Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Derin Konular & Beyin Fırtınası


Bozulma bir anda olmaz


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.04.23, 02:13
Skoda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 27.01.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,288
Forum Puanı: 3469
Etiketlendiği Mesaj: 36 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Bozulma bir anda olmaz

Bozulma Bir Ânda Olmaz, Hemen Her İş Gibi Bozulma da Zaman İçerisinde, Yani “Aşama Aşama” Gerçekleşir.

Mülk Âleminde Bulunuyor Olmamızdan Sebep İlk Uzaklaşılacak Olan Bâtın, Yani Hakîkât Bilgileridir ki, Öyle de Olmaktadır. Çünkü İşlerin Bâtınî, Yani Hakîki Yüzü, Beş Duyumuz ile Erişebileceğimiz Mesâfeden Daha Uzaktır, Yani Kalp ile İşitmek Kalp ile Görmek İçin Kalp ile Yaklaşıp Nazar Etmemiz de Gerekmektedir.

Hakîkâte Nazar Etmeyen, Edemeyen, Hakîkât Bilgisinden de Mahrûm Olur ki, Bilindiği Üzere Hazreti Allah da Kalplere, Yani Kulunun Hakîkâtine, Yani Hakîki Niyetine Nazar Etmektedir. Zirâ Sureten Öyle ise de Bâtınen, Yani Hakîkâtte Surete Nispetle Büyük Farklılıklar Olabilir. Meselâ Birini Görürsünüz Dört Dörtlük Müslüman’dır Lâkin Hakîkâtte Fâsık, Hattâ Münâfıktır veyâ Birine Bakarsınız Aklı Başında Kültürlü, Centilmendir Lâkin Hakîkâtte Alçağın, Hırsızın Arsızın Tekidir ki, İstisnâsız Her Meselede de Hakîkâte Nazar Etmedikçe, Hak da Kesin Olarak Bilinemez.

“Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye” İsimli Eserde “Def’-i Mefâsid Celb-i Menâfiden Evlâdır” Yani “Zararlının Giderilmesi Faydalının Getirilmesinden Daha Lâyıktır” Der.

Bugün Müslümanlar Bu Gibi Kâideleri Bilmiyor, Kaldı ki Âleme Dâir Kâideleri Bilmemeleri Gâyet Doğaldır. Müslümanlar Bilmiyor Belki Ama Bilen Birileri Var ve Bunların Başında da İblis Aleyhillâne ile Sâdık Uşakları Geliyor.

Âleme ve İnsana Dâir Kâideler İyi Bilinmezse, İyice Bilinip Anlaşılmaz ise, Herkes Kendisini Âlemin ve Halkın Akıllısı Zanneder. Kimse Burnundan Kıl Aldırmaz, Her Kişi Yolu Üzerinde Karşısına Çıkan Herkese, Ehl-i İlme Dahi Muhalefet Olur, Kafa Tutar.

İnsanların Hakîkâtlere Ulaşmasına Engel Olan Tek Şey ise İşlerin İçyüzüne, Yani Bâtınına Nazar Etme Konusundaki Bilgisizlikleri veyâ Yetersizlikleri Değildir. Bilâkis Bilgisizlikten ve Yetersizlikten de Öncelikli Başka Bir Neden Vardır ki, O da İnsanların “Kolaycı” Olmasıdır ve Bundan da Önemlisi, Hakîkâte Ulaşmanın, Nesnenin ve Meselenin Hakîkâtini Anlamanın Önündeki En Ama En Büyük Engel, Bizzât İnsanın Kendi Nefsidir. Çünkü...

Çünkü Nesne veyâ Mesele Her Ne Olursa Olsun, Kaynağa Gitmeden, İnmeden Hiçbir Sorun Çözülemez. Kaynağa Gitmeksizin Herhângi Bir Hususta İnilebilecek Derinlik, Ekseri, Nefsi Memnun Edecek Olan Derinliktir. İnsanların Kâhir Ekseriyeti, Nefsini Ödüllendirebildiği Yere, Derinliğe Kadar Gider. Sonra Dönüp Muhatabıyla Çekişmeye Girer.

Meselâ Konu Aldatan Eş Olsun... Aldatılan Kimse, Eşinin Kendisini Neden Aldattığına Dâir En Fazla Nefsini Haklı Çıkarabileceği Yere Kadar Düşünür. Nefsini Haklı Çıkardığı Zaman da Alelacele Geri Döner, Gelir ve Mücadeleye Girer.

Meselâ Konu İflâs Eden Tüccâr Olsun... Kepenklerini Kapayan Tüccâr, Üçkâğıtçı Çevreyi veyâ Art Niyetli Toptancıyı veyâ Muhasebecisini Yerer, Bunlardan Birinin veyâ Birkaçının Bir Şekilde Yapmış Olduğu Yanlışın, Kendi Sonunu Getirdiğini İleri Sürer.

Meselâ Konu Başarısız Öğrenci Olsun... Başarısızlığa Uğramış Bir Öğrenci de Kimi Zaman Zamansızlıktan, Kimi Zaman Öğretmeninin Yetersizliği veyâ Arkadaşlarının Galeyanına Geldiğinden Dem Vurur ve Nefsini Savunur.

Oysaki Aldatılan Kimse Aldatılmasındaki Şahsî Rolünü; İflâs Eden Tüccâr, İflâs Etmesindeki Şahsî Rolünü; Başarısızlığa Uğrayan Öğrencinin de Bundaki Şahsî Rolünü, Yani Bunların Her Birinin, Başlarına Gelen İşlerdeki Şahsî Rolünü Görüp Kabûl Etmeleri ile Hakîkât Ancak Ortaya Konabilirdi Fakât Dediğimiz Gibi, İnsanın Hakîkâte Ulaşmasının Önündeki En Büyük Engel, İnsanın Yine Bizzât Nefsidir. Çünkü NEFS İÇİN ÖNEMLİ OLAN HAKKI ORTAYA KOYMAK veyâ HAKLI OLMAK BİLE DEĞİLDİR. ONUN İÇİN ÖNEM ARZ EDEN YEGÂNE ŞEY “HAKLI ÇIKMAK”TIR ve Bu Sebepledir ki İnsan, Çoğu Kereler Asıl Gitmesi Gereken Yere, Sorunun Kökenine İnmeye Lüzûm Duymaz ve Hattâ Sorunun Kökenine, Kaynağına İnmesi Durumunda Suçlunun Bizzât Kendi Nefsi Olduğunu İçin İçin Hissedip Bilir de, Bu Sebeple Sorunun Kökenine, Yani Kasıtlı Olarak “KAYNAĞA” Gitmez.

Kaldı ki Şuan Anlatılmaya Çalışılan, Zâhirin Zâhiri Kategorisindeki Sorunlara İlişkin Detaylar ve Bu Konuda, Yani Zâhirin Zâhiri Noktasında Başarı Sağlayabilenler Bile %Üç Beş Kişi Belki Var Belki Yoktur.

Bunun Daha Gerisinde Zâhirin Bâtını, Daha Gerisinde Bâtının Zâhiri ve Daha da Gerisinde Bâtının Bâtını Vardır ki, Kaç Kişiden Kaçının Gidebileceği, İnebileceği Bir Derinlik Olabilir, Bu Hesabı Siz Yapın. Dolayısıyla Asıl Konumuza, Yani “İlme” Dönecek Olursak, İşin Bir Sonunun Olmadığı Malûmdur, Yani Bin Sene Yaşasanız da Tüm Ömrünüzü ve Himmetinizi İlme Harcasanız da, Gemideyken Hızır Aleyhisselâm’ın Mûsâ Aleyhisselâm’a Dediği Gibi, Sahip Olduğumuz İlim, Allahû Teâlâ’nın İlmine Nispetle Deryâdaki Tek Bir Damla Bile Değil!

Bizim Bunları Anlatmamızdaki Asıl Gâye ise İki Tane... Biri, Nefsimizi Memnun Edecek, Yani Onu Haklı Çıkaracak Kadar Odaklanıyor Olmamız, Yani Maksadımız Kötü, İyi Değil! Maksat, Nefsi Haklı Çıkaracak Birtakım Verilere Ulaşmak, Hakka Ulaşmak Değil! Diğeri ise, Hakîkâten Neredeyse Hiçbir Şeyin Farkında Olmayıp da Çok Şeyin Farkındaymışçasına Ahkâm Kesiyor Oluşumuz ve Şâyet Bu İki Nedenin Hakîkâtine Nazar Edecek Olursak, Her İkisinin Birleştiği Tek Nokta Var; Hakka Ulaşmak Değil, Nefsimizi Onurlandırmak. Çünkü İlk Neden Zaten Direkt Nefsimizi Haklı Çıkarabileceğimiz Bir Şeyler Ele Geçirmek. İkinci Neden ise Nefse Toz Kondurmadan Bulunduğumuz Ortamdaki İnsanlara Kendimizi –ki Kişi Ben Derken Nefsini Kasteder– Kabûllendirebilmektir. Ne Acınası Hâlimiz Var, Değil mi?

Bıçak Çift Taraflı Keser Kardeşler, Yani Hoşlanmayacağımız Bir Durum Söz Konusu Olduğu Zaman Sorunun Tümü Bizden Kaynaklanmıyor Olsa da, Muhakkak Hatırı Sayılır Bir Payımız Her Hâlükârda Vardır ve Derdimiz Sorunu Çözmek ise Eğer, İlk Yapmamız Gereken BENLİK Sevdâsını Kenara Koymak Olmalıdır. Çünkü Onun Yüzünden İlerleyemiyoruz ve Derdimiz Sorunu Çözmek (veyâ Bir Şeylerin Hakîkâtini İdrâk Etmek ise) Gerçekten Çözmek ise Eğer, BENLİĞİMİZİ, Yani NEFSİMİZİ ÜZECEK YERE KADAR İLERLEMEMİZ GEREKİYOR ve İşin Doğrusu Biraz Üzülmesi de Gerekiyor, Yani Hatâsını, Eksiğini, Yanlışını, Tembelliğini, Kolaycılığa Kaçtığını, Peşinci Olduğunu ve Hakâreti Hak Ettiğini Bilmesi de Gerekiyor.

Katılıyor musunuz?

__________________
Ne senle yaşanıyor
Ne de sensiz oluyor
Şu garip bomboş dünyada..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 27.05.23, 18:20
Acemi
 
Üyelik tarihi: 23.04.23
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 4
Forum Puanı: 1171
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Nefis hep haklı çıkmak ister
Yapsa da binlerce hata
Bu kibir nedir nefsimde, bilmem
Ey nefis Senle ne eylesem

ALLAH (C.C.) Razı olsun Hocam

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.10.23, 22:18
Üye
 
Üyelik tarihi: 10.08.19
Bulunduğu yer: Hatay
Mesajlar: 50
Forum Puanı: 2541
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Arkadaşlar bu konu doğru bozulma ne yazık ki hemen bozulmuyor yine zaman geciyor

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sevgilim bana bakıyordu Skoda Tasavvuf Sohbetleri 1 03.05.23 00:06


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:07.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com