Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sizden Gelenler (https://www.havasokulu1.com/sizden-gelenler/)
-   -   Kedilerde Kanat olsaydı Serçelerin Nesli Tükenmişti (https://www.havasokulu1.com/sizden-gelenler/56359-kedilerde-kanat-olsaydi-sercelerin-nesli-tukenmisti.html)

Skoda 19.11.20 12:33

Kedilerde Kanat olsaydı Serçelerin Nesli Tükenmişti
 
Bir gün Hz. Musa (a.s.), çırılçıplak bir fakir gördü; beline kadar kumlara gömülmüştü. Dedi ki:

- “Yâ Musa, Cenâb-ı Hakk’a dua et de beni şu fakirlikten kurtarsın, artık dayanacak gücüm kalmadı.” Hz. Musa (a.s.) dua etti, duası kabul edildi. Bir gün Hz. Musa (a.s.) Tûrisînâ’dan dönerken bir kalabalık gördü. Adı geçen fakiri, elleri, ayakları bağlı olduğu halde ortaya almışlar, seyrediyorlardı.

- “Ne oluyor?” diye sordu. Dediler ki:

- “Bu adam şarap içmiş, sarhoşken birini öldürmüş, şimdi kısas edilecektir.”

Kedilerde eğer kanat bulunsaydı, dünyada bugün serçenin nesli tükenmişti.

***

Bazı âcizler olur ki, biraz güç kuvvet kazanınca kolunu bükeceği âciz aramaya başlar.

Hz. Musa, Cenâb-ı Hakk’ın her işinde bir hikmet olduğunu hatırlayarak cüretinden dolayı tövbe ve istiğfar etti ve şu anlamdaki âyeti okudu: “Eğer Allah, kullarının rızkını bol verseydi, yeryüzünde ne azgınlıklar yaparlardı!”

Aşağılık bir kişi makam mevki elde ederse, sen onu hüsranının sebebi bil.

Hikmet: Pederin balı çoktur, fakat çocuğunda yiyecek kabiliyet yok.

Bir şahsa zenginlik vermeyen yüce Allah onun halini senden daha iyi bilmez mi?

Sa‘dî-i Şîrâzî, Gülistan, 115-116.

Kgumus 02.06.21 23:54

Başlık güzel tebessüm ettirdi sadece serçelerinmi?
Rabbim onada bir çözüm bulurdu
Nasıl ki karga serçe güvercin birlikte uçabiliyorsa
Kedide paşa paşa uçardı onlarla
Yanlız kediler mamalarla baya gubrüz
Uçarken çabuk yorulurdu
Ee yerde nerden kedi çıkacak diyen farelere gün doğardı etrafı istila ederdi ayrı mesele

Hayal Meyal 17.06.21 12:06

Derler ki "Her insanın içinde bir firavun gizlidir."
Ortaya çıkması için sadece biraz güç ve fırsat gerekir. Allahu Teala biz kullarını bizden iyi bildiği için herkesin imtihanı farklıdır, çapına göredir, alması gereken derse göredir.

caspercrazy 17.06.21 21:22

Alıntı:

Hayal Meyal Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 434812)
Derler ki "Her insanın içinde bir firavun gizlidir."
Ortaya çıkması için sadece biraz güç ve fırsat gerekir. Allahu Teala biz kullarını bizden iyi bildiği için herkesin imtihanı farklıdır, çapına göredir, alması gereken derse göredir.

Hikâye olunur ki bir gün bir serçe, Allah'a küsmüştü. Günler geçiyordu ve serçe Rabbine bir şey demiyor, O'nunla konuşmuyordu. İçine kapanmış, derin bir hüzne boğulmuştu. Melekler merakla Allah'a serçeyi soruyorlardı ve her defasında Allah, meleklere "O gelecek!" diye cevap veriyordu. "Çünkü onun sesini duyacak tek varlık benim ve onun minik kalbindeki derdini anlayacak olan da yalnız benim." diyordu.

Bir zaman sonra serçe; kalbi hüzün, gözü yaşla dolu bir halde bir ağacın dalına kondu. Hiçbir şey söylemiyordu, öyle sessiz sessiz bekliyordu. Allah, serçeye seslendi:

-Söyle bana! Canını sıkan ve kalbini hüzne boğan derdin nedir?

Melekler serçe ne söyleyecek diye ona bakıyordu. Serçe mahzun, biraz da sitemli ses tonuyla:

-Küçük bir yuvam vardı. Yorulduğumda dinlendiğim, üşüdüğümde sığındığım. Kimseyi rahatsız etmiyordum ve kocaman dünyada ufacık bir yerdi, kimsenin yerini dar etmiyordu. Sen onu da bana çok gördün, neydi o zamansız fırtına? Esip yıktı yuvamı ve beni yuvasız bıraktı.

Artık konuşamadı serçe, sözleri boğazında düğümlendi. Sessizlik Arş-ı Rahman'da yankılanıyordu ve melekler başlarını eğmiş Allah'ın vereceği cevabı bekliyordu. Allah:

-Ey serçe! Sen benim kulum değil misin?

-Elbette kulunum Allah'ım!

-Öyleyse niye benim yapıp ettiklerime razı olmuyorsun da bilmediğin bir şeyi sorguluyorsun?

Serçe boynunu bükmüştü. Yüce Allah şöyle seslendi:

-Ben size demedim mi! Sizin hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde hayır olabilir diye?

Serçe suçluluk içinde başını eğiyordu. Sonra cevap verdi:

-Dedin Allah'ım.

-O halde neden hikmetini bilmediğin şeyleri sorguluyorsun?

Serçe hiçbir şey söyleyemedi. Mutlaka yuvasının yıkılışında bir hikmet vardı ama neydi o? Yüce Allah, meleklerin de serçenin de merak ettiği o hikmeti açıkladı:

-Sen, o yuvanda dinlenirken seni avlamak isteyen bir yılan yuvana doğru geliyordu. Seni yılandan korumak için fırtınaya emrettim yuvanı yıksın diye. Böylece sen oradan uzaklaşarak yılandan kurtuldun. Nice belalar var ki muhabbetimle senden uzaklaştırdım. Oysa sen, kuşatıcı muhabbetimi görmüyor, geçici belalardan dolayı bana düşman oluyorsun. ( Mahmut Ulu, Hacı Bayram-ı Veli kitabından)

Hayal Meyal 17.06.21 22:00

Alıntı:

caspercrazy Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 434836)
Hikâye olunur ki bir gün bir serçe, Allah'a küsmüştü. Günler geçiyordu ve serçe Rabbine bir şey demiyor, O'nunla konuşmuyordu. İçine kapanmış, derin bir hüzne boğulmuştu. Melekler merakla Allah'a serçeyi soruyorlardı ve her defasında Allah, meleklere "O gelecek!" diye cevap veriyordu. "Çünkü onun sesini duyacak tek varlık benim ve onun minik kalbindeki derdini anlayacak olan da yalnız benim." diyordu.

Bir zaman sonra serçe; kalbi hüzün, gözü yaşla dolu bir halde bir ağacın dalına kondu. Hiçbir şey söylemiyordu, öyle sessiz sessiz bekliyordu. Allah, serçeye seslendi:

-Söyle bana! Canını sıkan ve kalbini hüzne boğan derdin nedir?

Melekler serçe ne söyleyecek diye ona bakıyordu. Serçe mahzun, biraz da sitemli ses tonuyla:

-Küçük bir yuvam vardı. Yorulduğumda dinlendiğim, üşüdüğümde sığındığım. Kimseyi rahatsız etmiyordum ve kocaman dünyada ufacık bir yerdi, kimsenin yerini dar etmiyordu. Sen onu da bana çok gördün, neydi o zamansız fırtına? Esip yıktı yuvamı ve beni yuvasız bıraktı.

Artık konuşamadı serçe, sözleri boğazında düğümlendi. Sessizlik Arş-ı Rahman'da yankılanıyordu ve melekler başlarını eğmiş Allah'ın vereceği cevabı bekliyordu. Allah:

-Ey serçe! Sen benim kulum değil misin?

-Elbette kulunum Allah'ım!

-Öyleyse niye benim yapıp ettiklerime razı olmuyorsun da bilmediğin bir şeyi sorguluyorsun?

Serçe boynunu bükmüştü. Yüce Allah şöyle seslendi:

-Ben size demedim mi! Sizin hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde hayır olabilir diye?

Serçe suçluluk içinde başını eğiyordu. Sonra cevap verdi:

-Dedin Allah'ım.

-O halde neden hikmetini bilmediğin şeyleri sorguluyorsun?

Serçe hiçbir şey söyleyemedi. Mutlaka yuvasının yıkılışında bir hikmet vardı ama neydi o? Yüce Allah, meleklerin de serçenin de merak ettiği o hikmeti açıkladı:

-Sen, o yuvanda dinlenirken seni avlamak isteyen bir yılan yuvana doğru geliyordu. Seni yılandan korumak için fırtınaya emrettim yuvanı yıksın diye. Böylece sen oradan uzaklaşarak yılandan kurtuldun. Nice belalar var ki muhabbetimle senden uzaklaştırdım. Oysa sen, kuşatıcı muhabbetimi görmüyor, geçici belalardan dolayı bana düşman oluyorsun. ( Mahmut Ulu, Hacı Bayram-ı Veli kitabından)

Başımıza gelen her olayın hikmetini anlayamayız belki ama şu örneği düşünebiliriz. Bir örtü düşünelim üstü rengarenk nakışlı desenli. Örtüyü ters çevirdiğimizde o nakışların tersini karışık ipleri görürüz. Desen göremeyiz. İşte biz kul olarak olayları böyle görüyoruz. Oysaki Allahu Teala o örtünün düzgün tarafını yani desenli ve nakışlı tarafını görüyor. Yani olayın asıl güzelliğini o biliyor bizim için hayırlı olan kısmını yani. Hikaye için teşekkürler kardeşim :)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:15.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148