Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Keşif ve istihare Uygulamaları (https://www.havasokulu1.com/kesif-ve-istihare-uygulamalari/)
-   -   Keşif açmak-3.göz-Mental hazırlık (https://www.havasokulu1.com/kesif-ve-istihare-uygulamalari/63319-kesif-acmak-3-goz-mental-hazirlik.html)

iron 07.06.21 00:33

Keşif açmak-3.göz-Mental hazırlık
 
Keşif konusuyla ve keşif açılması ile başlayan bir sohbetin soru ve cevapları, mevzu bahis konu kişisel tecrübe ve bilgileri içerir. forumda chat bölümünde bir akşam sohbeti

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Soru: Keşfi açık birisi izin vermesek de bizi görebiliyor bakabiliyor mu? Yani bir nevi Zeki Müren de bizi görecek mi?

Cevap : Görür ama ulviler bu şekilde bakmaz. İzinsiz, rıza olmadan birine bakan varlık bilin ki suflidir. İnsanlardan habersiz olarak, rızası alınmadan bakmayı sapıklık olarak görüyorum.
Cin madde beden göremez mesela aura görür. Fakat baktıran kişi cinin gözünden madde olarak görebilir. İlmi ileri olan kişiler bunu yapabilir. Bu da uzak durulması gereken bir iş.


Soru: Bazı insanların enerjileri çok yüksek hiçbir şekilde aşılamıyor, burada etken durum yaptıkları korumalar mı, bir insan bu varlıklardan nasıl korunur?

Cevap : Koruma yap, ama iki koruma yap, biri ev diğeri beden. Buradaki enerji yüksek meselesini şöyle açıklayalım. Şimdi koruma enerjisi diye bir şey var. Koruma enerjisi yüksek olunca elbetteki ulvi ve sufli varlıkların insanın üstüne geçmesi, yani sufliler in musallat hali çok zor oluyor. Ulvilerle de bu düzeyde iletişim çok zor oluyor. Uzun bir zaman alıyor enerjilerin birbirine uyumlanması mesela. Bu koruma enerjisi bir insanın bedenine yerleştiğinde cin de şeytan da nüfuz edemez. Bu çok zor. Herkes enerjisini yüksek olmasını filan mutlulukla sanıyor ama pek ilgisi yok, bizim bahsettiğimiz başka bir enerji, kişinin aurasını da güçlendirmesi de gerekiyor.
Enerjisel anlamda, mental anlamda, manevi anlamda hazır olmayan kişi ne kadar uğraşsa da çok sıkıntılı haller yaşar. Sistemin bir işleyiş bilimi var. Bunu iyi algılamak lazım.
Bu işin en temelinde, yani eşyanın hakikati dediğimiz bize yansıyan, Allah’ın bize gösterdiği kısım şu:
Her şey titreşim halindedir, tüm atomlar her zerre titreşim halinde, buna da frekans değeri deniyor. İşte biz madde beden olduğumuz kuantum fiziğine göre atomlarımız titreşiyor. Cinler ise daha yüksek bir titreşim hızına sahip oldukları için enerji formundalar. Yani madde formunda değiller. Bunu şimdi cebimize koyalım, çünkü mevzunun temeli burada, bunun üstüne bina edilmiş esasen tüm sistem.
Şimdi ortalama bir hayat yaşayan insanın frekans rezonans değeri ortalama 62-72 hz arasında değişir. Bu frekans değerlerinin düşme çıkma meseleleri var. Yenilen içilen şeyler, moral durumu, hayata bakış açısı, kin, nefret, günlük hayatta yaşanan olumlu olumsuz şeyler vs hepsi ile rezonans oluyor. Bunlar rezonans durumu frekans değerini geçici olarak düşürür ya da yükseltir. İşte birinden pozitif enerji aldığını sanırsın ama adam senden daha yüksek bir frekansa sahiptir. Bunun yanı sıra kokuların da yükselmeye çıkmaya etkisi var.
Fakat kalıcı olarak bu değer düşerse sıkıntı orada başlıyor, hastalıklar mesela. Bu değer 20hz 30hz lere düştüğünde ölmek üzere olduğu anlaşılıyor. Tuhaf bir şey daha söyleyeyim size cin musallatlarında da bu değer aşağıya çekilir haliyle ne yaşam sevinci kalır ne de başka bir şey bunlar da aşağıya düşer.

Soru : 3. Gözü açılan biri açıldığını nasıl anlar?

Cevap : 3. Gözü açılan biri 3.gözünün açıldığını anlar. Sormaz. Ama bilgi verecek olursak eğer kısmen şunu diyebilirim ki bilinç inanılmaz düzeyde artar mesela. Bir şehri beşinci kattan izler haldeyken kendini 105. Kattan izler bulursun.
Birinci evresi budur diyebiliriz. Bu alın çakrasının dengeli çalışması ile ilgilidir direk. Zaman sonra epifiz bezi işin içine dahil olunca da mana aleminde müşahedeler başlar. Bu müşahedeler kişinin maneviyatı ile bağlantılıdır ve kişiye özeldir. Bu durumda tekamül süreci dediğimiz süreç başlar. Bu süreç de insanın bir nevi olgunlaşma süreci veya da ruhu ile doğru iletişim kurabilme melekelerini kazanma sürecidir. İşte burada 3. göz açılıyor...
Ha unutmamakta fayda var ki bu süreç çakraların ve aynı zamanda letaiflerin dengeli olması ile muhakkak doğru orantılıdır. Herhangi bir musallat hali söz konusu olsa örneğin bir insanın bu enerji merkezlerini toparlayabilmesi en iyi ihtimalle 6 ayı buluyor. Ekstrem durumlar hariç tabi. Bu anlamda çakra ve letaifler çok önemsenmeli ve çok çalışılmalı. Letaifler zikir ile mümkün. Çakralar da zikir ve bazı frekanslar ile mümkün. Asgari 21 günlük çalışmalarla dengelenebiliyor olsa da sürdürülebilirliği noktasında dediğim gibi mental hazırlık yoksa bir kaç gün sonra tekrar dengesi bozulur, işlevini çok iyi yerine getiremez. Burada bir yanılgıyı da dile getirelim; çakralar enerji bedenimizin enerji giriş noktaları olduğundan kapanmaları gibi bir durum söz konusu değildir. Dengesi bozulur yada tıkanmalar vs yaşanır ama tamamen kapansa ölürüz -)



Soru: Cevşen okudukça çevrede ne değişir?

Cevap : Cevşen çevrede değişim yapar desem muğlak bir yorum olur fakat okuyanda çok değişiklik yapar biri de letaifleri açtığıdır.


Soru: Yani bir yerde yüksek değerli hz ler insanın kendini ve evreni anlayıp içindeki Hakka ulaşması mı? Ne kadar yüksek hz deysek yüksek titreşimdeki cinlerden o kadar az zarar görürüz diyebilir miyiz?

Cevap : Evet bu bağlantıyı kuralım ki muğlak kalmasın konu.


Soru:
Peki bizi nasıl düşük hzlere çekiyorlar?

Cevap : Bu titreşimlerin artması belli şeylerle olduğu gibi zikirlerle de olabiliyor. Sağlığı bozarak, çakraları dengesiz hale getirerek cinler düşük titreşimlere çekerler bizi. Çakralarla bu hzlerin bağlantı meselesini bu bittiğinde ayrı anlatayım.
Zikre ilk başladığım zamanlar bazı görüntüler alıyorum, bu bir süre devam etti, hocalardan kime sorsam cevap da veremedi. Bunun yakaza hali ile bir ilgisi var ama ne çözmeye çalışıyorum. Normalde otururken uykum yok, zikirde başladığımda uyuklamaya başlıyorum tatlı tatlı sanki günlerdir uyumamışım gibi. Hocalar da diyor şeytan falan filan. Bazı okumaların derecesi yükselirken sayıları azaldı ve etkisi çoğaldı. Bazı ayetlerin beyin nöronlarını tamir ettiğini gördüm anladım, dedim ki bu zikir mevzusu beden kadar beyne de etki ediyor. İşin anlayacağınız şekli şu, okumalarda, daha doğrusu belli bir kelimeyi uzun süre tekrar ettikçe beyin kendini otomatik olarak teta frekansına ayarlıyor. Teta frekansı da karabasanın geldiği uykuyla uyanıklık arasındaki hal. Teta dalgasına geçince beyin bazı teknik detaylar var geçiyorum, düşük frekansta gelen mesajdan cinlere kadar her şeyi algılıyor. Teta dalgasına beyin sürekli olarak geçebiliyor. Fakat Keşfin ilk evresinde beyin teta frekansına geçince algılanıyor birşeyler.
Burada konu şuna geliyor, beynin ve bedenin belli bir dalga frekansına geçmesi. Velhasılı kelam keşif de her şeyde beyinde bitiyor. Fakat bu merhale merhale gidilmezse 5 kiloluk kantara 105 kilo koyarsın. Bir tarifle herkesin 3. Gözü açılır ama mental olarak hazır olmadığında beynin korku salgısı da 10 kat yükselir ve komaya sokar. Mental ve ruhsal anlamda hazır olmayan birinin gözünü açmak o insanı intihara götürür ölümüne sebebiyet verir. Zaten şu var ki beyin kendini hazır hissettiğinde kendi açıyor, çabaya gerek yok aslında.
Bahsettiğimiz zikir meselesi beyin dalgalarını düşürür, bedenin frekansını yükseltir. Yada beden ve beyin frekansını yükseltir vs. Haliyle koruma enerjisi yüksek olunca cin şeytan sirayet edemez. İşin teknik boyutuna bakış bu şekilde.

Tasavvufi bir bakış açısı değildir bu haliyle,
Biz kalpten değil beyinden bahsettik. Kalbin durumu başkadır. Bir başka sohbette de bunu inceleyelim inşaallah.

Celil 07.06.21 03:17

Mükemmel bir konu, buradaki sahih cevaplardan mutlaka istifade edin sevgili dostlar. Allah CC razı olsun.

Erzurum 07.06.21 03:21

Allah razı olsun sevgili @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam. Vaktini ayrıp okudun -) sağolasın

twonch 07.06.21 03:34

6 soru ve 6 dolu dolu cevap. Anlaşılır sade korkutmadan. Vallahi bayıldım. Ağzınıza sağlık. Daha çok yazın lütfen. Bizlerde daha çok faydalanalım.

Okadar güzel bir son cümle ile bağlamışsınız ki;” kalbin durumu başkadır” diye :)

Ucundan biraz Anlayana dolu dolu cümle. Yazın hocam yazın bol bol yazın bizde nail olalım.

Teşekkürler.

Celil 07.06.21 03:41

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 433570)
Allah razı olsun sevgili @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam. Vaktini ayrıp okudun -) sağolasın

Amin ecmain bi hürmeti taha ve yasin. Estağfurullah böylesine dolu dolu sahih bir konu okumayı özlemişim. heart3

La Tahzen12 07.06.21 04:09

Allah razi olsun merakim kismi olarak gitti cok guzel sorulmuş @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] çok guzel cevaplar verilmiş Allah razi olsun emeginize saglik

Erzurum 07.06.21 04:17

Merak ettiğiniz ne olursa bu başlık altında sorun, toparlandıkça cvp vercez inşaallah. Konuyu bu kadarla bırakmıcaz

Muhammet68 07.06.21 08:25

Elinize saglik hocam. Bu Epifiz bezini tam anlamiyla kireclemeden kurtarmak icin ne kadar zaman gerekli ?

iron 07.06.21 09:59

Tesekkurler Allah sizlerden de razi olsun.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam sizinle de bir aksam böyle bir sohbet edelim chatte, arkadaslarin sorilati esliginde. Cok bilgilendirici ve sorularimiza ve acabalara net cevaplar buldugumuz bir platform oluyor.
Kulaktan dolma bilgileri deneyimlerle birlestirmek ve yanlis olanlari atmak bizler icin güzel.

Nazonazi 07.06.21 10:39

Orasi karisiyor benim fikrim boyle koni basligi altinda devam etmesi tavsiye olarak cunku orda herkes bisey diyo bunlari sohbettede okumustum ama hic anlamamistim burda okudum anladim

iron 07.06.21 15:37

Alıntı:

Nazonazi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 433594)
Orasi karisiyor benim fikrim boyle koni basligi altinda devam etmesi tavsiye olarak cunku orda herkes bisey diyo bunlari sohbettede okumustum ama hic anlamamistim burda okudum anladim

O yüzden sohbetten alip konuyu yaziya döktüm. Evet karışıyor ama karisik birseyi çözünce guzel seyler de ortaya cikarabiliyiruz Elhamdulillah.

---------- Post added 07.06.21 at 12:39 ----------

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocama baska bir konu ile gideriz. Onun ilminin derinlikleri görünenden farklidir. Nasip kadar ogreniriz. Kabimizin aldigi kadar.
.
Bu arada konuya burdan sorularla devam ederiz.

Nazonazi 07.06.21 15:49

Alıntı:

iron Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 433624)
O yüzden sohbetten alip konuyu yaziya döktüm. Evet karışıyor ama karisik birseyi çözünce guzel seyler de ortaya cikarabiliyiruz Elhamdulillah.

---------- Post added 07.06.21 at 12:39 ----------

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocama baska bir konu ile gideriz. Onun ilminin derinlikleri görünenden farklidir. Nasip kadar ogreniriz. Kabimizin aldigi kadar.
.
Bu arada konuya burdan sorularla devam ederiz.

Gercekten cok iyi dusunmussun insallah konu amacindan sapmadan boyle dolu birsekilde soru cevap olarak gider bu basligi takip ediyor olacagim

iron 07.06.21 16:34

Burada koruma enerjisi diye bir enerjiden bahsettik. Yuksek olunca suflilerden korunuyoruz ama ulvilerle iletisim icin de belli bir duzeyde olmasi gerekiyor enerjinin uyumlanmasi gerek dedin.
Koruma enerjisi icin mental manevi enerjisel bir hazirlik lazim demiştin. Bunlari böyle parca parca acabilir miyiz.
Manevi hazirlik dedigimiz nefis egitimi ya da yapilan belli zikirler midir?
Mental hazirlik dedigimizde goreceklerine hazirlikli ol 3. Goz acildiginda insanlarin asil suretlerine kadar herseyi gorebilirsin mi anlayalim? Gorduklerimiz karsisinda akli dengeyi korumak gibi mi?
Enerjisel hazirlik deyince de sanirim burda cakralarin dengesinden bahsedicez. Cakralarin dengesi icin de saglik mi diyecegiz zikir mi her ikisini de mi tamamlayacagiz?
Uzun oldu sen yine parca parca acarsin insaAllah.

Hayal Meyal 07.06.21 18:02

Keyifle okudum :) Sorular ve cevaplar zihnimdeki dağınık konuları toparladı, bu tarz konularımız umarım çoğalır. Ellerinize sağlık :)

KunFeYekunnn 07.06.21 18:11

Rabbim sorandan da cevap verenden de razı olsun inşallah. Çok güzel bir konu olmuş. Devamını bekleriz.

Sebas 07.06.21 20:40

Soru cevap güzel anlatım

Erzurum 08.06.21 00:36

Sorular fln biraz daha biriksin istersen bir soru cevap daha yaparız öyle gider bu konu talepler doğrultusunda.

Erzurum 10.06.21 06:12

Teker teker açmaya çalışalım inşaallah. Ayrıca ilk paylaşıma da bir kaç nokta da patantez açmak istemiştim bu vesileyle o da mümkün olur inşaallah....

İlk olarak malum şu koruma korunma enerjisi ne herkes onu merak ediyor ama kısaca izah edecek olursam (ki ilerleyen bölümlerde işleyiş biçimi ile ilgili çoook bahisler olacak) yaptığımız koruma dualarını gerek mekan gerek beden olsun, sürekli olarak tekrarı durumunda bunların bedene yansıması olarak kabaca izah edebiliriz. Şu bağlamda da düşünülebilir bu mevzu; hani hep deriz ya çok değil sürekli ibadeti Allah sever diye, aynı mantık. Sürekliliğini sağladığımız takdirde bu enerji bedene yerleşir hatta bazı keşif ehli der ki enerjisi yerleşmiş birinin kafası bir lazer tabancası gibidir. Varlığa nazar etmesi o varlığın kaçmaz ise yanması için sebeptir. Bu denli bir enerjiden, bu enerjinin de bir bakıştan çıktığını tahayyül etmez zor olsa da bu doğru ve bir kısmıdır.


Şimdi geçen gün ki sohbette biraz dikkatimizden kaçmış belli ki 3. Göz ile keşif meseleleri birbirine girmiş orada ki ayrımı da düzgün yapmak lazım. Ha şu var ki 3. Göz tam açılınca mana aleminde ki olan biten herşeyi görüp müşade etmek de mümkün ama o çok ileri bir evre. Velhasılı kelam keşf ile 3. Göz meseleleri biraz başka başka konulardır.

Keşf, nasip dahilinde zikirle yada bir şey yapmadan yada çocukluktan uzun zaman musallatta kalmış insanlar da açıldığı olsa da bu iki durum ekstremdir. Biz zikirle nasip dahilinde açılır diyip konuyu burda kapatalım. Açılınca ne olur? Cin alemi görülür. Ulvi sufli ayırt edilir. Musallatlı insanlar görülür, melekleri görene pek rastlamadım varsa da bilmiyorum. İleri aşamalar da kabir hayatları görülür ölmüş insanların ve bir de ruhaniyetler, şehitler ile görüşülür bu biraz da manevi mertebe ile iligili.
Keşf konusunda bu kadar diyeceklerim.


3. Göz ise bambaşka bir meseledir. Esasen ileri aşamalarında yukarıda saydığım meseleleri kapsar ve hatta maneviyata göre de melekleri de görenler vardır. Celalettin Rumi buna kısmen şöyle değinir; bir karışım vasıtası ile üçüncü gözünü açtığında der ki "insanların suretleri değişti. Bunu anladım da uçan beyaz adamlar görüyorum. Buna anlam veremedim." muhtemel ki gördüğü ya meleklerdi yada hadimlerdi. Şahsi kanaatim o ki hadimlerdi gördüğü. Çünkü melekleri kendi suretlerinde görmek çok tuhaf duyguları bir arada yaşatır ve es geçemezdi bu duyguları. Örneğin derler ki insan idrakının dışında bir heybete sahip olduklarından bir melek görse bir kişi korkudan komaya girebilir. Girmese de o heybet akli dengesini bozar o kişinin. Tabii en doğrusunu Alemlerin Rabbi Olan Allah bilir.
Şimdi keşf den ziyade 3. Göz çalışması yapmanızı önermemin sebebi şu ki; 3. Gözün açılmasında ki ilk faktör alın çakrasının ve haliyle diğer çakraların sürekli olarak denge üzre çalışması gerekir. Bunları sürekli dengede tutabilmek ise ciddi bir iştir. Frekans rezonanslarından bahsettik örneğin. Öfke, kaygı, korku, kin, nefret vs gibi negatif duyguların tamamıyla rezonans haline gelince frekans değerimizi düşürdüğü gibi tüm çakraların da dengesini bozuyor. Bu tarz duygulardan arınılmalı mesela bu süreçte. Adını ne koyarsanız mühim değil. Nefs terbiyesi, ruhsal uyanış bilmem ne fakat işin teknik boyutu ve tüm hocaların "sırdır sır" diye izahta zorladığı meslee budur. Olumlu duyguların sürekliliği vs gibi bir çok mesele var yani ki bunları çakralarla ilgili konuşursak detaylandırırz. Fakat bahsettiğimiz ruhsal ve mental hazırlık da lamı cimi olmaksızın budur... Netice olarak olumsuz duygular tüm süreci etkilrr. Elbette ki olumlu duygusal durum sürekliliği olan bir şey değil. Ama bu süreçte her gün biraz daha azalta azalta gidilir zaten. Bir de Allah'ın nasip etmesi var. Bu duygu durum her gün biraz daha törpülenip olgunluk sürecine girildiğinde inanın bana gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Herneyse..
Şimdi bir de alın çakrası dedik bu neden mühim? Evet 3. Göz alın çakrasının olduğu yerde hayal edilir, hatta aynı hizada ama beynin biraz gerisinde bulunan bezelye tanesi büyüklüğünde ki bir organ olan epifiz bezinin o bölge de olması ile de ilgili bu elbette ama daha önemlisi ve ilk bilinmesi gereken şu ki; alın çakrası dengede çalışmaya başladığında beynin her iki lobu da orantılı olarak çalışmaya başlar. Ayrıca beynin enerji giriş noktası olan alın çakrası aynı zamanda da zarar gören nöronların onarılmasından tutun, kullanılmayan bölgelerin yada az kullanılan bölgelerin dengeli kullanılmasını sağlar ki bu da mental hazırlığın en mühim noktasıdır. Bu mesele hallolduktan sora belli Meditasyonlarla yada bitkisel çaylar vs ile belli bir pehrize uyularak epifiz bezinin aktive edilmesi evresine geçilir. Fakat beyin lobları dengeli çalışmadığı müddetçe epifiz bezinin aktive olması hayaldir. Bu bez aktivedir zaten esasen. Çünkü 3 tane hormon salgılar bunlar;
Serotonin (mutluluk, zindelik hormonu)
Melatonin (uyku hormonu)
Dimetiltriptamin yani DMT (uyku sırasında az miktarda, ölüm ve doğum esnasında ise en üst düzeyde salgılanan bir halisülojen)

Evet salgılanan hormonlardan da anladığımız kadarıyla her insanda kısmen de olsa aktif haldedir. Fakat bu spritüel meseleler için yeterli düzeyde değildir. Bir örnek verecek olursak;
Melatonin seviyesi düşük olan birinin dmt salgısı da düşük olduğundan rüya göremez. Yada orantısız olduğunda da rüya yine göremez. Yada Serotonin hormonu çok salgılansa bir insanda bipolar bozukluk yaşanır, az salgılansa bu kişi depresyona girer. Bu durumu beyin kendinde spritüel hadiseler için ayarlıyor. Burda önemli olan dmt hormonu yani ruh molekülünün olduğundan fazla salgılanması. Bu bizim mana alemi ile bağlantımızı kuran hormondur. Fazla salgılanması yada belli bir düzeyden fazlasını dışardan almak çok ağır halisülasyonlara neden olur ki bu da ölümle sonuçlanabilir. Fakat beynin kendini ayarlaması için bunun zaman içerisinde açılması en doğru yoldur. Bu da evet 3. Gözün açılması anlamına gelir. Ve açılan kişinin müşadeleri de kendine özel ve maneviyatı doğrultusunda olur.

Açılınca suretler değişir mi?
Evet değişir. Ama değişecek diye bir kaide de yok. Suretleri değişik görmeyen ama 3. Gözü açık bir sürü insan var. Bu dini bir durum değil bunu atlamayalım yani bunu tibetli bir rahip de açıyor, asyalı bir şaman da açıyor, bizim bir şeyh de açıyor. Müşadeleeri de bilinç düzeyi doğrultusunda oluyor. Yani elbette ki en doğrusunu Alemlerin Rabbi Olan Allah bilir. Bunlar bazı tecrübeler sonucu edinilen bilgilerdir. Bunu hiç bir hoca fln da anlatmaz yani sırdır sır der konuyu kapatırlar. Biz anlattık. Elbette ki alan da nasibi kadarını alır.



Yeni sorular geldikçe konuyu canlı tutacağım inşaallah.

lldermanll91 20.06.21 15:16

Allah razı olsun soluksuz okudum güzel paylaşım

Bahargeldi 22.06.21 23:33

Sitede ki en faydalı konulardan biri olmuş, büyük bir ilgi ile okudum ve devamını takipteyim aklımda ki birçok soruya şimdiden cevap buldum emeği geçen herkese teşekkürler

nikolas 23.06.21 02:51

cok iyi konu olmus dikkatlice okudum soran ve cevaplayan iki güzel insana tesekkürler..

BenBenMiyim 05.03.22 22:53

Hocam,benim kafam biraz karışık.Çakraları Dengeleyip daha da aktif etmek için Çakra Esma zikirlerine başlıycam ama karar veremiyorum.Mesela Çakraların menzili Kök Çakradan başlayarak Zuhal,Müşteri,Merih,Şems,Zühre,Utarit,Kamer diye gidiyor ama Celcelutiyeden alıntı Esma Zikirlerinde Sadece Kök çakra Cumartesi Zuhal gününde.Sakral Çakra Cuma,Karın çakrası Perşembe, Kalp Çakrası Çarşamba,Boğaz çakrası Salı,3.Göz Çakrası Pazartesi,Taç Çakra Pazar günü.Şimdi ben Zikirlerin yanında Çakram için egzersiz de yapacağım için aklıma takılan şu Hocam: Mesela 3.Göz için Özel egzersizi Utarit Vaktinde mi yapsam daha iyi olur Kamerde mi?

engin5261 06.03.22 13:20

konu cok guzel ve harıka bu gıbı paylasım ıcın tesekkurler

Right4Life 09.04.22 15:22

Allah razı olsun çok güzel yazı

Ys46 01.06.22 07:26

Çok güzel bir paylaşım olmuş hakikaten tecrübelerinini paylaştığınız için teşekkür ederim

ulucayto 07.04.23 12:31

Alıntı:

iron Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 433563)
Keşif konusuyla ve keşif açılması ile başlayan bir sohbetin soru ve cevapları, mevzu bahis konu kişisel tecrübe ve bilgileri içerir. forumda chat bölümünde bir akşam sohbeti

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Soru: Keşfi açık birisi izin vermesek de bizi görebiliyor bakabiliyor mu? Yani bir nevi Zeki Müren de bizi görecek mi?

Cevap : Görür ama ulviler bu şekilde bakmaz. İzinsiz, rıza olmadan birine bakan varlık bilin ki suflidir. İnsanlardan habersiz olarak, rızası alınmadan bakmayı sapıklık olarak görüyorum.
Cin madde beden göremez mesela aura görür. Fakat baktıran kişi cinin gözünden madde olarak görebilir. İlmi ileri olan kişiler bunu yapabilir. Bu da uzak durulması gereken bir iş.


Soru: Bazı insanların enerjileri çok yüksek hiçbir şekilde aşılamıyor, burada etken durum yaptıkları korumalar mı, bir insan bu varlıklardan nasıl korunur?

Cevap : Koruma yap, ama iki koruma yap, biri ev diğeri beden. Buradaki enerji yüksek meselesini şöyle açıklayalım. Şimdi koruma enerjisi diye bir şey var. Koruma enerjisi yüksek olunca elbetteki ulvi ve sufli varlıkların insanın üstüne geçmesi, yani sufliler in musallat hali çok zor oluyor. Ulvilerle de bu düzeyde iletişim çok zor oluyor. Uzun bir zaman alıyor enerjilerin birbirine uyumlanması mesela. Bu koruma enerjisi bir insanın bedenine yerleştiğinde cin de şeytan da nüfuz edemez. Bu çok zor. Herkes enerjisini yüksek olmasını filan mutlulukla sanıyor ama pek ilgisi yok, bizim bahsettiğimiz başka bir enerji, kişinin aurasını da güçlendirmesi de gerekiyor.
Enerjisel anlamda, mental anlamda, manevi anlamda hazır olmayan kişi ne kadar uğraşsa da çok sıkıntılı haller yaşar. Sistemin bir işleyiş bilimi var. Bunu iyi algılamak lazım.
Bu işin en temelinde, yani eşyanın hakikati dediğimiz bize yansıyan, Allah’ın bize gösterdiği kısım şu:
Her şey titreşim halindedir, tüm atomlar her zerre titreşim halinde, buna da frekans değeri deniyor. İşte biz madde beden olduğumuz kuantum fiziğine göre atomlarımız titreşiyor. Cinler ise daha yüksek bir titreşim hızına sahip oldukları için enerji formundalar. Yani madde formunda değiller. Bunu şimdi cebimize koyalım, çünkü mevzunun temeli burada, bunun üstüne bina edilmiş esasen tüm sistem.
Şimdi ortalama bir hayat yaşayan insanın frekans rezonans değeri ortalama 62-72 hz arasında değişir. Bu frekans değerlerinin düşme çıkma meseleleri var. Yenilen içilen şeyler, moral durumu, hayata bakış açısı, kin, nefret, günlük hayatta yaşanan olumlu olumsuz şeyler vs hepsi ile rezonans oluyor. Bunlar rezonans durumu frekans değerini geçici olarak düşürür ya da yükseltir. İşte birinden pozitif enerji aldığını sanırsın ama adam senden daha yüksek bir frekansa sahiptir. Bunun yanı sıra kokuların da yükselmeye çıkmaya etkisi var.
Fakat kalıcı olarak bu değer düşerse sıkıntı orada başlıyor, hastalıklar mesela. Bu değer 20hz 30hz lere düştüğünde ölmek üzere olduğu anlaşılıyor. Tuhaf bir şey daha söyleyeyim size cin musallatlarında da bu değer aşağıya çekilir haliyle ne yaşam sevinci kalır ne de başka bir şey bunlar da aşağıya düşer.

Soru : 3. Gözü açılan biri açıldığını nasıl anlar?

Cevap : 3. Gözü açılan biri 3.gözünün açıldığını anlar. Sormaz. Ama bilgi verecek olursak eğer kısmen şunu diyebilirim ki bilinç inanılmaz düzeyde artar mesela. Bir şehri beşinci kattan izler haldeyken kendini 105. Kattan izler bulursun.
Birinci evresi budur diyebiliriz. Bu alın çakrasının dengeli çalışması ile ilgilidir direk. Zaman sonra epifiz bezi işin içine dahil olunca da mana aleminde müşahedeler başlar. Bu müşahedeler kişinin maneviyatı ile bağlantılıdır ve kişiye özeldir. Bu durumda tekamül süreci dediğimiz süreç başlar. Bu süreç de insanın bir nevi olgunlaşma süreci veya da ruhu ile doğru iletişim kurabilme melekelerini kazanma sürecidir. İşte burada 3. göz açılıyor...
Ha unutmamakta fayda var ki bu süreç çakraların ve aynı zamanda letaiflerin dengeli olması ile muhakkak doğru orantılıdır. Herhangi bir musallat hali söz konusu olsa örneğin bir insanın bu enerji merkezlerini toparlayabilmesi en iyi ihtimalle 6 ayı buluyor. Ekstrem durumlar hariç tabi. Bu anlamda çakra ve letaifler çok önemsenmeli ve çok çalışılmalı. Letaifler zikir ile mümkün. Çakralar da zikir ve bazı frekanslar ile mümkün. Asgari 21 günlük çalışmalarla dengelenebiliyor olsa da sürdürülebilirliği noktasında dediğim gibi mental hazırlık yoksa bir kaç gün sonra tekrar dengesi bozulur, işlevini çok iyi yerine getiremez. Burada bir yanılgıyı da dile getirelim; çakralar enerji bedenimizin enerji giriş noktaları olduğundan kapanmaları gibi bir durum söz konusu değildir. Dengesi bozulur yada tıkanmalar vs yaşanır ama tamamen kapansa ölürüz -)



Soru: Cevşen okudukça çevrede ne değişir?

Cevap : Cevşen çevrede değişim yapar desem muğlak bir yorum olur fakat okuyanda çok değişiklik yapar biri de letaifleri açtığıdır.


Soru: Yani bir yerde yüksek değerli hz ler insanın kendini ve evreni anlayıp içindeki Hakka ulaşması mı? Ne kadar yüksek hz deysek yüksek titreşimdeki cinlerden o kadar az zarar görürüz diyebilir miyiz?

Cevap : Evet bu bağlantıyı kuralım ki muğlak kalmasın konu.


Soru:
Peki bizi nasıl düşük hzlere çekiyorlar?

Cevap : Bu titreşimlerin artması belli şeylerle olduğu gibi zikirlerle de olabiliyor. Sağlığı bozarak, çakraları dengesiz hale getirerek cinler düşük titreşimlere çekerler bizi. Çakralarla bu hzlerin bağlantı meselesini bu bittiğinde ayrı anlatayım.
Zikre ilk başladığım zamanlar bazı görüntüler alıyorum, bu bir süre devam etti, hocalardan kime sorsam cevap da veremedi. Bunun yakaza hali ile bir ilgisi var ama ne çözmeye çalışıyorum. Normalde otururken uykum yok, zikirde başladığımda uyuklamaya başlıyorum tatlı tatlı sanki günlerdir uyumamışım gibi. Hocalar da diyor şeytan falan filan. Bazı okumaların derecesi yükselirken sayıları azaldı ve etkisi çoğaldı. Bazı ayetlerin beyin nöronlarını tamir ettiğini gördüm anladım, dedim ki bu zikir mevzusu beden kadar beyne de etki ediyor. İşin anlayacağınız şekli şu, okumalarda, daha doğrusu belli bir kelimeyi uzun süre tekrar ettikçe beyin kendini otomatik olarak teta frekansına ayarlıyor. Teta frekansı da karabasanın geldiği uykuyla uyanıklık arasındaki hal. Teta dalgasına geçince beyin bazı teknik detaylar var geçiyorum, düşük frekansta gelen mesajdan cinlere kadar her şeyi algılıyor. Teta dalgasına beyin sürekli olarak geçebiliyor. Fakat Keşfin ilk evresinde beyin teta frekansına geçince algılanıyor birşeyler.
Burada konu şuna geliyor, beynin ve bedenin belli bir dalga frekansına geçmesi. Velhasılı kelam keşif de her şeyde beyinde bitiyor. Fakat bu merhale merhale gidilmezse 5 kiloluk kantara 105 kilo koyarsın. Bir tarifle herkesin 3. Gözü açılır ama mental olarak hazır olmadığında beynin korku salgısı da 10 kat yükselir ve komaya sokar. Mental ve ruhsal anlamda hazır olmayan birinin gözünü açmak o insanı intihara götürür ölümüne sebebiyet verir. Zaten şu var ki beyin kendini hazır hissettiğinde kendi açıyor, çabaya gerek yok aslında.
Bahsettiğimiz zikir meselesi beyin dalgalarını düşürür, bedenin frekansını yükseltir. Yada beden ve beyin frekansını yükseltir vs. Haliyle koruma enerjisi yüksek olunca cin şeytan sirayet edemez. İşin teknik boyutuna bakış bu şekilde.

Tasavvufi bir bakış açısı değildir bu haliyle,
Biz kalpten değil beyinden bahsettik. Kalbin durumu başkadır. Bir başka sohbette de bunu inceleyelim inşaallah.

E bu konu sitedeki en faideli konulardan biriymis @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kardesimizde gayet guzel bilgiler vermis meraklanan sitede ki kisiler 3ncu goz ve kesf ile ilgili ilk once bu konuyu ve yorumlari komple okumali gercekten guzel bilgiler var sitede boyle konular gormek istiyoruz good1

Rasim 29.11.23 20:22

bu frekansları teta frekansı ve çakralara ait olan frekansları gece yatarken mp3 olarak dinlememizin faydası olurmu

Batto 27.10.24 21:11

Allah razı olsun dostlar getiren götüren sağolsun emeğinize sağlık

muratfettah 07.11.24 13:03

Açıklayıcı ve aklın alacağı şekilde anlatım olunca soru işareti de kalmıyor, kendi adıma değil ama aklında "acaba" diye düşünen varsa özellikle madde ve frekans kısmı anlaşılmıştır diye düşünüyorum. Konuyu yeni keşfettim, teşekkürler.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:31.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148