![]() |
işçi-işveren ilişkileri ve Kul Hakkı
Boynuzsuz Koyunun Hakkı
Çalışma hayatının kaçınılmaz taraflarından biri işçi-işveren ilişkileridir. Bu noktada ilk hatırlanması gereken şudur: Dinimiz, insanlar arası ilişkilerin temeline kul hakkını yerleştirmiştir. Allah katında işçi-işveren, her iki taraf da birbirlerinin haklarına riayet etmediği takdirde kul hakkının vebalini taşırlar. Mümin kişi bu konulara hassasiyetle dikkat etmek zorundadır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem), “Kıyamet gününde bütün hakları sahiplerine mutlaka verilecektir. Hatta boynuzsuz koyunun hakkı, boynuzlu koyundan alınacaktır.” buyurarak hepimizi uyarmaktadır. Alıntı.. . |
Üzerine manevi kul hakkı olanların yapacağı dua
Üzerine manevi kul hakkı olanların yapacağı dua
Peygamber Efendimizin önerdiği bir dua olup üzerinde manevi kul hakkı olduğunu düşünenler bu duayı her gün okuyabildiği kadar okusun Okunacak Dua; “Allahümme fe eyyüma mü’minin sebebtühü fec’al zâlike lehü gurbeten ileyke yevme’l-kıyameh.” Manası; “Allah’ım! Ben hangi mü’mine,üzecek ve gönlüne ağır gelecek bir söz söylemişsem o sözü,onun için kıyamet günü sana kurbiyetine vesile eyle(O sözden üzüldüğü kadar onu kendine yaklaştır.” Kaynak;Buhâri,Deavât,34) |
Kul hakkıyla gitmeyecektik oysa!
Avuç içi kadar yürekleri temiz tutmaya mı gücümüz yetmedi? Yoksa yaşayabilmek için kirlenmek mi gerekti bilemedik! Peki ya günah neydi, yürekte onca yara, yokluk ve cehennem barındırıyorken, taşıyabiliyorken belin bükülürken bile gülümseyebiliyorken hayata inat! Günah neydi? Elin uzandığı, dilin yaraladığı, tenin dokunduğu, aklının sakladığı.... Günah yüreğinden geçendi, günah ateşi en çok seni yakan kendi büyüttüğün cehennemindi. Günah kendine olan öfkeni Rabbin bilirken, O'ndan saklayabileceğini sanarak aynaya bakmadığın ama bir başkasında kınadığın şeydi! Kul hakkıyla gitmeyecektik oysa; herkes bir vebal taşıyor boynunda... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
Ne güzel yazılmış. Ne kadar doğru. Nefsimizede yüklesek, şeytana da yüklesek ne yazık ki bilerek yada bilmeyerek işliyoruz günahı |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Çok kazanmak rızkı artırmadığı gibi, çok kaybetmek de rızkı azaltmaz. Daha çocuk, anne karnındayken, Cebrail aleyhisselam ona der ki: (Sen hiç endişe etme! Allahü teâlâ yiyeceğin rızıkların hepsinin üstüne senin ismini yazdı. Rızık, ezelde takdir edilmiştir. Senin ne zaman, nerede öleceğin bildirilmiştir. O bir an ileri gitmez, geri de kalmaz.) İnsan rızkını aramasa da, rızkı onu arar. Herkes ancak kendi ismi yazılı olan rızka kavuşabilir. Nitekim bir kimse, hastalanınca, belki kefaret gerekebilir diye, ihtiyaten orucunu bozmak için çiğ pirinç tanesi yutar. Nasıl olmuşsa pirinç, boğazına takılıp kalır. Öksürür, bağırır çıkmaz. Doktorlar, (Bunu almak için ameliyatla nefes borusunu yarmak gerekir, buna imkânımız yok, biz bunu yapamayız. Sen Evliya bir zata git, o sana okusun, dua etsin, belki öyle kurtulabilirsin) derler. O da, bir zata gider, o zat da, (Evladım, bu benim işim değil. Bağdat’ta şu adreste, şöyle mübarek bir zat var, sen doğru ona git) der. İstanbul nere, Bağdat nere! Ama can meselesi olduğu için mecburen gider. Bağdat’ta, o mübarek zatı bulur. Durumunu anlatır. O zat da, (Evladım, burada mümkün değil, bu pirinç tanesini çıkaracak olan zat Buhara’da) der. Adam çok üzülür, ama can tatlı, düşer yollara. Buhara’ya gelir, tekkeyi bulur. O mübarek zat da, sohbet ediyormuş, iğne atılsa yere düşmeyecek kadar kalabalık. Kapının eşiğine oturur. Oturur oturmaz bir hapşırık gelir, pirinç tanesi yere düşer. Oradaki bir kedi yavrusu, pat alıp kaçar. O kadar yer, o kadar zaman, o kadar sıkıntı. Çok şaşırır, bu ne hâl ya Rabbi der. Gelir hoca efendiye, bunun hikmetini sorar. O mübarek zat da, (Allahü teâlâ bu pirincin üzerine kedinin ismini yazdı, ben ne yapayım? Bu pirinç tanesini bu kedi yesin diye seni İstanbul’dan buraya getirdi) cevabını verir. Şuna mutlak inanmalı, kimse kimsenin rızkını yiyemez. Hiç kimse de rızkını bitirmeden ölmez...selametle...rose4 |
Alıntı:
Rızık konusinda cok guzel bir bakış açısı kazandim. Insaallah idraki ile yasamak nasip olur. |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:06. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com