mazmaza itseler anun fâidesin ide. Ve ağızda olan zahmeti gidere. Ve dahi eski göz ağrıların giderir. Eğer gözü ağrımadan isti mâl itse ağrımakdan saklaya. Ve dahi şarâbla isti mâl itse bişürse ciğeri ağrıyana içürseler ciğer ağrısın gidere. Veremi var ise yumuşada ve dahi kaynatsalar hukne itseler bağırsak çıbanlarına fâide ide. Amlîles Bu bir otdur ki, yaprağı mersin yaprağına benzer. Yemişi ardıç yemişine benzer. Eğer bu ağacın yemişini kaynatsalar saruluk düşen ve istiskâ olan kişiye içürseler mücerrebdir gidere. Ve dahi kökünün kabuğunu ıslatsalar suyunu içseler âdemin içini yürüde. Ve dahi ciğeri ve dalağı kavî eyleye. Eğesinin süddelerin aça. Eğer etle bişürseler şorvasın içseler yerakanı gidere. Ebhel Türkçe dağ servisidir. Yaprağı yılgun yaprağına benzer. Kaçan bunun yaprağın döğseler balla karışdırsalar eski çıbanlara ursalar bitüre. Ve dahi ıssı şişlere ursalar sâkin eyleye. Ve eğer yaku eyleseler gövdeye ursalar deri kuruduğunu gidere. Eğer içseler kan işede. Ve karındaki oğlanı düşüre.

Nirvana 10.07.19 11:45

18 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 3-a Ve dahi döğseler balla karışdırsalar diş diblerine ursalar çürüyenin gidere. Yeni et bitüre muhkem eyleye. Ve dahi yemişin alsalar demür kab içinde şırluğan yağıyla kaynatsalar karârınca andan sonra sağır olan kulağına tamzursalar aça. Ve dahi yemişinden on dirhem alsalar bir çölmeğe koysalar kaynatsalar şol kadar kim yağın cemî isi sine, andan on dirhem ak şeker ile sahk ideler. Günde iki dirhem acıla ılıcak suyla içseler bevâsırı gidere. Ve içi yürüde. Ve karında olan kurtları çıkara. Ve dahi incirle döğseler iki dirhemin balla karışdırub içseler hayız kanın yürüde. Kaçan yemişinden on iki dirhem alsalar sahk itseler altı dirhem sayyağın kaynatsalar on sekiz dirhem bal katsalar dıyku n-nefes olan kişiye yaladalar be-gâyet fâide ide. Ve dahi bunun yaprakların döğseler sirkeyle sahk itseler kaşı kirpiği dökülen kişiye dürtseler ol zahmeti gidere. Ebrîsem (İbrişim) Bunun eyüsü hamıdır. Kalbi kavî eyler ve rûhu ferah eyler. Ve harîrden gönlek giyse bit olmağı men ider. Ve yürek oynamasını giderir. Bir dirhem içseler göyünmüşden, göyünmüşünün sûret budur ki, bir demür kabın içine koyalar, ağzını sıvayalar. Uvacuk delikler koyalar. Göyündürdükden sonra yuyalar. Gözün kabağın dolduralar. Gözde olan çıbanlara fâide ide. Ve dahi göyündürmeden mıkrâzla uvak doğrasalar sahk itseler faide ide.

Nirvana 10.07.19 11:46

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 19 3-b çok döğseler yahud kehrübâ ve bîh-i mercan birle sahk itseler çok döğseler hafakânı gidermeye eyü ola. Abanûs Gâyet eyüsü oldur kim kara ola ve düz ola kaçan kim dörpüyle sürseler harîrden eleseler göze sürme itseler gözde olan eski çıbanları ve gözden akan rutûbeti gidere ve aklığını dahi gidere. Eğer çölmeğe koysalar göyündürseler dahi yusalar isfîdâc yur gibi kuru göz ağrısına ve göz giciğine kahl itse be-gâyet fâide ide. Eğer iki dirhemin içseler bögrekdeki taşı dağıda. Ve dahi yumuşak döğseler od yanuğuna ekseler be-gâyet fâide ide. Ebû kânis [Ebû kâbus] Gâsûl-i Rûmî dirler. Bu bir otdur kim, uvacuk yaprakları olur, zeytûn yaprağı gibi. Deniz kenârlarında biter. İki yaprağının arasında kuruca dikenler vardır. Ak ak diblerinde çiçekleri olur. Salkum salkum al sıfat olur. Kaçan bunun yaprağı ve kökünü alsalar kaynatsalar ve sıksalar kurutsalar, hâcet vaktinde mâü l-karâtîn adlı turâbla üç miskâl içürseler, balgama mâ-i ishâl ide ve usr-ı nefese ve uçuğa ve sinirler ağrısına be-gâyet fâide ide. İbnü İrs Türkçe gözen dirler. Fârisîce râsû dirler. Kelere benzer bir hayvândır. Kaçan karnın yarsalar için çıkarsalar tuz koysalar gölgede kurutsalar iki miskâl şarâbla içseler yılan ve çıyan ve akreb sokduğuna fâide ide.

Nirvana 10.07.19 11:47

20 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 4-a kuttâl edviyeleri def ider. Eğer içini kişnicle karışdırsalar gölgede kurutsalar, iki miskâl içseler uçuğu def ide. Ve dahi bir çölmeğe koysalar göyündürseler, külün alsalar sirkeyle karışdırsalar nikrîse ursalar be-gâyet fâide ide. Ve kanın hanâzîre dürtseler fâide ide. Ve veca -ı mefâsıla külünü sirkeyle yaku eyleyüb ursalar tahlîl ide. Eğer kurutsalar sara ı olan kişi kurusunu yise fâide ide. Eğer ayaklarını avretin boynuna assalar yüklü olmaya. Ve etini yaku idüb arka ağrısına ursalar gidere. Ve karna ursalar galîz yelleri gidere. Eğer bir ta âmda ağu olsa bu hayvân görücek tüyü ürperir. El-Ânuk Kurşundur. Kaçan bundan bir havan düzseler destesiyle bile zeyt yağın yahud gül yağın yahud ayva yağın yahud mersin yağın kurutsalar sahk itseler, avadan andan ol yağlardan mak adda olan çıbanlara ve bevâsıra dürtseler fâide ide. Ve dahi bundan iki pare alsalar tahtacık eyleseler uçuk tutan kişinin kasuğuna bağlasalar fâide ide. Kaçan bunu göyündürseler dahi yumuşak döğseler eski cerâhatlere ekseler be-gâyet fâide ide. Eğer çıbanın irini olsa günde bir kez isti mâl ideler. Eğer yufkacık tahta eyleseler birbirine sürseler azcuk suyla ta ol su karârınca ol suya gül yağı katsalar mak adda olan çıbanlara ve bevâsıra dürtseler fâide ide.

Nirvana 10.07.19 11:48

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 21 4-b yaşı kese. Dahi çıbanda olan artuk eti gidere. Ve dahi ufacık ufacık doğrasalar bir çölmek içine bir kat döşeseler üzerine kükürd saçsalar yine bir kat dahi kurşun döşeyüb üzerine kükürd saçsalar ta kim ol çölmek dolunca bu vechile ideler. Dahi od üstüne koyalar. Hemân ki yalınlandığınlayın demürle karışdıralar ta kim kül ola. Ol külü alalar eski çıbanlar merhemine katalar fâide ide. Ve göz otlarına katalar be-gâyet fâide ide. Kaçan bir kişi iç yağın parmağına sürse bir pare kurşunla ovsa kaşına dürtse kılları muhkem idüb çok eyleye. Ve dökülmekden men ide. Eğer kurşunu şarâbla birbirine sürseler ıssı veremlere be-gâyet fâide ide. Kaçan kurşunu yağla sürseler şol kadar ki yağ karara, andan ol yağı kangı demüre dürtseler paslanmaya. Ve dahi kurşundan yüzük idüb dakınsalar bedeni naks ide yani arık ide. Ve dahi bir pare kurşunu et bişe-dururken üstüne bıraksalar âlemin odun yakarsan hiç bişmeye çâre olmaya. İbnü Ara l-kıt [Ebzâzü l-kıtta] Türkçe uvacuk hayy-ı âlem dirler. Dîvârlarda ve taşlarda biter. Uzun olur. Çok budaklu olur. Bir kökden çıkar. Değirmi yapraklu saru saru uvacuk çiçekleri olur. Kaçan bunu yalunuzca döğüb yaku idüb eski çıbanlara ve gözde olan çıbanlara ve şişlere ursalar gidere. Ve od yanuğuna ve nikrîse fâide ider.

Nirvana 10.07.19 11:48

22 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 5-a gül yağıyla karışdırsa başa sürseler ağrısın gidere. Ve eğer şarâbla suyun içseler içindeki uzun kurdu çıkara ve ishâl men eyleye. Ve bağırsakda olan çıbanları gidere. Dahi bu yaprakdan şâf eyleyüb hatun kişiler götürse rahimden akan rutûbeti kese. Ve dahi döğseler ve sürme idüb göze çekseler göz ağrısına fâide ide. Ve dahi eski iç yağıyla yaku eyleseler hanâzîre ursalar hall eyleye. Ütrünc (Ütrüc) Fârisîce turunc dirler. Türkçe ağaç kavunu dirler. Ekşidir, sovukdur, kurudur. Ahlâtı latîf ider. Kat ider. Sevretini ve yüreği sovudur. Ciğerün harâretini sâkin ider ve mi deyi kavî ider. Ve safrâyı kat idüb safrâda olan teşvîşleri giderir. Ve dahi ıssı mizâclü kişilerin kalbini ferah eyler. Ve ıssı hafakânı giderir. Ve yılan sokduğuna fâide ide. Ve kahl idüb göze çekseler yerakanı giderir. Ve göze fâide ider. Kaçan sirkeyle bişürseler yarım üsküresini sülük yudan kişi içse sülükü öldüre çıkara. Ve ısıtmaya fâide ide. Ve mâlihulyâsı ki safrâ göyünmüşden olur, fâide ider. Ve geç hazm ider. Dahi mi deye yaramazdır. Kulunç götürür. Vâcib budur kim yalnız yiyeler. Önünde ve sonunda ta âm yimeyeler. Ammâ balla mürebbâ olmuşu eyüdür. Hazmı tiz olur. Ammâ kuruducudur ve susadıcıdır. Ammâ müferrahdır. Eğer kabuğun göyündürseler yaku eyleseler barasa ursalar fâide ide.

Nirvana 10.07.19 12:07

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 23 5-b ağız kokusunu eyü ide. Ağızda tutsalar ve bişürseler suyun içseler kusmağı giderir. Ve kabını sıksalar suyun içseler ef â sokduğuna fâide ide. Ve sokundusuna dahi ursalar fâide ide. Ve dahi eyyâm-ı tâ ûnda kokulamak azîm fâide ider. Ve balgamı ve susamağı def ider. Ve dahi turunç kabuğunu sirkeye koysalar fi l-hâl sirke eyleye. Ve dahi kaçan donla koysalar güve kesmeğinden saklaya. Ve dahi çekirdeğin iki miskâl kabuğu gitmişle ılıcak suyla içseler akreb sokduğu zahmetin gidere emîn ola. Ve eğer tahlîl idüb diş diblerine ursalar muhkem ide. Ve dahi turuncun yaprağını döğseler şişlere ursalar arada bir miskâl yaprağından yiseler ta âmı hazm eyleye mi deyi kızdıra. Ve nefes yoluna balgam dursa gidere. Ve içde olan yelleri dağıda. Ve mi deyi kavî ider. Ve süddeyi açar. Esel Türkçe yemişlü yılguna dirler. Bu bir büyük ağaçdır. Yeşil budakları olur. Kızıla mâil olur. Sovukdur, kurudur. Kaçan kökünü bişürseler şarâbla ya sirkeyle ciğeri ağrıyana içürseler be-gâyet fâide ide. Ve dişler ağrısın gidere. Ve dahi kan tükürmeğe fâide ider. Kaçan içseler içi kabz eyleye. Ve içden giden kanları tuta. Ve dahi yemişini yumuşak döğseler çıbanlara saçsalar artuk etleri gidere. Ve dişler dibine ekseler ırganmasın muhkem ide. Ve eti yenmiş olanı gidere.

Nirvana 10.07.19 12:07

24 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 6-a gâyet ıssı suda ıslatsalar suyundan saruluk düşen kişi içse saruluğu gide, benzi be-gâyet hoş ola. Eğer oğlancıklara içürseler kusdura. Ve mi delerini azmış hıltdan arıda. Ve şol sulu uyuz olan kişilere suyun içürseler ve kurusun yumuşak döğseler ol uyuza ekseler be-gâyet fâide ide. Ve dahi arık kişiler bunun yemişini kaynatsalar içseler be-gâyet semriye. Sûret budur ki, yedi gün birbiri ardınca bunun suyundan içseler andan sonra yedi gün dahi sovuducu ve yaş eyleyici kurslar yiseler andan sonra sığır ayranın içse bir nice gün andan sonra kesîreyi yumuşak döğseler beraber şeker katsalar yedi gün her günde iki dirhem yiseler andan sonra simid ekmeğin yiseler be-gâyet semriyeler. Ve benizlerin be-gâyet gökçek eyleye. Ve dahi şol kişi kim mi desinde yaramaz hıltlar olsa kaynatsa suyun içse mi desini arıda. Ve mi deyi kavî eyleye. Ve eski ishâllere fâide ider. Ve kanı kese. Ve hayız kanın dahi kese ki, dâim akar ola. Ve suyunu beraber şekerle kıvâma getürseler içseler her sabâh bir kaşuk ılıcak suyuyla içse dalak ve bağırsaklar zahmetin gidere. Hekîm eydür, bu yemişe şimdiki zamanda palamud yemişi dirler. Eğer döğüb yaku eyleseler madde inen uzuvlara ursalar kavî eyleye. Ol yere madde inmekden men eyleye.

Nirvana 10.07.19 12:08

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 25 6-b Eğer üç dirhem döğseler be-gâyet ishâl olan kişiye yedürseler fi lhâl tuta. Ve dahi bu ağacı bir evde dütüzseler ol evde olan kişiler kabarcık çıkmakdan emîn olalar. Ve dahi bu ağacın külünü yaku eyleseler mak ad çıkduğuna ursalar be-gâyet fâide ide. Ve tâze yaraya veya gayrıya bu ağacın külünü ekseler fi l-hâl hoş eyleye. Mücerrebdir. Hekîm eydür, bunun bedeli mazudur dirler. İsmid Türkçe Isfahânî sürme dirler. Yumuşak döğseler çıbanlara ekseler artuk olan etini yiye onulda bitüre. Çürüğün gidere. Ve gözde olan çıbanlara dahi ekseler bitüre. Ve burun kanın dindüre eğer buruna püfürseler. Hekîm eydür, bu tûtiyâ şol göyünmüş kurşun gibi amel ider evet bu tûtiyâyı tâze iç yağına karışdırsalar od yanında dürtseler be-gâyet fâide ide. Ve mûmiyâlara karışdırsalar azcuk isfîdâc koysalar od yanığından olan çıbanları bitüre. Ve bu sürme gözleri be-gâyet kavî ider. Nice ağrıları def ider. Karılar ve pîrler gözüne be-gâyet fâide ide. Ve dahi şol gözler ki za îf olmuşdur, bu tûtiyâya azcuk müşk katsalar göze çekseler be-gâyet kavî ide. Ve gözde harâreti ve rutûbeti gidere. Ve bu tûtiyâyı şâf gibi eyleseler şol hatun kişilerin ki hayızları kesilmez, götürsünler hayızları kesile. Ve eğer yumuşak döğseler bitlü olan kişinin gövdesine dürtseler bitlerin kıra.

Nirvana 10.07.19 12:09

26 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 7-a sürme gibi çekseler göz yaşın gidere ve yeni cerâhatlere dürtseler bitüre. Etrâr [Esrâr] Türkçe hatuntuzluğuna dirler. Sovukdur, kurudur. Ciğeri ve mi deyi kavî eyler. Issı şişlere ursalar giderir. Ve dahi içi tutar ve susuzluğu giderir. Ve ciğeri sovudur. Safrâyı kat ider. Ve çekirdeğin ezseler içürseler bağırsakdaki çıbanlara fâide ide, kuruda. Kanın kese. Kaçan dâim olsalar ciğerde olan ishâle fâide ide. Ve balgamdan olan ısıtmaları gidere. İccâs Türkçe erük dirler. Eyüsü iri olandır ki, tatlu ola. Sovukdur, terdir. Çok yiyicek mi deyi süst eyler, içi yürüdür evet kurutsalar içi kabz eyler. Mi deye eyüdür. Kaçan yaprağın şarâb-ı verdle kaynatsalar ol suyla gargara itseler şişlerin çeke. Ve diş dibleri şişden gidere. Ve dahi gerekdir ki, yiyen kişi ta âmdan sonra yimeye. Husûsa ki ıssı mizâclu kişi ola. Ve dahi safrâyı ishâl ider. Balgamî kişilere mâü l-asel içeler ta ki mi de zararın def ide. Ve yüreği sovuda. Ve içi yürüde. Ve susalığı sâkin ide. Ve ta âm arzusun gidere. Kaçan bişürseler süzseler şekerle ya balla karışdırsalar safrâyı be-gâyet ishâl ide. Ve giciği gidere. Ve kuru erüğü ıslatsalar suyun içseler envâ -ı öksürüğe fâide ider. Ve kurusun bişürseler azcuk şeker katsalar içseler safrâdan olan ısıtmayı gidere. Ve hayız kanın yürüde.

Nirvana 10.07.19 12:10

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 27 7-b kabz ider. Ve ciğeri sovudur. Ahiyûn Türkçe ef â başı dirler, yemişi ana benzediğinden ötürü. Bu bir otdur ki, uzun uzun yapraklar olur. Üzeri dikenlü olur. Her yaprağının dibinde saru çiçeği olur. Ve bunun kökü parmakdan ince olur. Eğer kaynatsalar şarâbla içseler ağulu canavarlar sokduğuna fâide ide. Eğer kökünü kaynatsalar şarâbla içseler arka ağrısın gidere. Ve süddeyi çok eyleye. Ahînûs Bu bir otdur ki, ırmaklar kenârında biter. Bir karış uzun olur. Yapraklarının depesi ayrılmış olur. Beş budaklu olur ya altı. Ve çiçeği ak olur. Uvacuk kara yemişleri olur. Kaçan yemişinden iki dirhem alsalar dört dirhem bala katsalar göze çekseler göz yaşın kese. Ve sıkındusunu kibrîtile ve natrûnla karışdırsalar kula[ğa] tamzursalar ağrısın gidere. Ahırsâc Bu bir ağaçdır ki, ıssı şehirlerde biter. Âdem boyunca olur. Yaprağı incir yaprağı gibi olur. İçi mücevvef olur. Budakları içinde yemişi çok olur. Kaçan yemişin ve yaprağın kaynatsalar nikrîs üzerine dökseler sancusını gidere. Ve dahi ağacın yaksalar kül eyleseler ol külü sirkeyle karışdırsalar cerâhatlere ve çıbanlara ve sivilcelere ve beneklere tekrâr ursalar gidere. Idhır [Izhır] Türkçe Mekke ayruğı dirler. Sidüğü yürüdür. Kaçan içseler hayız kanın yürüdür. Ve ciğerde ve mi dede olan şişleri giderir.

Nirvana 10.07.19 12:10

28 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 8-a hayız ider. Ve artuk kızdırır. Ve kan tükürmeğiçün düzülen ma cûna katsalar fâide ide. Ve dahi bişürseler suyun içürseler kavukdaki taşı gidere. Ve mi de ve ciğer ve bögrek ve öyken ağrıların gidere. Ve dahi on güne değin günde bir miskâl biberle içürseler şol kişiye kim korkusu ola. Ve dahi şol kişiye kim mi desi yimek kabûl itmeye, dâim kusa. Ve dahi şol kişiye ki korkusu ola. Ve dahi şol kişiye kim a zâsında sancusı ola. İçseler fâide ide. Ammâ başı sakîl ider. Ve yaku eyleyüb ursalar mi dede ve ciğerde olan katı şişlere fâide ide, gidere. Ve çok suyla kaynatsalar avretler içine girse otursa rahimlerinde şişlere fâide ide. Ve dahi suyun içseler iç ağrılarına husûsa kim rahim ağrısına be-gâyet fâide ide. Ve dahi bir kişi çok kokulasa başın ağır eyleye uyuda. Eğer süci ile bişürseler sidüğü tutulan kişiye içürseler sidüğün yürüde. Ve kavuğu kızdıra ve gövdede olan cemî -i yelleri dağıda. Ve dahi kökün bişürseler on beş güne değin içseler mafsallar ağrısına fâide ide. Ve balgamdan olan ısıtmaları gidere. Eğer sirkencübîn ile içseler bu fâideleri ide. Ve tabî atı tuta evet sidüğü yürüde. Azeryûn Ukhuvânın bir nev idir. Aynü l-bakarla meşhûrdur.

Nirvana 10.07.19 12:13

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 29 8-b bir arşın olur. Yaprakları parmakdan uzun olur. Saru çiçekleri olur. Şol babadya çiçekleri gibi olur. Kokusu olmaz. Ba zılar eydür, şol güneyik kokusuna benzer. Bir avret anı altına alsa yüklü olsa düşüre. Ve dahi dütüzseler sıçan ve yılan ve keler gibi ol evden çıka gide. Kaynadub suyun alsalar ol sudan dört dirhem içseler be-gâyet kusdura, gücele. Ve dahi ev içine dökseler sinek kaça. Ve eğer yaku eyleyüb döğseler zekere ursalar kıvâma gele. Ve eğer kökünü döğüb sıkub suyun alsalar buruna tamzursalar diş ağrısın men ide. Ve dimağdan mübâlağa balgam indüre. Eğer kökünü hanâzîr olan kimse boynunda götürse zahmeti gidere. Ve oğlu kızı olmayan avret şâf gibi eylese önünden götürse oğlu kızı ola. Ve dahi müferrihler katsalar ferahları arta. Ve yüreğe kuvvet vire. Âzânü l-fâri l-bustânî Türkçe sıçankulağı dirler. Zîrâ yaprakları sıçankulağına benzer. Bostan arasında biter. Eğer yaku eyleseler gözde olan şişlere ursalar fâide ide. Ve dahi suyun sıksalar kulağa tamzursalar kulak ağrısın gidere. Ve bir dürlüsü dahi yabanda biter. Bir kökden bir nice budaklar çıkar. Dibine yakın yeri kızıl olur. İçi mücevvef olur. Yaprakları uzun olur. Türkçe Hüdhüd Gözü dirler.

Nirvana 10.07.19 12:15

30 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 9-a yaku eyleyüb göze ursalar gözde olan nasırı gidere. Eğer sıksalar suyun alsalar zekeri anunla ursalar ve yidükleri şorbaya katsalar zekeri kıvâma getüre. Ne kadar isterse cimâ ide. Eğer kuru ağacın alsalar kaynatsalar suyun alub ol suyu isti mâl itseler yine ol fâide ide. Hekîm eydür, kocaları yiğit gibi eyler. Ve cimâ da süstendâm kişilere kuvvet virir. Ne kadar dilerse cimâ ide. Evet bu didüğüm nev kum arasında biter. Budakları yere döşenür. Uvacuk yaprakları olur. Sıçankulağına benzer. Eğer Âzânü l-fârı su içinde bişürseler ol suyu süzseler na nâ katsalar içseler üzerine tuzlu balık yiseler karında olan kurtları çıkara. Üznü l-erneb [Âzânü l-erneb] Türkçe tavşankulağı dirler. Bu bir otdur ki, yerden yukaru biter. Arış çıkar. Mor çiçeği olur. Kettân çiçeğine benzer. Özdeki bir olur. Ammâ budakları çok olur. Yoğunluğu parmakça olur. Yaprağı sinirlü yaprağa benzer. Ammâ karaya mâildir. Yaprakları tülüce olur. Kaçan koparsalar yüze sürseler kızdıra. Levnini gökçek eyleye. Ve bişürseler suyun içseler öksürüğe fâide ide. Ve göğsü yumuşada. Eğer döğseler gül yağıyla yaku eyleseler mak adda olan şişlere ursalar fâide ide. Ağrısın ve sancusın gidere.

Nirvana 10.07.19 12:16

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 31 9-b olur. Yimeyeler zîrâ galîzdir. Geç hazm olur. Erüz Türkçe pirince dirler. Ve Rumca Riz dirler. Mu tedildir evet içi kabz ider. Eğer yunmadan bişürseler ve eğer süt içinde bişürseler ve badem yağın katsalar kabz ide. Gıdâlığı mu tedil olur. Ve her gâh bişirüb yiseler şeker katub yiyeler. Mi deden inmesi tiz ola. Demini ziyâde eyler. Ve dahi her kim pirinç yise ömrü uzun ola evet ayrık ta âm yimese ve dahi bedeninde saruluk kalmaya ve tağayyur olmaya. Eğer süt ile bişürmek isteseler keçi südüyle bişüreler mu tedil ola. Gıdâsı eyü ola. Zîrâ kim koyun südü ile ya sığır südüyle bişürseler galîz olur. Mi dede çok yanur. Eğer sumakla bişürseler içi be-gâyet kabz ide. Ve dahi kurusun yumuşak döğseler yaş cerâhatlere ekseler gâyet fâide ide. Ve yüzü bunun ile yusalar çığıdı gidere. Ve yumadan keçinin bögreği yağıyla bişürseler edviyeden olan ishâli gidere. Ve ol edviyeden olan bağırsak ağrısına fâide ide. Eğer keçi südüyle bişürseler şeker katsalar yiseler bedeni semirde ve menî ziyâde ide. Ve benzi hûb ide. Arâfû [Arâkuvâ] Uvacuk değirmice kırca tohumcuklardır. Mercimek arasında biter. Türkçe Mercimek külücürü dirler.

Nirvana 10.07.19 12:17

32 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 10-a yaku eyleseler gâyet ıssı vakit şişlere ursalar yumuşada ve ağrısın def ide. Arakıtyûn [Arkatyûn] Bu bir otdur kim, yemişi kemnûna benzer. Kökü tatlu olur ve yumuşak olur. Yeryüzüne çıkanı uzun olur. Süst olur. Kaçan kim kökünü ve yemişini bişürseler şarâbla ağızda tutsalar diş ağrısın gidere. Ve od yangunının üzerine dürtseler fâide ide. Ve şol çıbanlar ki dırnaklar dibinde olur. Elde ayakda üzerine dökseler giderir. Ve sovukdan yarılan yerlere kaynanmış suyun dökseler gâyet fâide ide. Eğer ol otla kaynanmış şarâbı sidüğü tutulan ve nikrîs ve ırku n-nisâ olan kişilere içürseler fâide ide. Ve bu otun bir dürlüsü dahi olur. Yaprağı kabağa benzer evet büyük olur. Ve katı olur. Üzeri bozca ve dikenlüce olur. Kuruducudur. Ve tahlîl idicidir. Ve yaprağın eski çıbanlara ursalar bitüre. Ve kökünden bir dirhem veyahud iki dirhem gülnar içiyle içseler göğüsden akan irine fâide ide. Ermâl [Ermâk] Hind den gelür. Karanfile benzer bir otdur. Issıdır, kurudur. Ağız kokusun giderir. Eğer yaku eyleyüb kabarcıklara ve ıssı veremlere dürtseler fâide ide. Ve dahi yumuşak döğseler çıbanlara ekseler yiseler a zâdaki ufûneti gidere. Ve dimağa kuvvet vire. Ve ağız ağrısına ve göz ağrısına fâide ide. Kalbi kavî ider.

Nirvana 10.07.19 12:18

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 33 10-b cemî -i kuvâya yardım ider. Ermîyen [Urmînun] Bu bir otdur ki, yerden yukaru buçuk arşun çıkar. Tohumu boy tohumuna benzer. İsti mâl olanı bostanda bitendir. Uzunca uzunca tohumu olur kırca. Kaçan tohumunu yumuşak döğseler şarâbla içseler gözde olan çıbanlara ve aklığa fâide ider. Kaçan suyla yaku eyleseler balgamî şişlere ursalar tahlîl ide dağıda. Ercîkana Boyacılar katında meşhûrdur. Yaprağı pirinç yaprağına benzer. İllâ ak olur. Her iki yaprağın arasında bir budak çıkar. Kısacuk dipleri değirmice saru çiçekleri olur. Ve dikenler olur. Sovukdur. Kaçan bişürseler suyundan üç gün günde altmış dirhem içseler yerakanı ve istiskâyı giderir. Mücerrebdir. Ba zılar eydür, üzümle bişürseler isti mâl itseler bu fâide ide. Eğer suyun arpa unuyla karışdırsalar yaku eyleyüb şişlere ursalar be-gâyet fâide ide. Erâk Misvâk ağacıdır. Yemişi mi deyi kavî ider. Ve tabî atı kabz ider. Kaçan kaynatsalar suyun içürseler sidüğü yürüde. Ve kavuğu arıda. Urtukân Uvacuk taşcuğazlardır saruca. Eğer ocakdan yaksalar kızarır. Kaçan bunu göyündürseler yusalar çıbana ekseler artuk etleri giderir. Cerâhatin bitüre. Ve ıssı şişlere ursalar fâide ide. Erneb-i berrî Kuru yer tavşanıdır.

Nirvana 10.07.19 12:19

34 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 11-a başı ditreyen kişi başın yise fâide ide. Kaçan oğlancıkların dişi dibine sürseler dişi biterken ağrımağı men ide. Ve eğer başını göyündürseler ayının içi yağıyla kaşı kirpiği dökülen kişiye karışdırub sürseler fâide ide. Ol zahmeti gidere. Kaçan tavşan hayasını hayızdan kesilmiş hatun kişi üç gün içse yüklü olmaya. Ve rahimden akan rutûbeti gidere. Ve sirkeyle içseler sara a fâide ide. Ve kuttâl otların zararın def ide. Ve ısıcak kanıyla çığıdı ve behakı ve uvacuk kabarcığı ursalar gidere. Ve ba zı hekîm eydür, gövde uyuşan kişi bişürse yise fâide ide dir. Ve bağırsak çıbanlarına fâide ide. Ve dahi bütünce bir çölmeğe koyub göyündürseler külünden on güne değin günde iki dirhem yise bögreğinde ve kavuğunda taşı olan kişilere fâide ide gidere. Kaçan tavşanın karnın alsalar göyündürseler gül yağıyla karışdırsalar kıl bitmez başa dürtseler kıl bite. Ve eğer tavşanı bütün kaynatsalar nikrîs olan ve bendkeşlerin ağrıyan kişi suyuna girse otursa be-gâyet fâide ide. Ve döşeğe işeyen kişiye yiğirmi ya otuz güne değin hemân tavşan etin yidürseler ol zahmeti gidere. Erneb-i bahrî Yani deniztavşanı bir küçük canavardır. Depesinden taşcuğaz olur. Kaçan yaku eyleseler başa ursalar saçı döke.

Nirvana 10.07.19 12:20

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 35 11-b ol tavşanı yaksalar kül eyleseler külü harîrden eleseler tûtiyâ eyleseler göze çekseler be-gâyet nurlandura eyü eyleye. Ve dahi kaynatsalar suyun içseler ağuları def ider. Ba zı hekîmler eydür, ol suyu başa dökseler kılı döke dirler. Ammâ içmeyeler. İnen vâfir çıban idüb helâk ider. Artas-ı levhiyâ [Aristulûhya] Türkçe karga düleği dirler. Ve zerâvend-i tavîl didükleri budur. Bu otun köküdür isti mâl olan. Kaçan kurutsalar döğseler çıbanlara saçsalar yaramaz etin giderüb sağ et bitüre. Ve kaynatsalar suyun içseler rabv zahmetine ve ınckırığa ve kan tükürmeğe ve dalak şişmeğine fâide ider. Ve zâtü l-cenbe ve a zâ süstlüğüne fâide ide. Ve eğer iki dirhemin şarâbla içseler yılan sokduğuna ve ağulu otlar içene fâide ider. Ve yaku idüb yılan sokduğuna ursalar fâide ide. Ve eğer biber ve mürr katsalar hayız gören hatunlara içürseler nifâsdan olan zahmetleri gidere. Ve hayız kanın yürüde. Ve ölü oğlanı çıkara. Ve hatunlar şâf idüb götürseler yine bu fâide ide. Ve diş diblerine dürtseler dişi ağrıda. Eğer balla karışdırsalar eski çıbanlara dürtseler bitüre. Ve dişlere dürtseler arıda. Ve diblerin muhkem eyleye. Eğer sirkeyle karışdırsalar dalağa dürtseler fâide ide.

Nirvana 10.07.19 12:21

36 // Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar 12-a girü dalağa fâide ide. Ve bevâsıra ve şişlere yaku idüb ursalar fâide ide. Ve balla bir buçuk dirhemin karışdırub yalasalar yürekde olan bevâsıra ve teşennüce ve sinirler süst olmağa fâide ide. Ve levni gökçek eyler ve göğsü arıdır ve sara a be-gâyet fâide ide. Üç dirhem içseler balgamı ishâl idüb mi deye be-gâyet fâide ide. Ve yelleri dağıda. Ve eğer bulunmasa bedeli zürunbâd ola. Ve bâri mikdârı anzarut ola. Âzâd-ı draht [Âzâd-draht] Türkçe büyük tesbih ağacı dirler. Yemişi iğdeye benzer bir büyük ağaçdır. Çok budaklu aluç ağacına benzer. Levnde ve yemişde dahi bi-aynihî aluca benzer. Evet zinhâr yemişinden yimeyeler, ağudur helâk ider. Ammâ yaprakları ve budakları uvacuk döğseler suyun sıksalar bala katub içseler semm-i kâtili def ider. Ve ırku n-nisâya ve hayâller süst olmasına fâide ide. Ve sidüğü yürüde. Hayız kanın yürüde. Ve kavukda olan dökülmüş kanı eridüb çıkara. Ve çiçeğin kokulasalar dimağda olan süddeleri aça. Ve kabuğun kara helîle bile ve şahterecle bişürseler suyun içseler balgamî ısıtmaları ve kara sevdâyı gidere. Ve yaprağını ve yemişini mürdesengle ve gül yağıyla karışdırsalar, şol baş ki sulu çıbanlardan ola kıl bitmeye, birkaç gün dürtseler üç günde bir hammâma girseler çıkduğu vaktin yine sürseler azaltır.

Nirvana 10.07.19 12:21

Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 37 12-b dürtseler be-gâyet fâide ide. Asârûn Yedi miskâl içürseler mâü l-aselle ishâl ider. Ve dahi sidüğü yürüdür. Ve ırku n-nisâya fâide ider. Ve hayız kanın yürüdür. Ve süddeleri açar. Ve yürek ve boğaz ağrılarına fâide ider. Ve yelleri tahlîl ider. Eğer sürme idüb göze çekseler be-gâyet kuvvet vire. Ve dalak katılığın gidere. Ve eğer balla yalasalar menî ziyâde eyleye. Bögreği ve kavuğu kavî eyleye. Ve eğer evde dütüzseler yeşil akrebler kim evde olur kıra. Ve dahi döğseler taze koyun südüyle karışdırsalar yaku eyleyüb iki sekirden arasına ursalar cimâ ı gâyet kavî eyler. Ve günde bir dirhemin ya iki dirhem şekerle üç güne dek isti mâl itse mi denin sovukluğun ve ciğerin sovukluğun gidere. Tabî atı yumuşada ve bögrekdeki taşı dağıda. Ve ağrıların gidere. Ve ağu içine ve yılan sok[duğu]na fâide ide. Asârûn şarâbı fâide ider istiskâ olana ve saruluk düşene ve ciğeri zahmetde olana ve sekirdeni ağrıyana. Ve sidüğü be-gâyet yürüdür. Terkîb budur kim üç miskâl asârûn on iki miskâl kartol şıraya koyalar, kıvâma getüreler, iki aydan sonra isti mâl ideler. Ustuhutûs Ma nâsı ruhlar dururucu dimek olur. Süddeleri açar. Ahlâtı latîf ider. Göze cilâ virir. Dimağ arıdır.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:12.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148