![]() |
|
|||||||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Sosyal medya artık sadece vakit geçirdiğimiz bir yer değil; zihinlerin, algıların ve inançların şekillendirildiği devasa bir alan hâline geldi.
Eskiden insanlar geleceği öğrenmek için falcıların kapısını çalardı. Bugün ise falcılar insanların cebine girdi. Bir zamanlar birkaç kişinin konuştuğu hurafeler; şimdi milyonlarca kişinin ekranına “eğlence”, “kişisel gelişim”, “enerji”, “evren mesajı” veya “astroloji” adı altında servis ediliyor. İnsanlara sorulduğunda çoğu, “Ben falcıya inanmıyorum.” diyor. Fakat aynı kişiler sabah kalkınca burç yorumuna bakıyor, karakterini doğduğu tarihle açıklıyor, evliliğini gezegen hareketleriyle yorumluyor, geleceği yıldızlardan okumaya çalışıyor. Açık konuşalım: Astroloji, modern çağın süslenmiş falcılığından başka bir şey değildir. İnsan doğduğu gün gökyüzünde bulunan gezegenlerin onun karakterini, kaderini, rızkını, evliliğini veya geleceğini belirlediğine dair ne aklî, ne bilimsel ne de dinî hiçbir delil vardır. İşin daha tehlikeli tarafı ise şudur: Astroloji sadece bir eğlence değildir; insanın kalbini yavaş yavaş Allah’a tevekkülden uzaklaştırır. Kararlarını Allah’a danışmak yerine yıldızlara danışan, geleceğini duayla değil burç yorumlarıyla öğrenmeye çalışan bir anlayış üretir. Oysa Kur’an’ın öğrettiği hakikat nettir: Yıldızlar insan kaderini yazmak için değil, Allah’ın kudretine işaret etmek için yaratılmıştır. ![]() Gaybı bilen yalnız Allah’tır. Hiçbir yıldız, hiçbir gezegen, hiçbir doğum haritası yarının ne getireceğini bilemez. Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim bir kâhine (falcıya) gider ve ona bir şey sorarsa, kırk gün namazı kabul edilmez.” (Sahih Muslim, Hadis No: 2230) Başka bir rivayette ise şöyle buyurmuştur: “Kim bir kâhine veya falcıya gider de onun söylediklerini tasdik ederse, Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur.” (Müsned-i Ahmed, 2/429; ayrıca Sünen Ebû Dâvûd, Hadis No: 3904 ve Sünen Tirmizî, Hadis No: 135’te benzer lafızlarla rivayet edilmiştir.) Bugün kâhinlerin bir kısmı cübbe giymiyor, kristal küre kullanmıyor olabilir. Bazıları ekranlarda, bazıları sosyal medyada, bazıları ise “astroloji uzmanı”, “doğum haritası danışmanı” veya “enerji yorumcusu” unvanıyla karşımıza çıkıyor. İsim değişse de mantık aynıdır: Allah’ın bildirmediği gaybı bildiğini iddia etmek veya buna kapı aralamak. Müslüman’ın rehberi burçlar değil Kur’an’dır. Müslüman’ın umudu yıldızlar değil Allah’tır. Müslüman’ın yolunu gezegenler değil vahiy aydınlatır. Bu yüzden mesele sadece bir burç meselesi değildir. Mesele; tevhid ile hurafenin, vahiy ile zanların, hakikat ile modern çağın cilalanmış batıl inançlarının mücadelesidir. Ekranlarımızı korumak sadece zamanımızı korumak değildir. Kalbimizi, aklımızı ve inancımızı korumaktır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
|