![]() |
Geriye Kalan
Ne ben bütüne sığdım, ne bütün bana;
akıl sınır çizdi, hakikat sustu. Benliğim kendine bir taht kurdu da, bütün kâinat o tahtın gölgesinde yoruldu. Oysa hiçlik, yok olmak değildi; kendine biçtiğin mutlaklıktan geçmekti. Fenâ, varlığı tümüyle silmek değil, kendine dair bildiklerinin ötesine geçmekti. Ne kadar çoğalttıysam kendimi, o kadar uzak düştüm kendimden. Biriktirdiğim bütün cevaplar bir kapının önünde yığıldı; anahtar, sormayı bıraktığım yerdeydi. Belki de fenâ, kendinden geriye hiçbir şey bırakmak değil, kendini her şeyin ölçüsü sanmaktan vazgeçmekti. Akıl kendi dokuduğu ağda yenilir; Bir’i ararken çoklukta silinir. Her sureti ayrı, her ayrılığı mutlak sanan, en nihayet kendi zindanına yenilir. Bir damla denize karışınca yok mu olur, yoksa damlalığını mı unutur? Kapanır kapılar, geriye ne kalır? Hakikat surette görünür, kibre sığmaz; surete tapan, mânâdan mahrum kalır. Şimdi aynaya bakıyorum; ne gördüğümü inkâr ediyorum ne de gördüğümü hakikat sanıyorum. Suret duruyor yerinde, ama artık ona sığmıyorum. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:07. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com