Mistik objeler (büyüler, muskalar, kilitler ve şifreli mektuplar), Topkapı Sarayı Harem bölümünde yürütülen restorasyon çalışmaları sırasında 2018 yılında gün yüzüne çıkarılmıştır.
Buluntuların Çıktığı Tam KonumlarArkeologlar ve restorasyon uzmanları, Harem'deki Karaağalar Koğuşu (Harem'i koruyan siyahi hadımların odaları) ve Kızlar Ağası (Harem'in en yetkili amiri) bölümlerinde çalışırken bu nesnelere rastladılar. Objeler şu noktalarda gizlenmişti:Yüzyıllık ahşap yer döşemelerinin altında (biriken tozlar elenerek bulundu).Duvarlara sabitlenmiş, eskimiş ahşap dolapların arkalarında ve gizli bölmelerinde.Odalara giriş yapılan kapı eşiklerinin ve pervazlarının üst kısımlarında.Keşfedilen Mistik Nesneler ve DetaylarıBağlama Büyüleri ve Kilitler: Üzerinde hala anahtarı takılı duran eski asma kilitler ve bunlara bağlı muskalar bulundu. Osmanlı büyü geleneğinde (vefk) bir kilidi kilitleyip gizlemek, bir kişinin nasibini, iradesini, şansını ya da erkekliğini "bağlamak" (engellemek) anlamına geliyordu. Uzmanlar, anahtarlı bu kilitlerin Harem'deki kadınlar tarafından padişahı veya rakip cariyeleri kendilerine bağlamak için yaptırıldığını tahmin ediyor.Korkunç Malzemeli Muskalar: Kapı üstlerinde pamuğa sarılı halde bulunan bazı muskaların içinden kesilmiş insan tırnakları ve bir adet insan dişi çıktı. Bu malzemeler, kara büyü ritüellerinde doğrudan hedef alınan kişiye zarar vermek veya onu tesir altına almak için kullanılıyordu.Şifreli Mektuplar ve Gizli Yazılar: Dolap arkalarından cariyelerin birbirine yazdığı gizli notların yanı sıra, üzerinde 1871 yılına ait tarih ve Saray Başmabeyncisi Cevher Ağa’nın şahsi mührü bulunan şifreli bir mektup çıktı. Bu mektuplarda Harem içindeki gizli ittifaklar ve istihbarat ağları şifreli sembollerle aktarılmıştı.Vefkler ve Tılsımlar: Ceylan derisi veya eski kağıtlar üzerine safran mürekkebiyle çizilmiş, ebced hesabı (sayısal semboller) ve Arapça dualar içeren çok sayıda tılsımlı kağıt bulundu.Harem'de Neden Bu Kadar Çok Büyü Vardı?Osmanlı Haremi dış dünyaya tamamen kapalı, yüzlerce kadının ve hadımın bir arada yaşadığı bir güç merkeziydi. Tahta kendi oğlunu geçirmek isteyen Valide Sultanlar, padişahın gözdesi olmak isteyen cariyeler ve güç mücadelesi veren devlet görevlileri (Harem ağaları) fiziksel şiddet uygulayamadıkları için psikolojik ve mistik savaş yöntemlerine başvuruyorlardı. Saraya dışarıdan gizlice büyücü, üfürükçü veya muskacı getirtmek ya da Yahudi/Hristiyan falcılardan yardım almak Harem tarihinde sıkça görülen gizli bir gerçekti.