| Yusufiyeli |
16.10.26 23:15 |
İbn Hibban’ın rivayetinden anlaşıldığına göre; hadiste anlatılan olay, hicretin 5. yılında olmuştur. Çeşitli rivayetlerin ifadesinden anlaşıldığına göre; Resulullah (s.a.v) attan düşerek bir hurma kütüğüne çarpıp ayağı çıkmıştı. Bunun üzerine sahabiler, onu ziyarete gittiler. Namaz vakti gelince Resulullah (s.a.v) oturduğu yerden imam olarak kendilerine namaz kıldırmıştı. Sahabiler, namazı ayakta kıldıklarını görünce, oturmalarını işaret etmişti. Onlar da oturarak kılmışlardı. Yine bu rivayetlerden; bu namazı mescidde değil de Aişe’nin evinde kıldığı anlaşılmaktadır. Rivayetlerin bazısında Resulullah (s.a.v)’in namazı tamamlamak için kendi yerine Hz. Ebu Bekr’i geçirdiği de zikredilmektedir.Bununla birlikte çeşitli rivayetlerin ifadelerindeki farklılıklar, olayların ayrı ayrı zamanlarda meydana gelmiş olması ihtimalini de mümkün kılmaktadır. Yalnız oturarak kılınan bu namazın, farz veya nafile olduğu hususu ilim adamları arasında ihtilaflıdır. Hanbeliler; ayakta namaz kılmaya gücü yeten kimselerin, ayağa kalkmaktan aciz olan kimse arakasında oturarak kılmasının caiz olduğunu kabul ediyorlarsa da bu namazın sahih olabilmesi için imamın görevli mahalle imamı yada devlet reisi olmasını şart koşmuşlar ve bunların dışındaki imamların arkasında bu şekilde kılınacak namazın caiz olmadığını söylemişlerdir.Şafiiler ile Hanefilere göre ayağa kalkamayan kimsenin arkasında namaz kılmak caizdir. Yalnız cemaatin namazı ayakta kılması şarttır. Bu konuda Buhari ile Müslim’in Hz. Aişe’den rivayet ettikleri Peygamber (s.a.v)’in son hastalığında namaz kıldırmakta olan Ebu Bekr’in soluna gelip oturarak oturduğu yerden namaz kıldırdığına dair olan hadisi (Buhari, Ezan 51; Müslim, Salat 90) delil getirmişlerdir.
Aişe (r.anha) dedi ki:“Resulullah (s.a.v)’in hastalığı ağırlaştığı zaman Bilal gelip Peygamber (s.a.v)’e namaz vaktini bildiriyordu. Resulullah (s.a.v): - ‘Ebu Bekr’e insanlara namaz kıldırmasını emredin!’ buyurdu. Ben: - ‘Ey Allah’ın Resulü! Doğrusu (babam) Ebu Bekir, çok yufka yüreklidir. Muhakkak ki (babam) Ebu Bekir, senin makamında durduğu zaman (kıraati) insanlara işittiremeyecektir. Bu işi Ömer’e emretsen!’ dedim. Resulullah (s.a.v): - ‘Ebu Bekr’e emrediniz, o insanlara namaz kıldırır!’ buyurdu. Ben, Hafsa’ya da: ‘Doğrusu (babam) Ebu Bekir, çok yufka yüreklidir. Muhakkak ki o senin makamına durduğu zaman kıraati insanlara işittiremez. Ömer’e söylesen deyiver’ dedim. (Hafsa dediğimi yaptı.) Resulullah (s.a.v): - ‘Doğrusu sizler, Yusuf (a.s.)’ın devrindeki kadınlar gibisiziniz’. Ebu Bekr’e, insanlara namaz kıldırmasını emrediniz!’ buyurdu. Ebu Bekr namaza girince, Resulullah (s.a.v) kendinde bir hafiflik hissetti de kalktı ve iki adam arasında dayanarak, iki ayağı yerde sürüne sürüne (mescide) götürüldü. Nihayet mescide girdi. Ebu Bekir, Resulullah (s.a.v)’in gelişteki hafif sesini işitince, gerilemeye davrandı. Resulullah (s.a.v) ona işaret etti. Sonra Resulullah (s.a.v) geldi, nihayet Ebu Bekr’in soluna oturdu. Ebu Bekir ayakta namaz kılıyordu. Resulullah (s.a.v) ise oturarak namaz kılıyordu. Ebu Bekir, Resulullah (s.a.v)’in namazına uyuyordu, insanlar da Ebu Bekr’in namazına uyuyorlardı.’’
|