Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Derin Konular & Beyin Fırtınası (https://www.havasokulu1.com/derin-konular-beyin-firtinasi/)
-   -   Bizim aydınlarımız din düşmanı değil, islam düşmanıdırlar (https://www.havasokulu1.com/derin-konular-beyin-firtinasi/68107-bizim-aydinlarimiz-din-dusmani-degil-islam-dusmanidirlar.html)

fatih1 24.01.22 15:26

Bizim aydınlarımız din düşmanı değil, islam düşmanıdırlar
 
“ Bizim aydınlarımız din düşmanı değil, İslam düşmanıdırlar."
(Cemil Meriç)
--------------
Mücahit Gültekin “Algı Yönetimi ve Manipülasyon” kitabından

.... Hocalarla ilgili yapılan onlarca filmin ana teması hep benzerdir:

Cami imamı, köye gelen öğretmenin saçının teli gözüktüğü için ortalığı velveleye verir, “başımıza taş düşecek, hep birlikte yanacağız” diye bağırır çağırır ama bahçe kapısının aralığından öğretmeni gizlice gözetler; kimsenin olmadığı yerlerde sıkıştırır. Öğretmen namuslu davrandıkça daha da çok kızar ve kadına iftiralar atar.

Her nedense cami imamları da hep yüzünde üç beş tane sivilce olan, bıyıkları ağzının içine giren, insanın yüzüne baktığında korkacağı tiplerden seçilir.

Bu tür filmler, gerçekte bir önsatıştır. Menfaatçi, yalancı, cahil, ırz düşmanı birisinin, sizin haklarınızı korumasını, doğruları söylemesini ve namusunuza sahip çıkmasını bekleyemezsiniz herhalde değil mi? Diğer bir ifadeyle, gerçeği bilen o adam konuştuğunda “Kardeşler bu araba kazalıdır. Geçen yıl takla attı. Ama yine de siz bilirsiniz.” dediğinde, çevredeki müşterilerin algısı çoktan yönetilmiş, manipüle edilmiş olacaktır. Dolayısıyla, adamın söylediklerini: “Yalan söylüyor, arabanın satılmasını engelleyip sonrasında kendisi almak istiyor.” ya da “Satıcıyı kıskandığı için böyle söylüyor.” şeklinde yorumlamaları mümkün hale gelecektir.

Uzun yıllar boyunca ülkemizde şu argümanlar bir önsatış olarak sıklıkla işlendi:

Ahlaktan bahsedenlerden korkacaksın.

Hacıdan, hocadan ve bir de karanlık geceden korkacaksın!

Yere bakan, yürek yakan.

Gerçekten de hacı ve hocaların içinden böyle tipler çıkıyor. Ki böyle denile denile mi öyle oluyorlar yoksa aralarındaki çürük elmalar mı bilemiyorum. Ama açıktır ki, ülkemizde “Hoca” gericiliği, yobazlığı, bağnazlığı, riyakarlığı, sinsiliği ve menfaatçiliği simgelemiştir. Öğretmen ise, aydınlığı, bilgiyi, bilimi, fedakarlığı, aklı, düşünmeyi, dürüstlüğü, yardımseverliği vs. temsil etmiştir.

Gerçekte her iki grup içinde de her iki türden insan örneği bulmak son derece kolaydır. Ama önemli olan hangisinin altının çizileceği ve manşete çıkarılacağıdır.

Algı yönetimi uzmanları, camileri kendileri için kontrol edilemez tehlikeli mekanlar olarak gördükleri için ilk zamanlar etkisizleştirmeyi/itibarsızlaştırmayı seçmişlerdir. Bu sebeple, camilerde hocalar “çiçek-böcek hutbesi” denilen hutbeler vermiş ve halkın sorunlarının konuşulduğu mekanlar olmaktan hızla çıkmıştır.

Şu veriler camilerin sosyal hayatın dışına itilmesinin sebeplerini açıklamaya yetmektedir: Türkiye’de 85 bin camii vardır. Türkiye’deki okul sayısı ise 67 bindir. Her Cuma ülkenin dört bir yanında onbinlerce camide milyonlarca vatandaş aynı hutbeyi dinlemektedir. Bunu “din”den başka hangi güç başarabilir? Kimse zorunlu olmamasına rağmen yine de dışarıda, soğukta yağmurun altında ıslanma pahasına Cuma günleri camiler hınca hınç dolmaktadır. Bu bir yanıyla hayret verici, diğer taraftan ise bazıları için tedirgin edicidir. Dolayısıyla ilk zamanlar camiler itibarsızlaştırılmaya gözden düşürülmeye ve imamlar da karikatürize edilmeye çalışılmıştır.

Ama son zamanlarda, algı yönetmenlerinin Cami’den faydalanma yoluna gittikleri görülmektedir. Algı yönetmenleri ve manipülatörler kimi projeleri için Cami’den de onay almanın satışı hızlandıracağını görmüşlerdir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği teorisi bunun çarpıcı bir örneğini oluşturmaktadır. Bu teori İslam’ı “eşitlikçi olmayan, ayrımcı bir din” olarak suçlarken, Cami’lerden ve Diyanet’ten bu teori için destek almayı başarabilmiştir.

Firat 24.01.22 15:51

Evet din yani islam dusmnligi baş tacıdır başka inançlar hariç.onlar çağdaşlık yanlisidirlar çağdaşlık tasvirinide yapamıyor lar ya gerçi kısacası tüketim toplumu olup sanayi lesmenin neticesi ile birlikte ulus devletleri bitirip sistemlerine uygun ortak bir din yada inanç oluşturup insanları sömürmek tır.buna karşı tek durabilecek Allah'ın dini dir.o yüzden İslam'a karşı bitmek bilmeyen bir mücadele vardır Allah'ın vaadi kesin ve kat i olarak gerçekleşeceğine göre burada inanan insanlara düşen bu süreçte kendini bu şeref ve İzzet ten pay landirabilmesidir

Bir garip21 07.08.24 02:55

Alıntı:

fatih1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 462775)
“ Bizim aydınlarımız din düşmanı değil, İslam düşmanıdırlar."
(Cemil Meriç)
--------------
Mücahit Gültekin “Algı Yönetimi ve Manipülasyon” kitabından

.... Hocalarla ilgili yapılan onlarca filmin ana teması hep benzerdir:

Cami imamı, köye gelen öğretmenin saçının teli gözüktüğü için ortalığı velveleye verir, “başımıza taş düşecek, hep birlikte yanacağız” diye bağırır çağırır ama bahçe kapısının aralığından öğretmeni gizlice gözetler; kimsenin olmadığı yerlerde sıkıştırır. Öğretmen namuslu davrandıkça daha da çok kızar ve kadına iftiralar atar.

Her nedense cami imamları da hep yüzünde üç beş tane sivilce olan, bıyıkları ağzının içine giren, insanın yüzüne baktığında korkacağı tiplerden seçilir.

Bu tür filmler, gerçekte bir önsatıştır. Menfaatçi, yalancı, cahil, ırz düşmanı birisinin, sizin haklarınızı korumasını, doğruları söylemesini ve namusunuza sahip çıkmasını bekleyemezsiniz herhalde değil mi? Diğer bir ifadeyle, gerçeği bilen o adam konuştuğunda “Kardeşler bu araba kazalıdır. Geçen yıl takla attı. Ama yine de siz bilirsiniz.” dediğinde, çevredeki müşterilerin algısı çoktan yönetilmiş, manipüle edilmiş olacaktır. Dolayısıyla, adamın söylediklerini: “Yalan söylüyor, arabanın satılmasını engelleyip sonrasında kendisi almak istiyor.” ya da “Satıcıyı kıskandığı için böyle söylüyor.” şeklinde yorumlamaları mümkün hale gelecektir.

Uzun yıllar boyunca ülkemizde şu argümanlar bir önsatış olarak sıklıkla işlendi:

Ahlaktan bahsedenlerden korkacaksın.

Hacıdan, hocadan ve bir de karanlık geceden korkacaksın!

Yere bakan, yürek yakan.

Gerçekten de hacı ve hocaların içinden böyle tipler çıkıyor. Ki böyle denile denile mi öyle oluyorlar yoksa aralarındaki çürük elmalar mı bilemiyorum. Ama açıktır ki, ülkemizde “Hoca” gericiliği, yobazlığı, bağnazlığı, riyakarlığı, sinsiliği ve menfaatçiliği simgelemiştir. Öğretmen ise, aydınlığı, bilgiyi, bilimi, fedakarlığı, aklı, düşünmeyi, dürüstlüğü, yardımseverliği vs. temsil etmiştir.

Gerçekte her iki grup içinde de her iki türden insan örneği bulmak son derece kolaydır. Ama önemli olan hangisinin altının çizileceği ve manşete çıkarılacağıdır.

Algı yönetimi uzmanları, camileri kendileri için kontrol edilemez tehlikeli mekanlar olarak gördükleri için ilk zamanlar etkisizleştirmeyi/itibarsızlaştırmayı seçmişlerdir. Bu sebeple, camilerde hocalar “çiçek-böcek hutbesi” denilen hutbeler vermiş ve halkın sorunlarının konuşulduğu mekanlar olmaktan hızla çıkmıştır.

Şu veriler camilerin sosyal hayatın dışına itilmesinin sebeplerini açıklamaya yetmektedir: Türkiye’de 85 bin camii vardır. Türkiye’deki okul sayısı ise 67 bindir. Her Cuma ülkenin dört bir yanında onbinlerce camide milyonlarca vatandaş aynı hutbeyi dinlemektedir. Bunu “din”den başka hangi güç başarabilir? Kimse zorunlu olmamasına rağmen yine de dışarıda, soğukta yağmurun altında ıslanma pahasına Cuma günleri camiler hınca hınç dolmaktadır. Bu bir yanıyla hayret verici, diğer taraftan ise bazıları için tedirgin edicidir. Dolayısıyla ilk zamanlar camiler itibarsızlaştırılmaya gözden düşürülmeye ve imamlar da karikatürize edilmeye çalışılmıştır.

Ama son zamanlarda, algı yönetmenlerinin Cami’den faydalanma yoluna gittikleri görülmektedir. Algı yönetmenleri ve manipülatörler kimi projeleri için Cami’den de onay almanın satışı hızlandıracağını görmüşlerdir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği teorisi bunun çarpıcı bir örneğini oluşturmaktadır. Bu teori İslam’ı “eşitlikçi olmayan, ayrımcı bir din” olarak suçlarken, Cami’lerden ve Diyanet’ten bu teori için destek almayı başarabilmiştir.

Katılıyorum gerçektendende islamla problemleri var adamların ama her gecenin bi sabahı var

ferhat123 07.08.24 22:58

Aydınlarin islamla bir problemi olduğunu sanmıyorum.
İslamcınin aydinlarla problemi son donemlerde daha çok olmuştur.

Dini insanlari susturmaya sopalamaya allaha itaat yerine kula itaate, kendi menfaatleriniz dogrultusunda kullanirsaniz ilk tepki aydinlardan gelir. Dogal olarak sende aydinlarin islam duşmani oldugunu düşünürsün.

Hangi cami; dernek; tarikat diyanet yalan söylememeyi, doğru ticareti, kandırmamayi hedefliyor veya bunlarla alakali bir calişmalari var? Yok bogaza su kactimi oruc bozulur tarzindaki sorulardan insanlarn islamin ne oldugunu unuttu. Hele su merdiven alti ilkokul mezunu hocalarin bakis acilari ve üstune siyasal islam bu milleti dinden soguttu.

Ermanhan 13.09.24 17:09

Kaç senedir bu ülkede hocalara karşı bir algı oluştu tamam aralarında çürük elmalar varmı var ama ahir zaman be kardeşim bir kaç tane çürük yumurta olacak çürükler var diye tüm hocaları kötülemek nedir yapmayın Allah razı olsun güzel bir paylaşım


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:32.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148