![]() |
Kitle yönlendirmeleri ve sahte cennetler
Vladimir Bartol’un "Alamut" romanında Hasan Sabbah, kalesindeki genç fedaileri özel haplarla derin bir uykuya daldırır. Gençler uyandıklarında kendilerini şelalelerin aktığı ve özenle eğitilmiş kızların huriler gibi davrandığı gizli bir bahçede bulur. Birkaç gün süren sarhoşluğun ardından tekrar uyutulup kalenin soğuk odalarında gözlerini açarlar. Sabbah, gençlere cenneti tattırdığını ve gerçeğine kavuşmanın tek yolunun kendi emrinde ölmek olduğunu söyler. Cenneti bizzat gördüğüne inanan gençler, artık ölümden korkmak yerine bir an önce ölebilmek için can atmaya başlar.
Kitleleri mutlak itaate sürükleyen şey her zaman kaba kuvvet değildir. İnsan, en derin arzularına kavuşacağına inandırıldığında mantığını tamamen devreden çıkarabilir. Asıl mesele, arzulanan ödüle ulaşma umudunu sürekli canlı tutmaktır. Bu umut inanca dönüştüğünde, kişi iradesini gönüllü olarak teslim eder ve her emre kayıtsız şartsız boyun eğmeye hazır hâle gelir. İktidarların asıl gücü kılıçtan ziyade, kitlelerin algısını yönetip insanlara sahte cennetler vadedebilme becerisinde yatar. |
Tespitinize tamamen katılıyorum. Alamut metaforu, iktidar mekaniğinin ve itaat psikolojisinin değişmez kimyasını kusursuz bir şekilde özetler.
En sağlam prangalar demirden değil, manipüle edilmiş arzulardan ve umuttan dövülür. Korkunun vadesi kısadır ama umudun manipülasyonu sonsuz bir sadakat üretir. İnsanı aklından vurmanın en kolay yolu, illüzyonu ona kendi sahte cennetinin anahtarı olarak göstermektir.İllüzyon ise ona inananların gerçeğidir. Saygılarımla… |
gerçekle ilizyonu birbirinden ayırmanın basit bir tarifi varmıdır?
|
Eğer bir yerde aklınızı kullanmanız teşvik ediliyorsa gerçeğe , sadece koşulsuz itaat etmeniz ve inanmanız bekleniyorsa kusursuz bir illüzyona bakıyorsunuz demektir.
İllüzyon seni her zaman bir otoriteye veya gruba muhtaç bırakır (Alamut'un sahte cenneti gibi). Gerçek ise seni sadece kendi iradenle ve kendi sorumluluğunla baş başa bırakır. |
Hikaye kurgusu Amin Malouf'un Semerkand'ını andırıyor. Okuyanı oldukça etkileyen bir kitap. Farhad Daftary gerçek Alamut'u ne de güzel anlatır.
|
Yada tam tersi cehennem bir mahpus oluşturur. İnsanları iftiraya zorlarsınız.
|
Hasan Sabbah'ın kreatif yöntemlerinin az konuşulduğunu düşünüyorum :D
O hançer oraya kadar ulaşabildiyse, senin göğsüne de ulaşabilirdi :)) |
sahte cennet vaatleri ile gençlikleri ziyan olmasın diliyorum.
|
Stalin, mao pol pot etc.. milyonlarca masumu nasıl katl etti diye sorarsam, durum bir hayli ciddileşir, en büyük insan ve çevre katliamlarına seküler ideolojiler sebep olduğum nedense hiç söylenmez, halbuki en büyük felaketlerin sebebi asla dinler değildir.
|
Hocam bir de muritlerini düzen bir hoca vardı.
Orda neyi alacaklarını umut etti bu müritler acaba? |
Alıntı:
Bu yüzden asıl tartışılması gereken dinin ya da sekülerliğin kendisinden ziyade, güç, manipülasyon, kitle psikolojisi ve sorgulama yetisinin nasıl devre dışı bırakıldığı olmalı. Bu mekanizma farklı ideolojilerde, inançlarda ve toplumsal yapılarda ortaya çıkabilir. Meselenin tarafı değil, insanı buna açık hâle getiren mekanizmayı konuşmak daha anlamlı. |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:48. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com