![]() |
Kendi aklınıza mahkum olmayın
Tavsiye ederim.
Yaşadığınız dünyadan edindiğiniz akıl, sizin aklınızdır.. Başkasının, yaşadığı dünyadan edindiği akıl ise onun aklıdır. Kendi aklınıza mahkum olmayın. Başkalarının da aklını kullanın. Başkaları derken her konuda herkesi demiyorum. Tacirin ticaret aklını, zakirin zikir aklını, cahil de olsa cahilin uzman olduğu konudaki aklını kullanın. O takdirde bir çok aklınız olacaktır. Örneğin hocalık aklınız çok iyi olabilir ama bu, insani ilişkilerde çok iyi bir aklınızın olacağı anlamına gelmez. Ya da iyi bir doktor olabilirsiniz ama bu, iyi bir ebeveyn olacağınız anlamına gelmez. Herkes kendi aklını kutsuyor. Tüm sorunlarını, tüm olayları, karşılaştığı her meseleyi kendi edindiği aklıyla çözmeye çalışıyor. Bu ise sorunları büyütüyor ya da çözmüyor. Mesela Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Bedir Savaşında askerleri mevziye yerleştirirken bir sahabi bunun askeri açıdan doğru olmadığını ve başka yerde mevzi tutmaları gerektiğini söylüyor. Peygamber Efendimiz de onun bu tecrübesinden veya verdiği akıldan istifade ediyor. Ahzab Savaşında da Selman Farisî'nin taktiğini kullanıyor. Hudeybi olayında eşi Ümmü Seleme efendimize bir çözüm önerisi sundu ve Peygamber Efendimiz buna göre hareket etti... Bunun örnekleri çoktur. Kendi aklına göre hareket eden, bir akılla yaşar. Akılları toplayan, onlarca hatta yüzlerce akılla yaşar. İşte bazı insanların yedisinde neyse yetmişinde de o dedikleri kişi, hayatını tek bir akılla geçiren kimsedir. Akıl akıldan üstündür. Bir elin nesi var iki elin sesi var. |
Haklısın kardeşim güzel bir yazı olmuş, Lakin şu örnek çok şey anlatır; Akılları çarşıda ve pazarda satılığa çıkarmışlar herkes yine de kendi aklını beğenmiş almış :) Başkasının aklını beğenmek zor gelir insanlara :)
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:25. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com