![]() |
Yüce Allah kesinlikle bir aracıyı kabul etmez
Bir Müslüman duasını asla bir aracı üzerinden yapmamalı ve istek ve dileğini doğrudan Allah’a dua yapmalıdır. Aksi davranış kesin olarak şirktir ve asla affı yoktur.
Allah kullarının doğrudan kendisine yönelmesini emretmiş ve hiçbir şeyin araya koyulmasına izin vermemiş ve bunu kesin bir dille yasaklamıştır. Bu durumda bir mümin duasını doğrudan Allah’a yapmalıdır. Araya ne yaşayan bir kişiyi ne de ölmüş bir kişiyi aracı olarak koymamalıdır. Yüce Allah kesinlikle bir aracıyı kabul etmez ve bunu hoş görmez. Allah kuluna en yakın olandır ve kulunun her halini görür ve ağzından çıkan her sözü duyar ve hatta gönül sesini dahi duyar. Allah kuluna o kadar yakındır ki kendisine el açılmış her anı bilir ve kendisine yöneltilmiş en ufak istek ya da dileği duyar e bilir. Kul bu bilinçle istediği an ve istediği her yerde yüce Allah’a dua edebilir ve O’na yalvarabilir. Dua aynı zamanda kulun Allah ile adeta diyaloğa girmesidir. Kul dua ederken yaratıcısı ile adeta sohbet halindedir. Bu bilinç ve ruh hali ile yapılan dua esnasında kişi gerçekten yüce Allah’ı hissedecektir. O kendisine yapılan tüm yakarışları duyandır ve gerektiğinde duaları kabul edendir. Doğru imanın gereği budur. Bu sebeple bir mümin bilmeyerek dahi olsa şirke düşmemeli ve dualarını doğrudan Allah’a duayı kendi yapmalı ve türbe ya da mezar gibi yerlere gidip Allah’tan bir dilekte bulunmamalıdır. Bu sebeple bir mümin dinini iyi bilmeli ve kulaktan dolma bilgilerle asla dinini yaşamamalı ve bu tarz affı olmayan günahlara kapı açmamalıdır. Kur’an’ı Kerimde açık olarak duaların Allah’a yapılması gerektiği bildirilmiştir ve Allah’ın şirke düşmüş olanları asla affetmeyeceği ve ebedi cehenneme gönderilecekleri de net olarak belirtilmiştir. Alıntı |
bazıları kabirlere türbelere giderek onları aracı kılıyor.bu yanlışmıdır o zaman
|
işte bende yıllardır bunu anlatmaya çalışıyorumda anlayan yok :(
Rasulullah s.a.v buyurdu Sakın Allah ile aranıza birini koymayın ! insanlar onu bile aracı koydu |
Alıntı:
Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz |
Allah ile aranıza kimseyi koymayın....
Güzel anlatım ellerinize sağlık |
Bunu insanlara anlatamıyoruz ki Allah ile kul arasına kimse girmemeli
|
Siz Allah'a ulaştınız da araya biri mi girdi :)
|
Alıntı:
Sakarya'da 12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah'ın itirafları ortaya çıktı. Zanlının mağdur çocuğun babasını olayı örtbas etmeye ikna etmeye çalışırken kullandığı ifadeler mide bulandırdı |
İnsanlar bu işlerle uğraşmak yerine bilime önem verseydi Allahın ne kadar yüce olduğunu idrak edip bir aracı arayışına girmezdi
|
Konuda Allah'a yönelmekten bahsediyor ulaşmaktan değil :)
|
Konuyu nereden nereye getirmişsiniz ....
|
Anladım çok mantıklı o zaman şeytanı da aradan çıkarın ki rahat yönelin Allah'a.
|
Alıntı:
|
Aracı derken falancanın hürmetine duamı kabul et demek yanlış mı oluyor?
|
Hayatın her alanında vesile kullanırız ve bu da hayatımızı kolaylaştırmaya yardım eder. Ama bir kişi çıkarda "O konu ayrı, bu konu ayrı kardeşiiiiiiiim" derse de ona bizzat Kurani Kerimin kendi diliyle
cevap vereyim. 1. Maide-35: "Ey iman edenler! Allah’ın azabından sakının. Ve ona doğru bir vesile arayın. (Yani) Allah yolunda savaşın ki kurtulasınız." ayetde geçen "vesile" kelimesi insan (Peygamberler, İmamlar, Evliyalar, Şehitler, Salihler), yöntem (örnegin dua) ve ya herhangi bir nesne (örnegin Kabe evi) ola bilir. 2. Yusuf-97-98: Oğulları, “Ey babamız, bizim için Allah´a istiğfar eyle. Biz gerçekten büyük günah işlemiştik." Yakub, “Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi. 3. Muhammed-19: "Bil ki, Allah’tan başka tanrı yoktur. Kendi günahın için, erkek kadın müminler için Allah’tan af dile. Ne yapacağınızı ve yerinizin neresi olacağını Allah bilir." Şimdi yine bazı arkadaşlar sora bilir ki, ama başka ayetlerde örnegin Fatiha-5:"Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz." söyleniyor. Evet doğru. Her bir müsülmanın bilmesi gerekir ki Kurani Kerimde hiç bir ayet zıt değildir hatta zahirde zıt görünse bile. Zıt görünen ayeti tefsir edince aslında zıt degil uyumlu oldugunu görürüz. 4. Yusuf-93: "Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin." Burada vasıta bir nesne yani gömlek. 5. Yusuf-96: "Müjdeci gelip de onu (gömleği) onun yüzüne sürdüğü zaman, gözü görür olarak (sağlığına) dönüverdi." Gömlegin aslında bir kudreti yok, cansız bir nesne ama Hz Yusuftan (a) geldigi için değere bindi, kudret buldu. Vasıtanın makbul oldugunu tüm İslam alemi kabul eder yeter ki, insanı ve ya nesneni Allahtan müstakil kudret sahibi olmadıgını idrak edelim. Yusuf-100: "Ana babasını tahtına oturttu, hepsi onun huzurunda yere kapandılar; Yûsuf dedi ki: 'Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın ortaya çıkışıdır; Rabbim onu gerçek*leştirdi. Doğrusu Rabbbim bana lütuflarda bulundu: Beni hapishaneden çı*kardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozmuş iken, daha sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz Rabbim dilediğine çok lütufkârdır. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.'" Ayetde Yusufun annesi, babası Hz Yakup (a) ve kardeşleri onun önünde secde etdikleri söyleniyor. Hani insana secde etmek küfürdü, şirkti ??? Hz Yakup kos koca peygamber ne yapmaya çalışıyor ? :) Eeee demek ki, bizim kendi kafamızda kurguladığımız Din ile gerçek Din arasında fark yerden göye. Allahtan emir geldimi yapılacak. Secde etmeleri ALlahın emriydi. Yazılacak misaller çokta vakit az, ömür kısa. Arif kişi için bu kadarı yeterlidir. ---------- Post added 26.09.20 at 14:05 ---------- Alıntı:
|
Belki de konuyu bir kez daha anlayarak okumalısınız
|
Aracıdan kast edilen ne içerikten çok da açıklayıcı anlayamadım
|
Alıntı:
Sahabenin tamamı tefsirlerinde "vesile" kavramını ibadet ve güzel ahlak ile Allah'a yakınlaşmak olarak tefsir etmiştir. Kur'an da bir tane örneği yoktur bu kulların başkalarını Allah'a yakınlaştıracağına dair bir ayet. Kendini ehli sünnetin kalesi olarak tanımla ama tüm amel pratiklerin şiiliğe, batıniliğe tıpatıp benzesin. Siz İslamı şiilerden öğrendiğiniz için Maide35'i duyduğunuz da Gavsı emrediyor zannediyorsunuz. Müşrikler ve ehli kitap durduk yere hiç bir delilleri olmadan mı bu duruma düştüler sence. Hepsi efendimize Kur'an dan (kendilerince) deliler gösterdiler. Hepsinin bir tane ortak noktası vardı. Ayetleri tevil etmek... |
Tamamen vahhabi zihniyeti
|
Rabbine bir ‘vesile’ ile duâ edenleri, tevhid inancından uzaklaşmadıkça, yani vesileyi hâşâ Allah yerine koymadıkça şirkle suçlayamayız. Tevhid dairesindedir; fakat Allah dostlarını vesile ve şefaatçi kılmak istiyordur. Bu bir tercihtir. Bu davranışı, valiye ulaşmak isteyen, ama bu işini valinin çok sevdiği birisi aracılığıyla yapmaya çalışan birisinin davranışına benzetebiliriz.Bir kıtlık senesinde Hazret-i Ömer (ra), Nebiyy-i Muhterem Efendimizin (asm) amcası Hazret-i Abbas (ra) yanında bulunduğu bir esnada şöyle duâ etmiştir: “Allah’ım! Bizler Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm’ı vesile kılarak Senden niyazda bulunurduk da bize yağmur ihsan ederdin! Şimdi Peygamberimizin (asm) muhterem amcasının vesilesiyle Senden niyaz ediyoruz. Bize yağmur ihsan et!” Hazret-i Enes b. Malik (ra) bu duâdan sonra yağmurun geldiğini kaydeder.6
Ancak, bir şeyi veya bir dileği, doğrudan Allah’tan değil de-–hâşâ—, meselâ türbedeki yatırdan istemek asla doğru değildir. Şirke kapı açar. Buna dikkat etmek lâzım. Binaenaleyh, duâda vesile arayanları düpedüz şirk içine atmayı doğru bulmadığımız gibi, vesile olmadan duânın olmayacağı zannına kapılmayı da yanlış buluruz. Biz orta yolu tavsiye ederiz ve ister vesile ile ister vesilesiz; “mutlaka duâ etmeli” diyoruz. Dipnotlar: 1- R. Sâlihîn, 441. 2- Furkan Sûresi, 25/77. 3- Mü’min Sûresi, 40/60. 4- Sözler, s. 45. 5- Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/391. 6- Buhârî, 3/537. |
39:2 Biz bu kitabı sana gerçekle indirdik, öyleyse ALLAH'a hizmet et; dinini sadece O'na has kılarak
39:3 Kesinlikle, din sadece ALLAH'a aittir. O'nun dışındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, "Onlar bizi ALLAH'a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara hizmet ediyoruz" (derler). Ayrılığa düştükleri bu konuda onların arasında ALLAH karar verecektir. ALLAH kuşkusuz, yalancıları ve nankörleri doğru yola iletmez. |
Boyle degilde baskasindan yasin falan toplamak ta ayni kefeye giriyor mu ara 🤔
|
normal kulu değil de, acaba Peygamber efendimizi (s.a.v) aracı katsak o da mı sıkıntı olur ?
|
Alıntı:
|
Dualarda hz Muhammedi aracı kabul etmek bizi hem ona hem Allaha bağlamaz mı? Yanlışım varsa affola.
|
Alıntı:
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
Kesinlikle çok doğru Allah cumlemize nasip eylesin
|
Mürşide bağlı muridler ziyanda mı oluyor ozaman
|
Allah ile kul arasına girilmez derler.
Doğrudur. Herkes kendi dileğini, duasını kendisi talep etmelidir. |
Caizdir ve iyi olur. Mesela sabah ve yatsı namazından sonra büyük âlimlerin [mesela silsile-i aliyyenin] isimlerini, sonra Fatiha okuyarak ruhlarına gönderip, onları vesile ederek yapılan duanın kabul olduğu tecrübe edilmiştir. (Fevaid-i Osmaniyye)
Duanın kabulü için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, haram işlemekten, özellikle haram yemekten, içmekten sakınmak, farzları yapmak, Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu aramak gerekir. Ağızdan girene ve çıkana dikkat etmeli, yani haram yememeli, haram söz söylememeli, söz taşımamalı, gıybet etmemeli, fuhuş sözleri ağza almamalıdır. Herkesin, bu şartların, hepsini yerine getirmesi ise, zor olur. Evliyayı vesile edince, Allahü teâlâ duamızı onlara duyurur ve onlar da bizim için dua ederler, Allahü teâlâ da, onların duasını kabul eder. İki hadis-i şerif meali şöyledir: (Ya Rabbi, senden isteyip de verdiğin zatların hatırı için istiyorum.)*[İbni Mace] (Çölde yalnız kalan kimse, bir şey kaybederse, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” desin; çünkü Allahü teâlânın, sizin göremediğiniz kulları vardır.)*[Taberani] Ya Rabbi, Resulullah hürmeti için, Abdülkadir-i Geylani hürmeti için demek de bir beis yokyur çoğu evliya ulema da bu yönde dua da evliyayi vesile ederek Allah d an siteyin buyurmakdarır. Gözünden rahatsız olan bir sahabi Hz. Peygamber’e gelerek “Ey Allah’ın Resulü! Bana afiyet ve sıhhat vermesi için Allah’a dua et.” dedi. Efendimiz de “İstersen dua edeyim ya da istersen sabret, bu senin için daha hayırlıdır.” Diye cevap verdi. Adam “Dua et.” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona abdest almasını ve şöyle dua etmesini söyledi: “Allah’ım! Rahmet peygamberi olan peygamberin Muhammed’in hürmetine sana teveccüh ediyor ve senden istiyorum. Seninle bu ihtiyacımın giderilmesi konusunda Rabbime teveccüh ettim. Allah’ım, o Rahmet Peygamberi’ni benim iyileşmem için vesile eyle.” Adam denileni yaptı ve bir süre sonra gözleri iyileşti.” ---------- Post added 30.01.22 at 00:04 ---------- Abdulkadir Geylani hz beni araya koyup duada benim hürmetime Allah dan isteyenin duasını Allah kabul eder buyurutoe. |
İslam buyukleri ve evliyalarin hatrina istemenin ne sakincasi var...
40 lar ordusunu unutanlar var sanirim.anadoluda savaslarda bir cok acayip olaylarin bazi bir kac dua ile evliyalarin allahin izni ile yardimi bunlarin hikayeleri yuzlerce vardir... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:30. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com