Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Derin Konular & Beyin Fırtınası (https://www.havasokulu1.com/derin-konular-beyin-firtinasi/)
-   -   Harf Devrimi neden yapıldı (https://www.havasokulu1.com/derin-konular-beyin-firtinasi/37759-harf-devrimi-neden-yapildi.html)

fatih1 29.07.19 15:53

Harf Devrimi neden yapıldı
 
Bakın İnönü hatıraların da neler diyor
Harf Devriminin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı."
Kaynak : İnönü, Hatıralar C.2 sf. 223

Reis 29.07.19 16:17

Hayret kimse itiraz etmemiş :)
Normalde seni şimdiye kesmeleri lazımdı fatih1 :)

fatih1 29.07.19 16:18

Ben demedim abi ismet demiş sonra uygulamaya koymuşlar.
Koskoca ismet yalan söyleyecek değil ya :)

Bence ismet'i kessinler.

everex 29.07.19 18:52

Abdülhamit Han’ın Latin Alfabesine geçme Teşebbüsü yakın tarihin magazinsel vakaları arasında yeteri kadar dikkat çekmemiş olsa da Cumhuriyet Dönemi Harf Devriminin mesnedini teşkil etmesi bakımından fevkalade önemlidir. Zira 1928 yılında gerçekleştirilen Harf Devrimi, aslında 66 yıl önce gündeme gelmiş, 2. Abdülhamit Han bu teklife ilgi göstererek üzerinde çalışmalar yaptırmış olsa da muvaffak olamamıştır.

Evvela belirtelim ki söz konusu bulguların yegane kaynağı bizzat 2. Abdülhamit Han’dır. Abdülhamit Han, tahttan indirildikten sonra kendi kalemiyle hayatını ve saltanat makamındaki siyasi vakaları kaleme almış ve bizzat Abdülhamit Han tarafından katip Ali Vehbi Bey’e Fransızcası tercüme ettirilerek yayınlatmıştır. (Bkz. “Siyasi Hatıralarım”, Dergay Yayınları, ISBN:975-7032-00-X)

Latin Harflerine geçilmesi hususu, Osmanlı’nın son dönemlerindeki reformist hareketler içerisinde pek çok kez gündeme gelmiş, kimi zaman bu konu hilafet makamına kadar ulaşmış ve üzerinde tetkik ve incelemeler yapıla gelmiştir. Latin Harflerine geçilmesi konusundaki ilk gündem 1850 yılında ortaya atılmıştı. Türkçe üzerindeki çalışmalarıyla tanınan Azeri yazar ve bilim adamı Mirza Fethali Ahundzade Efendi, Türkçenin Arap Alfabesi ve Fars gramer yapısı ile kullanılmasındaki zorlukları tetkik etmiş, hem kullanılması hem de öğrenilmesi açısından ortaya çıkan müşkülleri belirten bir çalışma yaparak Osmanlı Hükümetine sunmuş, çözüm olarak da Latin Harflerinin kullanılmasını teklif etmiştir.



Mirza Fethali Ahundzade Efendinin teklifi halife Abdülmecit tarafından incelenip dönemin bilim kurumu olan Encümen-i Daniş’e sevk edilerek tetkik edilmesi istendi. Konu üzerinde mülahaza eden Ali Paşa, Fuat Paşa, Mustafa Reşit Paşa ve Cevdet Paşa bu tetkik ve teşhisi dikkate alıp müspet görüşlerini bildirdiler ve nihayetinde siyasi yönleriyle mülahaza edilmek üzere zapt altına alarak Mirza Fethali Ahundzade Efendiye müspet çalışması için mecidiye nişanı vererek kendisini onurlandırdılar. Konu üzerinde tetkiklerini gerçekleştiren Encümen-i Daniş, tetkiklerini siyasi mecraya nüfuz ettirse de neticelenememişti ancak Latin Harflerinin kullanımı ile ilgili fikir pekala reddedilmemiş, söz konusu teklif dinsizlik ya da zındıklık olarak tahkir edilmemiştir.

Sultan Abdülmecit döneminde gündeme gelen Latin Alfabesinin kullanılması meselesi her ne kadar itibar görmüş olsa da dönemin şartları gereği gerçekleştirilememiş ancak reform hareketleri içerisinde bir gündem maddesi olarak canlılığını korumuştur. Abdülmecit’in vefatı ve 2. Abdülhamit Han’ın hilafet makamına geçmesi ile daha da canlanan reform hareketleri, Latin Alfabesinin kullanılması meselesini yeniden gündeme getirdi. Osmanlı tebaası olan Arnavutlar, din ve mezhep ayrılıkları nedeniyle üçe bölünmüşlerdi ve Osmanlı Alfabesini kullanan Müslüman Arnavutlar, yazı dillerini batının literatürlerinden faydalanabilir hale getirmek amacıyla Latin Harflerini kullanmayı gündeme getirmişlerdi. Bu doğrultuda çalışma yürüten Arnavut kökenli Abdül ve Şemsettin Sami kardeşler, Latin harflerinden esinlenerek adına İstanbul Alfabesi dedikleri yeni bir Alfabe geliştirdiler. Giriştikleri bu çalışma ile İstanbul’daki mekteplerde okutulmak üzere gramer ve medrese kitapları basmışlarsa da yeteri kadar yaygınlık kazanamadı ancak Latin Harflerinin kullanılabilirliği ve Osmanlı dilinin ıslahı yeniden gündeme gelmişti (1879).

Latin Harflerinin kullanılması meselesi İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla daha da ateşlendi. Arnavutlar, din ve mezhep ayrılıklarına rağmen Latin Harflerinden esinlenerek meydana getirilen bir Alfabeyi kullanmaya karar vermiş, bu gayretlerinde de başarılı olmuşlardı. Arnavutların Latin Harflerine geçiş teşebbüsü Meşrutiyet reformcularının bu konu üzerindeki hassasiyetlerini ve heveslerini arttırtmıştı. Giderek yükselen reform hareketleri neticesinde yeniden gündeme gelen Latin Alfabesine geçme düşüncesi, Saltanatının son dönemlerine doğru Abdülhamit Han’ın taktirine kadar ulaştı. Latin Harflerinin kullanılması ile ilgili en net ve dikkate değer yorum Abdülhamit Tarafından ortaya koyulmuştur. Arap Alfabesi, Fars Gramer yapısı ve Türkçe anonslara uymayan diziliş ve yerleşimin Osmanlı Türkçesinin okunup yazılmasında teşkil ettiği engellerin farkında olan Abdülhamit Han, bizzat kendisinin kaleme aldığı ve ifade ettiği üzere Latin Harflerinin kullanılmasında yarar görmüş, nasıl uygulanabileceği konusunda fikir alışverişlerinde bulunarak mahiyetiyle istişare etmiştir.

Abdülhamit Han, Saltanat makamından indirildikten sonra kaleme aldığı “Siyasi Hatıralarım” kitabında naklettiği bilgilerde Latin Harflerine geçilmesi yönündeki düşüncelerini şöyle açıklamıştır ;

“Yazımızı öğrenmek pek kolay değildir. Bu işi halkımıza kolaylaştırmak için belki de Latin Alfabesini kabul etmek yerinde olur. “ (Siyasi Hatıralarım, Sayfa 192)


Abdülhamit Han’ın bizzat kaleme aldığı hatıralarında bahsettiği gibi Latin Harflerinin kullanılması, Osmanlı Türkçesinin halk nezdinde yaygınlaşması için faydalı görülmüş, bu konuda verilecek kararın yerinde olduğu kanaati belirtilmiştir.

Abdülhamit Han’ın Latin Harflerinin kullanılması yönündeki kanaatleri elbette gerçekleşememişti. Zira dönemin önemli siyasi aktörlerinden biri olan Enver Paşa, Latin Harflerinin kullanılması yerine hali hazırda kullanılan Arap Harflerinin ıslahında ısrar etmiş, Latin Alfabesine muhalif tüm görüşleri etrafında toplayarak Abdülhamit Han’a ihtilaf ederek Latin Harflerine geçişe engel olmuştur.

Sultan Abdülhamit’in bu konudaki ön niyeti her ne kadar süregelmiş olsa da 31 Mart Ayaklanmaları neticesinde Saltanat Makamından indirilmesi Latin Harflerine geçilmesi meselesinin topyekun rafa kaldırılmasına neden olmuştur.

Latin Alfabesinin Osmanlı’nın son dönemlerinde ele alınması ve üzerinde tartışılması esasen tarihi bir vakadır ve tartışılır bir tarafı yoktur. Zira hem Saray Tarihi ve zabıtları 1850’li yıllarda başlayan Latin Alfabesi görüşlerini kayıt altına almış, hem de Sultan Abdülhamit Han’ın kendi kaleminden naklettiği bilgilerle teyit edildiği üzere konu hakkındaki müspet görüşleri Damat Ferit ve reform muhalifleri tarafından bertaraf edilmiştir.

Burada sorulması gereken esas soru şudur ki ; Cumhuriyet Dönemi uygulamalarına ve bizzat Latin Alfabesi’nin varlığına ihtilaf eden günümüz Cumhuriyet ve Atatürk karşıtları, Latin Harflerine geçişe Abdülhamit Han döneminde muvaffak olunabilseydi yine de ihtilaf edebilecekler miydi? Açıkça görülmektedir ki tarihi vakaların ideolojik saplantılarla tahrif edilmesi bizi tarihi gerçeklerden uzaklaştırıp hamasete ve derin yanılgılara sevk edecektir.
Atatürk düşmanlığı yapılsında nasıl yapılırsa yapılsın değil mi her sözünüze cevabımız var
alıntı

fatih1 29.07.19 21:26

Latin alfabesine geçme teşebbüsü aslında Hz. Adem'e dayanır.
Ucu Atatürke değmesinde sal gitsin başka taraflara.

Snipper 29.07.19 21:41

osmanlica ile osmanli icerisinde kullanilan alfabe ayni sey zannediliyor galiba. osmanlica metinler de turkce metinler de arap harflerine dayali arapcada olmayan, "p" harfini ve bazi baska sesleri de icerecek sekilde olusturulmus bir alfabe ile yaziliyordu. yani alfabe degistiginde belirli bir azinligin kullandigi bir metinsel altyapiyi degil, sokak mekteplerinde okutulan kitaplardan tutun da avamin okur yazar kisminin elinde bulunan tum metinlerin okunup anlasilmasi imkanini yitirdik. iki alfabenin de cok dogal olarak bir gecis sureci icerisinde ortak kullanilmasinin da arguman olarak sunulmasini anlamak tabii ki mumkun degil. nasil olabilirdi ki zaten? ama sonucta savas ve baris'in 1965 baskisi ile 2014 baskisi arasindaki fark ve ifade gucundeki kayip, yapilan hamlenin yanlisigini gormek icin yeterli.

ikincisi, avamin sinirli sayida kelime ile konusuyor olmasi bir dilin ifade gucunun zayifliyor olmasina karsi bir arguman olarak kullanilamaz. buradaki iki temel sorundan birisi, madem batida dil bu kadar yavan, normal olan zaten budur diye dusunerek daha kotu olana oykunmektir. halbuki kotuden emsal olmaz. diger sorun da avamin sinirli bir kelime haznesini kullaniyor olmasi, entelektuel kesimin ya da sosyal bilimler alaninda calisanlarin kendi dillerine ait gelismis terminolojilerden ve derin sozcuk dagarcigindan istifade etmelerini engellememesi. zira dusunce dunyamiz ifade gucumuzle sinirlidir ve dilimiz ne kadar zenginse hem ifade gucumuz hem de dusunce dunyamiz o kadar ileridir.

ne yazik ki turkiye'de entelektuel seviyenin yerlerde surunmesinin temel sebeplerinden birisi de dil derinligin yitirilmis olmasidir. derinligin yitirilmesinin de birinci sebebi yapilmis olan harf devrimi sonucunda eski dagarcigin yerine yeni ikame edilebilir bir dil ortaya cikmamasidir. tabii burada harf inkilabini savuna yari cahillere agop dilacar demek neye yarar bilinmez.

yine, belki osmanli'dan bir descartes, feuerbach, rousseau çıkmamistir ama eger kulturel eziklik psikolojisi icerisinde olmasak, en azindan yakin donemde ortaya cikmis nurettin topcu'yu, sabri ulgener'i ve cemil meric'i "gorup" degerlerini anlayabilirdik. onlari dunyaya tanitabilirdik. bugunse ne yazik ki eserlerini en son daha bundan 30-40 yil once vermis olan bu dahilerin yazdiklarini tam olarak anlamaktan aciziz. bilmiyorum ahvali daha guzel ortaya koyan bir sey olabilir mi. ezikligimizi, psikolojik geriligimizi ve kendimizi hakir gormemizi ve onumuzdek asil engelin bu oldugunu gosteren daha guzel ne olabilir...

bunun disinda halk edebiyatina sirt dayama cabalarina ya da olmasi mumkun olmayan "milli alfabe" gibi kavramlar kullanarak dusunce dunyasi noktasinda boy verme eylemlerine kim ne desin. konusulan soylenen ne, kim ne anliyor. aslinda bu zaten mesele.

tekrar ve tekrar sadece su, gecmisten bugunumuze yansiyan insaf kelimesinin, fedakarlik kelimesinin, kemal kelimesinin bati dillerinin hicbirisinde ve bunun da dogal sonucu olarak bati muhayyilesinde karsiligi yok. biri vicdanin olcusu, birisi sevginin digeri de edebin. bunlar bugun gecmisimizden kalan gunluk hayatimizda kullandigimiz kelimeler. peki bunlar da yok oldugunda ortaya ne cikacak? medeni mi olacagiz yoksa insanliktan mi cikacagiz?

yolun nereye kivrildigini gormek icin canla basla gecmisteki tum bilgiyi silip atan harf devrimi gibi buyuk bir yanlisi canla basla savunan buradaki zevati gormek yeterli. dunya'da pek az sey siyah beyaz mertebesinde dogru ve yanlis olarak ayrilabilir. harf devrimi de bunlardan birisidir. bunu savunabilmek icin yanlizca kapkara bir cahil olmak yetmez. insafsiz da olmak gerekir.

not: osmanli'nin son donemindeki okur yazar dusuklugu, ozellike birinci dunya savasi ve oncesinde egitimli nusufun cephelerde kaybi ile ilgilidir.

everex 29.07.19 21:51

Bir Gecede Cahil Kaldık Yalanları
1928 Yılında Atatürk tarafından yapılan Yeni Türk Harfleri'nin kabulü ve 1932 yılında gerçekleştirilen Dil Devrimi günümüzde hala tartışma konusu olabilmektedir. Tartışma konusu yapan kesim ise tarihi olayları yaşandığı devrin siyasal, sosyal, toplumsal ve ekonomik şartlarına göre değerlendirme yapmayan bir zihniyettir. Ayrıca Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı olan insanların en sık sarıldığı yalanlar ve iftiralar bu devrimler üzerinden yapılmaktadır. Mesela, “Bir gecede bütün alimler cahil kaldı” ve “Dedemizin mezar taşını okuyamaz hale geldik” söylemleri çok sık dillendirilmeye başlandı.
Şimdi buraya dikkat...!
Osmanlı’nın son yıllarında 32 yıl tahtta kalan başarılı padişahlarından Sultan II. Abdülhamit’in sözleriyle başlayalım. “Halkımızın okuma yazma bilmemesinde şaşılacak bir şey yoktur. Çünkü bizim yazımızın sırlarına alışmak kolay değildir. Latin alfabesini almakla belki, halkımızın işini kolaylaştırabiliriz.” (Kaynak; Prenses et Souvenirs de l’ex Sultan Abdülhamit sy. 65)
Osmanlı’nın son döneminde vatandaşların okuma oranı 2,5 civarında idi ve alfabenin zorluğundan dolayı ve bizim dilimizin Arap alfabesine uymamasından dolayı insanlar kolaylıkla okuma yazma öğrenemiyorlardı. Alfabenin Türkçe diliyle uyumsuz olmasından dolayı bazı kelimeler doğru şekilde ifade edilememekte ve Türkçe’de yer alan sesli harfler Arapça harflerle ifade edilememektedir. Atatürk dilimizde ve alfabemizdeki bu sorunları görüp sırasıyla da müdahale etmiştir. Harf devrimiyle vatandaşların okuma yazma oranını artırmak isteyen Atatürk, dil devrimi ile de dilimizdeki yabancı harfleri temizleyerek kendi milli dilimizi koruma altına almıştır.
Atatürk düşmanı ve inkılaplara karşı olan kesimlerin iddialarına cevabı bir de Atatürk’ün hayatı ve inkılapları konusunda bir uzman tarihçi yazar olan Sinan Meydan Cumhuriyet Tarihi Yalanları kitabından verelim:
“Harf Devriminden dolayı Türk Gençleri 80 yıl sonra bugün Atatürk’ün Nutuk’unu bile okuyamaz oldu” diyerek Yazı ve Dil Devrimine saldıran Cumhuriyet Tarihi yalancılarına, “dikensiz gül bahçesi diye anlattığınız Osmanlı eğer biraz Türkçe’ye sahip çıksaydı, Türkçe yamalı bohça haline getirilmeseydi, Atatürk de Dil ve Yazı Devrimine gerek duymaz böylece 80 yıl önce ve 180 yıl önce de yazılan metinler bugünkü nesiller tarafından kolayca okunabilirdi. Örneğin, İngiltere’de 400 yıl önce yazılan Shakespeare’in eserlerini bugün İngiliz gençleri okuyup anlıyorsa bunun nedeni İngiliz İmparatorluğu’nun her dönemde dilini ve yazısını korumasıdır” diye cevap vermek gerekir.
Yine diğer iddialara da yine Tarihçi yazar Sinan Meydan’ın Cumhuriyet Tarihi Yalanları adlı kitabından alıntı yaparak yanıt verelim:
Alfabe değişikliğinin bizi bir gecede cahil bıraktığı iddiası ise bu iddianın sahiplerini mahcup edecek türden bir yalandır. Çünkü o zaman adama siz alfabe değişikliğinden önce (Osmanlı Dönemi) çok mu kültürlüydünüz? Eğitim sisteminiz çok mu moderndi? Halkınız harıl harıl kitap mı okuyordu? Hurafe bataklığında, çarpık dini yorumların girdabında debelenmiyor muydunuz? diye sorarlar ve şöyle devam ederler: “İleri miyidiniz? O zaman neden askeri, teknolojik, kültürel, hukuksal konularda Batı’nın çok gerisinde kaldınız? Madem ileriydiniz de neden en yüksek eğitim kurumumuz medreselerde 17-19. yüzyıllar arasında “don ve çakşır giymek”, “derslerde harita kullanmak” şeriata uygun mudur diye tartıştınız? İleriydiniz de neden “göklerin sırrını bilmek Allah’ mahsustur.” diyerek ilk rasathanenizi yıktırdınız? İleriydiniz de neden kız çocuklarını okutmuyordunuz? ileriydiniz de neden sanatta ve bilimde çağın çok gerisinde kaldınız? İleriydiniz de neden matbaayı 1727 gibi çok geç bir tarihte kullanmaya başladınız? Sahi halkınız kitap okumadığı, okuyamadığı için matbaayı getiren İbrahim Müteferrika’nın bastığı ilk kitaplar elinde kalmadı mı? Sonra da bu matbaa 200 yıl boyunca hiç kitap basmadan atıl durumda bekletilmedi mi? Osmanlılarda okuma yazma oranı erkeklerde %7 kadınlarda % 3 değil miydi? Hani siz 1928’de Atatürk’ün alfabe değişikliğiyle bir gecede “cahil” kalmıştınız..!

1928’de Harf Devrimi yapıldıktan sonra Millet Mektepleri ve Halkevleri seferberliği sonunda 1935’te toplumun toplamda % 23’ü okuma yazma öğrenmiştir. Dolayısıyla 1935’te toplumun % 23’ü Yeni Türk Harfleriyle yazılan dedelerinin mezar taşlarını okumaya başlamıştır. Hesap ortadadır 600 yıl sonunda Osmanlı’da toplumun % 8’i , dedesinin mezar taşını okuyabilirken, üstelik bazı mezar taşları Osmanlıca’nın en ağdalı üslubuyla yazıldığından her Osmanlıca bilen bu mezar taşlarını okuyamazdı. Sizin anlayacağınız, Osmanlıda okuma yazma bilen o % 8’in iyimser bir tahminle ancak % 2’si, 3’ü dedesinin mezar taşını okurdu. Harf Devriminden sonra ise çok kısa bir sürede ( 7 yıl sonunda) toplumun % 23’ü dedesinin Yeni Türk Harfleriyle yazılmış mezar taşını okudu. Bu oran 1960’larda
% 50’leri geçti.
Sonuç olarak bu devrimi gerçekleştiren insana bizim hakaret değil dua etmemiz gerektiğine inanıyorum.İslamın ilk emri olan '' OKU '' emri Atatürk sayesinde bu coğrafyada yeniden hayata geçmiştir...


Fatih BAYRAKOĞLU

---------- Post added 29.07.19 at 21:54 ----------

1980 darbesi sonrası Türkiye'de içi boş bir ''hamasi Atatürkçülük'',yani gardırop ve rozet Atatürk'çülüğü ortaya çıkmıştır. Malesef o dönemlerde bir taraftan gerçekler çarptırılmış, diğer taraftanda bilinçli ilahlaştırma yapılmıştır.Örneğin Doğu Perinçek'in ifadesiyle 12 Eylül'ün '' Kenaninst Kemalistleri '' antiemperyalist olan Atatürk'ü ''Batıcı''. antiemperyalist olan Kemalizmi de ''Batıcılık'' olarak anlatmışlardır. Kemalizm ilk olarak Kurtuluş Savaşı yıllarında ingilizler tarafından kullanılmıştır.İşgalci ingilizler Anadolu'da Mustafa Kemalin etrafında kenetlenen Kuva-i Milliyecileri Kemalistler olarak adlandırmıştır. Bu çerçevede antiemperyalist çağrışım yapan ''Kemalizm''kavramının yerine 1950'de icat edilip batıcılıkla doldurulmuş olan ''Atatürkçülük''
kavramı kullanılmaya başlanmıştır. Böylece çarpıtmalarla içi olabildiğince boşaltılan Atatürk imgesi,
ne kadar yüceltilmisse o kadar da sarsılmıştır.Bu içi boş yüceltme Atatürk düşmanlarının ekmeğine yağ sürmüş, hatta bu oyun 1980 öncesinde 1950'ler de Menderes dönemine ilk defa baş göstermiştir.


Atatürk Devriminin neredeyse tüm kazanımlarına darbe vuran Adnan Menderes yönetimi siyasi rakibi İsmet İnönü'ye karşı kullanmak için içi boş bir ''Atatürk kültü'' oluşturmak istemiştir. Bunun için Türkiye'nin her yanını Atatürk heykelleriyle donatmış, yasalara göre paraların üzerine kim Cumhurbaşkanıysa onun resmi konulması gerekirken paralara yeniden Atatürk resimleri koymuş, yetmemiş Ticani Tarikatı'nın Atatürk heykellerine yaptığı saldırıları bahane ederek Atatürk'ü koruma kanunu çıkarmıştır.Gerçeklerden habersiz biri Menderesin bu çalışmalarına bakarak gerçek bir Atatürk dostu sanabilir; ancak DP dönemi hakkında az çok bilgi sahibi olan herkes bilir ki Menderes,
Atatürk Devrimi'ne en büyük darbeyi vurmuş bir kaç siyasetçiden biridir.Örnek vercek olursak; Emperyalizmi dize getiren Atatürk'ün ''tam bağımsızlık'' politikasını tümden terk ederek Türkiye'yi ABD'ye ''tam bağımlı'' hale getirmiş ve laikliği hiçe sayarak dini siyasete alet etmiştir !


Mustafa Kemal'in karga kovaladığını bilirdik ama 5000'e yakın kitap okuduğunu bilmezdik. Laikliği az çok bilirdik ama Kurtuluş Savaşı sırasında işgalci yunanlılarca yıkılan, ahır yapılan yüzlerce camiiyi tamir ettirdiğini bilmezdik. İçki içtiğini duyardık da, Kur'an 'ın ilk gerçek tefsir ve tercümesini yaptırmak için verdiği mücadeleyi hiç duymamıştık. Devrimlerini ezberlerdik tarih sırasına göre ama o devrimlerin ardındaki tarihi, kültürel, sosyal, bilimsel, hatta dinsel gerçeklerden haberimiz yoktu. Örneğin Halifeliği ''dinin bir gereği'' diye anlattıklarından halifeliğin kaldırılmasının dine aykırı olduğunu düşünürdük ! Harf Devrimini bilirdik de Latin harfleri diye bildiğimiz o harflerin aslında Göktürk-Etrüsk kökenli harfler olduğunu, dahası bu devrim yasasının adının Latin Harflerinin Kabülü değil Yeni Türk Harflerinin Kabulü olduğunu bilmezdik. Bu konu hakkında bize okutulan tarihin 1950'ler den beri nasıl ABD çıkarlarına göre yazıldığını Nerden bilebilirdik ki yıllar sonra birilerinin ''Atatürk Latin Harflerini kabul etti, bir gecede cahil kaldık !'', ''Dedemizin mezar taşını okuyamıyoruz ! '' deyip gerçeği çarpıtacağını..!

fatih1 29.07.19 22:39

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Savunucu arkadaşları savunmaları için piste alalım.

everex 29.07.19 23:07

Atatürkü yani ülkemin kurucusu atamı savunmakla chp yi savunmayı aynı zannedenler cahilliklerinden öteye gidememişlerdir ayrıca yapalılanları görmeyip insanları tanımadan o zihniyeti bu zihniyeti diyenler zır cahildir kendilerinden başka herkesi kafir görenler tek müslüman kendileri zannedenler vehhabi zihniyetinin çocuklarıdır

fatih1 29.07.19 23:15

Konu Chp'yi savunmak değil ki Ata'yı savunmaksa mesele piste alalım sizi dedik.
Neden atanıza bunu yapanı göz ardı ediyorsunuz?
Lgbt'li değilsiniz sanırım, e Chp'yi de savunmuyorsunuz öyleyse neden ata'yı renklendirenlere lafınız yok?

everex 29.07.19 23:16

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
ben sana yapılan o kadar şey atarım ki bu devede kulak kalır ben partizan değilim üzgünüm parti tutmam oy vermem bildiğim tek bir ülkü vardır Türkçülük ötesini tanımam dinim islam özüm Türktür

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

kim demiş lafımız olmadığını yaptığımız her şeyi sana izah edip burda açıklamak zorunluluğumuz yok yine sınırlarını aşmaya başladın sen Lgbtl değilsin sanırım demek ne demek hadsizlik yapıyorsun sen ve senin gibiler v e o resmi Atatürke layık görenlerin her zaman karşısında durup hadlerini bildiririz merak etme o kokuşmuş zihnindeki kokuşmuş düşüncelerini ve tağutlarını bir kenara bırak seni son defa uyarıyorum

Text 29.07.19 23:35

Konun buralara kadar gelmesi nekadarda üzücü siyasal yaklaşımların olumlu bir sonucu olmaz arkadaşlar fikir ayrılıkları vardır ve kişinin böyle bir konuda herzaman kendi bildiği doğrudur. Önemli olan husus birlik ve beraberliğimizin bozulmamasıdır. Güzel sohbetler dileği ile..

fatih1 29.07.19 23:40

Kızma arkadaşım kızacaksan yazmayalım veya konularıma müdahale etme.

Ben siyasetede girmedim sen söyledin hepsini. Oku bak yazdıklarına.

Atayı savunayım dedin bende sana hepinize göstere göstere Lgbt renklerine boyanmış Ata'yı gösterdim.
Niye bana kızıyorsun ben boyamadım ki.

everex 29.07.19 23:58

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
ben bana yaptığın lafa kızıyorum fikirlerine değil hakaret etmeyimi şiar edindin kendi fikrinde olmayanlara.

o onun yaptığı terbiyesizlik Atatürkü boyadı diye Atatürk öyle olmaz

everex 30.07.19 16:53

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Üzücü olan Atatürk'ün kurduğu ülkede yaşayıp utanmadan ona hakaret edenlerin var olması tabiki birlik beraberliğimiz bozulmasın ama kimsede atama küfr hakaret etmesin herkes eleştirilebilir ama hakaret edemez kimse sevmeyebilirsin saygı duymak zorundasın onun yunan, ingiliz, fransız işgalinden kurtarıp bu vatanı yurt yaptığını kimse unutmamalıdır yoksa ne namus ne din kalmıştı can güvenliğimiz bile olmayacaktı emperyalist ülkelerin oyunlarıyla onu lekeleme kampanyalarına bizim bazı aklı evveller de uyup akşama kadar atamın kurduğu ülkede yaşayıp ona küfretmezler di

Ada 30.07.19 16:56

100 bin kelimelik bir imparatorluk dili 1945 yılına gelindiğinde 15 bin kelimeye düşürüldü. Bugün üniversite mezunları 350, ilkokul mezunları ise 100 kelimelik söz varlığı ile anlaşmaya çalışıyor. Böyle giderse ingilizce Türkçe'yi yutacak ve dilimiz yok olacak..

dagistani 04.08.19 13:15

Bencede harf devrimi yanlış. Rus, çin, japon, yunan kendi alfabesinden vazgeçmedi. Biz tek seferde 1000 yıllık alfabemizi sildık attık

Yazbahar 06.08.19 11:36

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], sen Arapça yaz, kullanma devrimlenmiş harfleri.
Elindeki imanmetreyi de al akşama kadar kendi imanını ölç dur.
Tahrik etmek ya da karalamaktan başka çaban yok. Oturulur bilgi yarıştırılır da. İnan gerek yok.
Sürekli aynı çaba, bir Atatürk düşmanlığı.
Madem bu kadar kinlisin, sayesinde olan hiç birşey kullanma, faydalanma, yararlanma..
Gururlu davranmış olursun.
Ya da haydi git onun yaptıklarını yap, bir ülke bir ulus kurtar, sonra gel Bi çayımı iç.

AbdudDaim 06.08.19 11:50

Gereksiz bir konu, gereksiz bir tartışma. Zaman israfı.

benri 18.11.19 19:29

Alıntı:

fatih1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 271949)
Bakın İnönü hatıraların da neler diyor
Harf Devriminin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı."
Kaynak : İnönü, Hatıralar C.2 sf. 223

harf devrimi doğrudur yanlıştır onun cevabını vermek bana düşmez ama ismet inönü nün sözleri olarak verilen kısım iftiradır. orjinal metinde bambaşka bir ifade var. ne yazık ki arkadaşımız kaynağı sorgulamadan paylaşmış

Logos 18.11.19 19:34

Eski dildeyken atomu parçalayacaz dedinizde durun mu dedik.

musab034 18.11.19 22:43

Alıntı:

Logos Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298727)
Eski dildeyken atomu parçalayacaz dedinizde durun mu dedik.

şimdi atomu parçaladınız sankiteytey heykel den başka bir icraatınız yokteytey

Logos 18.11.19 22:48

Alıntı:

musab034 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298771)
şimdi atomu parçaladınız sankiteytey heykel den başka bir icraatınız yokteytey

Sadece laf oyunları teytey
Tarih okuyun biraz, her cephede osmanlı neden kaybetti , teknolojide geri kalmışlığı olabilirmi, o da olmadı alman generalini genel kurmay başkanı yapılmadı mı (limon von sanders), şimdi gelişmiş teknolojiye önem veriliyor , silah sistemleri geliştiriliyor, heykel zihniyetine bende karşıyım ama bir zihniyet lazımsa değişen şartlara uyumdur.

musab034 18.11.19 22:50

Alıntı:

everex Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 272058)
Atatürkü yani ülkemin kurucusu atamı savunmakla chp yi savunmayı aynı zannedenler cahilliklerinden öteye gidememişlerdir ayrıca yapalılanları görmeyip insanları tanımadan o zihniyeti bu zihniyeti diyenler zır cahildir kendilerinden başka herkesi kafir görenler tek müslüman kendileri zannedenler vehhabi zihniyetinin çocuklarıdır




Müslüman Türk lere yapılan zulümleri çok iyi biliyoruz
camileri ahıra çevirdiğinizi
Kur'an'ı kerimi yakıp gökten indiği sanılan diye küçük gördüğünüzü unutmuş değiliz
Yahudi geleneği olan şapkayı takmadı diye astığınız alimleride unutmuş değiliz


harf inkılabının aslı astarı islamdan geçmişten bağımızı koparmak
aksi halde Bulgaristana satılan tarihî belgelerimizi açıklalayamasınız


Mustafa Kemal'in kim olduğunu kendi itirafından söyleyim

M. Kemal’in 30 Eylül 1911′de Kudüs Kamenitz Oteli’nde yahudi Eliezer Ben Yehuda’nın oğlu Itamar Ben-Avi ile sohbeti:

M. Kemal: “SABETAY SEVİ’nin soyundan geliyorum. Kendisine hayranım. Keşke bu dünyadaki bütün yahudiler onun mesihliği altında birleşse..”

M. Kemal: “Evimde Venedik’te basılmış eski bir TEVRAT var. Babam onu okumam için bana Karaim Yahudisi bir muallim tutmuştu. Öğrendiğim ayetlerden bazılarını hala hatırlayabiliyorum.” dedikten sonra biraz düşünüp..

“SHEMA YISRA’EL, ADONAI ELOHENU, ADONAI EHAD!” (yani “Dinle ey İsrail, Rabbin olan Tanrı tektir”) demiştir.

Daha sonra yahudi Itamar Ben Avi’nin “Efendim, bu Yahudilerin en mühim duasıdır!” demesi üzerine M. Kemal:

“Benim de gizli duamdır bayım, benim de..” diyerek bu habere göre etnik kökeninin ve dininin yahudi olduğunu beyan etmiştir..

(Sabetay Sevi, Yahudilerin bir kısmının peygamber, mesih kabul ettiği, Yahudi ırkına mensup, gizli öğretileri olan ve en önemlisi Selanik merkezli bir din kurmuş olan yalancı peygamberdir. Bir Osmanlı vatandaşıdır. Kurduğu yolun en büyük düsturu “Her kimin arasında olursa olsun bir sabetaycının onlardan gözükmesi ve bunu yaparken gerçekten onlara özenmemesi, kendi aslını bozmamasıdır. Yani, Hristiyanın arasında Hristiyan, Müslümanların arasında Müslüman gibi gözükürken aslında Sabetaycılıktan taviz vermemektir. Özünü kaybetmemektir.”)

.

**********

.

KAYNAKLAR:

New York’da yayınlanan FORWARD gazetesi, Zichron Yaakov’un “When Kemal Ataturk Recited Shema Yisrael” başlıklı haberi, 28 Ocak 1994 (Gazete’de daha ayrıntılı bilgi mevcut, fakat biz özet olarak paylaştık.)

M. Kemal’in Kudüs’te Elizer Ben-Yehuda ile görüştüğünü Türk Tarih Kurumu Genel Müdürü Uluğ Iğdemir de doğrulamaktadır. Ancak yukarıda verilen konuşmaya temas etmekten kaçınmaktadır. Bakınız;

Uluğ Iğdemir, Atatürk’ün Yaşamı, cild 1, 1881-1918, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1980, sayfa 23-25.

Ayrıca bakınız; M. Şükrü Hanioğlu, Ataturk: An Intellectual Biography, Princeton University P., New Jersey 2011, sayfa 215.

Alıntı:

Logos Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298772)
Sadece laf oyunları teytey
Tarih okuyun biraz, her cephede osmanlı neden kaybetti , teknolojide geri kalmışlığı olabilirmi, o da olmadı alman generalini genel kurmay başkanı yapılmadı mı (limon von sanders), şimdi gelişmiş teknolojiye önem veriliyor , silah sistemleri geliştiriliyor, heykel zihniyetine bende karşıyım ama bir zihniyet lazımsa değişen şartlara uyumdur.


tereciye tere satma ben tarihi sizden çok iyi biliyorum bu yüzden anti Kemalistin ilk okul mezunlarından tarih öğrencek değilimteytey


Osmanlı 2. Abdülhamid döneminde denizaltı yaparak dünyada ilk denizaltı yapan devlet olmuştu
sana ilk okulda batıdaki teknolojiye almadı bu yüzden battı diye yutturmuş olabilirler ama gerçek tamamen farklı


neden yıkıldı 2. meşrutiyet ilan edilince padişahın yetkilileri tamamen kısıtlandı devleti hükümet yönetiyordu ve 31 mart vakası ile ittihat ve terakki başa geçip padişah sadece ne denirse yapılan konuma düştü bu yüzden 1. dünya savaşına da enver paşa Almanların hayranlığı ve onların kazanacağını düşündüğü için rus limanları bombaladı ya söylediğin generaller de bu yüzden başa geldi İttihat ve Terakkinin alman hayranı olmalarından dolayı


bilim ve teknoloji ye önem versen kemalist olmazdın 1923 ten bu yana kadar bilim ve teknoloji alanında ne yapmış ülke açlıktan süpürge tohumu yerken kürk pantosu ile savanora adlı gemiyi satın alan kimdi

birçok şeyler var eğer gerçek tarih öğrenmek istiyorsan


belgelerle gerçek tarih pdf kitap var indir oku cesaret edebilirsen tabi gerçekleri öğrenmeye

Logos 18.11.19 23:02

Bir kere mensup olduğun dinin em büyük günahlarından iftiradan korkmayan insanlara ne anlatabilirsin, Allah'ın hesap günü gelince tüm haklar dağıtılır.

---------- Post added 19.11.19 at 00:05 ----------

Alıntı:

musab034 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298775)
tereciye tere satma ben tarihi sizden çok iyi biliyorum bu yüzden anti Kemalistin ilk okul mezunlarından tarih öğrencek değilimteytey


Osmanlı 2. Abdülhamid döneminde denizaltı yaparak dünyada ilk denizaltı yapan devlet olmuştu
sana ilk okulda batıdaki teknolojiye almadı bu yüzden battı diye yutturmuş olabilirler ama gerçek tamamen farklı


neden yıkıldı 2. meşrutiyet ilan edilince padişahın yetkilileri tamamen kısıtlandı devleti hükümet yönetiyordu ve 31 mart vakası ile ittihat ve terakki başa geçip padişah sadece ne denirse yapılan konuma düştü bu yüzden 1. dünya savaşına da enver paşa Almanların hayranlığı ve onların kazanacağını düşündüğü için rus limanları bombaladı ya söylediğin generaller de bu yüzden başa geldi İttihat ve Terakkinin alman hayranı olmalarından dolayı


bilim ve teknoloji ye önem versen kemalist olmazdın 1923 ten bu yana kadar bilim ve teknoloji alanında ne yapmış ülke açlıktan süpürge tohumu yerken kürk pantosu ile savanora adlı gemiyi satın alan kimdi

birçok şeyler var eğer gerçek tarih öğrenmek istiyorsan


belgelerle gerçek tarih pdf kitap var indir oku cesaret edebilirsen tabi gerçekleri öğrenmeye

Terecisib demek , ama terelerine başka otlar karışmış.Tarih biliyorum diyorsun ama pek bildiğin yok yada işine gelen kısımları cımbızlamak işine geliyor , sen kendi bildiğine inanabilirsin.

musab034 18.11.19 23:11

Alıntı:

Logos Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298776)
Bir kere mensup olduğun dinin em büyük günahlarından iftiradan korkmayan insanlara ne anlatabilirsin, Allah'ın hesap günü gelince tüm haklar dağıtılır.

---------- Post added 19.11.19 at 00:05 ----------


Terecisib demek , ama terelerine başka otlar karışmış.Tarih biliyorum diyorsun ama pek bildiğin yok yada işine gelen kısımları cımbızlamak işine geliyor , sen kendi bildiğine inanabilirsin.



söylediklerime iftira atarak değilde belgeli konuş
ben kimseyi iftira atmıyorum söylediklerimi kaynaklı konuşuyorum

siz tarih biliyorsanız hodri meydan abdestimden şüphem yokki namazımdan şüphe olsun


sen Allah'ın dinine Savaş açan birisine sevip sayar peşinden gidip ulu önder olarak görürsen

hesap gününde göreceğin tek birşey var oda azap olacaktır nede olsa kişi sevdiği ile beraberdir buyurmuştur peygamber efendimiz

delilim de mümtehine suresi 1.ayet

Logos 18.11.19 23:17

Alıntı:

musab034 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298779)
söylediklerime iftira atarak değilde belgeli konuş
ben kimseyi iftira atmıyorum söylediklerimi kaynaklı konuşuyorum

siz tarih biliyorsanız hodri meydan abdestimden şüphem yokki namazımdan şüphe olsun


sen Allah'ın dinine Savaş açan birisine sevip sayar peşinden gidip ulu önder olarak görürsen

hesap gününde göreceğin tek birşey var oda azap olacaktır nede olsa kişi sevdiği ile beraberdir buyurmuştur peygamber efendimiz

delilim de mümtehine suresi 1.ayet

Dinimi sizden öğrenecek değilim, dine savaş açan biri tüm ömrünü neden cephede geçirmii biraz düşünme yetisii olann biri bunu anlar sanırım , ayrıca üslubunuza da dikkat edin burası kahvehane değil, madem belgeleriniz var sitenin e kitap bölümüne atın zevkle okurum.
Sanırım niyetimiz burada gerginlik çıkarmak sitenin genel işleyişini bozmak.

Daha fazla konuşmak yalnızca zaman kaybı olacak.

musab034 18.11.19 23:32

Harf inkilabı,,,,kesinlikle,,,,islam düşmanlığıdır,,,batıl batmaya mahkumdur,,,nice zalimler helak olmuştur,,,

FARKINDA 18.11.19 23:41

Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için yapıldı. Ne hikmetse şimdilerde alfabesini değiştirmeyip muasır olamamış zavallı Kore, Çin, Japonya, Taiwan ve Rusya'dan teknoloji alıyoruz.

Logos 18.11.19 23:49

Alıntı:

musab034 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298787)
askerlik görevi ayrıdır din görevi ayrıdır
cephede savaş etmesi islam için cihad ettiği anlamına gelmez ki emire uyduğu için sonuçta oda paşaydı padişahın emrine uymakla görevliydi

dine savaş açmadıysa bana söyler misiniz

İslam'ın başı olan hilafeti neden kaldırdı ?
hristiyanların başında papa varken
İslam'ı başsız bırakmak savaş açmak değil midir?
Müslüman alimleri asmadı mı?
camileri ahıra çevirmedi mi?
Kur'an'ı Kerim'i yakmadı mı
Kur'an'ı Kerime gökten indiği SANILAN diyerek hafife almadı mı kendi gözlerinle gör
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


kim olduğunu görmek için illa mucize mi lazım

bu siteden indirebilirsiniz

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Linkten akademik değeri olan kitap veya makale çıkacak umuduyla tıklamıştım bir an belki fikrim değişir dedim ama üye olup herkesin yazabileceği bir site çıktı zuha1
Bir sürü vaktimi aldın mübarek.

---------- Post added 19.11.19 at 00:52 ----------

Alıntı:

Logos Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298791)
Linkten akademik değeri olan kitap veya makale çıkacak umuduyla tıklamıştım bir an belki fikrim değişir dedim ama üye olup herkesin yazabileceği bir site çıktı zuha1
Bir sürü vaktimi aldın mübarek.

Harf devrimi yapılmasaymış keşke en azından şimdi başka bir konu konuşuyor olurduk.

musab034 19.11.19 00:34

Alıntı:

Logos Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298781)
Dinimi sizden öğrenecek değilim, dine savaş açan biri tüm ömrünü neden cephede geçirmii biraz düşünme yetisii olann biri bunu anlar sanırım , ayrıca üslubunuza da dikkat edin burası kahvehane değil, madem belgeleriniz var sitenin e kitap bölümüne atın zevkle okurum.
Sanırım niyetimiz burada gerginlik çıkarmak sitenin genel işleyişini bozmak.

Daha fazla konuşmak yalnızca zaman kaybı olacak.


siz önce ne istediğinize bakın diye burdan etiket yapıyorum

istediğiniz şey e-kitap linkte de size söylediğim belgelerle gerçek tarihin e kitabı var

ayrıca üyelik yokki üye olabileceğiniz bir site olsun :)


hala nefes alabiliyorken vaktini iyi değerlendir istedik
beni hiç alakadar ben Allah rızası için tebliği mi hidayet Allah'tan

---------- Post added 19.11.19 at 01:36 ----------

Alıntı:

FARKINDA Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298790)
Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için yapıldı. Ne hikmetse şimdilerde alfabesini değiştirmeyip muasır olamamış zavallı Kore, Çin, Japonya, Taiwan ve Rusya'dan teknoloji alıyoruz.

İsrail de harf inkılabı yapıp İbraniceye eski diline geri döndü madem harf inkılabı iyi birşey dünyayı yöneten o siyonist Yahudiler neden eski dillerine geri döndüler ?

Logos 19.11.19 06:10

Alıntı:

musab034 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 298809)
siz önce ne istediğinize bakın diye burdan etiket yapıyorum

istediğiniz şey e-kitap linkte de size söylediğim belgelerle gerçek tarihin e kitabı var

ayrıca üyelik yokki üye olabileceğiniz bir site olsun :)


hala nefes alabiliyorken vaktini iyi değerlendir istedik
beni hiç alakadar ben Allah rızası için tebliği mi hidayet Allah'tan

---------- Post added 19.11.19 at 01:36 ----------



İsrail de harf inkılabı yapıp İbraniceye eski diline geri döndü madem harf inkılabı iyi birşey dünyayı yöneten o siyonist Yahudiler neden eski dillerine geri döndüler ?


Biz tebliğimizi 1400 yıl önce aldık Elhamdülillah kardeşim sen kendini çok zorlama, hadi selametle.

everex 24.11.19 16:28

sizin hezeyanlarınızı anlıyorum yaşayabileceğiniz bir ülke kuruldu rahatça yaşıyoruz manda olmadı servi imzalamadılar Türkiye paramparça edilmedi 81 yıl önce Hakkın rahmetine Aleyküm selam diyerek yürüyen bir insanın ölüsünden bile korkup iftiralarla lekelediğiniz adam gerçekten çok büyük bir insanmış ölüsü bu kadarsa dirisi nasıl olurdu kimbilir demekki emperyalist güçlere ve onların uşaklarına büyük darbe vurmuş onlarda 81 yıl önce ölmüş bir insana iftira atmaktan utanmıyorlar Allah gani gani rahmet eylesin

musab034 25.11.19 11:41

Alıntı:

everex Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 300033)
sizin hezeyanlarınızı anlıyorum yaşayabileceğiniz bir ülke kuruldu rahatça yaşıyoruz manda olmadı servi imzalamadılar Türkiye paramparça edilmedi 81 yıl önce Hakkın rahmetine Aleyküm selam diyerek yürüyen bir insanın ölüsünden bile korkup iftiralarla lekelediğiniz adam gerçekten çok büyük bir insanmış ölüsü bu kadarsa dirisi nasıl olurdu kimbilir demekki emperyalist güçlere ve onların uşaklarına büyük darbe vurmuş onlarda 81 yıl önce ölmüş bir insana iftira atmaktan utanmıyorlar Allah gani gani rahmet eylesin


söylediklerin o kadar komik ki
gülüp geçsem mi yoksa tenezzül edip cevap mı versem bilemedim teytey

ülke kurulmadı 1071 de Malazgirt savaşı ile Alparslan ülkenin kapılarını açarak ve bu ülkede kurulan Anadolu beylikleri ile yurt haline geldi

rahatça yaşamaktan kastın nedir istediği gibi kılık kıyafet kanunu ile istedi gibi giyinemeden asılan insanlar mı yoksa iffetsiz hayasız cinsel obje olarak görülen kadınlardan mı bahsediyorsun

1923 1946 ya seçim olmadı ülke tek parti dönemiyle yönetildi bu dönemde insanlar asıldı camiler ahıra çevrildi Kur'an'ı Kerim yakıldı inananlara zulmler yapıldı rahatça yaşamaktan kastın bunlar mı hepsi belgeli delilli

manda ve himaye olmadı mı:)

1924 yılında 15 yılda yapacaklarını böyle anlatmış M. Kemal:

"İlk 5 yılda inkılapları yaparız,

İkinci 5 yılda kendimizi dünyaya tanıtırız,

Üçüncü 5 yılda da İngiliz Kralına yurdumuzu ziyaret ettiririz."

Kaynak:

Genelkurmay Başkanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yayını, 1973.




sevr anlaşması saltanat heyeti imzaladı oda vakit kazanmak için bu anlaşma mebusal meclisinden geçip padişah onaylamadı aksi halde Lozan anlaşması imzalamak zorunda kalmazdık sen sevr anlaşmasına bakacağına Lozana bak savaşta kazandığımızı masada kaybettik

Batum Musul Kerkük 403 ada ve adacık hatta hatay bile gitmişti 1939 yılında referandumla katıldı

Türkiye paramparça edilse yine beylikler kuruldu tekrar bir devlet haline gelirdi 2 defa oldu büyük Selçuklu devleti ve Anadolu Selçuklu yıkılınca kurulan beylikler gibi



çok büyük adam dediğin topu topu 160 cm lik adam ölüsüde diriside bu nesinden korkucam teytey

emperyalizmin kucağına oturuyorsunuz bugün
herşey çok açık değil mi

Türkiye ABD savaşında ABD nin yanında olacak birçok kemalist var

Türk olmadığınızı biliyordum Türk düşmanlığını bu kadar ileri götüreceğinizi tahmin etmedim



söylediklerim iftira ise paylaştığım bu kaynaklar ne az araştırın söyledilerimi görürsen

arşivler açıklıyor gerçek tarih ortaya çıkıyor

Allah düşmanlarına rahmet etmez Allah düşmanlarını sevenleride rahmet etmez

mümtehine suresi 1.ayette öyle buyuruyor

benden söylemesi !

cengiz18 25.11.19 13:22

Yeni bir devlet kurduğunda geçmişle bağlarını tamamen kopartan, kültürünü unutan, ceddinden nefret eden bir milli alfabesi olmayan tek millet biziz sanırım

everex 25.11.19 21:51

Alıntı:

musab034 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 300257)
söylediklerin o kadar komik ki
gülüp geçsem mi yoksa tenezzül edip cevap mı versem bilemedim teytey

ülke kurulmadı 1071 de Malazgirt savaşı ile Alparslan ülkenin kapılarını açarak ve bu ülkede kurulan Anadolu beylikleri ile yurt haline geldi

rahatça yaşamaktan kastın nedir istediği gibi kılık kıyafet kanunu ile istedi gibi giyinemeden asılan insanlar mı yoksa iffetsiz hayasız cinsel obje olarak görülen kadınlardan mı bahsediyorsun

1923 1946 ya seçim olmadı ülke tek parti dönemiyle yönetildi bu dönemde insanlar asıldı camiler ahıra çevrildi Kur'an'ı Kerim yakıldı inananlara zulmler yapıldı rahatça yaşamaktan kastın bunlar mı hepsi belgeli delilli

manda ve himaye olmadı mı:)

1924 yılında 15 yılda yapacaklarını böyle anlatmış M. Kemal:

"İlk 5 yılda inkılapları yaparız,

İkinci 5 yılda kendimizi dünyaya tanıtırız,

Üçüncü 5 yılda da İngiliz Kralına yurdumuzu ziyaret ettiririz."

Kaynak:

Genelkurmay Başkanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yayını, 1973.




sevr anlaşması saltanat heyeti imzaladı oda vakit kazanmak için bu anlaşma mebusal meclisinden geçip padişah onaylamadı aksi halde Lozan anlaşması imzalamak zorunda kalmazdık sen sevr anlaşmasına bakacağına Lozana bak savaşta kazandığımızı masada kaybettik

Batum Musul Kerkük 403 ada ve adacık hatta hatay bile gitmişti 1939 yılında referandumla katıldı

Türkiye paramparça edilse yine beylikler kuruldu tekrar bir devlet haline gelirdi 2 defa oldu büyük Selçuklu devleti ve Anadolu Selçuklu yıkılınca kurulan beylikler gibi


gerçekten azrail aa selamünaleyküm dediğine inanıyor musunteyteyteytey Atatürk kim ki ona selam verecek ömrü zina içki ile geçip İslam düşmanlığı yapan birisine selamünaleyküm diyecek he tarih bilmediğiniz aşikâr da beyin ölümünüzde gerçekleşmiş
çok büyük adam dediğin topu topu 160 cm lik adam ölüsüde diriside bu nesinden korkucam teytey

emperyalizmin kucağına oturuyorsunuz bugün
herşey çok açık değil mi

Türkiye ABD savaşında ABD nin yanında olacak birçok kemalist var

Türk olmadığınızı biliyordum Türk düşmanlığını bu kadar ileri götüreceğinizi tahmin etmedim



söylediklerim iftira ise paylaştığım bu kaynaklar ne az araştırın söyledilerimi görürsen

arşivler açıklıyor gerçek tarih ortaya çıkıyor

Allah düşmanlarına rahmet etmez Allah düşmanlarını sevenleride rahmet etmez

mümtehine suresi 1.ayette öyle buyuruyor

benden söylemesi !

haa Türkiye Cumhuriyeti 1071 de kuruldu diyorsun kaybedilmiş musulu bir daha kaybettik diyosun :D musul 1. dünya harbinde ingilizler tarafından işgal edilmemişmiydi bir Osmanlı vilayeti olan Musul, Birinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesi bahane edilerek İngilizler tarafından işgal edilmiş, bunun üzerine İngilizlerle Türkler arasında şiddetli bir mücadeleye sahne olmuş, sorun silahlı mücadeleyle çözülememiş ve konu Lozan Konferansı’na bırakılmıştır. Musul bu konferansta büyük tartışmalara neden olmuştur. Ancak Musul’un statüsü burada da kesin olarak belirlenemediği için sorunun çözümü bir sonraki görüşmelere ertelenmiş, bu görüşmelerden de bir sonuç alınamaması üzerine 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması’yla İngiliz mandasındaki Irak’a bırakılmıştır tabi sait itinin isyanı ülkenin yeniden savaşacak gücü olmaması buna eklenirse tarih cehaleti ortaya cıkıyor batuma gelince 2 Abdul hamit dönemi 93 harbinde Osmanlı çok ağır bir yenilgi aldı. Ruslar batıda Yeşilköy’e kadar, doğuda ise Erzurum’a kadar ilerlediler. 3 Mart 1878’de Ruslarla Ayastefanos Antlaşması’nı imzaladık. Bu antlaşma çok ağır hükümler getiriyordu. Rumeli’de yaklaşık 237.000 km2 toprak kaybettik.Bu Antlaşmanın 19. maddesi ile Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakıldı.Ayastefanos Antlaşması ile Ruslar Bulgaristan üzerinden sıcak denizlere inme hayalini gerçekleştirecekti. Buna batılı devletler şiddetle karşı konya escort çıktı. Bunun üzerine 13 Temmuz 1878’de batılı devletlerle birlikte Berlin Antlaşması imzalandı. (Bu antlaşmadan en karlı İngiltere çıktı. İngiltere Kıbrıs ve Avusturya’da üs, Bosna Hersek’te ise haklar elde etti).

Bu Antlaşmanın 58. maddesi ile de Kars, Ardahan ve Batum yine Rusya’ya bırakıldı.
SANIRIM TÜRKİYENİN YENİ BİR SAVAŞTAN ÇIKTIĞINI O SAVAŞI NE ZORLUKLARLA KAZANILDIĞINI UNUTUYORSUNUZ
***

1915 Çanakkale Savaşı’nın kazanılması sonucu Çarlık Rusya’sına yardım gönderilememiş ve Rusya’da 1917 yılında iç isyanlar çıkmıştır.

İşte bu koşullarda 3 Mart 1918’de Osmanlı-Rusya-Almanya-Avusturya Macaristan ve Bulgar Krallığı arasında BREST LİTOVSK Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Osmanlı’ya bırakılan Kars, Ardahan ve Batum’un geleceği HALKOYLAMASI ile tayin edilecekti. Osmanlı bu antlaşma ile son kez toprak kazandı. Ancak, Rusya ilk günden antlaşmayı ihlale başladı. Çekildiği toprakları Ermeni ve Gürcü çetelere bırakmayı yeğledi.

***

Antlaşmanın ihlal edildiğini gören Harbiye Nazırı Enver Paşa 4 Nisan 1918’de Batum, Ardahan ve Kars’ın işgali yönünde talimat verdi. Bunun üzerine 37.Kafkas Tümeni çatışarak 4 Nisan’da Ardahan, 14 Nisan’da Batum ve 25 Nisan’da ise Kars’a girdi. Osmanlı bu vilayetlere idareciler atadı.

Brest Litovsk Antlaşması’na göre yapılması gereken HALKOYLAMASI için hazırlıklar başladı. Eski Rus kayıtlarına göre 19 yaşını doldurmuş erkekler oy kullanacaktı. 14 Temmuz 1918’de halkoylaması başladı ve birkaç gün sürdü.

Batum’daki sonuçlara göre toplam 4.312 seçmenden; 2.669’sı Osmanlı’ya katılma yönünde EVET oyu kullandı. 160 kişi HAYIR oyu verirken, 1.483 kişi de ÇEKİMSER oy kullandı.

***

Elviye-i Selase’den toplam 85.129 kişi EVET oyu, 441 kişi HAYIR oyu, 1.693 kişi de ÇEKİMSER oy kullandı. Bu halkoylamasından sonra Elviye-i Selase yurda bağlandı. 11 Eylül 1918’de Osmanlı Devleti bir Kararname yayımlayarak idari teşkilatı oluşturdu. Memurlar tayın etti.

Ancak seçim sonuçlarına Gürcüler, Ermeniler ve Ruslar tepki gösterdi.

***

15 Eylül 1918’de Bakü’yü Halil Paşa (Enver Paşa’nın amcası) ele geçirdi. Bunu bahane eden Rusya 20 Eylül’de Brest Litovsk Antlaşması’nı feshetti.

Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen devletlerle 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile galip devletler Osmanlı topraklarını işgale başladılar. Mondros Antlaşmasının 11. maddesine göre Türk askeri Elviye-i Selase (Kuzey Batı İran) bölgesinden savaş öncesi sınırlara çekilecekti. 15.maddeye göre de galip devletler Batum’u işgal edebileceklerdi.

***

İşte bu ortamda 25 Ocak 1919’a kadar Türk askerinin Elviye-i Selase’yi terk etmesi istendi. 9.Ordu Erzurum’a çekildi ve Türk askeri 25 Ocak 1919’da Elviye-i Selase’den ayrıldı.

Askerimiz ayrıldıktan sonra İngiltere’nin güdümünde hareket eden Gürcü ve Ermeniler bölgeye yerleştirilmeye başlandı.

***

28 Ocak 1920’de ilan edilen Misak-ı Milli kararlarından biri de Elviye-i Selase ile ilgiliydi. Buna göre; Bizden alınmak istenen Kars, Ardahan ve Batum’da gerekirse TEKRAR HALKOYLAMASI yapılmalıydı.

23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu Meclise o tarihte sınırlarımız içinde olmayan Batum’dan 5, Kars’tan 3, Ardahan’dan 2 ve Oltu’dan da 2 milletvekili seçildi. İşte yeni kurulan Ankara Hükümeti Kars, Ardahan ve Batum’un sınırlarımıza dâhil olduğu yönünde iddiasını devam ettiriyordu.

***

15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Elviye-i Selase’yi almak için TBMM ile istişarelerde bulundu. 20 Eylül 1920’de Mustafa Kemal Paşa Kazım Karabekir Paşa’ya hareket emri verdi. 28 Eylül’de Sarıkamış alındı. Türk Ordusu 30 Ekim’de de Kars’ı ele geçirdi, 7 Kasım’da ise Gümrü’ye girdi. Ermeniler barış istediler ve 3 Aralık 1920’de TBMM’nin İLK RESMİ ANTLAŞMASI olan Gümrü Antlaşması Ermenilerle imzalandı. Buna göre Kars ve çevresi TBMM’ye verildi. Ermeniler Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tanıdılar.

5 Aralık 1920’de Ermenistan SSCB’ye bağlandı ve bu tarihten sonra Ermenistan konusunun muhatabı SSCB oldu.

İngilizlerle işbirliği içinde olan Gürcüler, TBMM Hükümeti ile İNGİLİZ SİYASETİ gereği yakınlaştı. İngilizler bu yakınlaşmanın SSCB ile TBMM’nın arasını açacağını hesap etmişlerdi. Ve hesapları da doğru çıktı. 19 Şubat 1921’de SSCB Gürcistan’a savaş ilan etti. Kızıl Ordu Kuzeyden ve doğudan harekete geçerek Kafkasları işgal etti.

16 Mart 1921’de Kızıl Ordu Batum’un etrafını sardı. Batum’da hâkim olan Menşevik Gürcü Meclisi Batum’un SSCB’ye bırakılması kararı aldı. 18 Mart’ta da Kızıl Ordu Batum’a girdi. 19 Mart’ta SSCB TBMM’ye verdiği nota ile Batum’u terk etmesini istedi.

Bu arada SSCB ile müzakereler yapılıyordu. 16 Mart 1921’de Moskova Antlaşması imzalandı. 13 Ekim 1921’de de Kars Antlaşması ile Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’la bugünkü sınırlar kararlaştırıldı.

Bu antlaşmalarla Kars, Ardahan ve Artvin’i Türkiye aldı. Batum ise Gürcistan’a kaldı.
160cm lik adamdan kormasaydın burda kötüleyip durmazdın Türk düşmanı olduğumu iddaa ediyorsun kendiniz düşmanlık yapıyorsun çilesini biz çektik sefasını onlar sürdü misali Türk olmadığımı söyleyip iftira atıyorsunuz halbuki kafkas Türkü olduğumu bilmiyorsunuz Atatürkün Allah düşmanı olduğunu söylüyorsun yanındamıydınız yetmiyor Allah ile iftira atıyorsun ayetiylede örneklendiriyorsunuz Emperyalizmin kucağına oturuyorsunuz diyip emperyalizmin uşaklığını yapıyor onların yazdıklarına inanıyorsunuz amerika ile savaş olsa bir çok kemalist amerikanın yanında olur diyorsunuz kimlerin abd yanında olduğunu görmüyorsunuz kemalist olmadığım halde bana kemalist diyip iftira atıyorsunuz iffetsiz hayasız yaşam diyosunuz son dönem padişah hanımlarının kızlarının nasıl giyindiğini görmezden geliyorsunuz İsmet inönünün yaptıklarını atatürke mal ediyorsunuz tarih bilginiz sıfır ama bana tarih dersi vermeye kalkıyorsunuz bla bla bla

Alıntı:

cengiz18 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 300268)
Yeni bir devlet kurduğunda geçmişle bağlarını tamamen kopartan, kültürünü unutan, ceddinden nefret eden bir milli alfabesi olmayan tek millet biziz sanırım

sen kendini öyle kabul ediyorsan itirazım yok tercih meselesi ama biz Türk tarihini bir bütün olarak kabul ediyoruz Kürşatın 40 çeri ile çin sarayını basmasından daha öncesinden başlayan Türklerden Türkiye cumhuriyetine kadar hepsini biliriz Bizim Milli Alfabemiz var hemde öz Türkçe

Reis 02.11.20 13:41

Harf inkılabını savunmak için eski harflerle üç kelimenin de aynı yazıldığı, dolayısıyla zor olduğunu anlatmaya çalışmışlar bu fotoğrafta.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Gerçek böyle mi?
Öncelikle kelimenin geldiği cümle onun ne olduğunu gösterir.

Mesela komedi filmi izleyen güler. Kimse komedi filmi izlerken gel gel öldüm demez.
Gülistanda gül koklanır, kimse kel kokladım demez.

Benzer örnekler bugün de mevcuttur.

Mesela; Yüz-yüz-yüz-yüz-yüz...
isim olarak da fiil olarak da çeşitli manalarda okunur, anlaşılır.

Kar-kar-kar...
Vs vs

Hadi üsttekilere ama bunlar eşsesli denilirse şunlara ne buyrulur:
Kağnı ve kağıt kelimeleri aynı sesle mi okunuyor?

Seslerin karşılanması açısından Arapça daha zengindir.
Arapça da Sadص Sinس ve peltek Seث harfleri vardır. Latin harflerinde ise bir tek S dir.
H harfi ile Haح Hıخ ve Heﻬ‎ harfleri karşılanır.
Ayn-Elif
Za-Ze-zel vs

Amaç gerçekten halkın zorlandığı yerleri düzeltmek olsaydı Kâf ile Gef harfleri tıpkı s-ş ı-i u-ü g-ğ harflerinki basit farklar gibi tefrik edilirdi ki Osmanlıca'da da bu zaten ayrılmış.

Kâf-ı Arabi (k) ile Kâf-ı Farisi (g) ve Kâf-ı nuni ( n) birbirinden bir çizgi ve üç nokta ile ayrılmış. Pekala onlar kullanılabilirdi matbu metinlerde.

Arab harflerinin bizim dilimizin seslerine uygun olmaması iddiası ise koca bir safsatadır.

Asıl derd o olsaydı Göktürk yahut Uygur Alfabesini alırdık. Biz Latin alfabesini aldık.

Harf devrimindeki tek amaç; tarihi bağlardan kopmak ve tamamiyle Avrupa'ya entegre olmaktır.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:41.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148