![]() |
ismen dua etmeli
Mübarek bir zat, her cuma günü, cuma namazından sonra hatim duası yapardı. Duası bir veya bir buçuk saat kadar sürerdi. Başta Peygamber Efendimiz olmak üzere, bütün Ehl-i beytin ve Eshab-ı kiramın, Tabiin ve Tebe-i tabiinin, mezhep imamlarımızın, itikad imamlarımızın, bütün Silsile-i aliyye büyüklerinin, büyük âlim ve evliya zatların tek tek isimlerini zikrederdi. Ayrıca, o güne kadar vefat etmiş kendi talebelerinin, akrabalarının, arkadaşlarının isimlerini de zikrederdi. Bir gün talebelerinden biri cesaret edip bu durumu mübarek zata sual eder: - Efendim, “kâffe-i ehli imanın
ervahına” yani “bütün iman ehlinin ruhlarına” desek, bu sevabların hepsi bütün Müslümanlara gider mi? - Tabii gider. - Peki efendim, tek tek isim saymanın farkı nedir? - Kardeşim, ismen sayıldığı zaman, o hediye edilen hatim, Fatiha, dua ve tesbihler, yani her ne varsa, altın tabaklar içerisinde vefat etmiş olan o zata verilirken, bunu sana dünyadan, seni seven şu kişi gönderdi derler. “Kâffe-i ehli imanın ervahına” denilince, kim göndermişse onun ismi bildirilmez, ama isim söylenirse, şuna gönderdim, buna gönderdim denirse, büyük bir zat ismen gönderilen bu sevabların kimden geldiğini bilirse, dikkatini çeker, o da ona dua eder. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Biz o büyük zata gönderirsek, o da muhakkak bize dua ve şefaat eder. Elimizdeki fırsatı kaçırmamalı, vakit müsaitse, hiç olmazsa birkaç büyüğe, ismen göndermeye çalışmalıdır. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:51. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com