![]() |
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
Tromboangiitis obliterans Buerger hastalığı
Tromboangiitis obliterans (Buerger hastalığı) en çok kol ve bacaklardaki küçük ve orta çaplı arterleri venleri ve sinirleri etkileyen nonaterosklerotik segmental enflamatuar bir hastalıktır. Tromboangiitis obliteranslı bir hasta ilk olarak 1879 yılında Von Winiwarter tarafından tanımlanmıştır. Bundan 29 yıl sonra Leo Buerger ampute edilmiş 11 ekstremitede patolojik bulguların kesin ve ayrıntılı tarifini yapmıştır. Tromboangiitis obliterans bazı önemli yönleriyle diğer vaskülit formlarından ayrılır. Patolojik olarak ileri derecede sellüler ve enflamatuar bir trombus vardır. Damar duvarı nispeten korunmuştur. Bu hastalarda sedimentasyon CRP serolojik test-ler (immüne kompleksler kompleman kriyoglobu-lin) ve otoantikorlar (antinükleer antikorlar roma-toid faktör) normal veya negatifken arteriyel intimada immun reaksiyon varlığı gösterilmiştir. Arter duvarındaki kollajen I ve III e karşı artmış hücresel duyarlılığı normal ve arteriosklerozisli insanlardan ayırıcı tanıda kullanılabilir. Eichhorn ve arkadaşları Buerger in aktif evresinde 7 hastada serum anti-endotel antikorlarında artma (ortalama 1857 U nor-mal 30 kişide 126ü remisyonda olanlarda 461 U.) göstermişlerdir. Bu hastaların (klinik olarak) hastalıksız gibi duran ekstremitelerine "Sodium nitroprusside" gibi endotele bağımlı olmadan vazodilatör etki yapan ajanlara verildiğinde vazorelaksasyon normal olmasına rağmen (endotele bağımlı) etkili "Acetyl-Choline" intra arteriyel verildiğinde; "Pletysmog-raphy" ile ölçülen relaksasyon normale göre düşük olmakta yapılan arteriografik incelemede küçük arterlerde multipl tıkanmalar olduğu özellikle proksimal arterler normal görünürken brakial arter distalinde infrapopliteal arterlerde hastalıklı olanla-rın normallerin arasına serpiştirilmiş gibi olduğu görülebilmektedir. Klinik seyrinde ayak ve bacakta "Flebitis migrans" tablosu tipiktir patolojilerinde akut fazlarında çok hücreli inflamatuar trombüsler vardır. Kronikleştikçe trombüsler organize olur ve duvarda fibrozis gelişir. Ancak internal elastik lamina pek çoğunda korunmuştur. Bu özellikler arteriosklerozis veya vaskülitislerden ayırmada faydalıdır. Allen testi yapılması genç tiryakilerde ellerdeki dolaşımı aydınlatır ve ayaklarda trofik değişikliklerin başlangıcında bile bu test sonucu anormaldir. Teş-his: flebitis migrans olması ellerde de benzeri tutu-lum istirahat ağrısı sigara tiryakiliği yaşın < 45 olu-şu gangren veya iskemi belirtileri oto immün has-talık olmayışı diabetes mellitus olmayışı emboli nedeni olmayışı arteriografik bulgular ve nadiren biyopsi ile yapılabilir. Hastalığın erken dönemlerinde belirti ve bulguları silik olup sıklıkla ayakta başlayan parmak yaraları solukluk ve soğukluk uyuşukluk karıncalanma ve yanma tarzında şikayetler görülür. Hastalık ilerledikçe yürüme ile artan istirahatle azalan bacak ağrıları yerleşir. Hasta uzun süreli yürüyüşlerde giderek artan ağrı sebebiyle durmak ve dinlenmek zorunda kalır. Sıklıkla caddelerde bu durma dönemlerinde vitrinlere bakılarak ağrının geçmesi beklendiğinden klasik tıp kitaplarına bu durum vitrin belirtisi olarak geçmiştir. İleri dönemlerde ağrı sadece hareketle değil istirahat dönemlerinde bile hissedilmeye başlar. Yine özellikle soğuk su ve hava ile temasta el ve bacaklarda morarma ayakta şişme ve gangren ileri dönemlerde görülen bulgulardır. Hastalığın sigara ile ilgisi kesin olarak gösterilmiş olup sigarayı bırakmayan hastalar uzuv kaybına yol açacak sonuçlarla karşı karşıyadır. Hastalığın teşhisi için Doppler ultrasonografi ile damarlardaki kan akım seviyesi ve daralma gösterilir damar içine kontras madde verilerek çekilen filmlerle teşhis kesinleştirilir. Tedavide gangren olmadan sigarayı bırakanlar-da %94 amputasyon gerekmemiş sigara içenlerde en az %43 amputasyon yapılmış. Günde 6 saat süreyle İloprost (prostoglandin analoğu) infüzyonu verilmesi intraarteriyel "strepto-kinase" 10.000U ile başlayıp saat başı 5000U veril-mesi nadir endikasyonlarda infra inguinal arteryel By-pass ameliyatı omental transfer ameliyatları spinal kord stimülatörleri vasküler endoteliyal Growth faktör gen tedavileri ile başarılı sonuçlar bildiren raporlar vardır. Sempatektomi ameliyatla-rının amputasyonları önlemede ve ağrıyı azaltmak-taki rolü yeterince aydınlık değildir. Isırgan otunun da tedavide faydalı olduğu iddia edilmektedir ---------- Post added 21.02.17 at 21:32 ---------- Varsayılan Cvp: Cerrahi TÜKRÜK BEZİ ENFEKSİYONLARI TÜKRÜK BEZİ ENFEKSİYONLARı Tükrük bezi iltihapları Abseleşen ve abseleşmeyen ve özel tükürük bezi iltihabı şeklinde 3 tipde görülür.En sık görülen enfeksiyon Kabakulak (epidemik Parotit) tır. Kabakulak (Epidemik Parotit): Çoçukluk çağının en sık göerülen tükrük bezi hastalığıdır. Kuluçka süresi 14-21 gündür. Parotis isimli ve çenenin üstünde kulağın önünde yer alan tükrük bezinde şişlik kızarıklık kanal ağzında hafif bir şişme ve kızarıklık kulak kepçesinin yer değiştirmesi gibi bulgulara sahiptir. Akıntı iltihap karakterde değildir. Ekşi gıdaların alınması ağrıyı arttırır. Olguların %30’unda ateş yoktur %75’inde iki taraflı etkilenme vardır. Bir tarafın şişmesini takip eden 5 gün içinde diğer taraf ta şişer. Bazen çenealtı tükrük bezleride hastalığa eşlik eder. Kabakulak virüslerle oluşan bir enfeksiyondur. Etken paramikzoma grubuna ait nörotropik bir virus olup 8. kafa sinirinde geri dönüşümsüz bir lezyon oluşturarak tek taraflı tama yakın bir sağırlığa yol açabilir. Pankreası tutarak şeker hastalığı testisler veya yumurtalıkları tutarak kısırlık ve santral sinir sistemini tutarak menenjit yapabilir. Hastalığın 3-4. günlerinde kan ve idrarda amilaz miktarı maksimum düzeye ulaşır. Tedavi semptomatiktir ağrı kesici ateş düşürücü ilaçlar verilir. Ağrı azaltılır ateş düşürülür. Diğer Viral Enfeksiyonlar: Sitomegalovirus Coxackie A Echovirus İnfluenza virusu tükrük bezlerinde enfeksiyona neden olabilirler. Tedavi kabakulaktaki gibi semptomatiktir. HIV enfeksiyonu sıklıkla büyük tükrük bezlerinin tutulumu ile birliktedir. HIV için klinik şüphe olduğunda serolojik testler yapılır. Ani gelişen iltihaplı dişeti ve tükrük bezi infeksiyonu: Ağız içi boşluktan gelen bakterilerin oluşturduğu tükrük bezinin abseleşmeye meyilli enfeksiyonudur. Sıklıkla parotis bezinde gözlenir. En sık rastlanan etken Stafilokokkus aureusdur isimli bakteridir daha nadiren Streptokok E.Coli Hemofilus influenza görülebilir. Tükrük bezi aniden şişer ve ağrılıdır. Ateş ve beyaz kan hücrelerinde artma vardır. Parotis bezi tutlunca kulak kepçesi belirginleşir ve hastanın arkasından bakıldığında şişlik rahatlıkla farkedilir. Tükrük bezi elle muayenede hassasdır ve hamur kıvamındadır. Deride kızarıklık olabilir ve abseleşme varsa deri altında yumuşama hissedilir. Tükrük bezinin ağız içindeki kanal ağzına bakarken beze yapılan masaj ile pürülan akıntı geldiği izlenir. Enfeksiyon dış kulak yoluna atlayabilir. Hastada yüz felci olabilir. Derin boyun absesi ve göğüs boşluğu iltihabı gibi komplikasyonlar olabilir. Hastaların 1/3’ü ameliyat sonrası dönemde ağızdan gıda alımı kısıtlanmış ve elektrolit-sıvı dengesi bozulmuş hastalardır. Parotise yapılan masaj ile stenon kanalından ağız içine abse boşalımı izlenebilir. Tedavide bakterilere etkili yüksek dozda antibiyotikler verilir. Sıvı-elektrolit dengesi düzeltilir. tükürük bezi üzerine sıcak kompresler uygulanır. Siyalogoglar (%2’lik pilokarpin damlası verilir çiklet çiğnetilirC vitamini tabletleri veya limon emdirilir) ve ağız hijyenine dikkat edilir. Abse varsa yüz siniri korunarak yelpaze şeklinde kesi yapılarak abse boşaltılır Diğer yönlerden sağlıklı çocuklarda görülen parotisin süpüratif enfeksiyonu ayrı bir antitedir. Uygun antibiyotik tedavisi ve takip gerekir. Genelde adolesan dönemde semptomlar sonlanır ve nadiren cerrahi gerekir. Müzmin ve tekrarlayan dişeti-tükrük bezi iltihabı: En sık parotisde görülür. Altta yatan sebep olarak tükrük sekresyonunun azalması yada durması sorumlu tutulmaktadır. Klinik olarak hastada tekrarlayan hafif ağrılı tükrük bezi şişmeleri söz konusudur. Şişliklerin arası birkaç hafta veya birkaç ay olabilir. Taş veya kolaylaştırıcı faktörler varsa bunlar tedavi edilmelidir. Yeterli sıvı alımı bez masajları yanında akut ataklar sırasında antibiyotik kullanılır. Konservatif tedavinin yetersizliği halinde bezin cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir. Çenealtı tükrük bezin müzmin ve daraltıcı iltihabı (Kuettner tümörü): Gerçek bir tümörden ayırtedilmesini zorlaştıracak şekilde Çenealtı bezde sertleşme ve büyüme görülür. Ayırıcı tanı ve histolojik inceleme için tükrük bezi çıkarılır ve böylece tedavi edilmiş olur. ÖZEL TÜKRÜK BEZİ İLTİHAPLARI: Tüberküloz (tbc): Parotis veya Çenealtı tükrük bezinde ağrısız bir şişlik olur.Enfeksiyonun primer yerleşim bölgesi akciğerlerdir:Röntgende kireçlenme gürülebilir. Akciğerlerde ve diğer organlarda Tbc aranmalıdır. Tedavi anti-tbc ilaçlar ile yapılır. Enfekte lenf nodlarının ve tükrük bezlerinin fasiyal sinir korunarak çıkarılması gerekebilir. Aktinomikoz kedi tırmığı hastalığı seyrek görülen özel tükrük bezi iltaplarıdır.
(0 Beğeni)
__________________
Kaybettiklerim arasında en çok kendimi özledim, oysa ne güzel gülerdim.. |
![]() |
| Etiketler |
| cerrahi, estetik, genel |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| ismâil Hakkı Bursevî | Kâf-u Nûn | Allah Dostları & Evliyalar | 5 | 16.03.24 21:19 |
| estetik ameliyat caiz midir? | Ayhanhoca | Fıkıh Soru ve Cevaplar | 2 | 04.03.21 15:32 |
| Gunluk Burc Yorumlari ve Genel Bilgiler | twennywann | Burçlar & Astroloji & Yıldızname | 30 | 02.05.20 23:25 |
| Estetik dolgular | Havasokulu | Ağız ve Diş Sağlığı | 2 | 26.03.18 09:50 |
| Bayramda minik estetik dokunuşlar ! | aşk | Sağlık | 1 | 05.06.17 00:37 |