Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Peygamberler


Hud AS


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 30.04.25, 15:07
NGB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NGB NGB isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Dost Üye
 
Üyelik tarihi: 12.06.22
Bulunduğu yer: 🕋
Mesajlar: 6,617
Forum Puanı: 19305
Etiketlendiği Mesaj: 175 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Hud AS

Kuvvetlendirmek için Nuh Nebi'nin dinini,
Gönderdi Âd kavmine, Allah bu Nebi’sini.



Hûd’un lügat manası, yumuşaklık demektir.

Sakinlik, sulh ve sükun manasına da gelir.



Hûd Nebi, Âd kavminin yaşadığı yer olan,

Ahkaf denen bölgede, yaşadı uzun zaman.



Ve babası Abdullah, görmüştü ki bir rüya,

Sırtından nur şulesi yükseliyor havaya.



Sonra da, kendisine denildi ki gaibten:

(Ey Abdullah, haydi kalk, amca kızınla evlen!)



Uyanıp, amcasına gidiverdi aynı gün.

Kızını istedi ve evlenip yaptı düğün.



Bu iki mümtaz şahsın evlenmeleri ile,

Dünya nura kavuştu, nihayet Hûd Nebi’yle.



Hamile olduğunda, annesi bu oğluna,

Canlı cansız her nesne, müjdeler verdi ona.



O sabah kalktığında, yeşermişti ağaçlar.

Her yere, birden bire, gelmişti sanki bahar.



Ağaçlarda, her çeşit meyveler oldu hasıl.

O diyar, bir bolluğa kavuşmuştu velhasıl.



O gece, Âd kavminden herkes duydu şu sesi:

(Ey insanlar, yakındır Hûd'un teşrif etmesi.



Ona iman etmekte, tereddüt etmeyiniz.

Helake uğrarsınız aksi halde hepiniz.)



Nihayet tamam oldu hamilelik müddeti.

Ve bir Cuma gecesi, dünyaya teşrif etti.



O beldede yaşıyan insanları, aniden,

Korku ile karışık, titreme aldı birden.



Önce anlamadılar bunun ne olduğunu.

Sonra, Hûd peygamberin, duydular doğduğunu.



Hemen birbirlerine verdiler ki bir haber:

(Büyüyünce, bu olur herhalde bir Peygamber.



Zira onun halleri, çok farklı her insandan.

Dikkatli olmalıyız, ona karşı her zaman.)



Onun, ana rahmine düştüğü günden beri,

Görülürdü her zaman fevkalade halleri.



Herkesten farklı idi yine çocukluğunda.

Seçkin insanlardı hep, nesebi ve soyu da.



Devrin insanlarının, en güzel yüzlüsüydü.

Akıl bakımından da, yine en üstünüydü.



Namaz kılıyordu ki, bir gün kendi kendine,

Annesi, merak ile sordu ki: (Oğlum bu ne?



Sen bu ibadetini, kim için yapıyorsun?

Kime kulluk ediyor, kime yalvarıyorsun?)



Dedi ki: (Seni, beni, her mahluku halkeden,

Allahü teâlâya, ibadet ederim ben.)



Annesi hayret edip, dedi ki: (Her insanın,

Taptığı şu putlara, ibadet yapmaz mısın?)



Dedi ki: (Anneciğim, o put dediğin şeyler,

Kimseye, ne bir fayda, ne zarar veremezler.



Bu putlar cansız olup, ya taştır, ya da tahta.

Bunlar layık olur mu, ibadet ve taata?



İbadete müstehak, bir tane ilah vardır.

O, her şeyi yaratan, Allahü teâlâdır.)

__________________
Unutmayasın.Elindeki Sırrı Saklayamayana.
Yeni Sır Vermez.Sırların Sahibi.
Şeyh-ül Ekber Muyhiddin İbn’ül Arabi KS
Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:17.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com