![]() |
istanbul sözleşmesi yerine islam sözleşmesi
Müslüman halkı Avrupa kanunları ile yönetmenin yanlış olduğu başından beri belliydi. Türk Ceza Kanunu bize ait değil, Medeni Kanun bize ait değil, Ticaret Kanunu bize ait değil, Deniz Kanunu bize ait değil... Millî Eğitim bile millî değil...
Evlilik Kanunu, söz, nişan, evlilik şartları, evlilikte tarafların hak ve sorumlulukları, ailede geçimsizlik ve çözüm yolları, kadının beyanı kanunu, boşanma, nafaka... Hiçbiri bu milletin kanunu değil. Bu kanunlar ne örfümüze uygun ne geleneğe uygun ne millî değerlerimize uygun ne dini değerlere uygun... Kanun yapılırken kanunun halka uygunluğu da esas alınır. Ama paket ve sipariş kanunlar başka milletlerin örfüne uygun olsa da bu halkın millî ve manevi değerlerine uygun değildir... İşte İstanbul sözleşmesinin durumu... Mağdurların tamamı İstanbul sözleşmesinin yaptırımlarına maruz kaldığını ifade ediyor. Hukukçular bu kanunun aileyi korumadığını bilakis aileyi daha da çıkmaza götürdüğünde hemfikirler. İstanbul sözleşmesi gidip yerine ne bileyim Ankara, İzmir sözleşmesi geleceğine İslam sözleşmesi gelsin. İslam sözleşmesinde neler mi var? 1- Kadınlar size Allah'ın emanetidir. Allah'ın size emanet olarak bıraktığı kadınlara haksızlık etmeyin. Bu, Allah'a karşı gelmektir. 2- Kadınlar emanettir. Mal değildir. Kimsenin özel mülkü değildir. Emanete iyi bakmadın mı Allah onu senden alır. Emanete ihanet etmek, nifakın bir alametidir. 3- Boşanmış kadınlar üzerinde bir hakkınız yoktur. O, artık sizin için bir yabancıdır. Namus adı altında onun hayatına müdahele edemezsiniz. 4- Hazreti Peygamber, "sizin iyileriniz kadınları dövenleriniz değildir" diyerek, kadına karşı şiddeti yasaklamıştır. 5- Kadının beyanı esas değildir. Esas olan beyyinedir, kesin delil veya şahittir. Öyle bir iftira ile erkeği evinden uzaklaştıramazsınız. 6- Kadının mihir hakkı vardır. Bu onun bir güvencesidir. Medeni hukuk bunu tanımaz ama İslam hukuku bunu nikahın bir şartı, farzı olarak görür. 7- İslam'da süresiz nafaka yoktur. Batıdan gelen kanunlar erkekleri manyağa çevirdi. Adam, karısı ile ayrılıyor. Ayrıldığı için ona nafaka veriyor. Bazen bu kadın eski kocasından aldığı nafakayı sevgili ile çatır çutur yiyor. Hangi erkek olsa kafayı yer. Erkek böyle bir durumda aldatılıyor. Para eski kocadan ama öpücükler yeni sevgiliye gidiyor. Zaten nafaka kesilmesin diye kadın resmi nikah bile yapmıyor... Bu haksız ve süresiz nafaka kanunu, cinayetlerin azmettiricisidir. 8- İslam'da kadının hak ve sorumlulukları vardır. Erkeğin de hak ve sorumlulukları vardır. Taraflar arasında hem vicdani hem dini haklar vardır. Ama mevcut kanunlarda vicdan yerine yaptırım kanunları vardır. 9- Anlaşmazlık durumunda kadının ve erkeğin ailesinden birer hakem tayin edilir. Sadece kadının ifadesi yeterli değildir. 10- Mücadele Sûresi bir kadının hak arayışı neticesinde nazil olmuştur. Kadın, her türlü hakkı için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. Buna kocasını beğenmeme hakkı da dahildir. 11- İslam'da boşanma hakkı sınırlıdır. Bu sınırlı hakkın taraflar arasında gelişigüzel kullanılması doğru değildir. İslam bunun için tedbir alır ve tarafları evlilik hukukunu öğrenmeye mecbur tutar. Evlenen taraflar evlilikteki yasakları bilmek zorundadır. 12- İslam, evlilik ile ilgili bazı muameleleri örfün inisiyatifine bırakmıştır. Bu nedenle Türkiye'de evlilik ile ilgili özel hükümler olabilir. 13- İslam, evliliği bir ibadet olarak görür. Evlilik sıradan bir akit değildir. Bu işin kutsî yönü de vardır. Sadece resmi bir akitten ibaret değildir. 14- İslam'da aile reisi erkektir. Nitekim eski medeni hukukumuzda yer alan bu ifade sonra kaldırıldı. Şu an evde kim aile reisi belli değildir. Kaptanı olmayan ya da kaptanı çok olan gemi ilerleyemez. 15- Müslüman halka Hıristiyan Avrupa kanunlarını dayatmak haramdır. Vebaldir. Beşeri olacaksa da bu ülkenin örfüne uygun olması gerekiyor. Bunun için yerelde araştırmaların yapılması ve bu halkın değerlerine uygun kanunların yapılması lazım. Dini olmayacaksa da millî değerlere uygun olması gerekiyor. |
Toplumu devletlerininin kanunları şekillendirir. Bayrağı haç olan bir ülkenin aile kanunu almışsınız. Kanununu aldığımız o ülkede bir kız erkek arkadaşını evine getirir. Odayı üzerine kitler. Kızın babası kapıyı tıklatır, "önleminizi aldınınız mı?" diye sorar, daha fazlasını yapamaz. Milli füze yapabilirsiniz ama milli kanun yapamazsınız. O iş o kadar kolay değil.
|
İnancımız var hayallerimiz var bir günde olmasa da birgün olur inşAllah.
|
Sorun isimse değiştiririz yahu Sen kadına kadın gibi davran gerisi kolay takılma böyle şeylere :):)
|
istanbul sözleşmesinin dinimize ters olan bazı maddeleri
İŞTE DİNİMİZE TERS OLAN İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN BAZI MADDE ÖZETLERİ:
1 – 3/b madde ve fıkrası, PARTNER DEYİMİNİ GETİRMİŞ Kİ, BU DEYİMLE HOMOSEKSÜELLİK YASAL ALT YAPIYA KAVUŞTURULMUŞTUR. 2 – 4/3 madde ve fıkrası, CİNSEL YÖNELİMİ TEMEL HAKLAR ARASINA ALMIŞ OLUP YASAL ALT YAPI OLUŞTURULMUŞTUR. 3 – 4/4 madde ve fıkrasıyla, KADINLAR LEHİNE ALINACAK HİÇ BİR KARAR AYRIMCILIK SAYILMAYACAK. 4 – 4. maddede “AİLE” OLARAK TERCÜME EDİLEN KELİME ASIL METİNDE, “DOMESTİK” OLARAK GEÇİYOR. DOMESTİK, ORTAK EV ARKADAŞLIĞI OLUP, HOMOSEKSÜEL İKAMETLERİ DE KAPSAR. 5 – 7. maddeye göre, DEVLETİN ALACAĞI TEDBİRLER, TÜM SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİ DE KAPSAYACAK. 6 – 9. maddeye göre, devlet sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına itibar edecek ve onlarla bu konuda her türlü birlikteliği sağlayacak, teşvik edecek ve güç verecek. 7 – 12/1. madde ve fıkrasıyla, aile içinde bulunan din, örf ve adetlerimizdeki esasa göre, karı-koca görev ve sorumlulukları kalkıyor. Eşler birbirlerine karşı bağımsız ve sorumsuz oluyor. 8 – 12/1. madde ve fıkrada, “ortadan kaldırma” olarak yapılan tercümenin asıl metindeki, kelimenin karşılığı, “kökünden kazıma” olup, böyle tercüme edilmesinden korkulmuş ve yumuşak mana verilmiş. 9 – 12/5. madde ve fıkraya göre, homoseksüellere karşı, din, sözde namus ve kültür kuralları gibi bahanelerle karşı çıkılmayacak. 10 – 13. maddeye göre devlet, toplumsal tepkileri önlemek için, bunların dernek ve kuruluşlarına yardım edecek, yanlarında olacak ve işbirliği yapacak. Homolara karşı tepkileri yok edecek ve onlara karşı anlayışlı olunmasını sağlayacak. 11 – 14. maddeye göre, tüm eğitim kurumlarında, cinsel yönelim (homoseksüellik) in temel hak olduğu işlenecek. Bunlara saygı gösterilmesi gerektiği öğretilecek. Çocukluk çağında, beyinlerine homoseksüelliğin normal olduğu işlenecek ki, bu teşvik ve yönlendirmek anlamına gelir. 12 – 16. maddesiyle, homoseksüellere karşı tepki ve şiddetin önlenmesiyle ilgili tedbirleri alacak. 13 – 36. maddeyle, EŞ VE PARTNERLERE RIZALARI OLMADAN CİNSEL İLİŞKİ KURULAMAYACAK. 14 – 48. maddeyle, BU SÖZLEME TARİFİ YAPILAN ŞİDDETE MARUZ KALANLA, YAPANLARIN UZLAŞTIRILMASI VE ARABULUCULUK YAPILMASI KESİNLİKLE YASAK VE KANUNLA YASAKLANACAK. 15 – 80. madde, bu sözleşmenin her zaman müeyyidesiz feshedilebileceğini ifade ediyor. |
emeklerine sağlık. işte bu sebeple her daim 6284,istanbul sözleşmesi, cedaw, süresiz nafaka,tazyik hapsi, çocuk haczi acilen kaldırılmalıdır.
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu videoda Rusların halk oylamasında büyük çoğunlukla sözleşme reddedildi. Ama bizde kadına şidseti çok yükswk oranda artırması aileyi parçalayıp sapkınlıkları ortaya çıkarması bu sözleşme ülkeyi mileti yıkamya doğru gidildiği halde elin gavuru ruslar kaldırıyor ama bizim dindar tek otoriter başkan konumunda olan çumhurbaşkanımız kaldıramıyor ve örtülü dindar kadınlar savunuculuğunu yapıyor çok tuhaf |
Risalei Nur dan istanbul sözleşmesine,atıf;
Demek onlar, daire-i terbiye-i İslâmiye içinde mesud bir aile hayatını geçirmeye mahsus bir nevi mübarek mahlukturlar. Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar! Allah bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin, âmin! Hanımlar Rehberi. |
Şu an ki yönetimim milli değerlere uygun bir kanun istediğini kim söyledi ki? bir de o açıdan bakmak lazım.
|
İstanbul sözleşmesini istiyoruz
|
Kardeşim sizin gavur dediğiniz kanunlarını beğenmediğiniz insanlar bizden daha fazla hak hukuk adalet inde yaşıyor. Sorun onların kanununda değil. Uygulayamayan bizlerde.
|
*Kadın erkek eşittir.
*Kadının beyanı esastır. Bu nasıl eşitlik oluyor. Bu nasıl bir tezatlıktır.! Züleyha'nın iftirası ile Zindana atılan Hz.Yusuf devrinden ne farkı var bu işin. Kızına eve neden geç geldin diyen babanın nezarete atıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kadın ve erkek eşit değildir. Onlar bizlere Allah'ın emanetidir. Allah'ın emanetinede nasıl sahip çıkmak gerekiyorsa öyle sahip çıkmak gerekir . Bu sözleşmeler boş işler, insan İslam ahlakıyla ahlaklanırsa kime nasıl davranması gerektiğini çok iyi bilir. |
İslamda kadın erkek ilişkilerinin herhangibir sözleşmeye ihtiyacı yoktur , islam bu ilişkilerin nasıl olması gerektiğini, birbirlerine olan hak ve sorumluluklarını en güzel ve açık bir şekilde beyan etmiştir , hiçkimsenin sözleşmesine lüzum yoktur
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:07. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com