![]() |
|
#15
|
|||
|
|||
|
Teker teker açmaya çalışalım inşaallah. Ayrıca ilk paylaşıma da bir kaç nokta da patantez açmak istemiştim bu vesileyle o da mümkün olur inşaallah....
İlk olarak malum şu koruma korunma enerjisi ne herkes onu merak ediyor ama kısaca izah edecek olursam (ki ilerleyen bölümlerde işleyiş biçimi ile ilgili çoook bahisler olacak) yaptığımız koruma dualarını gerek mekan gerek beden olsun, sürekli olarak tekrarı durumunda bunların bedene yansıması olarak kabaca izah edebiliriz. Şu bağlamda da düşünülebilir bu mevzu; hani hep deriz ya çok değil sürekli ibadeti Allah sever diye, aynı mantık. Sürekliliğini sağladığımız takdirde bu enerji bedene yerleşir hatta bazı keşif ehli der ki enerjisi yerleşmiş birinin kafası bir lazer tabancası gibidir. Varlığa nazar etmesi o varlığın kaçmaz ise yanması için sebeptir. Bu denli bir enerjiden, bu enerjinin de bir bakıştan çıktığını tahayyül etmez zor olsa da bu doğru ve bir kısmıdır. Şimdi geçen gün ki sohbette biraz dikkatimizden kaçmış belli ki 3. Göz ile keşif meseleleri birbirine girmiş orada ki ayrımı da düzgün yapmak lazım. Ha şu var ki 3. Göz tam açılınca mana aleminde ki olan biten herşeyi görüp müşade etmek de mümkün ama o çok ileri bir evre. Velhasılı kelam keşf ile 3. Göz meseleleri biraz başka başka konulardır. Keşf, nasip dahilinde zikirle yada bir şey yapmadan yada çocukluktan uzun zaman musallatta kalmış insanlar da açıldığı olsa da bu iki durum ekstremdir. Biz zikirle nasip dahilinde açılır diyip konuyu burda kapatalım. Açılınca ne olur? Cin alemi görülür. Ulvi sufli ayırt edilir. Musallatlı insanlar görülür, melekleri görene pek rastlamadım varsa da bilmiyorum. İleri aşamalar da kabir hayatları görülür ölmüş insanların ve bir de ruhaniyetler, şehitler ile görüşülür bu biraz da manevi mertebe ile iligili. Keşf konusunda bu kadar diyeceklerim. 3. Göz ise bambaşka bir meseledir. Esasen ileri aşamalarında yukarıda saydığım meseleleri kapsar ve hatta maneviyata göre de melekleri de görenler vardır. Celalettin Rumi buna kısmen şöyle değinir; bir karışım vasıtası ile üçüncü gözünü açtığında der ki "insanların suretleri değişti. Bunu anladım da uçan beyaz adamlar görüyorum. Buna anlam veremedim." muhtemel ki gördüğü ya meleklerdi yada hadimlerdi. Şahsi kanaatim o ki hadimlerdi gördüğü. Çünkü melekleri kendi suretlerinde görmek çok tuhaf duyguları bir arada yaşatır ve es geçemezdi bu duyguları. Örneğin derler ki insan idrakının dışında bir heybete sahip olduklarından bir melek görse bir kişi korkudan komaya girebilir. Girmese de o heybet akli dengesini bozar o kişinin. Tabii en doğrusunu Alemlerin Rabbi Olan Allah bilir. Şimdi keşf den ziyade 3. Göz çalışması yapmanızı önermemin sebebi şu ki; 3. Gözün açılmasında ki ilk faktör alın çakrasının ve haliyle diğer çakraların sürekli olarak denge üzre çalışması gerekir. Bunları sürekli dengede tutabilmek ise ciddi bir iştir. Frekans rezonanslarından bahsettik örneğin. Öfke, kaygı, korku, kin, nefret vs gibi negatif duyguların tamamıyla rezonans haline gelince frekans değerimizi düşürdüğü gibi tüm çakraların da dengesini bozuyor. Bu tarz duygulardan arınılmalı mesela bu süreçte. Adını ne koyarsanız mühim değil. Nefs terbiyesi, ruhsal uyanış bilmem ne fakat işin teknik boyutu ve tüm hocaların "sırdır sır" diye izahta zorladığı meslee budur. Olumlu duyguların sürekliliği vs gibi bir çok mesele var yani ki bunları çakralarla ilgili konuşursak detaylandırırz. Fakat bahsettiğimiz ruhsal ve mental hazırlık da lamı cimi olmaksızın budur... Netice olarak olumsuz duygular tüm süreci etkilrr. Elbette ki olumlu duygusal durum sürekliliği olan bir şey değil. Ama bu süreçte her gün biraz daha azalta azalta gidilir zaten. Bir de Allah'ın nasip etmesi var. Bu duygu durum her gün biraz daha törpülenip olgunluk sürecine girildiğinde inanın bana gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Herneyse.. Şimdi bir de alın çakrası dedik bu neden mühim? Evet 3. Göz alın çakrasının olduğu yerde hayal edilir, hatta aynı hizada ama beynin biraz gerisinde bulunan bezelye tanesi büyüklüğünde ki bir organ olan epifiz bezinin o bölge de olması ile de ilgili bu elbette ama daha önemlisi ve ilk bilinmesi gereken şu ki; alın çakrası dengede çalışmaya başladığında beynin her iki lobu da orantılı olarak çalışmaya başlar. Ayrıca beynin enerji giriş noktası olan alın çakrası aynı zamanda da zarar gören nöronların onarılmasından tutun, kullanılmayan bölgelerin yada az kullanılan bölgelerin dengeli kullanılmasını sağlar ki bu da mental hazırlığın en mühim noktasıdır. Bu mesele hallolduktan sora belli Meditasyonlarla yada bitkisel çaylar vs ile belli bir pehrize uyularak epifiz bezinin aktive edilmesi evresine geçilir. Fakat beyin lobları dengeli çalışmadığı müddetçe epifiz bezinin aktive olması hayaldir. Bu bez aktivedir zaten esasen. Çünkü 3 tane hormon salgılar bunlar; Serotonin (mutluluk, zindelik hormonu) Melatonin (uyku hormonu) Dimetiltriptamin yani DMT (uyku sırasında az miktarda, ölüm ve doğum esnasında ise en üst düzeyde salgılanan bir halisülojen) Evet salgılanan hormonlardan da anladığımız kadarıyla her insanda kısmen de olsa aktif haldedir. Fakat bu spritüel meseleler için yeterli düzeyde değildir. Bir örnek verecek olursak; Melatonin seviyesi düşük olan birinin dmt salgısı da düşük olduğundan rüya göremez. Yada orantısız olduğunda da rüya yine göremez. Yada Serotonin hormonu çok salgılansa bir insanda bipolar bozukluk yaşanır, az salgılansa bu kişi depresyona girer. Bu durumu beyin kendinde spritüel hadiseler için ayarlıyor. Burda önemli olan dmt hormonu yani ruh molekülünün olduğundan fazla salgılanması. Bu bizim mana alemi ile bağlantımızı kuran hormondur. Fazla salgılanması yada belli bir düzeyden fazlasını dışardan almak çok ağır halisülasyonlara neden olur ki bu da ölümle sonuçlanabilir. Fakat beynin kendini ayarlaması için bunun zaman içerisinde açılması en doğru yoldur. Bu da evet 3. Gözün açılması anlamına gelir. Ve açılan kişinin müşadeleri de kendine özel ve maneviyatı doğrultusunda olur. Açılınca suretler değişir mi? Evet değişir. Ama değişecek diye bir kaide de yok. Suretleri değişik görmeyen ama 3. Gözü açık bir sürü insan var. Bu dini bir durum değil bunu atlamayalım yani bunu tibetli bir rahip de açıyor, asyalı bir şaman da açıyor, bizim bir şeyh de açıyor. Müşadeleeri de bilinç düzeyi doğrultusunda oluyor. Yani elbette ki en doğrusunu Alemlerin Rabbi Olan Allah bilir. Bunlar bazı tecrübeler sonucu edinilen bilgilerdir. Bunu hiç bir hoca fln da anlatmaz yani sırdır sır der konuyu kapatırlar. Biz anlattık. Elbette ki alan da nasibi kadarını alır. Yeni sorular geldikçe konuyu canlı tutacağım inşaallah.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Keşif Açmak isteyenlere. (Necm 58) | Celil | Keşif ve istihare Uygulamaları | 43 | 25.07.24 20:44 |
| Keşif açmak istiyorum | Sadi | Sorularınız | 33 | 26.06.24 08:17 |
| Kalp gözü açmak için veya keşif yapmak için vefk veya tılsım | Timur0660 | Sorularınız | 10 | 04.08.21 04:03 |
| Keşif açmak İçin etkili yöntemlerdendir.. | Och | Keşif ve istihare Uygulamaları | 0 | 03.06.20 15:26 |
| Hipnozda Mental Konfüzyon Yöntemi | SiLence | Hipnoz & Bilinçaltı | 3 | 26.04.17 20:23 |