Havas Okulu  

Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Allah Dostları & Evliyalar > Münir Derman


Salih Kulun Kıymeti - Dr.Münir Derman


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 17.11.23, 00:28
Why - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Why Why isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 15.10.22
Bulunduğu yer: Kamer
Mesajlar: 450
Etiketlendiği Mesaj: 45 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Salih Kulun Kıymeti - Dr.Münir Derman



Allah Dostu Diyor ki ;


SALİH KULUN KIYMETİ

Bir salih kul bir mahalleye gelecek afeti önler.
Bir veli bir diyarda bulunursa oranın her türlü afetten korunduğu bildirilmiştir.
Her zehrin, bir panzehiri vardır...
Her Musa'nın, bir Firavun'u. Her Firavun'un karşısında bir Musa vardır.
Allah ve Resul yolunda bulunan bir mü'min bir mahellede bir çarşıda,pazarda bir cemiyette bulunursa,
kendinin bilmediği ve haberi olmadığı halde ne büyük iş yaptığını da kimse bilemez. Kendisi dahi...
Herkes uyurken kıyamda, secdeye kapanmış bir mü'minin ne
büyük bir iyilik ve iş yaptığının kimse farkında değildir...
Gece yarısı (LAİLAHE İLLALLAH) diyen bir insanın bu haykırışının bütün dünyaya faydası vardır.
Haşyetullah'dan secdede gece vakti gözünden yaş gelen bir mü'minin yaptığı işin,
beşeriyet için faydasını anlayacak çok az insan vardır.
Daima abdestli bulunan bir mü'minin cemiyette diğer küfür içinde bulunan,
sapmış insanlara ne büyük iyilik yaptığını anlamak her insana nasip değildir.
Allah'ın kulların ibadetine ihtiyacı yok...
Onlara küfür içinde bulunanlara, sapmışlara rahmetini böyle vasıta ile gönderir...
(LAİLAHE İLLALLAH) ve (ALLAH) diyen kalmadıktan sonra ancak kıyamet kopar.
Bugünkü dünyada hakiki bir velinin bir kıtayı her türlü afetten kurtardığını ancak veli olan bilir...

Bu kulları kimse bilemez. Hakkın perdesi altında gizlidirler. (Hadisi Kudsi)...

Hakiki alim bir velinin dünyadan çekilişi bir kavmin mahvolmasından daha büyük kayıptır.
Bir küfür diyarında gece namaz kılıp da ümmet adına gözyaşı döken hakiki bir kul, Resul-ü Ekrem'in görevini üstlenmiş gibi olur.
Hakkıyla Cuma namazı kılınan bir diyarda oranın seyyiatı(pis işleri) hemen yok olur.
Gür bir sesle okunan ve gözyaşı ile süslenen bir sabah ezanı bütün o memleketi temizler.
Şirk içinde hayır, hayrın içinde şirk gizlidir.
Ramazandan başka günlerde oruç tutan bir kimse, bulunduğu mıntıkanın rızık ve bereketi için haberi olmadan Hakka dua etmiş olur.

Gök kubbesi böyle insanlar hürmetine duruyor.Yoksa sonu gelir. (Hadisi Şerif)’dir.

Hac süresinde:
Allah bazı insanların şerrini diğer bazısı ile defetmeseydi, içlerinde Allah adı çok anılan
manastırlar,havralar,kiliseler,mescitler muhakkak yıkılıp giderdi.

Bu âyeti kerime çok büyük bir hakikatı haykırmakta ve bildirmektedir.Kimse bunun farkında değildir...

YEDİ MEHMETLER
“Muhacir çıktıktan sonra günlerce yürüdük.
Köylerde kaldık . Hanlarda yattık...
Çocuktum hafızamda hayal halinde kalanlar bu... “

Bugünün insanları gölgeleri, ayaklarından zincire vurulmuş esirlere benzerler. Gölgeleri, kendileri değil.
Bir gölge yürüdü mü, diğerleri de yürümeye mecbur oluyor.

Dünyada işlenmesi güç üç şey vardır.
1- Elmas.
2- Çelik .
3- İnsan ruhu .

Bugün elmas, çelik işlenmektedir.
İnsan ruhu da işlenmişti. Fakat elmas, çelik insan ruhunu kemirdi ve insan bugün perişan ..
Benim memleketim vardı vaktiyle , şimdi insanlarıyla, ahşap evleriyle, âdet ve gelenekleriyle, yemekleriyle,
ağaç, nebat ve meyveleriyle, hayvanlarıyla,havası ile sükun ve huzuruyla (değişmedi) yok oldu..
Nur yüzlü, gül kokan Pembe ninem şimdi yok .
Dedem ve babam göçtü gittiler, her şeylerini alarak ...
O zamanlar ben küçüktüm . Şimdi yaşlandım. Ben de yok olmak yolundayım ...
Çocukluk devrimi hatırladım.Onun küçük bir hikayesi işte bu küçük kitap...
Dedem vardı benim.
Dedeniz vardı sizin.
Dedeleri vardı hepimizin .
Onlar efendi ve hatun doğdular. Efendi ve hatun yaşadılar. Helal süt emdiler, emzirdiler...
Efendiliklerini geride bırakmayarak göçtü gittiler nur alemine...
Biliyorlardı ki, bir gün biz utanmayacağız...
Onların devirleri bugün gönülden silindiler. Her şeyleriyle birlikte.
Gönül albümünde bile bulamıyoruz onları artık...
Milletleri rahat ve adil olarak idare eden hükümdarları tarihte arayınız. Ne dinden olursa olsun Allah'a inanmıştır.
Bir şeye samimiyetle taparlardı.Onun uğrunda canlarını hiç düşünmeden feda ederlerdi.
Milletleri ve kendilerini yıkanlar, perişan olan hükümdarlar da tarihte. Bakınız zalimdirler.
Allah'ı bilmezler. Kendi, kendilerine taparlardı.
Alpaslan'ı seyrediniz tarih sayfalarında.
Selahaddin-i Eyyübi'yi dinleyiniz. Bütün dünya milletlerinden.
Barbaros Hayrettin Paşa'yı seyrediniz, deniz dalgalarından ne haykırıyorlar...
Fatih'i, Kanuni'yi, Ahmed'i, Selim'i seyrediniz. Süleymaniye, Ahmed, Selimiye camiilerinin Hakka yükselen minarelerinden...
Hain dedikleri sultanların nasıl insan olduklarını dinleyiniz ve seyrediniz kalbinizin vicdan pencerelerinden...
Yapılan zulümleri görünüz müzeye çevrilen camilerden, Resul-ü Ekrem'in emaneti mübareke dairesinin durumundan...
İslam Türkü, gözyaşlarınızla ne hale geldiğinizi görünüz. Birbirimizin bugünkü haline bakarak...
Bir zamanlar memleketimizin semalarından melekler görünürdü.
Harplerde herkesin görmediği yeşil sarıklı, dev insanlar görünürdü.
ALLAH ile el ele idi dedelerimiz .... Bugün ellerimiz boştur.
Bir veli bir diyarda bulunursa, orası her türlü afetden korunur.
Bir salih kul, bir mahalleye gelecek afeti önlerdi.
Bunları hakir gördük. Kendimizi yitirdik ...
Bu sözlerin sonu gelmez...
Nur yüzlü, melekler kadar temiz, gül kokan nineleri vardı hepimizin...
Bizden uzaklaştı gittiler. Allah'ın değişmeyen Kanununa uyarak.
Amma altında bir şey saklı yatıyorlar... Bir gün utanmayalım diye...
Yıldızlar vardı benim vatanımın semalarında.. fakat görünmezler. Gölgeleri topraktadır onların...
Dağılmış yurdun her köşesine küme küme... Gönül gözü ister onları görmek için...
Kokuları, renkleri efsanelere, menkibelere bürünmüş yatar gönüllerde...
Nesilden nesile söylenir sözleri.Kudret ve güçleri dolaşır durur. Onlar ölmezler, yaşarlar.
Daima ruhaniyetleri okşar, her gönül sahibi olanları...
Bal peteği gibi yıllarca işlemişler vatanımın her yerini...
Bugünkü nesile nasip değilmiş... Kim onlar... Türbelerinde vakur ve asil bir sessizlik içinde bekliyorlar ...
Kimi, neyi... Utanırım bunu söylemeye..
Onlar biliyorlardı ki , birgün biz utanmayacağız...
Kimdir bunlar...
Asırlar atlayarak bir iki tanesini söyleyeyim …

Hacı Bayram-ı Veli...
Fatih Sultan Mehmet beşikte iken yaşamış. istanbul'u fethedeceğini haber vermiş...

Ya Vedud Sultan.
Fetih zamanında Bizans'ın içinde bulunuyor. Duasından dolayı fetih gecikiyor...

Hacı Şaban-ı Veli: ismini bilen yok yattığı yerde...

Şeyh Vefa. Fatih devrinde Beyazit Veli devrinde yaşamış.

Şeyh Yahya. Yavuz Selim Trabzon'da vali iken oğlu Kanuni'yi
anası emzirmiş. Kanuni onun süt kardeşi.
O Kanuni'nin süt kardeşi değil, Kanuni onun süt kardeşi

Aziz Mahmud Hüdai. Sultan Ahmet devrinde yaşamış.

Şimdi dinleyin.

(Hacı Bayram) Bugün Ankara'da bir semtin ismi o kadar...

(Ya Vedut Sultan) Onu bilen tarihçi bile bugün yok...

( Hacı Bektaş-ı Veli: Ne söyleyeyim onun için. Söze sığmaz.. .

( Hacı Şaban-ı Veli) Kastamonu'da yatıyor. Oradakiler bile bilmiyorlar koskoca veliyi...

(Şeyh Vefa) bilen yok. Yalnız Vefa Bozacısını bilen var. Şeyh Vefa'yı değil...

( Şeyh Yahya) Nereden bilsin bu zavallı nesil, İstanbul'da tekkesini, mezarını...
Kanuni onun süt kardeşi.. O Kanuni'nin değil...

( Aziz Mahmud Hüdai) Kimse bilmiyor.Üsküdar'da bile...Onu bilen bugün azdan az...

Çıkmış bir kadıncağız ortaya toplamış, Anadolu Evliyaları diye bir kitap çıkarmış...
Hak razı olsun ondan...İşte bu büyük insanlar bir avuç sayfa içinde o kadar...
O küçük kitabı da okuyan var mı o da bilinmez.
Asırlar, yıllar, gönül sahibi büyükleriyle yadedilirler. Zalim veya kötüleriyle değil...
Nesiller gelir, zalimleri iyi göstermeye çalışırlar... Bütün imkanlarıyla.
Fakat kendilerini kaybederler. Bir gün helak olurlar.
Bu muhakkak bilinmeyen (Bilinmek istenmeyen) bir kanun icabıdır.
Hakkın sevdiği kullarını, gönüllerden silmek mümkün değildir.
Onları gönüllerden silmek isteyenlerin, gönüllerinde de var onlar... ama bilmiyorlar...

Artık söz bağladık. Söz sizin ne diyeceksiniz... Bir şey söyleyecek halde değilsiniz değil mi?
Evet..O halde içinizi yoklayın... Biraz hüzün ve gözlerinizde yaş belirdi ise bu küçük kitabı okuyun...
Yoksa bu kitabı da lekelemekten hiç olmazsa insanlık namına sakının...
Namsız, nişansız bir kul...
Dr.Münir Derman(K.S.)

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Münir derman ile ilgili Barfi Sorularınız 4 22.11.23 10:13
Hızır - Dr.Münir Derman(K.S.) Why Münir Derman 0 07.11.23 02:41
Dr.Münir Derman Hz - Lailaheillallah Why Münir Derman 0 01.11.23 01:25
Dr.Münir Derman-dan bir sohbet. Hiçlik Allah Dostları & Evliyalar 12 07.08.22 16:27
Dr.Münir DERMAN-Sohbetler-pdf HavasHoca Kitap & E-Kitap 0 15.08.17 14:22


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:27.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com