

<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Havas Okulu - Tasavvuf Sohbetleri</title>
		<link>https://www.havasokulu1.com/</link>
		<description />
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 21:49:06 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.havasokulu1.com/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>Havas Okulu - Tasavvuf Sohbetleri</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Yolun tıkandı diye Rabbinden vazgeçme...</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/106037-yolun-tikandi-diye-rabbinden-vazgecme.html</link>
			<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 18:18:08 GMT</pubDate>
			<description>Bazen insan elinden gelen her şeyi yaptığını düşünür… 
Dua etmiştir, çabalamıştır, beklemiştir, bir kapıyı daha çalmıştır… 
Bir kapıyı daha… 
Ama...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bazen insan elinden gelen her şeyi yaptığını düşünür…<br />
Dua etmiştir, çabalamıştır, beklemiştir, bir kapıyı daha çalmıştır…<br />
Bir kapıyı daha…<br />
Ama hâlâ hiçbir şey değişmemiştir.<br />
İşte insanı en çok yoran da bazen yaşadığı sıkıntı değil, “Daha ne yapayım?” sorusunun cevapsız kalmasıdır.<br />
Tam da böyle zamanlarda Kur’ân’ın şu sözüne tutunmak gerekir:<br />
“Fasbir li-hükmi Rabbik…”<br />
“Rabbinin hükmüne sabret.”<br />
Sabır, eli kolu bağlayıp beklemek değildir. Sabır;<br />
Rabbine olan güvenini kaybetmeden, doğru bildiğin yolda yürümeye devam etmektir. Çünkü sen bugün sadece kapalı bir kapıyı görüyorsun. Allah ise o kapının ardını da önündeki yolu da henüz senin göremediğin sonu da biliyor.<br />
Rabbimiz bize iki defa tekrar ederek müjdeliyor:<br />
“Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”<br />
Dikkat edin, sadece “zorluktan sonra” demiyor, “Zorlukla beraber…” diyor. Yani bugün sıkıntının içindeyken bile, Allah’ın kolaylığı çoktan seninle beraber yürüyor olabilir.<br />
Belki sen bir kapının açılması için dua ediyorsun…<br />
Allah ise seni başka bir kapıya hazırlıyor. Belki sen bir şeyin gecikmesine üzülüyorsun, Allah seni o gün için hazırlıyor. Belki bugün hiçbir anlam veremiyorsun ama yarın geriye dönüp baktığında:<br />
“Meğer Rabbim beni geciktirmiyormuş, beni hazırlıyormuş.” diyeceksin.<br />
O yüzden…<br />
Yolun tıkandı diye Rabbinden vazgeçme. Çünkü kulun görevi her kapıyı açmak değildir. Kulun görevi, kapılar kapanınca da Rabbine güvenmektir.<br />
<br />
-alıntı-</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Svg</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/106037-yolun-tikandi-diye-rabbinden-vazgecme.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bundan Daha Sevgili ve Daha Yumuşak Bir Şey Yok ki Benim için.</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105992-bundan-daha-sevgili-ve-daha-yumusak-bir-sey-yok-ki-benim-icin.html</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 23:13:50 GMT</pubDate>
			<description>Süleyman Aleyhisselâm Bir Çeşmede Elini Yüzünü Yıkamış. Bakınmış, Kimse Yok Yanında. Ne Bir İnsan Ne de Bir Hayvan; Bir Kirpiden Başka. Ona, “Git...”...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Süleyman Aleyhisselâm Bir Çeşmede Elini Yüzünü Yıkamış. Bakınmış, Kimse Yok Yanında. Ne Bir İnsan Ne de Bir Hayvan; Bir Kirpiden Başka. Ona, “Git...” Demiş, “Bana Yumuşak Bir Şey Getir de, Elimi Yüzümü Kurulayayım...”<br />
<br />
Kirpi Acele Koşup Minik Yavrusunu Getirmiş, Uzatmış Süleyman Aleyhisselâm’a, “Buyur...” Demiş, “Bununla Kurula...”<br />
<br />
Bakmış Süleyman Aleyhisselâm Kirpiye ve Yavrusuna, Yüzlerce Diken! “Hiç Olur mu Bununla El Yüz Kurulamak?” Diye Sormuş Kirpiye, “Git Bana Doğru Dürüst Yumuşak Bir Şey Getir!” Demiş. O Zaman Demiş, “En Allah’ın Nebîsi...” Kirpi, “Bundan Daha Sevgili ve Daha Yumuşak Bir Şey Yok ki Benim İçin...”<br />
<br />
Ne Engin Bir Merhâmet Hissi Anne Kirpinin Yüreğindeki!</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105992-bundan-daha-sevgili-ve-daha-yumusak-bir-sey-yok-ki-benim-icin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kulun işi ne zaman güzel olur?</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105913-kulun-isi-ne-zaman-guzel-olur.html</link>
			<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 23:13:14 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Bir Gün Yahya b. Maâz-ı Râzî’ye Sordular: 
 
&#9644; “Kulun İşi Ne Zaman Güzel Olur?” 
 
Cevabı Şu Oldu: 
 
&#9644; “Allah’ın Bütün Hüküm, Kazâ ve Tedbirleri...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bir Gün Yahya b. Maâz-ı Râzî’ye Sordular:<br />
<br />
&#9644; “Kulun İşi Ne Zaman Güzel Olur?”<br />
<br />
Cevabı Şu Oldu:<br />
<br />
&#9644; “Allah’ın Bütün Hüküm, Kazâ ve Tedbirleri Önünde Râzı Olduğunu İspat Ettiği Zaman...”<br />
<br />
Bu Hâle Erebilmesi İçin de Kulun Şöyle Demesi Gerektiğini Anlattı; Yâ Rabbi... Bana Verirsen Şükrederim. Vermezsen Râzı Olurum. Çağırırsan Gelirim. Beni Hâlime Bırakırsan Kulluk Etmeye Devam Ederim.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105913-kulun-isi-ne-zaman-guzel-olur.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cennette Cuma ve ikramlar</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105748-cennette-cuma-ve-ikramlar.html</link>
			<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:00:13 GMT</pubDate>
			<description>CENNET-Ü ÂLÂDA CUM’A MECLİSİ VE İKRÂMLAR 
 
Tergîb-i Hamîdî’de ve İhyâ-u Ulûm’da Enes bin Mâlik Radiyallâhû Anh Rivâyeti ile Rasülullah Sallallâhû...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>CENNET-Ü ÂLÂDA CUM’A MECLİSİ VE İKRÂMLAR<br />
<br />
Tergîb-i Hamîdî’de ve İhyâ-u Ulûm’da Enes bin Mâlik Radiyallâhû Anh Rivâyeti ile Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem’den Bildirilir:<br />
<br />
Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimiz Buyurdu ki; Cebrâil Aleyhisselâm Bana Geldi. Elinde Beyaz Ayna Gibi Bir Şey ve O Aynada Siyah Bir Nokta Vardı:<br />
<br />
&#9644; “Ey Cebrâil! Bu Elindeki Nedir?”<br />
<br />
Dedim.<br />
<br />
&#9644; “Bu Cum’adır, Rabbin Sana Arz Eder.”<br />
<br />
Dedi.<br />
<br />
&#9644; “Bu Günde Bizim İçin Ne Nâsip Vardır?”<br />
<br />
Dedim.<br />
<br />
&#9644; “Sizin İçin Bunda Hayr ve Bereket Vardır. İlk İyilik Sen Olursun, Yahudiler ve Hıristiyanlar Senden Sonra Olur. {Yani Cum’a Günü Senin ve Ümmetinindir. Cumartesi Yahudilerin ve Pazar Hıristiyanlarındır.} Cum’a Gününde Öyle Bir Zaman Vardır ki, O Saati Bulup Duâ Edip de Cenâb-ı Hakk’tan İsteyene Allahû Teâlâ İstediğini Verir. O Şey Onun Kısmeti Değil ise Hazreti Allah Ondan Daha Hayırlısını Ona Ayırır. O Ânda Hangi Kötülükten Allah’a Sığınırsa, Hazreti Allah, O Kötülük Ona Takdir Edilmemiş ise Kaldırır. Takdir Edilmiş ise Ondan Fazla Büyük Bir Kötülüğü Ondan Döndürür...”<br />
<br />
Sonra:<br />
<br />
&#9644; “Bu Siyah Nokta Nedir?”<br />
<br />
Dedim.<br />
<br />
&#9644; “Bu, Kıyâmettir. Cum’a Günü Kopar. Biz Melekler Bu Güne Yevm-i Mezîd Deriz.”<br />
<br />
&#9644; “Ne Sebepten?”<br />
<br />
Dedim.<br />
<br />
&#9644; “Hazreti Allah Cennette Miskten Güzel Kokulu Beyaz Bir Vadi Yaratmıştır. Cum’a Günü Olduğu Vakit, Kullarını Buraya Dâvet Eder. Hakk Teâlâ Âlâ-i İlliyînden Kürsîye Nüzûl Buyurarak Cennet Ehline Tecelli Eder. {Nüzûl ve Kürsî Gibi Kelimeler Mecâz ve Müteşâbihâttandır, Anlamı Bize Kapalıdır.} Kürsînin Etrâfında Nûrdan Minberler Kurulur. Peygamberler O Minberlere Çıkar ve Otururlar. Peygamberlerin Minberleri Etrâfında Başka Minberler Kurulur. Kırmızı Altından Olup İnci, Zümrüt ve Yakût ile İşlemeli Olurlar. Bunlara Sıddîklar ve Şehitler Çıkıp Otururlar. Sonra Cennet Ehli Bulundukları Yerlerden Çıkıp O Misk Vadisine Doğru Giderler ve Orada Otururlar. Ondan Sonra Hazreti Allah Onlara Tecelli Eder. Sonra, “Ben Vaadimin Doğru Olduğunu Size Gösteren Allahım. Sizi İkrâm Yerim Olan Cennete Koydum. İsteyin Benden Vereyim!” Buyurur. Onlar, “Yâ Rabbi! Senin Rızânı İstiyoruz.” Derler. “Size Kerâmetimi İhsân Eyledim, Benden Ne İsterseniz İsteyin!” Buyurur. Tekrar, “Yâ Rabbi! Senin Rızânı İstiyoruz.” Derler. Hazreti Allah, “Şahit Olun ki, Ben ki Allahım, Sizden Râzı Oldum!” Buyurur. Sonra Onlara Rahmet Kapılarını Açar ve Kendi İkrâmlarından Onlara İkrâm Eder. Bu İkrâmlar Gözlerin Görmediği, Kulakların İşitmediği, Hiçbir İnsan Kalbinden Geçmeyen Nimetlerdir. O Emri, Îmâmınızın Cum’adan Ayrılması Gibi Kaldırır, Minberleri de Kaldırtır. Peygamberler, Sıddîklar ve Şehitler Tekrar Kendi Yerlerine, Köşk Sahipleri Kendi Köşklerine Giderler. O Köşkler Beyaz İnciden yahût Kırmızı Yakûttan yahût Yeşil Zeberceddendir. O Köşklerde Ses, Eziyet ve Meşgâle Olmaz. Kapıları Kapanmaz. O Köşklerde Hizmet Ediciler, Hayz ve Nifâstan, Küçük ve Büyük Abdestten Berî Çiftler Bulunur. Orada Irmaklar Akar. Meyveler Dallarda Asılı ve Olgun Hâlde Bulunur. Cennettekiler, Cum’a Günü Kadar Hiçbir Günü Şevkle Beklemezler. Hazreti Allah’a Daha Çok Bakmak, İkrâmlarına Daha Çok Kavuşmak İsterler. Bunun İçin Bu Güne Mezîd Günü Denir...”<br />
<br />
Yâ Rabbi! Cum’a Gününün ve Cum’a Ehlinin Hürmetine Bizi O Meclise Kavuştur. İkrâm ve İhsânın ile Sonsuz Saâdet ve Kerâmeti İhsân Eyle!<br />
<br />
[Riyâdü’n-Nâsihîn]</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105748-cennette-cuma-ve-ikramlar.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kalpteki 7 Zırh ve Zırhlar Nasıl Zayıflar ve Açık Hedef Olur?</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105740-kalpteki-7-zirh-ve-zirhlar-nasil-zayiflar-ve-acik-hedef-olur.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:55:59 GMT</pubDate>
			<description>Kalpteki 7 Zırh ve Zırhlar Nasıl Zayıflar ve Açık Hedef Olur?  
 
insanın kalbini sadece et parçası değil, iç içe geçmiş 7 manevi kaleden oluşan bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kalpteki 7 Zırh ve Zırhlar Nasıl Zayıflar ve Açık Hedef Olur? <br />
<br />
insanın kalbini sadece et parçası değil, iç içe geçmiş 7 manevi kaleden oluşan bir merkez olduğunu biliyormuyuz.<br />
<br />
&#128205;Sadr (Göğüs Kafesi): İslam'ın, amellerin ve dış dünyaya açılan kapının merkezidir. İlk savunma hattıdır.<br />
&#128205;Kalb: İman ve küfür mücadelesinin döndüğü, sürekli değişken olan merkez.<br />
&#128205;Şegaf (Kalp Zarı): Sevgi, şefkat ve bağlılığın merkezidir. Burası dünyaya aşırı meylederse zırh delinir.<br />
&#128205;Fuad: Basiretin, manevi görme yeteneğinin merkezidir. Hak ile batılı ayırır.<br />
&#128205;Habbetü'l-Kalb (Kalp Çekirdeği): İlahi aşkın ve tecellilerin düştüğü yerdir.<br />
&#128205;Süveyda (Kara Nokta): Kalbin en derinindeki gizli ilimlerin, idrakin merkezidir.<br />
&#128205;Behçetü'l-Kalb (Sirr): Ruhun Allah ile olan en saf, en derin bağıdır.<br />
<br />
Bu 7 Zırh, kul salih ameller işledikçe, zikirle ve abdestle meşgul oldukça &quot;nurdan birer zırha&quot; dönüşür. Dışarıdan gelecek şeytani vesveseler, habis ruhlar ve negatif enerjiler bu zırhları geçemez.<br />
<br />
Zırhlar Nasıl Zayıflar ve Açık Hedef Olur?<br />
<br />
bu zırhlar dışarıdan bir darbeyle değil, içeriden yapılan bir ihanetle, yani kalbin kirlenmesiyle zayıflar.<br />
 <br />
&#128205;Günahların Asit Etkisi: İşlenen her günah, gaflet, kibir, haset veya bir önceki konumuzda geçtiği gibi Allah'a verilen sözü bilerek çiğnemek, kalbin en dıştaki zırhı olan Sadr katmanında kara bir leke (is) bırakır.<br />
<br />
&#128205;Katman Katman Çürüme: Kul tövbe etmedikçe o leke kalbe yerleşir ve adeta bir asit gibi zırhı deler. Sadr delinince tehlike Kalb'e, orası delinince Şegaf'ı kuşatmaya başlar.<br />
<br />
&#128205;Frekansın Düşmesi (Açık Hedef Olma): Kalbin zırhları delindikçe, insanın yaydığı manevi nur (frekans) azalır ve yerini karanlık bir enerjiye (zulmete) bırakır. İşte havas alimlerinin &quot;günahın getirdiği varlıklar&quot; dediği habis ruhlar, cinler veya vesvese şeytanları bu deliklerden içeri sızarlar. Kul artık korumasız bir kale gibi açık hedef haline gelir.<br />
<br />
&#128205;Zırhları Yeniden Tamir Etmenin Yolu<br />
Eğer bir insan günahları, ihmalleri veya manevi boşlukları sebebiyle bu zırhların zayıfladığını hissediyorsa (daralma, vesvese, sebepsiz korku, musallat şüphesi vb.), bunu tamir etmenin yolu da yine bellidir:<br />
<br />
&#128205;Tevbe ve İstiğfar: Günahın asit gibi deldiği yeri kapatan yegane kaynak tövbedir. Tövbe, zırhı anında kaynak yapar, kapatır.<br />
 Zikir (Özellikle Kelime-i Tevhid ve Salavat): Kalbi cilalar ve zırhları yeniden parlatır.<br />
<br />
&#128205;Farzlara Dikkat ve Borçları Ödemek: Üzerinizde kalmış namaz, oruç veya yerine getirilmemiş borçlar varsa, bunları ödemek kalbin en dıştaki savunma hattını (Sadr) tahkim eder, şeytana koz vermez.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Hal</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105740-kalpteki-7-zirh-ve-zirhlar-nasil-zayiflar-ve-acik-hedef-olur.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Allah ölümü yarattı</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105728-allah-olumu-yaratti.html</link>
			<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 23:13:19 GMT</pubDate>
			<description>Allahû Teâlâ Hazretleri Ölümü Alaca Bir Koç Suretinde Yarattığında Ona Buyurdu ki; Bu Heyetin (ve Şeklin) Üzere Melekler Saflarının Arasına Git...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Allahû Teâlâ Hazretleri Ölümü Alaca Bir Koç Suretinde Yarattığında Ona Buyurdu ki; Bu Heyetin (ve Şeklin) Üzere Melekler Saflarının Arasına Git (Onların Arasına Gir)!<br />
<br />
Ölümü, Müşahhas Olarak Alaca Koç Suretinde Gören Meleklerin Tümü Bayıldı. Tam Bin Sene Baygın Kaldılar. Sonra Melekler Kendilerine Geldi ve Allahû Teâlâ Hazretlerine Şöyle Seslendiler:<br />
<br />
&#9644; “Ey Rabbimiz! Bu Nedir?”<br />
<br />
Allahû Teâlâ Hazretleri Buyurdu:<br />
<br />
&#9644; “O Ölümdür!”<br />
<br />
&#9644; “Yâ Rabbi, Bu Ölüm Kimler İçindir?”<br />
<br />
&#9644; “Nefs (Rûh) Sahibi Olan Herkes İçindir.”<br />
<br />
&#9644; “Yâ Rabbi, Dünyâyı Neden Yarattın?”<br />
<br />
&#9644; “Âdemoğulları Orada Yerleşsin (ve Orada İskân Olmaları) İçin...”<br />
<br />
&#9644; “Yâ Rabbi, Kadınları Niçin Yarattın?”<br />
<br />
&#9644; “Nesil Olsun Diye...”<br />
<br />
&#9644; “Bunun (Ölümün) Kendisine Musallat Olduğu Kişi, Kadınlarla ve Dünyâ (Malı ve Ziyneti) ile Meşgûl Olur mu?”<br />
<br />
&#9644; “Tûl-i Emel (Uzun Yaşama Düşüncesi) Onlara Ölümü Unutturur, Hattâ Onlardan Dünyâyı Alan (Dünyâ Malına Sarılan) ve Kadınların Şehvetine Sarılanlar Olur...”<br />
<br />
[Rûhu’l-Beyân Tefsîrinin Hadîs-i Şerifleri, Cilt: 1, Sayfa: 565.]</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105728-allah-olumu-yaratti.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ahmaklar olmasaydı, dünya harap olurdu.</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105685-ahmaklar-olmasaydi-dunya-harap-olurdu.html</link>
			<pubDate>Sat, 15 Aug 2026 09:34:44 GMT</pubDate>
			<description>“Eğer Ahmaklar Olmamış Olsaydı, Elbette Dünyâ Harâp Olurdu.” 
 
Bâzıları Buyurdu; Eğer İnsanların Hepsi Akıllı Olmuş Olsalardı, Biz Yaş Bir Şey...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>“Eğer Ahmaklar Olmamış Olsaydı, Elbette Dünyâ Harâp Olurdu.”<br />
<br />
Bâzıları Buyurdu; Eğer İnsanların Hepsi Akıllı Olmuş Olsalardı, Biz Yaş Bir Şey (Meyve ve Sebze) Yiyemez ve Soğuk Bir Su İçemezdik Yani (Eğer Ahmaklar Olmamış Olsaydı) Akıllılar Yaş Hurmaları Silkelemek ve Koparmak İçin (Canlarını Tehlikeye Atarak) Hurma Ağaçlarının Üzerine Çıkmazlardı ve Soğuk Su Çıkarmak İçin Derin Su Kuyuları Kazmazlardı.<br />
<br />
[el-Yevâkît] Kitabında Olduğu Gibi.<br />
<br />
[Rûhu’l-Beyân Tefsîri]</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Naim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105685-ahmaklar-olmasaydi-dunya-harap-olurdu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ruhlar 4 Kısımdır</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105680-ruhlar-4-kisimdir.html</link>
			<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 23:13:12 GMT</pubDate>
			<description>Bahrü’l-Kelâm Kitabında Der ki; Rûhlar Dört Kısımdır: 
 
1. Peygamberlerin (Aleyhimüsselâm) Rûhları. 
 
Cesedleri Şekline Girer, Misk ve Kâfur Gibi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bahrü’l-Kelâm Kitabında Der ki; Rûhlar Dört Kısımdır:<br />
<br />
1. Peygamberlerin (Aleyhimüsselâm) Rûhları.<br />
<br />
Cesedleri Şekline Girer, Misk ve Kâfur Gibi Güzel Kokarlar. Cennette Yiyip İçerler. Türlü-Türlü Nimetler ile Nimetlenirler. Gece Olunca Arş-ı Âlâ Altında Nûrlu ve Asılı Olan Kandillere Girerler.<br />
<br />
2. Şehidlerin Rûhları.<br />
<br />
Cesedlerinden Çıkınca, Yeşil Kuşların Kursaklarında Olup, Cennette Yiyip İçip, Türlü-Türlü Nimetler ile Nimetlenirler. Gece Olunca Arş-ı Âlâ Altında Nûrdan ve Asılı Duran Kandillere Girerler.<br />
<br />
3. Müslümanlardan İtaâtkâr Olanların Rûhları.<br />
<br />
Cennet Bahçelerinde Zevk ve Safâ Ederler Fakât Yemezler ve İçmezler. Cennetlere ve Derecelerine Bakarlar.<br />
<br />
4. Mü’minlerden Âsi Olanların Rûhları.<br />
<br />
Gök ile Yer Arasında, Havada Dururlar.<br />
<br />
Kâfirlerin Rûhları ise Siccîn’de, Siyah Kuşların Kursağında, Yedi Kat Yerin Dibinde Azâb Olunurlar (Cesedleri Azâb ve Elemi Duyar).<br />
<br />
Bir Kimse Âhirete Borçlu Giderse, Mahpus Olur. Dünyâdaki Vârisleri Ödeyinceye Kadar Devam Eder. Mü’minlerin Küçük iken Ölen Çocukları Cennettedir. Kimi İbrahim Aleyhisselâm’ın Yanında, Kimi de Sâre Radiyallâhû Anhâ’nın Yanında Bulunurlar. Âhirette Analarına ve Babalarına Teslim Edilirler.<br />
<br />
Azâbdan Kurtulup, Nimete Kavuşanların Rûhları Birbiri ile Görüşüp, Birbirlerini Ziyâret Ederler. Îmâm-ı Ahmed’in Müsned’ine, Kâ’b b. Mâlik Rivâyetiyle Sabit Olan Hadîs-i Şerifte, “Mü’minin Rûhu Uçucudur ve Cennet Ağaçlarından Meyveler Yiyip Zevk ve Safâ Üzere Olur. Allahû Teâlâ Onu Kıyâmette Cesedine Koyuncaya Kadar Devam Eder.” Buyuruldu.<br />
<br />
Hâfız İbn Kesîr Rahmetullâhi Aleyh Buyurdu ki; Bu Hadîs-i Şerifte, Bütün Mü’minlere Müjdeler Vardır ki, Onların Rûhları Cennette Seyrân ve Temâşa Edip, Yiyip İçerler. Bunun Gibi Daha Birçok Hadîs-i Şerifler Vardır Ama Azâb Görenler İçin Değillerdir. Zirâ Onlar, Tutuklu ve Azâb İçerisindedirler.<br />
<br />
Şehidlerin Bir Kısmı Vardır ki, Cennet Kapısı Yanında Bârık Adındaki Irmak Etrâfında, Yeşil Kubbeler Altında Bulunurlar. Cennetten Onlara Her Zaman Rızk Gelir.<br />
<br />
Dünyâda Olanların Yaptıkları İşler, Âhirette Olan Saâdete Kavuşmuşlara Arz Olunur. Necmeddin Risâlesi’nde ve Diğer Hadîs Kitaplarında Yazıyor ki; Îmâm-ı Tirmizî Nevâdiru’l-Usûl Kitabında, Abdülgafur’dan, O da Babasından, O da Ceddinden Bildiriyor ki; Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimiz Buyurdu ki, “Amel Defterleri Pazartesi ve Perşembe Günleri Allahû Teâlâ’ya Arz Olunur. Peygamberlere, Babalara ve Analara Cum’a Günü Arz Olunur Onların Sevâplarına Sevinirler, Yüzlerinin Nûru Artar. Evlâdlarının Sâlih Amellerinden Râzı Olurlar. O Hâlde Allahû Teâlâ’dan Korkunuz ve Günâh İşlemekle Ölülerinize Eziyet Vermeyiniz, Onları Mahzûn Etmeyiniz.”</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105680-ruhlar-4-kisimdir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bir Hükmün Doğru veyâ Yanlış Olduğu</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105665-bir-hukmun-dogru-veya-yanlis-oldugu.html</link>
			<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 23:13:48 GMT</pubDate>
			<description>Bir Hükmün Doğru veyâ Yanlış Olduğu Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Bildirdiklerine Uygun Olup Olmamakla Anlaşılır. Çünkü Ehl-i Sünnet Âlimlerinin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bir Hükmün Doğru veyâ Yanlış Olduğu Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Bildirdiklerine Uygun Olup Olmamakla Anlaşılır. Çünkü Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Bildirdiklerine Uymayan Her Manâ Kıymetsizdir, Yanlıştır. Çünkü Her Sapık, Kur’an ve Sünnete Uyduğunu Sanır, Sapıklığının Doğru Olduğunu İddia Eder. Yarım Aklı, Kısa Görüşüyle, Bu Kaynaklardan Yanlış Manâlar Çıkarır. Doğru Yoldan Kayar, Felâkete Gider. Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Bildirdikleri Manâlar Doğrudur, Bunlara Uymayan Yanlıştır.<br />
<br />
[Mektûbât-ı Rabbânî, 1/ 286.]</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105665-bir-hukmun-dogru-veya-yanlis-oldugu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nuh a.s gemiye üzüm almayı unuttu</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105591-nuh-s-gemiye-uzum-almayi-unuttu.html</link>
			<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 23:13:02 GMT</pubDate>
			<description>Nûh Aleyhisselâm Tufanda Gemiye Her Çeşit Bitki ve Hayvanattan Almış Fakât Asma Almayı Unutmuştu. Gemi Su Üzerinde iken Gemidekiler Üzüm İstedi. Nûh...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Nûh Aleyhisselâm Tufanda Gemiye Her Çeşit Bitki ve Hayvanattan Almış Fakât Asma Almayı Unutmuştu. Gemi Su Üzerinde iken Gemidekiler Üzüm İstedi. Nûh Aleyhisselâm, Allahû Teâlâ Hazretlerine Yalvardı. Cenâb-ı Hakk da, “Bir Tilki, Bir Aslan ve Bir de Eşek Keserek Kanlarını Bir Yere Gömersen, Oradan Bağ Çubuğu Çıkar.” Diye Vahy Etti ve Nûh Aleyhisselâm da Bunu Aynen Yerine Getirdi Üzümler Yeşerdi. İşte Bundan Zamanla İnsanlar Şarap Yaptı. Bu Şarabı ve İçkiyi İçenler de Aslan Gibi Cesaretli, Ayı Gibi Kuvvetli, Kaplan Gibi Öfkeli, Çakal Gibi Ulumak, Köpek Gibi Dövüşken, Tilki Gibi İntikamcı ve Kurnaz, Horoz Gibi Ses Çıkaran, Hırlayan ve Horlayan Alâmetler Görülür Oldu. Hattâ Nûh Aleyhisselâm Çubukları Tutturamadı Fakât İblis, “Yukarıdaki Yedi (7) Cins Mahlûku Kesip Kanlarını Akıt!” Dedi. Onun İçin Çubukları Yedi Renk Oldu Denir. İşte Şarap İçenler de, Böyle Hayvanların Yaptıklarını Yapar.<br />
<br />
<img style="max-width: 300px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://havasokulu1.com/resimyukle/images/nuhungemisi.jpg" border="0" alt="" /></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Ulemaa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105591-nuh-s-gemiye-uzum-almayi-unuttu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cin ve Şeytan nasıl çarpılır</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105585-cin-ve-seytan-nasil-carpilir.html</link>
			<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 23:13:02 GMT</pubDate>
			<description>Meşâyih-i Kirâm İttifâkla Buyurmuşlardır ki; Zikr Kalbe Temekkün Edip Yerleştiğinde, Cin ve Şeytân İnsana Musallat Olunca, İnsan Nasıl Çarpılıp...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Meşâyih-i Kirâm İttifâkla Buyurmuşlardır ki; Zikr Kalbe Temekkün Edip Yerleştiğinde, Cin ve Şeytân İnsana Musallat Olunca, İnsan Nasıl Çarpılıp Düşüyorsa, Bu Zikredene Yaklaşan Şeytân da Öyle Çarpılır.<br />
<br />
Şeytânlar Onun Başına Toplanıp, “Buna Ne Olmuş?” Diye Sorarlar. Onlara Denilir ki; O Bir Zâkire Yaklaşmış da Çarpılmış.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>KIRMIZI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105585-cin-ve-seytan-nasil-carpilir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kardeşini Affettik, Seni de Onun Hatırı için Bağışladık...</title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105470-kardesini-affettik-seni-de-onun-hatiri-icin-bagisladik.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 23:13:03 GMT</pubDate>
			<description>Ebû’l-Hasan Harkânî Şöyle Anlatır; İki Kardeş Vardı, Bir de Anaları. Her Gece (Nöbetleşerek) Kardeşlerden Biri Annenin, Diğeri Allah’ın Hizmetiyle...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Ebû’l-Hasan Harkânî Şöyle Anlatır; İki Kardeş Vardı, Bir de Anaları. Her Gece (Nöbetleşerek) Kardeşlerden Biri Annenin, Diğeri Allah’ın Hizmetiyle Meşgûl Olurdu. Allah’ın Hizmetiyle Meşgûl Olan Kardeş, Rabbine Hizmet Ettiği İçin Memnundu. Kardeşine:<br />
<br />
&#9644; “Bu Gece de Allah’a Hizmet Etme Hakkından Benim İçin Feragât Et?”<br />
<br />
Dedi. O da Şöyle Dedi:<br />
<br />
&#9644; “Peki, Öyle Olsun...”<br />
<br />
O Gece Allah’a Hizmet Yolunda Başını Secdeye Koydu, Bir Rüyâ Gördü, Bir Ses Dedi ki:<br />
<br />
&#9644; “Kardeşini Affettik, Seni de Onun Hatırı İçin Bağışladık...”<br />
<br />
&#9644; “Ama Ben Allah’ın Hizmetinde, O ise Anne Hizmetinde Bulunuyor, Beni Onun Ameli Vesilesi ile mi Bağışlıyorsunuz?”<br />
<br />
&#9644; “Evet, Öyle! Zirâ Senin Yapmış Olduğun İşe Bizim Hiç İhtiyacımız Yok, Oysa Kardeşinin Yaptığı Hizmete Annenin Mutlak İhtiyacı Var...”<br />
<br />
[Tezkiretü’l-Evliyâ]</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105470-kardesini-affettik-seni-de-onun-hatiri-icin-bagisladik.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hubb-i Fillah (Allah için Allah'ın Sevdiklerini sevmek)]]></title>
			<link>https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105461-hubb-i-fillah-allah-icin-allahin-sevdiklerini-sevmek.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 06:49:38 GMT</pubDate>
			<description>Dinimizde Hubb-i Fillâhın, Yani Allah İçin Allah’ın Sevdiklerini Sevmenin Önemi Çok Büyüktür. Hubb-i Fillâh Îmânın Esâsıdır, Şartıdır. Hubb-i...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Dinimizde Hubb-i Fillâhın, Yani Allah İçin Allah’ın Sevdiklerini Sevmenin Önemi Çok Büyüktür. Hubb-i Fillâh Îmânın Esâsıdır, Şartıdır. Hubb-i Fillâhsız Îmân Olmaz.<br />
<br />
Hakk Teâlâ, Hazreti Îsâ’ya Vahy Etti; Eğer Yer ve Göklerde Bulunan Bütün Mahlûkatın İbâdetlerini Yapsan, Dostlarımı Sevmedikçe ve Düşmanlarıma Düşmanlık Etmedikçe, Hiç Faydası Olmaz!<br />
<br />
[Kimyâ-yı Saâdet]<br />
<br />
Mûsâ Aleyhisselâm, “Yâ Rabbi! Senin İçin En Kıymetli Amel Nedir?” Diye Sordu. Allahû Teâlâ, “Benim İçin Evliyâmı, Dostlarımı Sevmek ve Düşmanlarıma Düşmanlık Göstermektir!” Buyurdu.<br />
<br />
[Mektûbât-ı Masûmiyye]</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/">Tasavvuf Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Skoda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-sohbetleri/105461-hubb-i-fillah-allah-icin-allahin-sevdiklerini-sevmek.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
