Havas Okulu  

Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Derin Konular & Beyin Fırtınası


Kudüs'e girersen bir gözünü kaybedeceksin!


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.10.23, 16:13
 
Üyelik tarihi: 23.10.19
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 341
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Kudüs'e girersen bir gözünü kaybedeceksin!

Bir müneccim Selahaddin Eyyubî'ye yaklaşır ve der ki, "Kudüs'e girersen bir gözünü kaybedeceksin." Selâhaddin bunun üzerine "Kudüs uğruna her ikisini de kaybetmeye razıyım" diye cevap verir...

Onu iyi bir komutan olarak yetiştiren Nureddin Zengî de ondan farklı değildi elbette.

Kudüsü fethetmek en büyük hayaliydi. Fetihten daha 20 yıl önce Mescid-i Aksa'ya koymak için kündekâri tekniğiyle 12 bin parçadan oluşan çok kıymetli bir minber yaptırmış hazır bekletiyordu. Ona nasib olmadı ama onu fethedecek zemini hazırlayıp göçtü bu âlemden...

Bir şeyi gâyenize koymuşsanız, hayalinizde uçuşup duruyorsa, ona kavuşmak için her fedakarlığı yaparsınız, hatta kavuşma anı herşeye bedeldir ve o an için cümleler hazırlar provalar bile yaparsınız.

Çok istemenin en büyük alameti, istediğiniz şeye özlemle dolup taşmaktır.

Rotası belli olmayan ve hiç bir rüzgarın fayda etmediği, yön değiştirip duran parçalanmış bir gemi gibi mü'min ruhlarımız; gayesiz, hayalsiz ve hazırlıksız.

Hâlimizden bahsetsek, mahşeri beklemeden itiraf etsek suçlarımızı; toprak altında kemikler sızlar, berzahta çığlıklar kopar, kulakları çınlar bütün güzel ruhların.

Yeni değil hayalsizliğimiz, gayesizliklerden sınırlar çizip şehirler bina ettik, en çarpık nasıl olursa öyle ördük duvarları, lağımlar taştı, güneşsiz kaldık dar sokaklarda, ilk depremde birbirimizin üzerine yığılıp kalakaldık.

Sonra gâyelerine, hayallerine aşık müşrikler ve dedeleri helak edilmiş ümmetler çullandılar üzerimize, topyekün bir savaşın ortasında silahsız, duasız, postalsız ve aşksız kaldık...

Tarih 21 Ağustos 1969 Perşembeyi gösterirken, yahudilerin maşa olarak kullandığı kişiler sabah erkenden, uğruna ömürler adanan bir gâyenin ve hayâlin kavuşma sevinci olan o minberi ateşe verip yaktılar.

Ne ilk ne de son yangındı bu. Bütün islam coğrafyası ve kadim şehirlerimiz nice yangınlarla yanıp kül oldu.

Bunca yangının arasında ciğerlerimiz kavrulmalı, pişmeli ve hamlıklarımızdan çoktan kurtulmalıydık...

Ama olmadı! Yetmedi! Yetmiyor!..

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
israiliyat nedir? Naim Tasavvuf Sohbetleri 0 25.07.23 02:13


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:52.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com