Zalimlerin çoğu veledi zinadır
Tarih Boyunca Gelip Geçen Zâlimlerin Ekserisi Veled-i Zinadır ki, Onlar Oldukça Uyanık ve Kurnaz Olup Zâhirde İyi Görünseler de Bâtında, Yani Hakîkâtte Nefislerinin Hizmetkârıdırlar. Çünkü Bunlarda, Şeytânın Belli ve Aşikâre Bir Payı Bulunur. “Çocuk Anne Damarına Çeker” Sözü ile Kastedilen Damar Değil, Damardaki Kandır. Kan ise Kadından Gelir. Çocuktaki Kemikler, Damarlar ve Sinirler Erkekten Olur, Et, Kan ve Saç da Kadından Olur. Elbette Bu Nesnelerin Görünen Yüzüdür, Bunların Taallûk Ettiği Hakîkâtlerse Derin Olup Her Kişinin Bilmemesi Gereken İlimlerdir. Veled-i Zinalar Çalıp Çırpar, Zulüm Yolu ile Haksız Kazanç Ele Geçirir, Uzun Zaman Toplarlar. Allahû Teâlâ Hazretleri de İntikamını Almak Üzere, Onun Oğluna veyâ Torununa O Malı Dağıttırır, Yani Bir Toplayana Bir Dağıtan Musallat Eder. O Topladığı Malı, Yine İnsanlara Vermek Mecburiyetinde Kalır. Halk Arasında Buna Haydan Gelen Huya Gider Derler. Zâlimlerin Sonu Ekseriyetle Feci Şekilde Öldürülme ile Neticelenir. Yurt, Hâne ve Nesilleri Tarumar Olanlar da, Ataları (ve Genellikle Kendileri de) Zâlim Olan Topluluklardır. Yahudi veyâ Ermeniler ve Bunlar Gibi Zulüm ve Haksızlık Yolu ile Kan Döküp Mal Toplayanlar, Bu Gibi Topluluklara Misâldirler. Ancak Her İşte Olduğunu Üzere, Nübüvvet Nûrundan Uzaklaşıp Kıyâmetin Karanlığına Gömülüp Zulmet İçerisinde Kaldığımız Şu Âhir Zamanda Zâlimler ve Nesilleri Yükseliştedir. Yükselmeleri de Gerekir. Zirâ Onlar Yükselecek ki, Söz ve Yetki Onların Eline Geçecek, Zulüm, Kaos ve Dökülen Kan Artacak, Böylece Her Geçen Gün ile Birlikte Kıyâmete Yaklaşıldıkça Fitneler Günbegün Artacak. Aile İçerisinde de Çok Doktor ve Hastaneler Dolaşılıyorsa ya İslâmiyet’in Yaşanmamasından veyâ Zulüm ile Toplanan Mallardan Ötürüdür. Burada İslâm’ın Yaşanmaması veyâ Zulüm ile Toplanan Mal Gibi İfâdeler Yanlış Anlaşılmamalıdır; İslâmiyet’in Yaşanmaması İçin Namazsızlık Abdestsizlik Tesettürsüzlük Gıybet Dedikodu Faiz ve Zina Gibi Meselelerden Birinin Varlığı Dahi Çoğu Durumda Kâfi Gelebilmektedir veyâ Zulüm ile Toplanan Mal İçin İllâki Birilerinin Ensesine Vurarak Lokmasını Almak Gerekmez. Bu, Allah’ın Râzı Olmayacağı Bir Meslekte Bulunmaktan Tutun da Kadınların Erkeklerle Bir Arada Bulunduğu Bir Ortamda Çalışmasına veyâ Tesettürsüzlüğüne yahût Ticaret Yaparken Malını Çok Övüp Fazla Kâr ile Satmaya Çalışıp Allah Adına Yemin Ederek İnandırıcılığa Soyunan, Malını Bu Yolla Satmaya Çalışan Kimseleri de İçerisine Almaktadır. Dolayısıyla İllâki Birinin Canını Zâhiren “Acıtmak” Şeklinde Bir Şey Yapmanıza Gerek Yoktur. Bunlar ve Benzeri Durumların Gerçekleşmesi Demek, Bir Şekilde Aileden (Eğer Aile Müslüman ise) O Malların (Kazancın) Çıkmasına Birer Sebeptirler ve Fakât Aynı Zamanda Bir Nimet de Sayılabilirler. Zirâ Âhirette Karşılaşılacak Feci Akıbete Nispetle Dünyâda Karşılaşılacak Bir Musibetin Adı Bile Ânılmaz. Biri Okyanus, Diğeri Damla Olup, Nimet Bilip Gönülden Teslim Olunmalıdır.
|