![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
|
1- Yüzünü astı ve arkasını döndü.
2- Ona bir âmâ geldi diye. Abese Sûresi 1-2. Sen büyüklerle konuşursun ama küçükler gelir. Sen sağlıklı, sıhhatli, varlıklı, güçlü ve mevki makam sahibini beklersin ama bir bakmışsın kapında hasta var, fakir var, vasıfsız biri var. Sen kitlelere ulaşmak istersin ama evden dışarı çıkamazsın. Büyük düşünürsün ama küçük bir dünyan olur. Yüzünü asarsın, arkanı dönersin, somurtursun, ilgi alaka göstermezsin ama Allah sana bundan dolayı kızar. Çok olmadığın için değil, aza razı olmadığın için kızar. Büyük hayaller kurarsın ama hayatın acısını tadarsın. Gören birini beklerken, vefalı bir âmâ gelir yanına. Büyük bir av peşindesindir ama küçük bir balığa razı olmalısın. Bir âmâ geldi diye üzülmemelisin. Ya da bir sakat, bir engelli, dezavantajlı durumda biri gelir. Buna üzülürsen üzülmen boşadır. Razı olacaksın Allah'ın verdiği küçük rızka. Razı olacaksın küçük bir aşka. Razı olacaksın güneş görmeyen eve. Razı olacaksın Allah'tan gelene, Allah'a gidene. Kırığa da döküğe de razı olacaksın. O verdiyse az çoktur. Önemli olan onun verdiğinin büyüklüğü küçüklüğü değil, onun vermesidir. Az verdiğine üzülme! Vermesine sevin! Hiç vermeye de bilirdi. Almasını bil, onun gönderdiğini. Camiye gelir kimi zaman âmâ. Parası yoktur, zengin değildir, güçlü değildir. Ona surat asarsan Allah seni de uyarır. Kendi Resulünü uyaran, seni uyarmaz mı sandın? Kimi zaman bir çocuk gelir camiye. Kimsesizdir. Babasızdır, yoksuldur, yoksulun ve yokluğun oğludur. O senin âmâ'ndır. Onu hor görme! Ona surat asma! Bazen okula gelir. Bazen iş yerine. Bazen komşundur. Bazen arkadaşın. Ona surat asma! Allah uyarır seni! Yüzünü astı, surat yaptı; bir sağır geldi diye, bir topal geldi diye, bir fakir geldi diye, bir işçi geldi diye, bir köylü geldi diye, bir muhacir geldi diye... Gelenin ne olduğuna bakma! Geleni gönderene bak sen! |
|
#2
|
|||
|
|||
|
Şunu biliniz ki dünyada ne kadar yüksek olursa olsun, hatadan uzak bir tek birey yoktur.
Her zaman bazı şeylerin hatalı tarafları olduğunu göz önünde tutunuz! Her hakikatin yanında bazı hataların bulunması olasılığını gözden uzak tutmayınız! Bir hakikate tüm berraklığıyla sahip olmayı beklemeyiniz! |
|
#3
|
|||
|
|||
|
Mal istersen, kanaat yeter. Mektubat – 282
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| sabır kanaat ve futuvvet | Skoda | Allah Dostları & Evliyalar | 0 | 18.11.20 23:13 |
| Sabır Rızâ ve Kanâat | Swordsfish | islam & islami Konular | 0 | 21.06.20 21:57 |
| Sevgisini Belli Etmeyen Anne Ve Babalar | Och | Ruh Sağlığı | 1 | 13.03.20 07:04 |
| Maddi manevi sıkışan, kısmetinin kapalı olduğuna kanaat getiren için | desperado | Dualar & Dua Kardeşliği | 10 | 04.02.18 08:42 |
| Hastalıgını kabul etmeyen kişi için | mali66 | Rukye ve Tedavi | 4 | 14.06.17 23:00 |