![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Bazen insan kendisini yaralayana değil o yaranın içinde uyandırdığı duyguya bağlanır
Celladına aşıksın sözü işte tam burada başka bir anlam kazanır İnsan bazen kendisini inciten kişiyi değil onun içinde açtığı kapıyı sever Çünkü bazı insanlar hayatımıza sevgi vermek için değil içimizde sevginin ne olmadığını göstermek için gelir Kalbe düşen duygu her zaman insanın seçimi değildir Fakat o duyguyla nereye yürüyeceğini seçmek insanın iradesidir Aşk kalbe geldiğinde insanın elinde değildir Fakat aşkın insanı nereye götüreceği insanın elindedir Eğer aşk seni kendinden uzaklaştırıyor Onurunu küçültüyor Zulmü normalleştiriyor Seni korkunun içinde tutuyor Sana Allahı unutturuyorsa Orada aşkın kendisini değil aşk sandığın bağı sorgulamak gerekir Çünkü hakiki aşk insanı esir etmez Hakiki aşk insanın ruhunu genişletir Sevdiğinin önünde küçülmeyi değil Hakkın önünde teslim olmayı öğretir Bir insana duyduğun sevgi seni kendine muhtaç hâle getiriyorsa orada sevginin içine korku karışmış olabilir Birinin yokluğunda kendini yok sayıyorsan orada aşkın yanında bağımlılık da konuşuyor olabilir Bir zalimin zulmünü sevgi adına taşıyorsan kalbinin merhameti ile nefsinin teslimiyeti birbirine karışmış olabilir Hakikat burada ince bir çizgi çizer Kalbine gelen duyguyu inkâr etme Fakat o duygunun seni yönettiğini de sanma Kalp sever Akıl görür İrade seçer Kul ise sonunda Rabbine döner Belki de bazı aşklar insanın kavuşması için değil uyanması için gelir Bazı insanlar kalbine girer ve seni kendilerine değil kendine geri gönderir Bazı yaralar kanatır fakat o kanın içinden eski bir benlik çıkar Bazı ayrılıklar yıkım gibi görünür fakat insanı kendi ruhunun kapısına bırakır İşte mecazdan hakikate geçiş burada başlar Sevdiğin yüzün ardında yüzlerin değiştiğini görürsün Fâni olana bağlanan kalbin Bâkî olanı aramaya başlar Ve bir gün anlarsın Ben sana âşık olduğumu sanıyordum Meğer sende aradığım şey sonsuzlukmuş Senin yüzünde aradığım huzurmuş Senin sevginde aradığım güvenmiş Senin varlığında aradığım ise Hakkın yakınlığıymış O zaman cellat da öğretmene dönüşür Yara da kapıya dönüşür Ayrılık da uyanışa dönüşür Çünkü insan artık kendisini yaralayana secde etmez Yaradanın gösterdiği derse bakar İslamın özü burada kalbi öldürmek değil kalbi doğru yere teslim etmektir Duyguyu inkâr etmek değil iradeyi korumaktır Sevmekten korkmak değil sevgiyi putlaştırmamaktır Bir kulun kalbinde aşk olabilir Fakat kalbin kıblesi şaşmamalıdır Çünkü insanı kurtaran sevginin büyüklüğü değil sevginin yönüdür Aşk seni Allahın kapısına götürüyorsa rahmete dönüşür Seni zulme razı ediyorsa nefsin zincirine dönüşür Seni özgürleştiriyorsa nurdur Seni kendinden koparıyorsa sınavdır Ve belki de bütün sırrın en derin yeri şudur Celladına âşık olduğunu sandığın yerde aslında kendi yaranın içindeki aşkı arıyorsun Yarayı iyileştiren ise cellat değildir Yarayı açanın da sahibi değildir Şifanın sahibi Allahtır Bu yüzden aşkı insanda başlatabilirsin fakat insanda bitirmek zorunda değilsin Kalbin bir kula yönelmiş olabilir Fakat hakikatin yönü daima Hakka doğrudur Ve insan sonunda şunu öğrenir Beni sana bağlayan şeyi değil beni Hakikate götüren şeyi seviyorum İşte o an aşk esaretten çıkar İbadete dönüşür Ve insan sevdiğini kaybetse bile sevgisini kaybetmez Çünkü sevginin kaynağını artık fânide değil Bâkî olanda bulmuştur
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|