Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Astroloji & Astronomi & Rüya > Rüya ve Rüya Tabirleri


Rüyada Ahirete gidenleri görenler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 15.08.26, 03:26
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 29.04.18
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 915
Forum Puanı: 706
Etiketlendiği Mesaj: 13 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Rüyada Ahirete gidenleri görenler

BÂZI RÜYÂLAR

Burada Selef-i Sâlihînden Bâzı Rüyâları Bildirelim. Rüyâlarında Âhirete Gidenleri Görmüşler, Kitaplarında Yazmışlardır.

Şerhu’s-Sudûr’da Bildirildi; İbn-i Ebi’d-Dünyâ ve İbn-i Sâd, Muhammed b. Ziyâd el-İlhânîden Bildirdiler. Adaf b. Hars Abdullah b. Âiz’e, “Öldükten Sonra Bizimle Görüşüp, Âhiretteki Hâlinizi Bize Haber Verirseniz İyi Olur?” Dedi. Vefâtından Sonra Rüyâda Görünüp Dedi ki; Kurtuldum Ama Biraz Güçlük Çektim. Allahû Teâlâ Günâhları Affeder Ancak Şer İşlerde ve Çirkin Amellerde Devamlı ve Isrâr Olanlara Azâb Hazırdır.

Yahya b. Eyyûb Buyurdu ki; İki Kişi Aralarında Sözleştiler. Hangisi Önce Âhirete Giderse, Rüyâda Diğerine Hâlini Bildirecek. Birisi Ölünce, Rüyâda Diğerine Göründü. O da Sual Edip, “Hasan-ı Basrî Ne Hâldedir?” Dedi. “Cennette Yüksek Bir Sultân Olmuştur.” Cevabını Verdi. Yine Sual Edip, “İbn-i Sîrîn Nerededir?” Dedi. “İstediği Derecelerde Zevk Ediyor Fakât Hasan-ı Basrî ile İbn-i Sîrîn Arasında Çok Fark Vardır.” Cevabını Verdi.

Ebû Bekr el-Hayyât Buyurdu ki; Rüyâda Kabristana Gittim. Gördüm ki, Kabirlerde Bulunanlar Oturmuşlar, Cennet Reyhanları ile Nimetlenirler. Benim Bir Dostum Var idi, Adı Mahfûz idi. Orada Onu Gördüm. Kendisine, “Ey Mahfûz! Allahû Teâlâ Sana Ne Türlü Lütfetti, Sen Ölmedin mi?” Dedim. Bana Dedi ki; Takvâ Sahipleri İçin Âhirette Bir Başka Hayat Vardır. O Hakîki Hayattır, Yok Olmaz.

Ebû Câfer Dedi ki; Bişr-i Hâfî ile Mârûf-i Kerhî’yi Rüyâda Gördüm. Bana Doğru Geliyorlardı. Nereden Geldiklerini Sordum. Cennet-i Firdevs’e Gidip, Orada Kelîmullâh Mûsâ Aleyhisselâm’ı Ziyâret Edip Geldik Dediler.

Âsım Harbî Dedi ki; Bişr-i Hâfî’yi Rüyâda Gördüm. Nereden Geliyorsun Dedim. İllîyyûnden Dedi. Ahmed b. Hanbel Ne Hâldedir Dedim. Abdülvahhâb ile Huzur-u Mânevîde Yiyip İçiyorlar Dedi.

İbn-i Sâd, Salim b. Abdullah’tan, O da Ensârdan Bir Sahâbîden Bildirdi. O Sahâbî Buyurdu ki; Ömer b. Hattâb Radiyallâhû Anh’ı Rüyâda Göstermesi İçin Allahû Teâlâ’ya Duâ Ettim. On Sene Sonra Gördüm Eliyle Alnını Siliyordu. Terlemişti. “Yâ Emîre’l-Mü’minîn, Ne Gibi Zor Bir İş Yaptın?” Dedim. Buyurdu ki; Şimdi Hesaptan Kurtuldum. Eğer Allahû Teâlâ Bana Rahmet Etmeseydi, İşim Tamamdı.

İbn-i Asâkîr, İbn-i Yezid’den Anlattı; Trablus’ta Üç Mezar Gördüm. Birinde Şöyle Yazılmıştı: Mezara Giden ve Başına Neler Geleceğini Düşünen Kimse Yaşamaktan Nasıl Lezzet Alır! İkincisinde Şu Arapça Şiir Yazılmıştı:

Kendisine Muhakkak Hakk Sual Soracaktır,
Bunu Bilen Hayattan Bilmem Nasıl Zevk Alır?
Kullarının Hakkını Elbette Alacaktır,
Yaratanın Yaptığı Şüphesiz Hayırlıdır.

Üçüncüsünde de Bunlara Benzeyen Şu Şiir Vardı:

Nimetlerin Çabucak Elden Çıkacağına
İnanan Bu Hayattan Bilmem Nasıl Zevk Alır,
Kendine Mülk-i Azîm Arz Olunacağına
İnanır ve Devamlı Büyük Bir Köşkte Kalır.

Oradaki Âlimlerden Birine Sordum. Dedi ki; Bunlar Üç Kardeş idi. Birisi Hükümdârın Yakın Adamı, Askerinin Kumandanı. İkincisi Tüccar ve Zengin idi. Üçüncüsü ise Zâhid ve Sâlih idi.

Zâhid Olanın Ölümü Yaklaşmıştı. Sultânın Yakın Adamı Olan Kardeşi Gelip Hatırını Sordu. “Bir Vâsiyetin Var mı?” Dedi. “Benim Malım Yoktur, Borcum da Yoktur Lâkin Vâsiyetim Odur ki, Beni Teçhiz, Tekfin ve Definden Sonra Mezar Taşıma Bu Sözümü Yazasınız. Üç Gün Sonra da Ziyâretime Gelesiniz. Bir İbret Alacağınızı Sanıyorum...” Dediği Gibi Yapıp, Üçüncü Gün Mezarını Ziyârete Geldiler. Duâ Edip Kur’an-ı Kerîm Okuduktan Sonra, Yüksek Bir Ses Duydular. Korkup Evlerine Kaçtılar. O Gece Onu Rüyâda Görüp, O Sesi Sordular. Dedi ki, “Bir Melek Kamçı ile Gelip, “Dünyâda iken Bir Mazlûmu Gördün de, Niçin Yardım Etmedin!” Deyip Bana Vurdu. O Ses O idi.” Dedi.

Sabah Olunca O da Mallarını ve Emrindekileri Bırakıp Zâhid Oldu. Onun da Ölümü Yaklaşınca, Bir Gün Tüccar Olan Kardeşi Hatırını Sormaya Geldi. “Bir Vâsiyetin Var mı?” Dedi. “Malım Yoktur, Borcum da Yoktur Fakât Bir Vâsiyetim Vardır, O da Beni Kardeşimin Yanına Defnedesiniz ve Bu Şiiri Mezar Taşıma Yazarsınız ve Üç Gün Sonra Mezarımı Ziyârete Gelirsiniz. Umarım ki İbret Alırsınız...” Dedi. O da Kardeşinin Dediği Gibi Yaptı. Üç Gün Sonra Kabrini Ziyârete Gitti ve Duâ Etti. Kuvvetli Bir Ses Duydu. Aklı Başından Gitti, Dönüp Eve Geldi. Gece Rüyâda Kardeşini Gördü. “Âhirette Hâlin Nasıldır?” Dedi. Cevabında, “İyiliklere Kavuştum. Günâhtan Tevbe Etmek, Tevbe Edeni Her Türlü İyiliğe Kavuşturur.” Dedi. “Diğer Kardeşimin Hâli Nasıldır?” Dedi. “O, Îmâmlar ve Sâlihler ile Beraberdir.” Cevabını Verdi. “Bizim Hâlimiz Ne Olur?” Dedi, “Bir İyilik Yapan, Âhirette Sevâbını Bulur, Nimet ve Saâdete Kavuşur. Hayatının Kıymetini Bil, Çok Gâyret Et!” Dedi.

Sabah Olunca, Gâfletten Uyanıp Tevbe Etti. Günâhlardan El Çekti. Taâtlere Devam Etti. Bir Oğlu Yetişti. Kendine Ölüm Yaklaşınca Dünyâdan Âhirete Dâvet Olununca Oğlu, “Babacığım Bir Vâsiyetin Var mı?” Dedi. “Vâsiyetim Odur ki, Beni Kardeşlerimin Yanına Defnedesiniz ve Mezar Taşıma Şu Sözleri Yazasınız. Üç Gün Sonra Kabrimi Ziyâret Edesiniz.” Dedi. Oğlu da Bunları Yerine Getirdi. Üçüncü Gün Ziyâretine Gidince Kuvvetli Bir Ses Duydu. Çok Korktu, Evine Gitti. Babasını Rüyâda Gördü. Dedi ki, “Ey Oğlum! Yakında Sen Bize Gelirsin. Âhiret Hâlleri Zordur. Hiç Durma, Şeriat İlimlerini Öğrenmeye, Güzel Ahlâk Edinmeye ve Sâlih Ameller Yapmaya Gâyret Et. Ölümüne Hazırlan. Gidilecek Yol Uzaktır. Azığını Bol Al. Sakın Boş Oturup Amelden Uzak Olma, Eksik de Etme! Zirâ İşsizler, Tembeller Âhirette Pişmân Olurlar Fakât Fayda Vermez. Ölüm Zamanında Pişmânlık İşe Yaramaz. Ey Kıymetli Oğlum! Çok Gâyret Et, Çok Çalış. Gece Gündüz İlme ve Amele Uğraş. Dâima Amel Et. Güzel Çalış, Amellerin Sâlih Olsun!” Dedi.

Oğlu Uykudan Uyandı. “Benim Ecelim Yaklaştı, Çâresiz Öleceğim Âhirete Gideceğim.” Dedi. Ölüm ve Âhirete Yarayacak Şeyleri ve İşleri Yaptı. Üçüncü Gece Vefât Etti. Üç Mezar Hikâyesi Burada Tamam Oldu.

Sâlihlerden Biri Rüyâda Cennete Girdi. Yüksek Yıldız Gibi Bir Saray Gördü. Kimin Olduğunu Sordu, “Îmâm-ı Muhammed’indir.” Dediler. Ondan Yüksek Bir Saray Daha Gördü. Kimin Olduğunu Sorunca, “Ebû Yûsuf’undur.” Dediler. “Ebû Hânîfe’nin Sarayı Nerededir?” Dedi. “O, O Kadar Yüksektir ki, Görünmez.” Dediler. Birçok Muhaddisleri Cennette Gördüler. Sebebini Sordular. “Çok Salevât Okumamız Sebebiyle Mâğfiret Olunduk ve Cennete Girdik.” Dediler.

Sallallâhû Âlâ Seyyîdina Muhammedin ve Âlâ Âlihî ve Sahbihî ve Sellem.

[Birgivî Vâsiyyetnâmesi, Kadızâde Şerhi.]

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 27.08.26, 07:08
Bursalee16 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.24
Bulunduğu yer: Rabbi fe la tec'alnı fil kavmiz zalimın
Mesajlar: 321
Forum Puanı: 171
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Rüya tabirleri her dönem değişiklik gösterir 100 yıl önce görülen rüya ile bugün görülen rüyaların anlamları arasında dağlar kadar farklar olabilir 1 rüyanın bir çok farklı yorumu olabilri bu rüya gören için mantıklıda gelebilir burada önemli olan yorumcudur

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bir Birleşme Neticesinde Çocuk da Takdir Edilmişse; Tabip Tıbbı Nebi 0 07.08.26 11:53
Aklın zekatı var mıdır? Skoda Fıkıh Soru ve Cevaplar 0 06.08.26 13:39
Kötü rüya ve Karabasan için Vefk SertDede Vefk & Tılsım 3 22.06.26 18:33
4.000 ihlas suresi ile hacet (dilek) uygulaması SertDede Hacet & Dilek Uygulamaları 0 22.06.26 15:34


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:19.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com