Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Derin Konular & Beyin Fırtınası


Şeytanın aldatmacası: "Bilen söylemez, Söyleyen bilmez"


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.12.24, 10:35
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.04.21
Bulunduğu yer: çanakkale
Mesajlar: 535
Forum Puanı: 2065
Etiketlendiği Mesaj: 13 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Şeytanın aldatmacası: "Bilen söylemez, Söyleyen bilmez"

Birçok insan çeşitli ruhsal ve fiziksel hastalıklarla mücadele ediyor. Bu durumlar zamanla vücutta tıbbi hasarlara yol açabiliyor.

Rahatsızlanan insanlar var; hastalıklarına çare arıyor, şifa bulmaya çalışıyorlar. Ayetler şüphesiz bir şifadır. Ancak, bazı kardeşlerimiz "Biz okuduk ama tam düzelmedik, ne tavsiye edersiniz?" gibi sorularla geliyor. Okuyan kişilerin, Rabbimizin kelamı olan ve şifa kaynağı Kuran'ı okuduklarında neden anında tamamen İyileşmediklerini merak ediyorlar.

Neden o an, o rahatsızlıktan kurtulamıyoruz?

Siz bunu biliyorsunuz, hissediyorsunuz. Neden başkalarına yardım etmek için bir vesile olmuyorsunuz?

Vesile olanlara karşı şeytanın en büyük hilesi şudur: "Bilen söylemez, söyleyen bilmez." Yani, şeytan şöyle diyor: "Eğer biri sana Allah'ı anlatıyorsa ve Allah'ın verdiği gizli ilimlerden de bahsediyorsa, o kişi gerçekten bilmiyordur. Çünkü bilse söylemez"

Fakat bir düşünün; bilen neden söylemesin?

Eğer bilenler susarsa, şeytan ve onun uşakları konuşacak. Sizin anlattıklarınız, insanların ferahlığı ve kurtuluşu için bir vesile olacak. Belki insanlar rahatlayacak, dua edecek ve bu iyilik dalgası yayıldıkça, insanların çakralara, enerjilere, yoga veya başka türlü spiritüel uygulamalara ihtiyacı kalmayacak. Şeytan kaybedecek.

Ve onun kaybetmesi için ne yapmamız gerekiyor?

Bizim gayret etmemiz, çabalamamız gerekiyor.

Şeytanın kazanması için ne yapması lazım? "Bilen söylemez," diyerek sizin susmanızı sağlaması lazım.

Bu yüzden, şeytana kulak asmayın, bilenler olarak söyleyin, çünkü bu bilgiyi paylaşmak, insanlara yardımcı olmak bizim sorumluluğumuzdur.

Bildiğinizi söylemezseniz, siz anlatmazsanız şeytan anlatacak. Bu şeytanın büyük bir tuzağı ve oyunudur. Ancak bunun istisnası vardır; kullar, manevi hattan aldığı bilgileri, manevi güzellikleri paylaşmak da istemeyebilir. Çünkü bunları anlattığında, bilmediği için, yaşamadığı için karşıdaki kişilerin anlamaması muhtemeldir. Ceviz yememiş birine cevizin tadını anlatamazsınız, en yakın tatla bunu eşleştirirseniz, bu da bunun gibi olur.

Bu halleri yaşayanlar anlatmak istemez. Anlatmadığı için de ihtiyacı olanlar bilmez. Peki, bu bilinmeyince şeytan mı kazanıyor? Bunu bir düşünün.

"Bilen söylemez" denildiğinde manevi hattan konuşan insanlar susarsa, insanlar ihtiyacı olan bilgiye ulaşamazlar.

Rabbimiz, bazı kullarına bunları müsaade etmiş ve bildirilmesine vesile olarak kuluna, kulunun eliyle ulaştığı için manevi hattan bilgiler geliyor. Peki, bunları
insanlara aktarmadığınızda, ihtiyacı olan kişilere vesile olunmadığında bu gelenler Rabbimizin izniyle kullarına, kulları vesile olsun diye anlatılmadığında bunun vebali kime oluyor?

Bu ilahi bilgilerle, bu manevi hatla ilgili olarak Rabbimizin huzuruna çıktığımızda, bu bilgileri paylaşmıyor olmamızı nasıl açıklayacağız?

Eğer bilenler susarsa, kim konuşacak?

Düşünün, eğer bilenler susmuş olsaydı, pek çok Allah dostunun bize ulaşan öğretileri nasıl elde edilecekti? İsmail Fakirullah Hazretleri, Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri, Emir Sultan Hazretleri, Hacı Bayram Veli Hazretleri, Hacı Bektaş Veli Hazretleri, Yuşa Aleyhisselam, Eyüp Sultan Hazretleri, Mehmed Emin Tokadi Hazretleri, Hayreddin Tokadi hazretleri gibi pek çok Allah dostunun sözleri, eylemleri ve yaşantılarına dair bilgiler nasıl gelecekti bize? Mesnevi'yi okuyoruz, ama eğer onlar konuşmasaydı, biz nereden bilecektik?

Oysaki söylenen "bilen söylemez" idi. Ancak, gerçekten bilenler konuştu ve biz şimdi onların sözlerini dinliyor, öğretilerine göre yaşamaya çalışıyoruz.

Efendimiz Aleyhisselam'ın sünnetlerini uygulamaya gayret ediyoruz.

Bizim bilmediğimiz şu var: Unutmamalıyız ki, her dönemde Rabbimiz kullarını destekliyor ve besliyor, fakat kullar kendilerini tam olarak bilmeyebiliyorlar.

Efendimiz Aleyhisselam son peygamber olarak gelmiştir ve Hz. Kuran tüm insanlık için gönderilmiştir. Zaman geçtikçe, anlayışımız ve teknolojimiz geliştikçe, Hz. Kuran'ın öğretilerini daha iyi kavrayabiliyoruz. Belki yüz yıl sonra daha da derin bir anlayışa sahip olacağız.



--- ALINTI ---

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 09.12.24, 10:55
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 26.11.23
Bulunduğu yer: İST
Mesajlar: 720
Forum Puanı: 1087
Etiketlendiği Mesaj: 19 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Havastan ehil olmayana, bilmek çok tehlikelidir.
Ben atılan atom bombasına benzetirim.
Mübarekler (ksa) den gelen ise, feyzi ilahi idir, bu kurulmuş hazır vaziyette çalışan güvenli santral gibidir.
Bu ikisinin arasında avham yanar odun gibi, bu yüzden bilmemek ehil olmayana kafi gelir, uzak duran yanmaz ateşe.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 09.12.24, 22:24
lindaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 19.01.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 669
Forum Puanı: 2174
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Rahle Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Birçok insan çeşitli ruhsal ve fiziksel hastalıklarla mücadele ediyor. Bu durumlar zamanla vücutta tıbbi hasarlara yol açabiliyor.

Rahatsızlanan insanlar var; hastalıklarına çare arıyor, şifa bulmaya çalışıyorlar. Ayetler şüphesiz bir şifadır. Ancak, bazı kardeşlerimiz "Biz okuduk ama tam düzelmedik, ne tavsiye edersiniz?" gibi sorularla geliyor. Okuyan kişilerin, Rabbimizin kelamı olan ve şifa kaynağı Kuran'ı okuduklarında neden anında tamamen İyileşmediklerini merak ediyorlar.

Neden o an, o rahatsızlıktan kurtulamıyoruz?

Siz bunu biliyorsunuz, hissediyorsunuz. Neden başkalarına yardım etmek için bir vesile olmuyorsunuz?

Vesile olanlara karşı şeytanın en büyük hilesi şudur: "Bilen söylemez, söyleyen bilmez." Yani, şeytan şöyle diyor: "Eğer biri sana Allah'ı anlatıyorsa ve Allah'ın verdiği gizli ilimlerden de bahsediyorsa, o kişi gerçekten bilmiyordur. Çünkü bilse söylemez"

Fakat bir düşünün; bilen neden söylemesin?

Eğer bilenler susarsa, şeytan ve onun uşakları konuşacak. Sizin anlattıklarınız, insanların ferahlığı ve kurtuluşu için bir vesile olacak. Belki insanlar rahatlayacak, dua edecek ve bu iyilik dalgası yayıldıkça, insanların çakralara, enerjilere, yoga veya başka türlü spiritüel uygulamalara ihtiyacı kalmayacak. Şeytan kaybedecek.

Ve onun kaybetmesi için ne yapmamız gerekiyor?

Bizim gayret etmemiz, çabalamamız gerekiyor.

Şeytanın kazanması için ne yapması lazım? "Bilen söylemez," diyerek sizin susmanızı sağlaması lazım.

Bu yüzden, şeytana kulak asmayın, bilenler olarak söyleyin, çünkü bu bilgiyi paylaşmak, insanlara yardımcı olmak bizim sorumluluğumuzdur.

Bildiğinizi söylemezseniz, siz anlatmazsanız şeytan anlatacak. Bu şeytanın büyük bir tuzağı ve oyunudur. Ancak bunun istisnası vardır; kullar, manevi hattan aldığı bilgileri, manevi güzellikleri paylaşmak da istemeyebilir. Çünkü bunları anlattığında, bilmediği için, yaşamadığı için karşıdaki kişilerin anlamaması muhtemeldir. Ceviz yememiş birine cevizin tadını anlatamazsınız, en yakın tatla bunu eşleştirirseniz, bu da bunun gibi olur.

Bu halleri yaşayanlar anlatmak istemez. Anlatmadığı için de ihtiyacı olanlar bilmez. Peki, bu bilinmeyince şeytan mı kazanıyor? Bunu bir düşünün.

"Bilen söylemez" denildiğinde manevi hattan konuşan insanlar susarsa, insanlar ihtiyacı olan bilgiye ulaşamazlar.

Rabbimiz, bazı kullarına bunları müsaade etmiş ve bildirilmesine vesile olarak kuluna, kulunun eliyle ulaştığı için manevi hattan bilgiler geliyor. Peki, bunları
insanlara aktarmadığınızda, ihtiyacı olan kişilere vesile olunmadığında bu gelenler Rabbimizin izniyle kullarına, kulları vesile olsun diye anlatılmadığında bunun vebali kime oluyor?

Bu ilahi bilgilerle, bu manevi hatla ilgili olarak Rabbimizin huzuruna çıktığımızda, bu bilgileri paylaşmıyor olmamızı nasıl açıklayacağız?

Eğer bilenler susarsa, kim konuşacak?

Düşünün, eğer bilenler susmuş olsaydı, pek çok Allah dostunun bize ulaşan öğretileri nasıl elde edilecekti? İsmail Fakirullah Hazretleri, Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri, Emir Sultan Hazretleri, Hacı Bayram Veli Hazretleri, Hacı Bektaş Veli Hazretleri, Yuşa Aleyhisselam, Eyüp Sultan Hazretleri, Mehmed Emin Tokadi Hazretleri, Hayreddin Tokadi hazretleri gibi pek çok Allah dostunun sözleri, eylemleri ve yaşantılarına dair bilgiler nasıl gelecekti bize? Mesnevi'yi okuyoruz, ama eğer onlar konuşmasaydı, biz nereden bilecektik?

Oysaki söylenen "bilen söylemez" idi. Ancak, gerçekten bilenler konuştu ve biz şimdi onların sözlerini dinliyor, öğretilerine göre yaşamaya çalışıyoruz.

Efendimiz Aleyhisselam'ın sünnetlerini uygulamaya gayret ediyoruz.

Bizim bilmediğimiz şu var: Unutmamalıyız ki, her dönemde Rabbimiz kullarını destekliyor ve besliyor, fakat kullar kendilerini tam olarak bilmeyebiliyorlar.

Efendimiz Aleyhisselam son peygamber olarak gelmiştir ve Hz. Kuran tüm insanlık için gönderilmiştir. Zaman geçtikçe, anlayışımız ve teknolojimiz geliştikçe, Hz. Kuran'ın öğretilerini daha iyi kavrayabiliyoruz. Belki yüz yıl sonra daha da derin bir anlayışa sahip olacağız.



--- ALINTI ---
Bu paylaşım için teşekkürler.Alıntı bile olsa ne zamandır bu konuda yazmak istemiştim.Duygulara tercüman olmuş.Her kelimesine katılıyorum.

Gidin bakın paganistlere yahudi yahut Hristiyanlara 10 yaşlarındaki çocuklarına bile durugörü açma ile ilgili ilgili eğitimler veriyor.Bizim müslümanlara gelince sırdır söylenmez deyip bilgiyi paylaşmakta inanılmaz bir cimrilik gösteriyor ve çogunlukla gördüğüm kadarıyla bunu paylsmayan ne kadar kişi varsa öğretmeyen kendi için istediğini başkası için de istemeyen vallahi ya yerinde saymış yahut da kısır döngüde kalmıştır.o sebeple ben bilgiyi paylaşmayı ekmeği paylaşmakla aynı gördüm hep .Neden ? Çünkü belki takva olarak bir kardeşim benden daha yakındır Rabbime ona aktaracağım bilgiyle daha da ilerle alemi İslam'a dua eder de duası hürmetine biseyler değisir.
Bilen de paylaşmayan ki ben iyilik güzellik ve hayır ile ilgili bilgiyi kastedyorum ya bilmiyordur yahut cimridir yahut bencildir yahut kibirlidie yahut da paylasımcı değildir yahut da bildiğini sanıyordur bana göre

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10.12.24, 10:59
Üye
 
Üyelik tarihi: 03.10.24
Bulunduğu yer: kahramanmaraş
Mesajlar: 53
Forum Puanı: 652
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

ne yapmamız lazım yardımcı olur musunuz

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12.12.24, 16:20
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.04.21
Bulunduğu yer: çanakkale
Mesajlar: 535
Forum Puanı: 2065
Etiketlendiği Mesaj: 13 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
arhor Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ne yapmamız lazım yardımcı olur musunuz
En az 21 gün, günde 1 veya daha fazla aşağıdaki konuya gayret edebilirsiniz.

*/*/*

Buradan başlayabilirsiniz.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17.01.25, 16:56
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 17.01.25
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 51
Forum Puanı: 544
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Rahle Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Birçok insan çeşitli ruhsal ve fiziksel hastalıklarla mücadele ediyor. Bu durumlar zamanla vücutta tıbbi hasarlara yol açabiliyor.

Rahatsızlanan insanlar var; hastalıklarına çare arıyor, şifa bulmaya çalışıyorlar. Ayetler şüphesiz bir şifadır. Ancak, bazı kardeşlerimiz "Biz okuduk ama tam düzelmedik, ne tavsiye edersiniz?" gibi sorularla geliyor. Okuyan kişilerin, Rabbimizin kelamı olan ve şifa kaynağı Kuran'ı okuduklarında neden anında tamamen İyileşmediklerini merak ediyorlar.

Neden o an, o rahatsızlıktan kurtulamıyoruz?

Siz bunu biliyorsunuz, hissediyorsunuz. Neden başkalarına yardım etmek için bir vesile olmuyorsunuz?

Vesile olanlara karşı şeytanın en büyük hilesi şudur: "Bilen söylemez, söyleyen bilmez." Yani, şeytan şöyle diyor: "Eğer biri sana Allah'ı anlatıyorsa ve Allah'ın verdiği gizli ilimlerden de bahsediyorsa, o kişi gerçekten bilmiyordur. Çünkü bilse söylemez"

Fakat bir düşünün; bilen neden söylemesin?

Eğer bilenler susarsa, şeytan ve onun uşakları konuşacak. Sizin anlattıklarınız, insanların ferahlığı ve kurtuluşu için bir vesile olacak. Belki insanlar rahatlayacak, dua edecek ve bu iyilik dalgası yayıldıkça, insanların çakralara, enerjilere, yoga veya başka türlü spiritüel uygulamalara ihtiyacı kalmayacak. Şeytan kaybedecek.

Ve onun kaybetmesi için ne yapmamız gerekiyor?

Bizim gayret etmemiz, çabalamamız gerekiyor.

Şeytanın kazanması için ne yapması lazım? "Bilen söylemez," diyerek sizin susmanızı sağlaması lazım.

Bu yüzden, şeytana kulak asmayın, bilenler olarak söyleyin, çünkü bu bilgiyi paylaşmak, insanlara yardımcı olmak bizim sorumluluğumuzdur.

Bildiğinizi söylemezseniz, siz anlatmazsanız şeytan anlatacak. Bu şeytanın büyük bir tuzağı ve oyunudur. Ancak bunun istisnası vardır; kullar, manevi hattan aldığı bilgileri, manevi güzellikleri paylaşmak da istemeyebilir. Çünkü bunları anlattığında, bilmediği için, yaşamadığı için karşıdaki kişilerin anlamaması muhtemeldir. Ceviz yememiş birine cevizin tadını anlatamazsınız, en yakın tatla bunu eşleştirirseniz, bu da bunun gibi olur.

Bu halleri yaşayanlar anlatmak istemez. Anlatmadığı için de ihtiyacı olanlar bilmez. Peki, bu bilinmeyince şeytan mı kazanıyor? Bunu bir düşünün.

"Bilen söylemez" denildiğinde manevi hattan konuşan insanlar susarsa, insanlar ihtiyacı olan bilgiye ulaşamazlar.

Rabbimiz, bazı kullarına bunları müsaade etmiş ve bildirilmesine vesile olarak kuluna, kulunun eliyle ulaştığı için manevi hattan bilgiler geliyor. Peki, bunları
insanlara aktarmadığınızda, ihtiyacı olan kişilere vesile olunmadığında bu gelenler Rabbimizin izniyle kullarına, kulları vesile olsun diye anlatılmadığında bunun vebali kime oluyor?

Bu ilahi bilgilerle, bu manevi hatla ilgili olarak Rabbimizin huzuruna çıktığımızda, bu bilgileri paylaşmıyor olmamızı nasıl açıklayacağız?

Eğer bilenler susarsa, kim konuşacak?

Düşünün, eğer bilenler susmuş olsaydı, pek çok Allah dostunun bize ulaşan öğretileri nasıl elde edilecekti? İsmail Fakirullah Hazretleri, Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri, Emir Sultan Hazretleri, Hacı Bayram Veli Hazretleri, Hacı Bektaş Veli Hazretleri, Yuşa Aleyhisselam, Eyüp Sultan Hazretleri, Mehmed Emin Tokadi Hazretleri, Hayreddin Tokadi hazretleri gibi pek çok Allah dostunun sözleri, eylemleri ve yaşantılarına dair bilgiler nasıl gelecekti bize? Mesnevi'yi okuyoruz, ama eğer onlar konuşmasaydı, biz nereden bilecektik?

Oysaki söylenen "bilen söylemez" idi. Ancak, gerçekten bilenler konuştu ve biz şimdi onların sözlerini dinliyor, öğretilerine göre yaşamaya çalışıyoruz.

Efendimiz Aleyhisselam'ın sünnetlerini uygulamaya gayret ediyoruz.

Bizim bilmediğimiz şu var: Unutmamalıyız ki, her dönemde Rabbimiz kullarını destekliyor ve besliyor, fakat kullar kendilerini tam olarak bilmeyebiliyorlar.

Efendimiz Aleyhisselam son peygamber olarak gelmiştir ve Hz. Kuran tüm insanlık için gönderilmiştir. Zaman geçtikçe, anlayışımız ve teknolojimiz geliştikçe, Hz. Kuran'ın öğretilerini daha iyi kavrayabiliyoruz. Belki yüz yıl sonra daha da derin bir anlayışa sahip olacağız.



--- ALINTI ---
Ne muhteşem bir yazı olmuş emeklerinize sağlık. Çok güzel bir hususa da dikkat çekmişsiniz. Söylenip, söylenmeyecekleri kendi aklımıza göre kategorilendirmeye çalışırsak bu hatalı ve bencilce olur evet. İlmin insan üzerinde hakkı vardır, yayılması, anlatılması, öğretilmesi gerekenler vardır sadakası gereği. Sonra hesap gününde bir anda insanın önüne getiriverirler şu şu bildiğini niye öğretmedin, anlatmadın diye.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
iblis, şeytan, ifrit, cin hakkında acayip bilgiler Torlak Cin & Şeytan & Melek & Ruh 13 31.07.26 17:03
Şeytanın Özellikleri SiLence Cin & Şeytan & Melek & Ruh 3 18.01.21 10:49
Şeytanın verdiği telkine fırsat vermeyin SiLence Paranormal Yetenekler 5 24.08.20 21:07
Şeytanın düşmanlığı Swordsfish Cin & Şeytan & Melek & Ruh 0 21.06.20 19:48
Şeytanın Sözlerini, Kalbin Sözleri Zannettirmesi Och islam & islami Konular 1 26.05.20 07:29


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:30.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com