![]() |
Çocuklar Duymasın dizisine manevi ruhsat kazandırmak için
Çocuklar Duymasın dizisine manevi ruhsat kazandırmak için; 3'er metreden 500 adet demir zincir ve 500 adet küçük asma kilit al.
1 fatiha 3 ihlas oku. şöyle hediye edilir "Okuduğum duayı peygamberimize, peygamberlere, silsile-i sadatımıza, tarih boyu gösteri sanatı ile uğraşanlara, ve hasseten izleyicilerimizin mübarek ruhlarının makamına hediye ettim." deriz. 7 İstiğfar 7 salavat hediye etmeden okunur. Rabıtaya başlanır; iki zincir ucunu birleştir. "Niyet ettim Allah rızası için 'Çocuklar Duymasın' dizisinin Türkiye'de izlenme rekoru kırmasına. Destur ya anlam" de. Tüm dizi film senaryosu yazılarının, soyut olan anlamlarını somut kabul edip, oradan iki uca, çay renginde renginde, güneşin batış kızıllığında, kırmızı, nur aktığını 3-4 saniye düşünmen yeterli. Selaten tüncina duasını oku. Kilide üfle ve iki ucu ayırmamaya dikkat ederek kilitle. Tüm zincirleri bu şekilde nur, dua, kilit ile birbirine ula ve halkayı kapat. 1 fatiha oku, avucuna üfle, ellerin ile zincirleri çekerek baştan sona en az 1 kez sıvazla. Zincirleri insanlardan uzak yere, korunaklı şekilde toprağın altına göm. Aradan 1000 yıl geçse dahi zincirleri çözme. Korunağa dizi filmi oyuncularını tanıtımını içeren levhalar koyabilirsin. Bilginin paketlendiği nur haritasını zincir çürüyene veya çözülene kadar korur. Dizi filminin kendisi, izleyenleri, hisleri, aynı heyecan, vs. vb. vd. değişiklik olmadan korunmaya devam eder. Zincir adetlerini 500 olarak vermiştim. Siz makul bir seviyeye indirebilir veya çıkarabilirsiniz. Maksat zincir topluluğunu zihnimizde kontrol edebilmek. Kişisel zincir adediniz 1,2,3,5,9 adet olabilir. Rabıtanın Türkiye'yi mayalaması 3-4 gün sürer. Sonrasında dizi filmi vazgeçilmez olur. Dizi filminin ilgisi azalmadan, artarak güçlenir ve ülke çapınca bilinç oluşur. Kılavuzlanmadan dolayı, elbet, niyet eden de payına düşeni alır. Türkiye'de çay sevildiği için akan nurun rengi ile eşleştirdim. Nur dizi filmine özeldir. Nurun rengini içeceklerle de eşleştirebilirsiniz. Siz isterseniz cola, nescafe, çay türleri, tüm içeceklerin içinden bir tanesi ile eşleştirebilirsiniz. Tatlılar ve yemeklerle de eşleşebilir ama manevi alemde geçerli olan içeceklerdir. |
Hocam yanlış anlamayın ama ileri seviye musallat sahibi olduğunuzu düşünüyorum. Geç olmadan çaresine bakın.
|
Alıntı:
Alt tarafı televizyonda oynayıp duran bir aile komedi dizisi bu; ortada ne tarihî bir misyon var ne de ciddiye alınacak başka bir şey. Bir diziye 'manevi ruhsat' kazandıracağım diye demirle, kilitle uğraşmak, çayı nescafeyi falanca renkle eşleştirmeye çalışmak insanın kafasını gereksiz yere bulandıracak, kendi kendini yoracak işler. Yazıktır, günahtır; biraz zihni dinlendirmek, gerçek dünyaya dönmek lazım." |
Alıntı:
Fatiha, İhlas, istiğfar ve salavat gibi ibadetlerin kendilerine mahsus bir kıymeti vardır. Ancak bunları muayyen bir diziye manevi ruhsat kazandırmak, senaryonun manasını zincirlere nakletmek yahut bir eserin şöhretini teminat altına almak maksadıyla kullanmanın hangi esasa dayandığı izaha muhtaçtır. Keza, mücerret manaların kırmızı yahut çay renginde bir nur halinde zincirlere aktarıldığı, kilitlerle muhafaza edildiği ve bu suretle toplumsal bir şuur meydana getirildiği iddiası da ispata muhtaçtır. Bir sembolü zihinde tasavvur etmek ile o sembolün harici alemde hakiki bir tesir meydana getirmesi aynı şey değildir. Zincir adedinin 500'den 1, 2 veya 9'a indirilebilmesi, nurun renginin içeceklerle eşleştirilmesi ve neticenin birkaç gün içinde tahakkuk edeceğinin söylenmesi de bu usulün hangi kaideye müstenit olduğu sualini doğurmaktadır. Hulasa, bir usulün havas yahut tasavvuf çerçevesinde takdim edilmesi, onun kadim bir esasa dayandığını göstermez. Böyle bir iddia ileri sürülüyorsa, evvela menbaı, dayanağı ve muteber eserlerdeki yeri gösterilmelidir. Aksi halde bu anlatılanları sahih bir manevi usul olarak kabul etmek için kafi delil mevcut değildir. |
Alıntı:
|
Pek rengine aldanma felek eski felektir
Zîrâ feleğin meşreb-i nâ-sâzı dönektir Allâh'a sığın sahs-ı halîmin gazabından Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir Bed-asla necâbet mi verir hîç üniforma Zer-dûz palân ursan eşek yine eşektir Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdîr Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir. Bir buçuk kilometre demir zinciri ben eve nasıl sokacam? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Rabıta bilinçsizce yapılmaz sende acı bir örneği olmuşsun . Ne hikmetse bir cemaatin laflarına hurafelerine benzetiyorum yazdıklarını ama neyse isim vermeyeyim. Uçuk vaadlerle milleti kandırıp yanlarına çekiyorlar bir zikir veriyorlar bunla meşgul ol yok falanca evliyayı görürsün yok peygamberi görürsün yok bilmem kimi görürsün falan diyorlar millete musallat kaptırıyorlar. Allah sonunu hayr eylesin . |
Alıntı:
|
Alıntı:
Siz alay mı ediyorsunuz bu sitede? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Musallat gibi görünüyor ama öyle değil. Ne olduğunu biliyorum. Bu durumu kaldırabilirim. Allah bu tür beyanlara memur kişilere kolaylık versin. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sonra olmayanı olmuş görür hayali hakikat bilirsin. Şeytanın bu boyuttaki elçisi olur ondan aldığını yansıtırsın haberin bile olmaz |
Alıntı:
Memur ne alaka? Memura niye kolaylık diliyorsun. Memurluk gibi kolay iş ve hayat garantisi olarak daha iyi ne var şu an.? ?? |
Söylemeden edemeyeceğim. Bu arkadaşın yazısını okuyunca aklıma kolpaçino filmindeki kek sahnesi geldi aklıma replik aynen şöyle;
1-“Abi ben dolaptaki yedim ondan sonrasını hatırlamıyorum” 2-“Yaa kekin bayatı da adamın aklını alır aklını” Filmdeki Kek te yasaklı madde içeren bir kek Filmde Keki yiyen eleman acaip bambaşka hareketleri sergiliyor film boyunca |
Alıntı:
Kullandığın metaforlar, kilitler zincirler hep yani bir nevi düğümler. Düğümlere üfleyenler hakkında Felak suresinde neler söyleniyor? Sana bir şeyleri kilitlemeyi, bağlamayı, zincirlemeyi, üflemeyi, gömmeyi kim söylüyor ise emin ol bu Rahmâni bir şey değil. Sen de memur değilsin, Peygamberlik Hz. Muhammed s.a.s ile birlikte bitti. Evliyalık ise çok az kişilere kaldı. |
Alıntı:
selamun aleyküm abi, değerlendirmene katılıyorum, yine de aklıma birkaç soru geldi. daha önce bir eşyanın satılması için bir uygulama okumuştum, sen paylaşmış olabilirsin ama emin değilim. 1.delil nedir? örneğin eski bir kitapta geçmesi yeterli olur muydu? öyle ise bunun islama aykırı olmadığından nasıl emin olabiliriz? 2.bir eşyanın satılması için yapılan uygulama ile bu arkadaşın anlattığı uygulama aynı şeye hizmet etmez mi? eğer ediyorsa oradaki kanıt arayışımız ne olmalı? 3.bilginin bu kadar hızlı ulaşılabilir olduğu neredeyse tek tuşla hata konuşarak her şeyi öğrenebildiğimiz bir zamanda bile bilginin gerçekliği veya doğruluğundan emin olamazken 700-800 senelik kitaplarda yazan şeylerden nasıl emin olabiliriz? bu sorular seni sorgulamak için değil ,bilginden faydalanıp görüşlerini öğrenmek içindir. beni yanlış anlamanı istemem. Allah şifa versin, selam ve dua ile. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:30. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com