![]() |
|
|||||||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Anlatılır ki...
Krallardan biri cariyelere çok düşkündü. Veziri ise onu bundan vazgeçirmeye çalışıyor, bir hükümdarın böyle şeylerle meşgul olmaması gerektiğini söylüyordu. Bir gün kral cariyelere karşı tavrını değiştirdi. Kralın gözdesi olan bir cariye ona sordu: — Efendim, bu alışılmadık uzaklığın sebebi nedir? Kral cevap verdi: — Vezirim falanca beni sizlerden uzak durmam konusunda uyardı. Cariye şöyle dedi: — Ey hükümdar, beni ona bağışlayın da neler yapacağımı görün! Kral vezirini çağırdı ve: — Falanca cariyeyi sana bağışladım, dedi. Cariye, vezirin gönlünü çelmeye başladı. Onun kalbine sevgisini iyice yerleştirdikten sonra onunla yalnız kaldı. Fakat vezir kendisine yaklaşmak isteyince geri çekildi ve: — Beni ancak bir şartla elde edebilirsin: Seni bir binek hayvanı gibi süreceğim, sen de dört ayak üzerinde birkaç adım yürüyeceksin, dedi. Vezir, cariyenin nazına ve cilvesine karşı koyamadı ve kabul etti. Cariye de onun sırtına bindi, tıpkı bir hayvana biner gibi. Bu sırada cariye, önceden kral ile anlaşmış olduğundan, hizmetçilerden birine kralı çağırmasını söyledi ki vezirini bu halde görsün. Kral içeri girdiğinde veziri dört ayak üzerinde yürür halde buldu ve şaşkınlıkla: — Bu da ne hâl böyle ey vezir? Beni sen öğütlüyordun, şimdi şu hâline bak! dedi. Vezir ise şu cevabı verdi: — Ey hükümdarım, işte ben tam da senin adına bundan korkuyordum! 😂
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi, taşınacak suyu göster, kırılacak odunu, kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde.. bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin tütmesi gereken ocak nerde? |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Benim boyumdan çalındı | HamdiPhone | Sorularınız | 6 | 10.07.26 14:53 |