Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Evrensel Enerjiler & Parapsikoloji > Evrensel Enerji Sistemleri > Hipnoz & Bilinçaltı


Hipnoz Hakkında


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 02.02.17, 14:24
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 21.12.16
Mesajlar: 10,323
Forum Puanı: 9519
Etiketlendiği Mesaj: 1593 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Hipnoz Hakkında

Hipnoz Nedir?

Hipnoz, kendiliğinden oluşan doğal bir zihin durumudur.

İnsan ırkı var olduğu sürece , hipnoz vardı ve var olacak.. Hepimiz, bu kendiliğinden oluşan zihin durumunu, bilmeden, farkında olmadan sürekli kullanırız. Örneğin, eğer bir TV programı ya da sinema filmi izlerken, tamamen seyrettiğinize dalmışsanız, büyük olasılıkla hipnoza girmişsinizdir. Bu hipnoz ya da hipnoz benzeri durum annenizin ya da eşinizin sizi akşam yemeğine çağırmasını, size bağırana kadar, duyamamanıza neden olur..

(Reklamcılar bunu çok iyi kullanır.TV programlarını sizi hipnoza sokmak için kullanıp, siz hipnoza girdikten sonra bilinçaltınıza telkinlerde bulunarak, sattıkları malı almanızı sağlarlar.) Hipnoz, kendiliğinden oluşan doğal bir zihin durumudur. Herkes bir çok kez hipnozu yaşamıştır. Bilerek ya da bilmeden. Bu doğal oluşan zihin durumunun tipik bir örneği otoyol hipnozu olarak adlandırdığımız, araba sürerken, sürücüde oluşan oluşan dalma halidir. Bilinçaltı yola odaklıyken bilinciniz farklı düşünceler arasında gezer, ve sapacağınız kavşağı geçtikten sonra uyanırsınız.


Amerikan Tıp Biriliği hipnozun iki bölümü olduğunu belirtiyor

1. Kritik faktörün (bilincin yargılayan özelliğinin) bypass edilmesi

2. Kabul edilebilir seçici bir düşüncenin kurulması ve kalıcı hale getirilmesi


Bu tanım, hipnozun anlaşılır ve kabul edilen bir tanımıdır.

Kritik edici etkenin atlanması, basitçe, sizi sınırlayan inanışların gevşetilmesi demektir. Örneğin hipnozun anestezi (ağrısız durum) oluşturmak için kullanılması 1958 den beri Amerikan Tıp Birliği (AMA) tarafından kabul edilmiştir. Hipnozun ağrı duyulmayan bir durum yarattığı, kabul edilen bir gerçektir. Ama, zihnin, düşüncenin, güçlü bir ağrısız ortam yaratabileceğine inanamazsa, bunu başaramaz. Ama hipnozdayken, bu sınırlayıcı yanlış inanç aşılır ve çok kısa sürede ağrı duyulmayan bir ortam oluşur.

Kritikal faktörün bir anda aşılarak nasıl hızla hipnoz olduğunu merak edenler bu linki tıklayın. ( Ben de genellikle bu tip hipnoz indüksiyonu uyguluyorum..)

Tanımın ikinci kısmı olan, seçici kabul edilebilir bir düşüncenin kurulması, hipnotik indüksiyon dediğimiz yöntemle bir kişiyi hipnoza yönlendirmeyi anlatır. Seçici düşüncenin oluşturulması sizin sınırlayan yanlış inançlarınızı ( çocukluğunuzdan bu yana toplum veya büyükleriniz tarafından beyninize enjekte edilmiş alışkanlık ve inanışlar) reddetmenizi sağlayacak zihinsel ortamı yaratır ve böylece yeni güçlendirici inanışları kabul edersiniz.


Hipnotik durum yaşamınızda uygun değişikleri yapmanız için en uygun ortamdır. Çünkü, sizi daha sağlıklı ve mutlu yaşama ***ürecek değişiklikleri yapmanızı engelleyen düşünce ve inançları bir kenara itersiniz.

Herkes hipnoz olabilir

O halde şu anda artık siz de isterseniz hipnoz olabileceğinizi biliyorsunuz. Bunu aslında binlerce kez yaşadınız.. Gündüz ayakta rüya görürken yaşadınız, sevdiğiniz bir programı seyrederken yaşadınız, ve reklamlarda duyduğunuz yeni bir markayı alırken başkasının size verdiği hipnotik telkinleri kabul ettiniz.

Sonuç: Herkes hipnoz olabilir. Hipnoz hali zaten hep orada, zihinin bir işlevi olarak mevcuttur. Amaç sadece zihnin o halini aktif hale getirmektir. Aynı uyumak gibi.. Zihin nereye odaklanırsa o kısım aktif hale gelir. Hipnoz olmak isteyen herkes hipnoz olabilir.

Hipnozunun Anayasası

Analitik Hipnozla iyileşmem için aşağıdaki maddeleri anladım ve onaylıyorum

ve bu sözleşmeye uyacağıma söz veriyorum.

1. Hipnozun ne olduğunu anladım.
Hipnozun uyku olmadığını öğrendim. Hipnoz duyguları hissetmektir.

Bu nedenle duygularımı hissetmeme izin veriyorum.

Hipnoz bilincimi işe karıştırmadan yaptığım her türlü eylemdir.

Hipnoz olmayı istiyorum ve terapistimin dediği herşeyi eleştirmeden yargılamadan tüm gücümle yerine getirmeyi kabul ediyorum.

2. İyileşeceğime inanıyorum.

Hipnoterapi ile iyileşeceğime inanıyorum.

Bu konuda yeteri kadar bilgilendim.

Sorunlarımın kaynağının bilinçaltında halledilmemiş duygular olduğunu anladım ve bu sorunlarımın hipnoterapi ile ortadan kalkacağına inandım.

Terapistimin iyileşme amacıyla duygularıma ulaşmak için uygulayacağı her türlü tekniği peşinen uymayı kabul ediyorum. Bu duygulara ulaşma çalışmasının otomatikman hipnoz ortamını yaratacağını öğrendim ve artık biliyorum.

3. Mucize beklemiyorum.

Mucize Hz. Musa'nın kızıldenizi bir asa darbesiyle ortadan ikiye ayırmasıdır.Bugüne kadar iyileşmemiş bir sorunun hipnoterapi ile kısa sürede iyileşmesi mucize değil sadece doğru nedene doğru yöntemin uygulanmasıdır.

Tüm kalbimle iyileşeceğime inanıyorum ama bunu bir mucize olarak beklemiyorum. İyileşmeninde bir sürec olduğunu kabul ediyorum.

Hipnoterapinin de diğer iyileştirme yöntemleri gibi sabırla ve metodik olarak uygulanması gerektiğini biliyorum. Ama tüm diğer iyileştirme yöntemlerinden daha kısa sürede sonuç verdiğini biliyorum.

4. Bunu ben başaracağım.

Hipnoz olmanın ve iyileşmenin tamamen bana bağlı olduğunu biliyorum. Kendi önümde engel olmamayı kabul ediyorum.Bu anayasada belirtilen iyileşme yönünde iyileşmek için kendimin çaba göstermesi gerektiğini biliyorum.

Terapistimin beni nasıl başaracağım konusunda doğru yönlendireceğine inanıyorum ve güveniyorum.

Terapistimin benim iyileşme sürecimde hangi kademelerden hangi yöntemlerin en uygun olacağını bildiğini peşinen kabul ediyorum ve onun tekniklerini özellikle terapi esansında sorgulamıyorum. Sorgularımı terapi sonrasına bırakıyorum.

5. Sorunlar benim sorunumdur.
İyileşmek için benden başka kimsenin değişmesini beklemiyorum. Tekrar ediyorum benden başka kimseden bana yardım etmesi için medet ummuyorum.

Kimse için iyileşmiyorum. Sadece kendim için. Kendim için.

Ancak ben değişirsem iyileşeceğimi biliyorum, kabul ediyorum. İyileşmenin olayları ve kişileri yeni bir çerçeveden görmek olduğunu anladım.

6. Herkesi af etmeyi istiyorum ve kabul ediyorum.

Bana acı ve üzüntü vermiş yaşayan ya da ölü her kim varsa peşinen af etmeyi istiyorum. Af etmemnin ne anlama geldiğini anladım ve onaylıyorum.

Başkalarının bana karşı uygunsuz ve yanlış davranışlarından dolayı kendimi cezalandırmaya son vermek istiyorum.

Gerçek affı sağlamak için terapistimin göstereceği her türlü yöntemi uygulamayı peşinen kabul ediyorum.

7. Kendimi af etmeyi istiyorum ve kabul ediyorum.

Geçmişte yaptığım ve yanlış olduğunu düşündüğüm tüm yaptıklarımı af etmeyi ve pişmanlıklarımdan kurtulmayı istiyor ve kabul ediyorum. Yaptığım her şeyi onaylamak istiyorum. O zamanlar elimden gelenin en iyisini yaptığımı kabul etmek istiyorum.

8. Kendimi gerçekten değerli hissetmek istiyorum.

Bu dünyaya gelmiş her insanla eşit hak ve değere sahip olduğumu biliyorum ve böyle hissetmek istiyorum. Beni değersiz hissettiren tüm duygulardan kurtulmak için tüm olumsuz duygularımı temizlemeyi peşinen kabul ediyorum. Kimsenin benim değerimi bicemiyeceğini peşinen kabul ediyorum ve bu bakış açısına bilinçaltımında ulaşmasını arzu ediyorum.

9. Geçmişimi onaylamayı ve kabul etmek istiyorum.

Kendime karşı dürüst olmayı kabul ediyorum. Sorunlarımla her ne ise yüzleşmeye ve kabul etmeye hazırım.

Geçmişteki her türlü samimiyetsizliğimi de samimi olarak kabul etmeye razı ve hazırım. Geçmişimde yaşadığım hiç bir olaydan dolayı utanç, pişmanlık, acı, üzüntü kin, öfke, kırgınlık hissetmemeyi istiyorum ve bu yönde çaba göstermeye hazırım.

10. Olumsuz duygularımla yüzleşmeye ve temizlemeye hazırım.

Tüm sorunlarımın kaynağının geçmişte birikmiş olumsuz duygular olduğunu anladım. Tüm bu duygularımı öncelikle kabul ediyorum. Duygularımı hissetmeyi istiyorum. Kendime bunu bir hak biliyorum.

Duyguları kolayca hissetmemenin de bir bilinçaltı koruma mekanizması olduğunu kabul ediyorum ama yine de hissetmeye hazırım. Ve bu yönde çaba göstereceğim. Duygularımdan kaçtıkça iyileşemiyeceğimi biliyorum. Tüm olumsuz duygularımı anlamak, bulmak ve boşaltmak arzusu ve kararlılığındayım.

Hipnoz Neden Etkili?

BİLİNÇ VE BİLİNÇALTI

İnsan zihnini bilinç, bilinçaltı ve bilinç dışı olarak değişik bölümlere bölerek inceliyoruz.. Tabii beynimizde böyle, şurası bilinç şurası bilinçdışı diye sınırları belli alanlar yok..

Aslında zihin olayı sadece beyinle sınırlı değil. Zihin sade bir yönetim merkezi. Zihin tüm beden ve insan varlığını kaplayan bir kavram.

Bu bir kavram.. ama gerçek bir kavram..

Bilinç dediğimiz zaman şu anda farkında olduğunuz her şeyi anlatıyorum demektir.. bilinçaltı sorunlarımızın kaynağıdır Şu anda beni dinliyorsanız ancak benim sesimi duyarsınız.. Sokakta çalan kornayı duymazsınız.. Ama bilinç dışınız onu duyar ve işler..

Bilinciniz bir anda en fazla yedi ile dokuz arası bilgi parçasını işleyebilir..

Yani şu anda size aklınızda tutmanızı söyleyeceğim 11 rakamı bir ilişkilendirme yapmadan aklınızda tutamazsınız ya da bir an tutarsınız ama o anda size başka bir soru sorsam ve siz onu yanıtlasanız tekrar numarayı sorduğumda büyük olasılıkla unutmuş olursunuz. Ama bilinçaltınız onu beyninizde bir yerlere geçici olarak yazar.. Bilinciniz olayları analiz eder, mantık dediğimiz o süzgeçten geçirir.. Bilinçaltımız ise geniş bir bilgi bankasıdır.. Bir bilgisayarın hard diskidir.

Bilinçaltı

Bilinçaltı değerlerimizi, inançlarımızı depolar, beden fonksiyonlarımız kontrol eder.

Bilinçaltı geniş bir bilgi bankasıdır.. Tüm yaşantımızdaki yaşadıklarımızı, acılarımızı, mutluluklarımızı, duygularımızı saklar..

İnançlarımız orada şekillenir.. Davranışlarımız, tepkilerimiz orada biçimlenir…

Bir olay karşısındaki duygusal tepkimiz burada birikmiş bilgilerin eseridir.. Gelecekle ilgili kaygılarımız buradan köken alır.

Bilinç yargılar! Bilinçaltı uygular!
bilinç nerede biter bilinçaltı nerede başlar
Bilincimiz bilinçaltında birikenleri yargılar, eleştirir, kabul eder, etmez.. Bilinç işine yaramadığına inandığı bilgileri bilinçaltına geri gönderir. Bu kötü birikmiş bilgi yaşamımızı yönlendiren bir parça olur.. Sigara, kötü yeme alışkanlığı, stresler, endişeler. Bizi biz yaparlar. Bilinçdışımız ise bedenimizde otomatik, istem dışında seyreden tüm olayları idare eder… Nefes almak, kalbin çalışması, barsakların çalışması gibi… Bilinçaltında oluşan duygular kendini bilinç dışında karşılık bulur..

Heyecanlandığınız zaman kalbiniz çarpar, utandığınız zaman yüzünüz kızarır. Stres karşısında mideniz kasılır.. Ya da sıkıldığınız zaman başınız ağrır.. İşte aslında bilinçaltı ile bilinç-dışının bu sıkı-fıkılığı bir çok hastalığın ve psikolojik sorunun nedenidir. Ülserler, barsak hastalıkları, ruhsal sorunların yol açtığı bir çok fiziksel bozukluk bu ilişkinin eseridir..

Yani bilinç-altındaki bir duygusal değişiklik ya da sürekli olumsuz uyarılar bedende kendini fiziksel bir rahatsızlık şeklinde ortaya çıkarır.. Ya da bir olumsuz alışkanlık şeklinde.. Örneğin tırnak yeme şeklinde… ya da bir tik şeklinde..

Neden Hastalanıyoruz?

HİPNOTERAPİ OLUMSUZ DUYGULARI TEMİZLER

•Duyguların Gizli Dili

•Tüm Duygular İyidir

•Duygularımız Ne İçindir?

•Emosyonel Resonans; Duygusal Titreşim

•Stresten Hastalığa Giden Yol

•Depresyona ve Kötü Alışkanlıklara Giden Yol

•Depresyon; Vücudun Çare Bulmak İçin Verdiği Bir Moladır

Duyguların Gizli Dili

Hipnozla iyileştirme yaparken esas olarak duygularla çalışırız. Bu nedenle hipnotik açıdan duyguların ne anlama geldiğini hem terapistin, hem de tedavi olacak kişinin anlaması, tedavinin etkinliğini ve alacağımız sonucun olumluluğunu arttırır. Duyguların ne işe yaradığını anlarsak, o duyguları yaratan olayları açığa çıkarıp, bilinçaltında yeni bir anlayış ve bakış geliştirirsek o duyguların yol açtığı fiziksel rahatsızlıktan, kötü huylarımızdan, beğenmediğimiz davranışlarımızdan ve hatta iyileşmeyen hastalıklarımızdan kurtuluruz.

Tüm Duygular İyidir

duygular bir amaca yöneliktir

İnsanlar bilinmeyenden korkma eğilimindedir. Kişinin kendini kötü hissetmesine neden olan duyguları kişi kötü olarak algılar. Ama çoğu zaman o içindeki kötü duygunun ne olduğunu bilmez. Bu nedenle içindeki hissi kötü olarak algılar.


Halbuki tüm duygular iyidir. Tüm duygular bir amaca yöneliktir. Sadece tanımadığımız, adını koyamadığımız, yanlış anlaşılan hisler kötü duygu olarak algılanır. Duyguların adını bilirsek, bize ne söylemek istediğini bilirsek, duygulara duygusal olmayan bir yolla yaklaşmasını öğrenirsek… Tüm duygular iyidir.

Duyguların lisanını öğrendikçe, bize ne söylemek istediğini öğrendikçe içimizdeki sıkıntı ve endişe azalır. Anlamak, kendimize olan güveni arttırır, bize yeni bir yol gösterir. Kendi kontrolümüzü elimize alırız.

Duygularımız Ne İçindir?

Amaçları bize bilgi vermektir. Bizi yönlendirmektir.. Daha doyurucu bir yaşam için…

Duygular bizim iç zekamızın, anlayışımızın ürünleridir… İhtiyaç arzu ve isteklerimize bağlı olarak gelişirler.

Doyurulmayan arzu ve ihtiyaçlar… yarattıkları huzursuzluk bizim bunları tatmin etmek için uğraşımıza bağlıdır.

Eğer onları doyurmak için bir çaba göstermezsek, ya da gösterdiğimiz çaba esas nedene yönelik değilse huzursuzluk gittikçe artar.

Emosyonel Resonans; Duygusal Titreşim

duygusal titreşim aşırı tepkiye yol açar

Duygularla ilgili tüm fiziksel değişiklikleri yaratan bilinçaltıdır. Duygularımızın kaynağı da bilinçaltıdır.

Yaşanmış olaylar bilinçaltında duyguların oluşmasına neden olur. Ama her deneyim bir duygu kaynağı değildir. Kişinin o deneyime bağladığı anlamın şiddeti, algılaması duygunun tipini ve şiddetini belirler.

Duygu saf bir motivasyondur. Harekete geçirici psikolojik bir baskıdır. Eğer bu his bastırılırsa o duygunun içindeki enerji de bastırılmış olur. Özellikle kızgınlık, korku gibi duyguları birikmiş kişilerde küçük bir olayda aşırı tepki gösterme riski vardır. Basit bir olay o hisle resonansa girer ve kişide olayla ilgisiz şiddette tepkiye neden olur.

Belli bir ruhsal durum, o anda yaşanan fiziksel değişikliklerle beraber bilinçaltında kodlanarak kaydedilir. Aynı hissi durumda aynı fiziksel olaylar tekrar edilir.

- Eski bir olayla aynı frekansı gösteren bir olay olduğunda emosyonel sistem resonans yapar.. ( aynı frekansta ses verir..)

Stresten Hastalığa Giden Yol

İç ve dış stres fiziksel yapımızı belirleyen genetik zincirlerimizi gerer. Her bir organ için farklı zincir vardır. Herkesin organının dayanıklılığı farklıdır. Stres bu özel zayıf yerleri açığa çıkarır.

- Kronik stres ise : bağışıklık sistem bozuklukları, tansiyon, kalp, mide barsak sorunlarına neden olur. Stres azalınca zincir tamir olur.

- Geçmişten gelen ve karşılanmamış ihtiyaçları temsil eden duygular kişinin içinde sürekli bir kazanın kaynamasına neden olur. Şu anda kişiyi sıkan hiçbir olay olmasa da geçmişten gelen sorunlarını çözememişse kazan kaynamaya devam eder. Eğer gelecekle ilgili endişeleri de varsa bu da kazana ayrı bir yakıt olur. Kişi sürekli bir huzursuzluk duyar. Şimdisini rahat yaşayamaz. - Gelecekle ilgili endişelerimiz geçmişle ilgili benzer hissi olaylarla resonans yapar. Gelecekle ilgili endişelerimiz varsa aslında geçmişte yaşıyoruz demektir.

- Geçmişi temizlemek geleceği düzeltmek demektir.Bu olunca sadece şimdiyi yaşamaya başlarız.

Depresyona ve Kötü Alışkanlıklara Giden Yol

depresyon karar verme molasıdır

__________________
Kaybettiklerim arasında en çok kendimi özledim, oysa ne güzel gülerdim..
Alıntı ile Cevapla
 

Etiketler
hakkinda, hipnoz


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hipnoz Hakkında Sorular SiLence Hipnoz & Bilinçaltı 7 20.07.25 15:07
Hipnoz ve Özellikleri SiLence Hipnoz & Bilinçaltı 4 26.04.17 20:24
Klinik Hipnoz Ve Hipnotik Olgulara Giriş SiLence Hipnoz & Bilinçaltı 4 26.04.17 20:22
Hipnoz Nedir, Nasıl Yapılır? Tuana Hipnoz & Bilinçaltı 1 21.04.17 11:39
Hipnoz Ortamında Yaşamak SiLence Hipnoz & Bilinçaltı 1 20.03.17 14:44


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:42.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com