![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Psişik Algılamalar:
Potansiyel olarak her insan az veya çok ortamların, insanların, bitki ve hayvanların enerjilerine bir şekilde duyarlı olup zaman zaman psişik algılamalar yaşar. İçe doğuşlar, kendiliğinden bilişler, birini düşünürken o insanın telefon etmesi veya kapıyı çalması, görünürde herhangi bir sebep yokken içimizin sıkılması ve kısa süre sonra kötü bir haber almamız vs. psişik duyarlılıklarımızın göstergesidir. Bilim, uzun bir süreden beri beş duyu mekanizmasını açıklayabilirken süptil duyarlılıklarımızı, enerjilere olan duyarlılıklarımızı deneysel çalışmalarla gösterememiştir. Ancak 1950’li yıllardan sonra geliştirilen çeşitli optik cihazlar en azından maddenin, insanın, canlı ve cansız dediğimiz her organizasyonun fizik formu dışında bulunan bir enerji alanı olduğunu tespit edebilmektedir. Bu enerjetik alanların birbirleriyle de girişim yapabildiği laboratuvar deneyleriyle gösterilmektedir. Kirlian cihazı ve benzer optik cihazlar ile şifacıların ellerine alıp yoğunlaştıkları nesneye enerji yükleyebildikleri veya o nesnenin enerjisini eksiltebildikleri gösterilmiştir. Bugün, insan bedeninden dışarı taşan ve çeşitli geleneklerde aura olarak adlandırılan enerji alanının kaba frekanslarının ölçümü yapılabilmekte, ölçüm yapılan kişinin genel sağlık durumu, hastalıkları hakkında oldukça isabetli yorumlar yapılabilmektedir. Enerjinin doğası, psişik algılamalar, etrafımızdaki enerjetik salınımların bizde yarattığı etki tarihin her döneminde bilinmiş ve özellikle bireyi olumsuz etkileyecek enerjilere karşı psişik korunma yöntem ve metotları da uygulanagelmiştir. Psişik korunma uygulamaları, enerji şifacılığı gibi bir enerji çalışmasıdır. Enerji çalışması yapacak kişinin aurası yani enerji alanı ne kadar güçlü ise yapacağı enerji çalışmasından alacağı verim de o denli güçlü olur. Bir insanın enerji alanını güçlü tutması onun aynı zamanda fizik olarak gayet sağlıklı olması anlamına da gelir. Çünkü hastalıkların temelinde enerji alanının zayıflaması yatar. Enerji alanında yırtılma, çeşitli blokların oluşması, enerji kanalları veya meridyenlerdeki enerji akışının düzgün olmaması hastalıkların öncül sebebidir. Çünkü hastalıklar fizik bedende ortaya çıkmadan önce enerji bedende başlar. Psişik Korunma İçin Çeşitli Uygulamalar Enerji alanının güçlü olması için, yapılacak psişik korunma uygulamalarının amacına hizmet edebilmesi için öncelikle dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır. 1. Dengeli ve düzenli beslenmek 2. Düzenli uyku 3. Sık sık duş almak 4. Zihni mümkün olduğunca temiz tutmak, başkaları hakkında negatif düşünceleri azaltmak, zihni sakinleştirmek 5. Dinlenmeye zaman ayırmak, yoğun iş saatlerinde kısa molalar vermek 6. Bedensel ve zihinsel olarak gevşemeyi öğrenmek 7. Topraklanmak Enerji alanlarımızı yeterince güçlendirdikten sonra, oluşturacağımız korunma imgesini enerji ile yükleyip şarj etmek kolaylaşır. Bedensel ve Zihinsel Gevşeme Bedensel ve zihinsel gevşemeyi öğrenmenin en iyi yollarından biri düzenli olarak meditasyon yapmaktır. Bedensel ve zihinsel gevşemeyi öğrenmek zihni sakinleştirir. Enerji alanını güçlendirir. İçsel huzuru sağlar. Her uygulamada olduğu gibi bunun için de düzenli ve belli bir süre çalışmak, zaman ayırmak gerekir. Her gün 10 dakika bile olsa sessiz bir odaya çekilip gözleri kapatmak, derin derin soluk alıp vermek hem bedeni hem de zihni sakinleştirir. Topraklanma Topraklanma, insanın enerji alanı ile dünyanın enerji alanı arasındaki bağlantıyı güçlendirmektir. Topraklanma vücuttaki düşük titreşimli enerjilerin toprağa akıtılması ve daha yüksek titreşimli enerjilerle alanın güçlendirilmesidir. Topraklanma için yalın ayak toprakta yürümek, toprakla uğraşmak, elleri toprağa dokundurmak gerekir. Toprakla uğraşan çiftçiler, köylüler vs. iyi bir biçimde topraklanmış durumdadır. Topraklanmanın bir diğer yolu bununla ilgili imgeleme çalışması yapmaktır. Evden çıkamayanlar, kırsal alanlara gidecek fırsatı olmayanlar vs. bu çalışmayı istedikleri zaman istedikleri yerde yapabilir. Ancak sabah kalkınca ve gece yatmadan önce yapılması tavsiye edilir. Uykuda ruh ve beden ilişkisi gevşer. Bilincimiz, farkındalığımız birazcık geri çekilir. Bu nedenle uyandığımızda farkındalığı tekrar bedene odaklamak gerekir. Farkındalığı bedene odaklamak için uyanır uyanmaz yataktan fırlamayın. Önce sırt üstü uzanıp ayak parmaklarınızı, ayak bileklerinizi hareket ettirin. Bacak ve baldır kaslarınızı kasıp bırakın. Karın, gövde, yüz, kol kaslarınızı kasıp bırakın. Kasıp gevşemeleri yaparken bilincinizin ayak parmaklarınızdan başlayıp tüm vücudunuza tekrar nüfuz ettiğini düşünün. Bu çalışma yaklaşık 4 dakikanızı alır. Ondan sonra kalkın. İsterseniz başka bir odaya geçin. Topraklanma için aşağıdaki egzersizi uygulayabilirsiniz. Topraklanma İçin İmgeleme Bacaklarınızı hafifçe açıp ayakta durun ve gözlerinizi kapatın. Beyaz bir ışık huzmesinin, başınızın üstündeki tepe şakrasından girdiğini, gövdenizden geçip iki bacak arasından ve ayak tabanlarından yerkürenin derinliklerine aktığını düşünün. Beyaz ışık yerküreyi delip çıksın ve yükselip tepe şakranızdan tekrar girsin. Bu imgelemeyi 4 veya 5 kez tekrarlayın. Bütün enerjiler düşünceyi izler. Düşüncelerimiz her nereye odaklanırsa enerji o yöne doğru akar. Düşüncenin niteliği ve konsantrasyonu enerjileri çok hızlı odaklar. Nazardaki ilke de, duadaki ilke de budur. Hasetlikle, kıskançlıkla bir insana veya bir nesneye odaklandığımızda bizden ona doğru akan enerji geri püskürtülemezse tesir eder ve olumsuz etkiler. Nazar edilen kişinin enerji alanı yırtılabilir. Enerji kaybedebilir. Nesne paramparça olabilir. Duada ise tam tersine iyi niyet ve sevgi söz konusu olduğu için dua edilen kişinin enerji alanı güçlenir. Korunması güçlenir. Dinlendirici bir uykudan sonra topraklandığımızda, psişik korunma için gerekli olan diğer imgelemeleri yapmak, o imgeleri enerji ile şarj edip güçlendirmek kolaylaşır. Yaptığımız çalışmadan verim alma şansımız çok artar. Enerji alanı zayıf bir insanın, yorgun bitkin bir insanın oluşturacağı koruyucu imgeler yeterli enerjiye sahip olmayacağı için etkili bir korunma sağlamaz. Koruma Baloncuğu Oluşturma Özellikle büyük kentlerde oturanlar, her gün kalabalıklara karışanlar pek çok farklı enerji frekanslarıyla kirlenir. Atmosferimiz, ekolojik çevremiz; sadece katı, sıvı ve gaz niteliğindeki zararlılarla kirlenmez. Kirliliğin diğer boyutu enerjetik seviyededir. Her tür negatif duygu ve düşüncenin enerjisi ortalıkta dolaşıp duran psişik kirleticilerdir. Psişik kirliliğe karşı koruma baloncuğu oluşturup kendi alanımıza sahip çıkabiliriz. Koruma baloncuğunu evden çıkmadan önce ve gün içinde aklımıza geldikçe yapmak oldukça etkili bir korunma sağlar. Sakin ve gevşemiş bir şekilde oturun veya ayakta durun. Gözlerinizi kapatın. 4 veya 5 kez yavaş yavaş nefes alıp, yavaş yavaş nefesinizi verin. Topraklandığınızı hissedin. Bedeninizin tümünü çevreleyen bir balon imgeleyin ve kendinizi kocaman şeffaf bir balonun içinde imgeleyin. Balonun rengi; beyaz, pembe, açık mavi, turuncu olabilir ancak siyah, kahverengi, gri tonlarında olmamalıdır. Balonunuz fizik bedeninizden bir metre kadar dışarıda olabilir. Balonun dışarıdan gelen düşük titreşimli enerjileri geçirmediğini, pozitif enerjilerin ve sizden yayılan enerjilerin geçişine izin verdiğini imgeleyin. Balonun içini nefesinizle doldurun. Kendinizi mutlu, huzurlu ve koruma altında olarak hissedin. Bu egzersizi ne kadar sık tekrarlarsanız, ne kadar iyi odaklanabilirseniz balonunuzun enerjisi o ölçüde güçlü olur. Belli bir süre düzenli egzersiz yapıp bir süre sonra imgelemeyi bırakırsanız balonun enerjisi ve koruyuculuğu giderek azalır. Balonun üstüne çeşitli semboller, sloganlar yerleştirilebilir. Örneğin başın üstünde, ayak altında, sağ ve sol tarafta “bana uygun olmayan enerjiler giremez”, “kötü titreşimlere kapalıdır” gibi yazılar imgelenebilir. Bu tip koruma balonlarına çeşitli semboller de yerleştirilebilir. Semboller dinsel inançlara, kültürel değerlere göre değişir. Örneğin batılılar; haç, daire içindeki eşit kollu haç, beş köşeli yıldız, davutun yıldızı gibi sembolleri kullanır. Doğulular hintlilerin kutsal ses kabul ettikleri om sesinin sembolünü ve kendi kültürlerindeki çeşitli sembolleri kullanır. Bizim kültürümüzde nazar boncuğu, at nalı kullanılabilir. İnanılan dini liderlerin imajı veya bir koruyucu melek imajı da kullanılabilir. Koruma Kalkanları Koruma kalkanları daha çok bizi zorlayan insanlarla görüşme yapacaksak, veya böyle bir insanla bir süre birlikte olmak zorundaysak tercih edilir. Örneğin duygusal iniş ve çıkışları çok sert olan bir yakınınızla ilgilenmek zorundaysanız solar pleksus şakrası (göbek bölgesi) üzerine koruyucu kalkan olarak yukarıda saydığımız sembollerden birini yerleştirebilirsiniz. Kendinizin yarattığı bir kalkanı mesela bir ayna sembolünü yerleştirebilirsiniz. Kalkanlarınızın size doğru gelen enerjiyi geri yansıttığını imgeleyebilirsiniz. Sizi zorlayan insanlarla bir aradaysanız alın şakrası ve gözlerinizin önüne kalkan yerleştirebilirsiniz. Veya tüm şakralarınızın üstüne kalkan koyabilirsiniz. Hangi korumayı yaparsanız yapın daima kendinizin ve tüm insanların hayrına olacak şekilde niyet edin. Size gelmemesini istediğiniz enerjilerin başka insanlara gitmesini kesinlikle dilemeyin. Gökyüzünde eriyip gittiğini düşünün. Koruma balonunuzun veya kalkanlarınızın sevgi enerjisiyle dolduğunu düşünün. Her kime inanıyorsanız onun yüce enerjisinin sizinle birlikte olduğunu, sizi koruduğunu hissedin. Sevgi enerjisini düşünün. Sevgi ile yapılan her eylem aktif eylemdir. Yaptığınız çalışmaya güç katar. Evinizi Koruma Koruma baloncuğu ev için de uygulanabilir. Evinizi koruyucu bir sevgi çemberi içinde de düşünebilirsiniz. Ara sıra evin bütün bölümlerini dolaşıp koruyucu bir ışık ile dolduklarını da düşünebilirsiniz. Kapı ve pencere önlerine çeşitli düşünce formları yerleştirebilirsiniz. Mesela eli sopalı bir zebani imgesi, bir polis veya bekçi imgesi oluşturabilirsiniz. Evinizin etrafında yırtıcı köpekbalıklarıyla çevrili bir nehir düşünebilirsiniz. Kapıya at nalı, koruyuculuğuna inandığınız çeşitli maskeler asabilirsiniz. Oluşturduğunuz imge her ne ise onları her gün enerji ile şarj edin. Enerji ile şarj ettikçe onların enerjisi giderek güçlenir. O formların enerjisi de çevrelerine yayılır. Hırsızların enerji alanları tehlike sinyallerini alma konusunda çok duyarlıdır. Her an tetikte iş yaptıkları için bu duyarlılıkları gelişir. Dolayısıyla imgenizin enerjisi onları kaçırır. Evde kavga, tartışma olmuşsa pencereleri karşılıklı açın ve havalandırın. Ada çayı veya bir tütsü yakıp öncelikle kavga edilen odada bir süre tutun. Sonra evin diğer bölümlerini de tütsüleyin. Duman da psişik temizlik için çok iyi bir araçtır. Evi temizlemek için mum da yakabilirsiniz. Sevdiğiniz bir müziği beş dakika kadar yüksek bir sesle de çalabilirsiniz. Bir toplantıdan çıktığınızda, veya işten eve geldiğinizde kendinizi gergin veya başkalarının maddesinin size sinmiş olduğunu hissediyorsanız, bütün yapmanız gereken şey, eve gelir gelmez üstünüzden çıkardığınız giysileri olabildiğince hızlı bir şekilde silkelemek ve sarsmaktır. Giysileri yıkamak da temizlik için iyi bir yoldur. Yıkamak veya sarsmak o giysilerin atomik yapısına tesir etmiş olan enerjileri onlardan uzaklaştırır. Böylece dışarıdan gelen psişik kirlilik de evinize nüfuz etmemiş olur. Evdeki eşyalara sinmiş olan tesirler; eşyaların silkelenmesi ile, yıkanması ile giderilebilir. Duvarlar boya veya badana yapmakla temizlenir. Özellikle yabancıları ağırladığınız bölüme bir çanak içinde Deniz tuzu veya çeşitli kristaller koyabilirsiniz.Tuz her tür negatif enerjiyi içine alır. Bu tuzu ara sıra lavaboya döküp yenilemek, kristalleri de ara sıra tuzlu suda bekleterek temizlemek gerekir. Bazı mekanlarda veya evlerde hissettiğimizi sandığımız enerji kendi yaydığımız titreşimler de olabilir. Bu nedenle bu konuda makul olmakta yarar vardır. Örneğin ev işlerini istemeye istemeye yapıyorsanız, evdeki sorumluluklarınızdan yüksünüyorsanız, zihinsel olarak veya karşılıklı olarak birileriyle sürekli kavga ediyorsanız bu duyguların enerjileri de eve tesir eder. Biriken bu enerjiler size geri yansıyacağı için sizdeki negatifliği sürekli besler duruma gelir. Bu nedenle kendinizi gözleyin. Ne haldesiniz? Bugüne kadar evde kavga oldu mu? Bunları tesbit edin ve önce yerleşik enerjileri temizleyin. Sonra kendinize içsel disiplin uygulamaya gayret edin. Ev işlerinizi neşe ve sevgi içinde yapın. Birisinin size negatif bir duygu gönderdiğini hissediyorsanız veya kavga ettiğiniz, hiç hoşlanmadığınız birisi varsa ona nefret, öfke gibi negatif duyguları yollamayın. Tam tersine sevgi enerjisi gönderin. Bu kesinlikle iki yüzlülük değil tam tersine sizi, bağışlamanın engin içgörüsüne götüren bir basamaktır. Psikolojik yönden kendinize zarar vermenizi önleyen aktif bir eylemdir. Üstelik çevrenin psişik yönden kirlenmesine katkıda bulunmadığınız için dünyaya yaptığınız pozitif bir katkıdır. Başka Birisini Koruma İnsan doğal olarak sevdiklerini her zaman korumak ister. Psişik koruma uygulamaları sevdiğimiz kişiler için de yapılır. Ancak her şeyden önce o kişi hakkında endişelenmek, başına bir şey gelirse diye korkmak, aşırı korumacı olmak, o kişiyi korumak değildir. Bu tür düşünceleriniz de atmosferde yayılacağından o kişi için iyi sonuçlar doğurmaz. Topraklanmış ve sakin bir şekilde korumak istediğiniz bireyi düşünün. Onun etrafında bir sevgi çemberi oluşturun. İnandığınız gücün onu koruması için dua edin. Ona sevgi gönderin. En iyisi sevdiklerinize de psişik korunma tekniklerini öğretin. Onların da sorumluluk almasını sağlayın. Mümkün olduğunca sakin, topraklanmış ve sevgi dolu bir gülümseme ile çevrenize pozitif yayınlar yapın. Kendinizi koruduğunuz gibi dünyaya pozitif enerjiler yayın ve psişik kirliliğe katkı yapmama farkındalığı ile hareket edin. Kaynak: Psişik Korunma, William Bloom (Selametle) inşallah bu bilgiler Sizlere günlük yaşantınızda yardımcı olacaktır...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Kaybettiklerim arasında en çok kendimi özledim, oysa ne güzel gülerdim.. |
|
#2
|
|||
|
|||
|
Enerjinin Doğası
Psişik korunmanın anlaşılabilmesi için enerjinin doğasının anlaşılması bu nedenle önemlidir. Eğer enerji alanımızı güçlendirip koruma altına alırsak hem dışarıdan gelecek negatif titreşimlere karşı korunmuş oluruz. Hem de yaydığımız pozitif titreşimlerle çevremizdeki insanların ruh hallerinin pozitif kalmasına, bulunduğumuz mekanların pozitif titreşimlerle beslenmesine katkıda bulunabiliriz. Her Ruh Hali Kendine Özgü bir Enerji Yayar Psişik Korunma İçin Öncül Hazırlık Enerji alanlarımızı nispeten güçlendirdikten sonra psişik korunma yapmak, oluşturacağımız korunma imajını enerji ile yükleyip şarj etmek kolaylaşır. Bedensel ve Zihinsel Gevşeme Topraklanma Nedir? Topraklanma için İmgeleme Koruma Baloncuğu Oluşturma Kalkanlar Evinizi Koruma Başka Birisini Koruma Güven Egzersizi Gözlerinizi kapatın ve başınızın tepesindeki beyaz ışığa odaklanın. Bu ışığın tepe şakranızdan girerek başınızı, boynunuzu, kollarınızı, gövdenizi ve bacaklarınızı doldurmasına izin verin. Bırakın tüm hücreleriniz bu ışıkla, yüce güçlerden size doğru akıp gelen sevgi ve şefkatle dolsun. Şimdi tepe şakranızdan, sevginin gül pembesi rengini doldurun. Gül pembesi ışığın kalbinizi doldurmasına ve kalbinizden çevrenize doğru genişleyerek yayılmasına izin verin. Ellerinizi çapraz olarak omuzlarınıza koyun ve aferin bana, aferin bana diyerek hissettiğiniz dinginliğin tadını çıkarın.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Kaybettiklerim arasında en çok kendimi özledim, oysa ne güzel gülerdim.. |
|
#3
|
|||
|
|||
|
Tarihin her döneminde, anlayışıyla, bilgisiyle, uygulamalarıyla yaşadığı çağın inanç ve değerlerinin, bilimsel kabullerinin önünde gitmiş filozoflar, din adamları, bilim adamları, şifacılar vs. olagelmiştir.
Öncül fikirler ve uygulamalar başlangıçta dışlansa veya çok az bir insan tarafından benimsense bile pratikteki faydaları görüldükçe, başka insanlar tarafından da deneyimlendikçe geniş bir kitlenin inanç ve değerleri haline gelir. Psişik korunma konusu da aynen böyle bir tarihçeye sahiptir. Tarihin en eski dönemlerinden beri küçük bir grup tarafından hep bilinmiş ve uygulanmıştır. Ancak son yıllarda Reiki gibi şifa tekniklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte daha çok insan tarafından bilinmekte ve uygulanmaktadır. Bu konu ile ilgili hiçbir şey bilmiyor olabilirsiniz. Ancak konu kapsamında olan pek çok doğal hali hemen hemen hepimiz yaşamaktayız. Örneğin zaman zaman şu cümleleri kullanıyor veya duyuyor olabiliriz. “ Beni kesinlikle tüketen bir arkadaşım var. Ne zaman onu görsem hiç enerjim kalmıyor. Onun yanından tükenmiş bir şekilde ayrılıyorum” “ Yeni bir eve taşındım, bu evde kendimi çok rahatsız hissediyorum.” “ İşyerimdeki toplantılardan tükenmiş bir şekilde çıkıyorum.” “Falancalar bizdeydi onlar gittikten sonra evde bıraktıkları ağır hava içimizi bunalttı.” “ Bu müşterim yanımdan ayrıldıktan sonra bir parçasının bana yapıştığını hissediyorum.” “ Benden nefret eden bir kişi var ve düşüncelerini sürekli kafamın içinde hissediyorum.” “Bir ortama girdiğimde oradaki insanların mutlu mu sinirli mi olduğunu hemen anlıyorum.” “ Kent dışında yaşıyorum ve ziyarete geldiğimde kentteki titreşimler beni âdeta boğuyor.” “ Yoğun saatlerde otobüse binmek beni tamamen bitiriyor.” “Ne zaman bir hastaneye gitsem bütün enerjimin tükendiğini hissediyorum.” “Kavga eden insanlara, sinirli insanlara tahammül edemiyorum.” Bu ve benzeri hissedişler enerji ve ortamlara olan doğal duyarlılığımızdan kaynaklanır. Her insan bir ölçüde yerlerin, eşyaların ve insanların enerji alanına duyarlıdır. Kiliseye, camiye veya kütüphaneye girdiğimizde o mekanların sükûnetini hissederiz. Kendimizi iyi hissettiğimiz belirli evleri severken, kötü hissettiğimiz evlerden kaçınırız. Hassasiyeti çok az olan bir insan bile bir toplantıya veya bara girdiğinde ortamın dostane mi, gergin mi vs. olduğunu algılar. Farkında olalım ya da olmayalım ortamlar hepimizin duygu ve davranışını görülür bir biçimde etkiler. Sağlığımızı, sinir sistemimizi olabildiğince korumak ve güçlendirmek için enerjinin doğası hakkında bilgilenmek gerekir. Kendimizi, işyerimizi, evimizi psişik saldırılardan korumayı ve temizlik yapmayı öğrenmek gerekir. Psişik temizlik şifacılık gibi bir enerji çalışmasıdır. Tüm spritüel uygulamalarda ve tüm enerji çalışmalarında olduğu gibi psişik korunmayı öğrenmek için de düzenli ve disiplinli bir çalışmayı belli bir süre yapmak gerekir. Geçmişte pek çok topluluğun, ortamın enerjilerini değiştirme ve ruhsal koruma sanatını bilen ve uygulayan uzmanları vardı. Bunlar, şamanlar, şifacılar, büyücüler, mistik rahipler ve rahibeler vs. idi. Günümüzde de herhangi bir kişi bu “enerji çalışmasını” yapabilir. Enerji çalışması yapmayı sağlayan teknikler özel yeteneğe ve alete ihtiyaç duymaz. Yalnızca inanmayı ve düzenli olarak uygulamayı gerektirir. Psişik Korunma İçin Öncül Hazırlık Her tür enerji çalışması kişisel bir hazırlık yapmayı, niyet etmeyi ve kendine zaman ayırmayı gerektirir. ‘Ben her zaman çok yoğunum’ diyenlerin burada öğreneceği birkaç uygulamayla çok fazla bir kazanç beklememesi gerekir. Fiziksel olarak ne kadar güçlü ne kadar sağlıklı isek psişik korunma uygulamalarından o kadar etkili sonuç alınır. Sonuç almak için de belli egzersizleri bir süre düzenli olarak uygulamak lazım. Birtakım ağrıları, hastalıkları olan insanlar psişik korunma yapamaz mı diye merak edilebilir. Elbette ki yapılır. Üstelik bu tip insanların yaptığı enerji çalışmaları iyileşmelerini de hızlandırabilir. Gerek enerji çalışmaları gerekse korunma için öncelikle yapmamız gerekenler şunlardır. 1. Dengeli ve düzenli beslenme 2. Düzenli uyku 3. Sık sık duş alma 4. Dedikodu yapmama, içsel konuşmaları, zihinsel gevezelikleri mümkün olduğunca azaltma 5. Dinlenmeye zaman ayırma, yoğun iş saatlerinde kısa kısa molalar verme 6. Bedensel ve zihinsel olarak gevşeme 7. Topraklanma Bütün bunlar öncelikle enerji alanlarımızı güçlendirir. Enerji alanlarımızı nispeten güçlendirdikten sonra psişik korunma yapmak, oluşturacağımız korunma imajını enerji ile yükleyip şarj etmek kolaylaşır. Bedensel ve Zihinsel Gevşeme ... Bedensel ve zihinsel gevşemeyi öğrenmek kendimize çok önemli bir yatırımdır. Zihni sakinleştirir. Enerji alanını güçlendirir. Sağ beynin aktivitesini artırdığı için olaylara daha yüksek bir farkındalıkla yaklaşmamızı sağlar. İmgeleme yeteneğini harekete geçirir ve bütüncül bir görüşle algılamaya neden olur. İçsel bilgeliğimizin rehberliğini alabilecek hale getirerek huzur ve mutluluk duygusunu güçlendirir. Her uygulamada olduğu gibi bunun için de düzenli ve belli bir süre çalışmak, zaman ayırmak gerekir. Meditasyon yapmak, Her gün 10 dakika bile olsa sessiz bir odaya çekilip gözleri kapatmak, derin derin soluk alıp vermek hem bedeni hem de zihni sakinleştirir
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
Bilimsel Araştırmalar ve İnsan Enerji Alanı
1900 yılından sonra yapılmış olan atom fiziği ya da kuantum fiziği alanındaki son çalışmalar, mikro ve makro sistemleri algılama biçimimizi köklü bir değişime uğratmıştır. Maddenin ve enerjinin temel dinamikleri hakkında tamamen yeni bir bilgi sistematiğine ulaşılmıştır. Tüm evrenin birbirinden yalıtılamayacak bir enerjetik alan olduğu fikri gündeme gelmiş, maddi organizasyonların, evren enerjisinin lokal yoğunlaşmaları olduğu kabul edilmiştir. Mikro ve makro ölçekteki tüm sistemler yani atomlar da, insan da, gezegenler de güneş sistemi ve galaksiler de “açık sistemler” halinde bulunmaktadır. “Açık sistemler” demek bulunduğu mekandan yalıtılamayan, izole edilemeyen, o mekandaki bazı titreşimleri, çeşitli frekanslardaki enerjileri içine alan ve o mekana bazı titreşimleri, enerjileri yayan sistemler demektir. İnsan bedeni de bir açık sistemdir. Açık sistem oluşu onu içinde bulunduğu mekana bağımlı kılar. Yani insan mekandan bağımsız düşünülemez. İnsan, bulunduğu mekandan çeşitli frekanslardaki enerjileri de sistemine alır. Sistemine aldığı enerjilerin başında şakralarından giriş yapan ve Hint literatüründe “prana”, Çin kültüründe “chi” veya “ki” denilen hayat enerjisi yeralır. Hayat enerjisi, insanın canlılığını sürdürebilmesindeki etkenlerden biridir. İnsanın açık sistem oluşu nedeniyle mekanda maruz kaldığı enerjilerin çok farklı nitelikleri vardır. Bu enerjilerin bir kısmı sağlığı ve ruh halini olumlu yönde etkilerken bir kısmı olumsuz etkiler. Ayrıca her insan hem fiziksel olarak, hem de psikolojik olarak kendini güvende hissetmek ister. Güvenlik ihtiyacı, insanın bir aileye veya bir topluma aidiyet ihtiyacı kadar gerekli bir psikososyal ihtiyaçtır. Kendimizi güvende hissetmediğimizde tüm dikkat ve enerjimiz çevremizdeki olası bir tehlikeye yönelir. Tehlike algısı, korku dediğimiz duyguyu doğurur. Korku duygusu tarafından kuşatılan insanda neşe, coşku, huzur ve yaratıcılık sözkonusu olamaz. Zihin, beden ve enerji alanında alarm zilleri çalar. Örneğin enerji alanı çok hızlı bir şekilde enerji kaybeder ve bu kayıplar insanı bitkin düşürür. Çeşitli nedenlerle sık sık bitkin düşen insanlarda tükenme duygusu, her şeye karşı isteksizlik, üşengeçlik, depresif belirtiler, çabuk sinirlenme gibi stres faktörleri devreye girer. Bu belirtilerin kronikleşmesi ise çeşitli seviyelerde hastalığa davetiye çıkarabilir. Dolayısıyla psişik korunma uygulamaları hepimiz için gereklidir. Yeni bir ortama girdiğimizde, karakter olarak zor bir insanla bir arada yaşamamız gerektiğinde, bir tartışma veya toplantı sırasında ve bunun gibi diğer başka durumlarda kendimizi güvende ve güçlü hissetmemize yardım eder. Psişik korunma pratikleriyle ailemize, dostlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza ve hiç tanımadığımız pek çok insana olumlu bir psişik atmosfer sağlamış oluruz. Bedende Olma, Topraklanma ve Nefes Pek çok insan, uyanık olduğu saatlerin büyük bir bölümünü hayal ve imgelemeler dünyasında yaşar. Günün kalan zamanını ise uykunun derinliklerinde geçirir. Hayal ve imgelemeler dünyasında olmak bilinci bedende ne olup bittiğinin farkında olmaktan ve dış dünyadan uzaklaştırır. Hayale ve imgelemeye daldığımızda zihin dış dünyayı algılamayı keser. Kentin en kalabalık bir caddesinde hayallere dalarak yürüyen bir insanın farkındalığı tamamen iç uzayına dönmüştür. Bu imajinasyona gömülmüş insan çevresindeki trafiğin, az ötede kavga eden birilerinin, çalan kornanın vs. hiç farkında olmayabilir. Bu haller, gözlerimiz açık olduğu halde tam bir uyku halidir. Etkili bir enerji çalışması ve psişik korunma egzersizi yapacaksak önce genel olarak kendi profilimizi gözden geçirmekte yarar var. İşe şu soruları sorup kendimizi gözlemleyerek başlayabiliriz: Ben günün ne kadar zamanını farkındalıkla yaşıyorum? Ne kadar zamanımı kendimi hatırlamadan, fark etmeden geçiriyorum? Çevremde olup bitenlerin ve kendi bedenimin ne kadar farkındayım? Bir taraftan kendini gözleme çalışmaları yaparken bir taraftan da gün içinde yapabileceğimiz başlangıç egzersizleri vardır. Bedende Olma Gerekliliği Özellikle çalışmakta olan bireylerin çoğu ya bir çalar saatin sesiyle, ya cep telefonunun alarmıyla ya kendiliğinden ya da ya da aile bireylerinden birinin seslenmesiyle uyanıyor ve birdenbire yataktan fırlayıp çıkıyor olabilir. Böylesine uyanıp yataktan fırlamak, uykudayken bedenle bağlantısı oldukça gevşemiş olan bilinci tüm bedene odaklamadan ve yaymadan güne başlamaktır. Hani derler ya henüz uyanamadım hala uyuyorum. Bu söz durumu çok güzel anlatır. Uyanmış olmak, dikkatin ve farkındalığın, dolayısıyla bilincin dış dünyayı algılamaya ve etkili kararlar alabilir duruma geldiğini, olaylara müdahale edebilir halde olunduğunu ifade eder. Fizik olarak uyandığı halde kendini uyanmış gibi hissetmeyen insanlarda zihin donuk ve mattır. Bedenle zihin arasında tam bir bağlantı yoktur. Bir nevi uyurgezerlik sendromu devam etmektedir. Böyle bir insanın sokağa çıktığını ve bir tehditle, bir tehlikeyle karşılaştığını düşünün. Henüz bedenini bile tam olarak algılamazken, zihin ve kas, zihin ve beden bağlantısı tam değilken, algılanan tehlike çok ciddi olmasa bile bir şok etkisi yaratıp donakalmasına neden olabilir. O halde ne yapılabilir? Bedene Yeniden Odaklanma Egzersizi Uyanır uyanmaz yataktan fırlamayın. O günkü işlerinizi ve projelerinizi düşünmeyin. Endişelenip acele etmeyin ve sırtüstü uzanın. Ayak parmaklarınızı ve ayaklarınızı düşünün ve onları hareket ettirin. Baldır ve bacaklarınızı kasıp bırakın ve bacaklarınızı düşünüp hissedin. Karnınızı ve gövdenizi, kollarınızı fark edin, düşüncenizi bu bölgeye yönlendirin. Ellerinizi birkaç kez yumruk yapıp açın. Tüm bedeninizi bir bütün olarak fark edin, hissedin ve bedeninizi esnetin. Bedenimin farkındayım, bilincimi tüm bedenime odaklıyorum, güne uyanık ve enerjik olarak başlıyorum deyin.,, Fiziksel bir ağrınız ve rahatsızlığınız varsa bile bu egzersizi yapın. Ağrıyan bölgeleri de fark edin. O bölgeye dokunun, okşayın ve enerji verdiğinizi düşünün. Bedensel farkındalığınıza ve bedeninizdeki tüm hücrelere teşekkür edin. Onlar aracılığıyla fizik dünyada bulunduğunuz için hücrelerinize ve bedeninize sevginizi sunun. Sevginin gül pembesi ışığının kalp şakranızdan içeri girerek tüm bedeninizi doldurduğunu imgeleyin ve gülümseyin. Sonra nazik bir şekilde kalkıp yataktan çıkın. Bedenimizi fark etmek, bedende olduğumuzu hissetmek açılarından önemli olan bir diğer uygulama da topraklanmaktır. Eğer topraklanmamışsak ve sakin bir ruh halinde değilsek, nefes ritmimiz hızlı ve düzensizse, imajinasyon kabiliyetimiz ne kadar iyi olursa olsun etkili bir psişik korunma çalışması yapılamaz. Bazı insanların her nerede olurlarsa olsunlar bedenlerine odaklanıp sakin bir nefes ritmiyle topraklanmış kalmayı öğrenmeleri rahatlamaları için yeterlidir. Topraklanma uygulaması ile de bilinciniz bedeninize odaklanmış olur. Enerji alanınız yerkürenin enerjileriyle bağlantılı olduğu için kendinizi daha güçlü ve güvende hissedebilirsiniz. Topraklanma egzersizi Bacaklarınızı hafifçe açıp ayakta durun ve gözlerinizi kapatın. Omurganızın dik ve bedeninizin rahat olmasına dikkat edin. Vücudunuzu kasmayın. Kollarınızı, bedeninizin hemen yanında aşağı doğru serbestçe bırakın. Her iki elinizin başparmağı, küçük parmağı ve yüzük parmaklarının uçlarını birleştirip kalan iki parmağı yere doğru uzatın. Gökyüzünden gelen beyaz bir ışık huzmesi düşünün. Bu ışığın başınızın tepesindeki tepe şakranızdan içeri girdiğini, tüm bedeninizi doldurduğunu, kök şakranızdan ve ayak tabanlarınızdan yerkürenin derinliklerine doğru aktığını imgeleyin. Bu imgelemeye nefesi de ekleyin. Nefesiniz gayet sakin ve derin olmalı. Nefes aldıkça ışığın bedeninize dolduğunu, nefes verdikçe bedeninizden yerküreye doğru aktığını düşünün. Kollarınızı ve bedeninizi kasmadan birkaç dakika bu şekilde kalın. Bu egzersizi gün içinde işyerinizde uygun bir ortamda da yapmak sizi enerjik kılacak ve rahatlatacaktır. Kendinizi psişik olarak korumak için, Tanrı’nın, Buda’nın, inandığınız bir peygamberin veya mistik bir üstadın gücünü ve sevgisini size yardım etmesi için, enerji alanınızı sevgiyle ve iyilikle donatıp sizi korunma altına alması için çağırabilirsiniz. Gözlerinizi kapatıp, korunma imajınızı tahayyül edin. Tanrısal bir güçten veya mistik bir varlıktan size doğru akıp gelen bir sevgi selinin, bir enerji dalgasının tüm auranızı ve bedeninizi doldurduğunu düşünün. O varlıktan sizi kutsamasını ve korumasını dileyin. Bu sırada sizi rahatlatan bir meditasyon müziği veya ney sesi dinleyin. Bedeninizi gevşetin ve bu anın tadını çıkarın. En yüce duygu sevgi duygusudur. En yüksek titreşim sevgi enerjisinin titreşimidir. Sevgi enerjisinin odaklandığı merkez kalp şakrasıdır. Her tür olumsuz titreşimi etkisiz hale getiren ve en güçlü korunma sağlayan sevgi enerjisini auradan çevreye doğru yayan kişiler en güçlü korunmayı kendiliğinden temin eder. Daima neşe ve iyimserlik içinde olan, yüce bir planın işlediğine inanan, bardağın dolu tarafını görmeyi seçen ve tüm varlıklara karşı şefkat hisleri duyan kişilerin kalp şakrası, Tanrısal sevgi enerjisine oldukça açıktır. Negatifi Negatifle Yok Etmek Zordur Hangi nedenle olursa olsun sorun veya çatışma yaşadığınız insandan size doğru akıp gelen olumsuz enerjiyi, ona olumsuz enerji göndererek, ona olan düşmanca duygularınızı besleyerek, ona olan nefretinizi canlı tutarak ve ona beddualar okuyarak etkisiz hale getiremezsiniz. Sürekli o insanı ve çatışmayı hatırlayarak, o çatışma sırasında neler hissettiğinize odaklanarak, zihinsel düzeyde onunla kavga etmeyi sürdürerek bu durumdan herhangi bir fayda elde edemezsiniz. Tam tersine aranızdaki olumsuzluğu besler, zihinsel ve psişik seviyede çok fazla enerji tüketirsiniz. Bu durum auranızı zayıflatır, hem çevreye psişik kirlilik yayar hem de önce kendinize sonra da ona zarar verirsiniz. “Şiddet kullanırsanız, şiddet görürsünüz”, “Nefret ederseniz nefret edilirsiniz”, “Severseniz, sevilirsiniz” diyen ezoterik öğretiler, yaşamın enerjetik doğasını son derece yalın bir şekilde ifade etmiştir. Duyguları sürekli kılan düşüncelerdir. Düşüncelerimizi değiştirdiğimizde yaşadığımız duygular da değişir. Düşünce gücümüz ve imajinasyon yeteneğimiz sayesinde içinde yaşadığımız gerçeklik deneyimlerimizi oluştururuz. Her ne düşünüyorsak, o düşünceyi sık sık düşünerek enerjiyle besliyorsak, onun gerçekleşme olasılığını artırırız. Bu nedenle duygularımızı değiştirmek istiyorsak önce o duyguları oluşturan düşünceyi kesmeyi denememiz gerekir. Kendini Sevme Gerekliliği Ezoterik öğreti, “Kendini sevmeyen bir insan başkalarını sevemez” der. Yüzeysel olarak baktığımızda elbette ki her insan kendini sever veya sever görünür. Ancak bilinçdışı alanlara girdiğimizde her insanın kendini ve deneyimlerini olduğu gibi kabul edemediğini, kendiyle tam bir barış ve uzlaşı içinde olamadığını, bazı pişmanlıklar içinde olduğunu görürüz. Geçmişte yaşadığı kimi deneyimler için kendine kızan, pişmanlık duyan, kendini suçlayan, kendini affetmeyen, yaptığı kimi eylemlerden dolayı kendini sevemeyen kimliklerle veya duygularla karşılaşırız. Kendini sevme egzersizleri yapmanın hepimize olumlu geri dönüşleri olacaktır: Kendini Sevme Egzersizi Bedeninizde beğenmediğiniz, hoşlanmadığınız veya ağrıyan bir bölge varsa önce o bölgeye yoğunlaşın, farkındalığınızı oraya yöneltin ve o bölgeye sevginizi sunun. Daha sonra dikkatinizi kalbinize odaklayın ve sağ elinizi kalbinizin üstüne koyun. Eğer odaklanacağınız bir yeriniz olmadığını hissederseniz kalbinize yoğunlaşın, sağ elinizi kalbinizin üstüne koyup kalbinizi düşünün ve ona sevginizi sunun, ona teşekkür edin. Daha sonra tüm benliğinizi ve bedeninizi düşünün. Sevgi hislerinizi bedeninize ve benliğinize yöneltin. Bedeninizin sırasıyla yeşil, gül kırmızısı, altın sarısı renklerle dolduğunu imgeleyin. Sonra da beyaz ışık ile dolduğunu düşünün. Zihinsel Tavrınızı Değiştirmeyi Deneyin Değişim ve yeni yaratımlar tam da şu anda alacağınız zihinsel tavırlarda yatmaktadır. Yaratıcı olan güç, aynı zamanda değişimden yanadır. İçinizdeki yaratıcı gücü ortaya çıkarmak ve kendi yararınıza kullanmak istiyorsanız değişimden yana tavır alın. Tüm eski inanç ve tavırlarınızı, kararlarınızı gözden geçirin. Bugün, artık işinize yaramayan ne varsa atın. Zihninizden silin. Yaramış olsalardı zaten şu anda değişim ihtiyacı duymazdınız, bunu unutmayın. Geçmişin dramlarına gömülüp kalmayın. Gelecekte gördüğünüz belirsizlikte kaybolmayın. Mümkün olduğunca geçmişteki olumsuzlukları düşünmeyin ve unutun. Bilerek ve isteyerek hatırlamama tavrı geliştirin. Hatırlasanız da oradan size bir fayda gelmeyeceğine inanın. Ancak yaşadığınız bazı deneyimler nedeniyle kendinize kızgın, kırgın, öfkeli iseniz, suçluluk duygularınız varsa, kimi eylemleriniz nedeniyle kendinizi sevmiyorsanız o deneyimlerin içimizde yarattığı tortulardan arınma egzersizi uygulayabilirsiniz. İç Tortulardan Arınma Egzersizi Bir defter alın. Yalnız kalacağınız bir odaya çekilin. Önce çocukluğunuzu düşünün. Hatırlayabiliyorsanız 5 yaşınızla 10 yaşınız arasındaki süreci gözden geçirin. Bu yıllarda sizi üzen bir olay, kendinize kızmanıza neden olan bir anı var mı? Varsa o anıya yoğunlaşın. Neler olmuştu? Neler hissetmiştiniz? Kendinize niye kızmıştınız? Tüm bunları gözden geçirerek ve o zamanlar hissettiğiniz duygulara yoğunlaşarak yazmaya başlayın. Bu sırada içinizden ağlamak gelirse ağlayın. Bırakın gözyaşlarınız aksın. Aynı şekilde 10 yaşınızla 15 yaşınız arasını, 15 yaşınızla 20 yaşınız vs düşünerek şimdiki yaşınıza kadar ilerleyin. Bu yaş dilimleri taramasını bir güne sığdırmaya kalkmayın. Gerekiyorsa 3 hafta, gerekiyorsa üç ay içinde, istediğiniz zamanlarda yoğunlaşarak bu arınmayı deneyin. Sonra da yazdığınız her sayfayı yırtıp uygun bir yerde, örneğin büyükçe bir tavanın içinde yakın. Kağıtlar yandıkça içinizden dışarı çıkan negatif tortuların da dağılıp giden dumanla birlikte yok olduğunu düşünün. Her insan Dünya’daki yaşam kesiti içinde edindiği eksik veya hatalı öğrenmelerini düzeltmek, yarattığı sebep-sonuç zincirlerini daha pozitife çevirmek, işine yaramayan alışkanlık ve davranışlarını pozitifiyle değiştirmek ister. Hayat da ona bu değiştirme imkanlarını cömertçe sunar. Zaten tüm mesele, hayatın bize cömertçe sunduklarıyla yaptığımız değişim dansı değil midir?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
Psişik Korunma Teknikleri
Arınma ve Enerji Alanını Güçlendirme Teknikleri Uygulama 1. Hayat Enerjisi İle Duş Alma Tekniği Bu tekniğin amacı, hayat enerjisini sistemimize davet edip fizik ve enerji bedeni arındırmak, enerji alanımızı güçlendirmektir. Bu teknik zihni ve enerji alanını güçlendirir. Her yerde uygulanabilir ve uygulayanı meditatif bilinç haline sokar. Özellikle şifa uygulamalarından önce meditatif bilinç haline geçmek aktarılacak tesirin gücünü artırmak bakımından oldukça önemlidir. Aşağıdaki uygulama bütününü günde 3 veya 4 kez tekrarlayabilirsiniz. 1. Ayakta durup bacaklarınızı hafifçe aralayın, gözlerinizi kapatın 2. Burundan nefes alırken dörde kadar sayın, ağızdan nefes verirken sekize kadar sayın (yani nefesinizi aldığınızın iki katı sürede verin) ve bunu üç dört kez tekrarlayın 3. Ellerinizi avuç içleri birbirine yapışık olarak göğüs hizasında birleştirin 4. Kollarınızı yukarı doğru kaldırıp V harfi gibi açın, avuç içlerinizi gökyüzüne dönük tutun 5. Hayat enerjisinin tüm auranıza ve ellerinize aktığını imgeleyin. Avuç içlerinizde bu titreşimi hissetmeye çalışın, bu pozisyonda on – on beş saniye kalın 6. Parmak uçlarınızı birbirine değdirip bedeninize değmeden ellerinizi aşağı doğru indirin, yere doğru eğilip auranızdaki tüm gereksiz frekansları toprağa gönderdiğinizi imgeleyerek ellerinizi açın 7. Ellerinizi birleştirip avuçlarınıza aldığınız enerjiyi, avuçlarınız fizik bedeninize dönük olacak şekilde auranızdan geçirerek doğrulup kollarınızı gökyüzüne açın Uygulama 2. Topraklanma ve Koruma Baloncuğu Oluşturma Bu uygulamanın amacı, bireyi, her türlü negatif enerjiden (daha doğrusu bireyi, kendi titreşimlerine uygun olmayan enerjetik titreşimlerden) korumaktır. Her türlü ruhsal uygulamalar gibi, bu tekniğin de işe yaraması için en azından başlangıçta belli bir süre düzenli olarak uygulanması gerekir. Zihnin yeni bir alışkanlık kazanması için veya bir alışkanlıktan kurtulmak için önerilen süre 21 gündür. Sabırla ve aşırı beklentiye girmeden düzenli olarak yapılan her uygulama zihnimizin yeniden programlanmasını sağlar. Canlı ve cansız olan her şey aura titreşimlerini çevresine yayar. Korku, endişe, öfke hali, sinirlilik, saldırganlık gibi negatif duygu ve düşünceler de; sevgi, saygı, güven, huzur hissi gibi pozitif duygu ve düşünceler de enerjetik titreşim olarak auralarımız aracılığıyla çevremize yayılır. Bu titreşimler diğer insanların aurası aracılığıyla algılanıp o insanlarda da benzer hallerin yaşanmasını veya hissedilmesini sağlar. Koruma baloncuğu, bizi dışarıdan gelecek her tür negatif titreşime, bize uygun olmayan titreşime karşı korur. Auramızın bozulmasını ve enerji kaçaklarını önler. En azından hangi hal içindeysek o halde kalmamıza sebep olur. Enerji seviyemiz düşük bile olsa daha da düşmesini önler. Hele hele pozitif bir ruh halindeysek, mutluysak, iyimsersek, sağlıklıysak bu hallere karşılık gelen enerjetik titreşimleri çevremize yaymamızı sürdürerek çevremizdeki insanlara da enerjetik seviyede güç katmamızı sağlar. Koruma baloncuğunu oluşturmadan önce topraklanmak son derece önemlidir. Topraklanmanın amacı, kendi enerjinizle yerkürenin enerjisini birleştirmek, enerjetik olarak güçlenmek ve dengelenmektir. Topraklanmayı şu şekilde uygulayabilirsiniz: 1. Rahat bir şekilde ayakta durup gözlerinizi kapatın. 2. 4-5 kez sakin sakin soluk alıp verin. 3. Tepe şakranızdan (başın tepesi) giren beyaz bir ışığın kök şakranızdan (iki bacak arası) ve ayak tabanlarınızdan çıkarak yerkürenin derinliklerine aktığını imgeleyin. Bu imgeyi 1 veya 2 dakika canlandırın ve kendi enerjilerinizle yerküre enerjilerini irtibatlandırarak kendinizi topraklayın ve oturun. Koruma Baloncuğu Oluşturma 1. Gözleriniz kapalı, rahat ve gevşemiş bir halde, sakin sakin, ritmik bir şekilde soluk alıp vererek kısa bir süre oturun. 2. Bedeninizin tümünü çevreleyen şeffaf ve esnek bir balonun içinde olduğunuzu imgeleyin, (balon fizik bedeninizi sarabileceği gibi birkaç metre kadar uzak da olabilir. Balonunuzun rengi siyah dışında bir renk olabilir; deneyin, kendinize uygun gelen rengi seçebilirsiniz,) 3. Şeffaf baloncuğun, dışarıdan gelecek ve size uygun olmayacak titreşimleri geri püskürttüğünü, size uygun olacak pozitif titreşimleri geçirdiğini ve sizden çevreye yayılması gereken pozitif titreşimleri dışarı geçirdiğini hissederek imgeleyin. İmgenize inanın ve pekiştirin, düşünce imgeleri yaratır, imgeyi sık sık düşünmek ise onu güçlendirir. 4. Nefesinizin baloncuğunuzu doldurduğunu düşünün, baloncuktaki kendinizi rahat, gevşemiş ve mutlu bir şekilde imgeleyin, o ruh halini gerçekten de hissetmeye çalışın, gülümseyin. İsterseniz balonun dört yanına (başın üstü, ayak altı, sağ ve sol taraf) “bana uygun olmayan titreşimlere kapalıdır” gibi sloganlar yerleştirin, bildiğiniz veya inandığınız koruyucu semboller varsa onları yerleştirin. İki – üç hafta, bu uygulamayı bulduğunuz her fırsatta tekrarlayın. Ne kadar sık tekrar yaparsanız balonunuz o kadar güçlenir ve enerji ile yüklenir. Güçlenen ve enerji ile yüklenen balonun da koruyucululuğu ve ömrü artar. Özellikle çok stresli bir ortamda çalışanların, kalabalık ortamlarda çalışanların, enerjilerinden hoşlanılmayan, görünce bile sinirlenilen insanların bulunduğu ortamlarda çalışanların, haşarı öğrencilerle baş etmek zorunda olan öğretmenlerin, sağlık çalışanlarının vs. bu uygulamayı sık sık yapıp balonlarını güçlendirmeleri önerilir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
| Etiketler |
| alinti, korunma, psisi, psisik |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Cinlerden Korunma Virdi | haskin | Zikir | 2 | 17.10.20 05:00 |
| Bulaşıcı hastalıklar ve korunma yolları | SiLence | Sağlık | 1 | 20.04.17 21:54 |
| Doğal korunma yöntemleri | SiLence | Sağlık | 2 | 18.04.17 12:01 |