Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sizden Gelenler (https://www.havasokulu1.com/sizden-gelenler/)
-   -   Şu bezi yıkayıp öyle silmeyi denesen! (https://www.havasokulu1.com/sizden-gelenler/101970-su-bezi-yikayip-oyle-silmeyi-denesen.html)

Skoda 23.09.25 02:13

Şu bezi yıkayıp öyle silmeyi denesen!
 
Tolstoy bir hikayesinde elindeki kirli bezle masayı silen bir kadından bahseder. Masayı sildikçe yeni kirler bulaşır masaya, eski kirlere yenileri eklenir ve masa daha da kirli hale gelir. Buna şahit olan kişi "Şu bezi yıkayıp öyle silmeyi denesen" der. Kadın öyle yapar ve masa kısa sürede temizlenir.

Kirli bir bezle herşeyi daha da çok kirletir gibidir insan da...

Hatıra diye sakladığı, kişiyi mutlu eden kirler vardır; "Şimdi olsa yine yaparım, pişman değilim" dediği, vazgeçemediği, sevdiği kirler!

Geri kalan hayatını boşvermişliğe mahkum eden ve insanı mutsuz eden kirler vardır; Artık temizlenmez gibi, peşini bırakmaz gibi, nereye adım atsa orayı da kirletir gibi, çamura batmış bir ayakkabıyla yürür gibi hissettiren kirler!

İnsan zan ile kurgular ve zan ile yaşar hayatını. İnsan çokça zanneder!

Oysa kirli bir bezle masayı temizeyemezsin!

Hatırası seni mutlu eden kirlerinle temiz bir sonrası yaşayamazsın. Şimdiye dair ne varsa kıyısına köşesine bulaşır durur eski kirler.
Boşvermişliklerinle kir üzerine kir bulaştırarak mutlu da olamazsın.

Seni mutlu eden ya da mutsuz eden eski kirlerinden temizlenmelisin!
Yırtıp atmalısın mesela, silmelisin. Kiri ve çamuru hatırlatan sokaklardan bile geçmemeli, göz ucuyla dahi bakmamalısın o tarafa, kulaklarını sıkı sıkıya kapatmalı, koşmaya başlamalı, var gücünle kaçmalısın...

Ve artık zannetmeyi bırakıp pişman olmalısın! Pişman olmalısın!..

"Şu bezi yıkayıp öyle silmeyi denesen!"

Cam Fistigi 23.09.25 18:00

Azizim bezi yıkayıp siliyoruz ama başkaları getirip yeni çöpler bırakıp gidiyor. Bazen insanlardan uzaklasmak istiyorum. İş güç aile sosyal hayat mecbur olmasak ah ah

Arma 25.09.25 10:16

insan çokça aldanır
 
Büyük yükler taşıyorum, çok zor imtihanlardan geçiyorum zannedersin. "Daha fazlası olsa kaldıramam, daha çetini olursa baş edemem Allah'ım!" diye dualar edersin belki. Hatta bunca ağır yükün altında sabredebiliyor olmayı bir başarı gibi de görürsün. Övünç madalyası gibi taşırsın yakanda...

Sonra zamansız ve hesapta olmayan öyle bir yük eklenir ki omuzlarına, şaşkınlık endişe dolu çığlıklarla sıkar kalbini, ruhun ten kafesinden daha da küçük bir kafese hapsolur, çırpınırsın içinde, bir yön kalmaz etrafında, bakışların bulanıklaşır. Omuzlarını çökerten eski yüklerin kuş tüyü gibi hafif olduğunu farkedersin yeni yüklere kıyasla.*

Önceki kalp ağrıların bir kıymık batması gibi kalır göğüs kafesine saplanan mızrağın yanında. Sırt kısmından yırtılan gömlekler koleksiyonunu ateşe verir, etine geçen tırnakların çetelesini tutarsın artık amel defterinde...

Ağlamak yetmez acılara, yaralar kabuk bağlamaz, hiç durmadan kanamak vardır artık.

Acizliğin yağmurları yağar içine sağanak halinde, her zerren pişmanlıkla sırılsıklam kıvranır hayatın orta yerinde. Payına düşen ağır bir yutkunuştan ibarettir...

Merak edersin sonra;

Omuzuna yüklenen yükler birer imtihan mıdır, yoksa işlediğin günahların ve emanete sahip çıkamamanın cezası mıdır?

O mu yükledi omuzundaki yükleri, yoksa sen kendi aptallığından mı, göz göre göre mi girdin bunca yükün altına?..

Bilemezsin! Ya da adın gibi bilirsin sebebini!

Öyle ya O yüklemez insana taşıyamayacağı yükleri, ama insan yüklenir...

İnsan çokça aldanır!

Svg 25.09.25 10:23

Alıntı:

Arma Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686910)
Büyük yükler taşıyorum, çok zor imtihanlardan geçiyorum zannedersin. "Daha fazlası olsa kaldıramam, daha çetini olursa baş edemem Allah'ım!" diye dualar edersin belki. Hatta bunca ağır yükün altında sabredebiliyor olmayı bir başarı gibi de görürsün. Övünç madalyası gibi taşırsın yakanda...

Sonra zamansız ve hesapta olmayan öyle bir yük eklenir ki omuzlarına, şaşkınlık endişe dolu çığlıklarla sıkar kalbini, ruhun ten kafesinden daha da küçük bir kafese hapsolur, çırpınırsın içinde, bir yön kalmaz etrafında, bakışların bulanıklaşır. Omuzlarını çökerten eski yüklerin kuş tüyü gibi hafif olduğunu farkedersin yeni yüklere kıyasla.*

Önceki kalp ağrıların bir kıymık batması gibi kalır göğüs kafesine saplanan mızrağın yanında. Sırt kısmından yırtılan gömlekler koleksiyonunu ateşe verir, etine geçen tırnakların çetelesini tutarsın artık amel defterinde...

Ağlamak yetmez acılara, yaralar kabuk bağlamaz, hiç durmadan kanamak vardır artık.

Acizliğin yağmurları yağar içine sağanak halinde, her zerren pişmanlıkla sırılsıklam kıvranır hayatın orta yerinde. Payına düşen ağır bir yutkunuştan ibarettir...

Merak edersin sonra;

Omuzuna yüklenen yükler birer imtihan mıdır, yoksa işlediğin günahların ve emanete sahip çıkamamanın cezası mıdır?

O mu yükledi omuzundaki yükleri, yoksa sen kendi aptallığından mı, göz göre göre mi girdin bunca yükün altına?..

Bilemezsin! Ya da adın gibi bilirsin sebebini!

Öyle ya O yüklemez insana taşıyamayacağı yükleri, ama insan yüklenir...

İnsan çokça aldanır!

"Omuzuna yüklenen yükler birer imtihan mıdır, yoksa işlediğin günahların ve emanete sahip çıkamamanın cezası mıdır?"
Bak bunu merak ediyorum işte. Günahlarımdan dolayı mı dileklerime kavuşamıyorum? Hangi günahımdan dolayı bu sıkıntıları çekiyorum? Yoksa sadece imtihan mı?


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:59.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148