Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Peygamberler > Hadisler


Men Samete Neca


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 18.07.18, 15:27
Sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
💫 Güvenilir 💫
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Bulunduğu yer: Irak
Mesajlar: 2,205
Forum Puanı: 7998
Etiketlendiği Mesaj: 1559 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Men Samete Neca

"Men Samete Necâ.."
“Dilini tutan (Susan) kurtuldu”

Tirmizi

Tirmizî (Sünen, İman 8), Muâz b.Cebel’den (r.a) nakleder: Muaz, Efendimiz’e (s); “Beni Cennet’e girdirip Cehennem’den de uzak tutacak bir amel söyle” der. RESÛLÂLLAH da (SÂLLÂLLAHÛ ALEYHİ VESELLEM), ona uzun uzun nasihatlerde bulunur. Sonunda; “Bütün bunların kendisine bağlı olduğu şeyi sana bildireyim mi?” der. Muaz; “Evet” deyince, mübarek parmakları ile mübarek dilini tutar; “Şuna sahip ol!”buyurur. Muâz, hayret içinde:

-“Ey ALLAH’ın RESÛLÜ! Biz konuştuklarımızdan da sorgulanacak mıyız?” diye sorar.

EFENDİMİZİN (SÂLLÂLLAHÛ ALEYHİ VESELLEM) cevabı, bütün zamanlar, mekânlar ve konumlar için çok anlamlı ve ibretâmizdir:

-“Ey Muaz! İnsanları yüzüstü Cehenneme sürükleyen, dillerinin ürettiklerinden başka nedir ki?”

İslâm âlimi İbnü’s Sekît der ki: “İnsan, dilinin sürçmesinden dolayı uğrayabileceği musîbete ayağının sürçmesi ile uğramaz. Zira insanın sözü başını götürebilir, hâlbuki ayağının sürçmesinden hâsıl olan yarası zamanla iyileşir.” Atasözünde dendiği gibi: “Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.”

Hz. İsa’nın (a.s) şöyle buyurduğu rivayet edilir: “İyilik üçtür: Söz, bakış ve sükût. Düşüncesiz söz boş; ibretsiz bakış yalan-yanlış; tefekkürsüz sükût da mânâsızdır.”(Maverdi, Edebü’d-Dünya ve’d-Din)

Sâdi Şirâzi’ye göre; “insan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak!” Galiba bizim ruhlarımızı karartan, daha çok birincisi. Mevlana der ki: “Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.” Öyleyse, kıyıya vuranlarımıza bakıp, kalblerimizi arındırmak durumunda değil miyiz? Bu yüzden Mevlana; “Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et!” der. Yürek ise ancak ALLAH’ın Zikri KUR’ÂN’la tatmin olup arınır (Ra’d/28); zira kalbin cilası KUR’ÂN’dır. O halde “KUR’ÂN’a yapış; her derde bir devâ, her zulmete bir ziyâ, her ye’se bir ricâ, içinde vardır” (Said Nursî).

İmam Kurtubî, el-Câmi‘u li-Ahkâmi’l-KUR’ÂN isimli tefsir kitabında; “takvâ” kelimesinin, dilde asıl olarak, ‘az söz söylemek’ demek olduğuna dair bir görüş nakleder ve bu bağlamda, “Takvâ sahibi gemlenmiştir (fazla konuşmaz)” deyişine yer verir. Demek; “takvâ”nın dile yansıyan kısmı susmaktır. Ama elbette, konuştuğunda da ALLAH rızasını gözetmektir. Kurtubî, Bayezid Bestami’den güzel bir söz aktarır: “Takva sahibi, konuştuğu zaman ALLAH için konuşan, amel ettiği zaman ALLAH için yapandır.”

__________________
Bulamıyorum âlemdeki yerimi, âlem mi harâb? Ben mi virân?
Alıntı ile Cevapla
 

Etiketler
men, neca, samete


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com