![]() |
Alıntı:
eger zikir erkeklik gücünü yuksektiyor demek zikre hem yeni bir anlam yuklemek hem büyuk vebale girmek demektir, ayrica bu tür durum bekar kişilerde oluyor olsaydi zikir çekenlerde zina oranının cok yükselmesi durumunu ortaya çıkarirdı ki , bu durumda zinaya bulasmaktansa zikir çekmemek cok daha evla durumu ortaya cikardi, |
Alıntı:
bende bunu yapar Bizim cariyelerimiz vardı ve onlardan azil yapıyorduk. Yahudiler, işte küçük mev'ûde yani çocuğu diri diri toprağa gömme budur, dediler. Bunun üzerine mesele Resulullah (s.a.s.)'a soruldu: "Yahudiler yalan söylemiş, eğer Allah onu yaratmak istese onu sen reddedemezdin." buyurdular. (Ebû Dâvûd, Nikâh, 48; Nesaî, Nikâh, 55; Ahmed b. Hanbel, III/22, 49, 51) ibn hazm azlin haram oldugunu soylemistir, Doğum kontrolünün caiz olup olmaması da azlin hükmü ile yakından ilgilidir. Azli kabul etmeyenler, bunun kadere karşı çıkmak, ona çatmak anlamına geldiğini; bunda Müslümanların nüfusunu azaltma gayesi bulunduğunu ileri sürerler. Bu konuda ayrıca şu delillere dayanırlar: Kur'an-ı Kerîm'de "Çocuklarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin. Onları da sizi de biz rızıklandırırız. Şüphesiz, onları öldürmek büyük bir suçtur." (İsrâ, 17/31) buyurulur. Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: "Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir. Evlenin, çünkü ben diğer ümmetlere sizin çokluğunuzla övüneceğim." (İbn Mâce, I/592, H. No: 1846). |
Alıntı:
tarikatlar çok canlandığı icin mi son 20 yilda ateist sayisi 150 binden 10 milyona cikti, siz bir kapali kutuya girmişsiniz ulkenin durumundan haberiniz yok hayal aleminde yasiyorsunuz aklınızın yetmedigi durumlar var şunu bilin , görünmeyen bir el ince ve çok tehlikeli çizgiyi aştigi anda ipi ceker paramparca eder ve etti... |
Alıntı:
TDV İslâm Ansiklopedisi AZİL العزل Gebeliği önlemek için başvuru Sözlükte “ayırmak, uzaklaştırmak” anlamına gelen azil, gebeliği önleyici bir usul olarak, cinsî münasebet esnasında meninin rahim dışına akıtılmasına denir. Hadis ve fıkıh kitaplarıyla müslüman tıp bilginlerinin eserlerinde bu konuda verilen bilgiler, doğum kontrolünün en eski metotlarından biri olan azlin İslâm dünyasında öteden beri bilinmekte olduğunu göstermektedir. İslâm’dan önce Araplar arasında doğum kontrolü usullerinden biri olarak uygulanan azlin ilk müslümanlar tarafından da uygulandığı ve Hz. Peygamber’in bunu yasaklamadığı bilinmektedir (bk. Buhârî, “Nikâḥ”, 96; Müslim, “Nikâḥ”, 125-138). Ancak gerek azille ilgili diğer bazı hadisler üzerindeki değişik yorumlar, gerekse çocuk yapmayı teşvik eden hadisler sebebiyle azlin hükmü konusunda müslüman âlimler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. İbn Hazm’a göre azil haram, Cumhûru fukahâya göre ise mubahtır. (Çoğunluğa göre Mubah! ) Ancak azlin mubah olduğunu kabul eden Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhebi fakihleri, “Hz. Peygamber bizi hür kadından izin almaksızın azil yapmaktan menetti” (İbn Mâce, “Nikâḥ”, 30) hadisine dayanarak bu konuda zevcenin iznini şart koşmuşlardır. Kadının rıza göstermemesi halinde Hanefîler’e göre azil mekruhtur. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde bu konuda iki farklı görüş mevcut olup Hanbelî mezhebinde benimsenen görüş, azlin ancak zevcenin izniyle câiz olacağı yönündedir. Şâfiî mezhebinde ise eşin rıza göstermemesi halinde azlin haram değil mekruh olduğu görüşü daha ağır basmaktadır. Ebû Hanîfe izin konusunda zevcenin çocuk yapma hususundaki hakkını esas alırken iki talebesi Ebû Yûsuf ve Muhammed kadının cinsî yönden tatminini göz önünde bulundurmuşlardır. Ebû Hanîfe’ye göre cinsî ilişki konusunda eşin evlilik hukuku bakımından hakkı, ilişkinin kemal vasfına değil bizzat kendisine taalluk eder. Nitekim diğer mezheplerde izinsiz azlin haram olduğunu kabul edenler, kadının çocukta hakkı bulunduğunu ve tatmin açısından azille zarar göreceğini ileri sürerken, iznin müstehap olduğu ve dolayısıyla izinsiz azlin haram olmayıp mekruh sayılacağını kabul edenlere göre de kadının hakkı cinsî ilişkinin kemal vasfına değil kendisine taalluk etmektedir. Ancak cinsî ilişkide çocuk yapmanın tek gaye olmadığı, bu ilişkinin derin psikolojik bir haz ve gerginlik azaltma yolu, eşler arasında karşılıklı güven, sevgi ve bağlılık ihtiyacını karşılayan bir araç olduğu göz önüne alınırsa, evlilik hukuku bakımından çocuk ihtiyacı yanında cinsî tatminin de gerekliliği daha iyi anlaşılır. Nitekim bu psikolojik gerçek bir âyette şöyle ifade edilmiştir: “Size kendi öz nefislerinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda bir sevgi ve şefkat var etmesi de O’nun varlığının delillerindendir. Bunda, düşünen bir toplum için dersler vardır” (er-Rûm 30/21). Şâfiî hukukçulardan Nevevî’ye göre, zevcenin izni olsa da olmasa da, çocuk yapmayı engellemesi sebebiyle azil mekruhtur. Ona göre azil konusundaki yasağa dair hadisler kerâhet-i tenzîhiyye ile, cevaza dair olanlar ise kerahetin hiç bulunmadığı şeklinde değil azlin haram olmadığı tarzında yorumlanmalıdır. Bunun yanında İmam Gazzâlî azil yapmamayı cinsî münasebetin âdâbından sayarken azilde tahrîmî ve tenzîhî mânada bir kerahetin söz konusu olmadığını, azille çocuk yapmadaki fazilet terkedildiğinden ancak fazileti terk mânasına bir kerahetin söz konusu olduğunu söyler. Ona göre, çocuğun varlığını engellemesi yönünden olmasa bile, bu engellemeye sevkeden, meselâ kadının güzelliğini koruma, doğum yapmanın tehlikelerinden sakınma, çocukların çokluğu sebebiyle geçim konusunda sıkıntılara ve meşrû olmayan yollara düşmeme gibi düşünceler sebebiyle de azlin mekruh olduğu ileri sürülemez. Zira bu tür niyet ve düşünceler şer‘an yasaklanmış değildir (İḥyâʾ, II, 51-53). Nitekim müteahhir Hanefî âlimleri de zamanın olumsuz şartları, dârülharpte veya uzak bir yolculukta bulunma, ya da kötü huylu zevceden ayrılma düşüncesi gibi zaruretler sebebiyle kadının izni olmadan da azlin yapılabileceğine hükmetmişlerdir. |
Bu ülkedeki tarikatların bence %80 i çıkar maddi amaç elde etmek için kurulmuş şirkettir. Öyle Allah aşığı bulmak herkesin nasibi değil O sebeple özellikle tarikatlardan uzak durulmalı çünkü hem imanından hem namusundan hemde aklından olursun.
|
Alıntı:
ama okumadan kopyalarsan kendini yalanlamış olursun bak son paragrafta ne diyor Nitekim müteahhir Hanefî âlimleri de zamanın olumsuz şartları, dârülharpte veya uzak bir yolculukta bulunma, ya da kötü huylu zevceden ayrılma düşüncesi gibi zaruretler sebebiyle kadının izni olmadan da azlin yapılabileceğine hükmetmişlerdir. zaruri sartlar diyor ama takiyye yapip her Zaman yapilir gibi anlatiyorsun ****yani şeyhin yaninda zikri cek libido tavan yapsin, sonra o libido ile kadinin haline bakmadan yüklen, sonra azli yap sen rahatla kadını oyle yarim yamalak birak mi diyor:d*** şimdi soru şu bu durumda insanin şehvetini tavan yaptiran cektigi zikir mi? zikri cektiren şeyh mi? |
Alıntı:
bula bula seyhin libidoyu yuksetme konusunu ortaya atmak tam bir aymazlik örnegi olmuş, tarikatta genclere tasavvufun nasil ögretildigini ( eğer öğretiliyorsa) anlatmak varken böyle bir gereksizligi anlatmak hic iyi niyetli bir yaklasim değil |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bizim cariyelerimiz vardı ve onlardan azil yapıyorduk. Yahudiler, işte küçük mev'ûde yani çocuğu diri diri toprağa gömme budur, dediler. Bunun üzerine mesele Resulullah (s.a.s.)'a soruldu: "Yahudiler yalan söylemiş, eğer Allah onu yaratmak istese onu sen reddedemezdin." buyurdular. (Ebû Dâvûd, Nikâh, 48; Nesaî, Nikâh, 55; Ahmed b. Hanbel, III/22, 49, 51) (Bu hadiseden sonra sahabi efendimiz gelmiş) Azil yoluyla doğum kontrolü yapan bir sahabe; daha sonra Allah Resuluna gelerek, ailesinin gebe kaldığını haber vermiştir. (Ebû Dâvud, Nikâh, 48) Erkeğin veya kadının sağlığına zarar vermeyen diğer korunma çeşitleri ve ilâçla gebeliği önleme, çocuğa henüz ruh verilmeden önceki dönemlerde azil kapsamına girer. Azli caiz gören İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu; bugünkü, ruh verilmeden önceki doğum kontrolünü de caiz görürler. Diğer yandan azlin, kaderde yazılan çocuk doğumlarını da değiştirmeyeceği belirtilmiştir. Ne yaparsanız yapın; Allah’ın varlık sahasına çıkmasını takdir ettiği her canlı mutlaka var olacaktır.” (Buharî, buyu’,19, kader, 4) Ayrıca Fatih kalender hoca [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Çocuk istememe haklarına sahipmidirler efendimiz döneminden beri var olan sistem diye 3 dk anlatıyor Hanefi uleması günümüzde Cariye dışı hür kadının izni olmadanda erkek azil yapabilir demişler. İster kabul edin ister etmeyin Ayrıca ben zikir erkekliği artırır vs diye konu açmadım sorduğu soruya istinaden yazdım Asıl siz sanki ben tarikatta zikir çekersen testesteron yükselir mürşid siz etkisi olmaz falan diye konu başlatmışım gibi alğı yapıp tarikatlara saldırıyorsunuz Birde cevabını vermemişiz gibi sormuşunuz bu durumda insanin şehvetini tavan yaptiran cektigi zikir mi? zikri cektiren şeyh mi? Diye Mürşidi olmadan zikir çekende libido yükselmesi varmı tecrübe eden yazmak isterse yazar. Bende şunu söyleyeyim sizde içten içe bir tarikat münkirisiniz,sanki ben şeyh eliyle libido yükselir yazmışım gibi alğı yapıp çirkin bir ifade kullanmışınız ve tarikatta genclere tasavvufun nasil ögretildigini ( eğer öğretiliyorsa) yazmanız Aymazın önde gidenin siz olduğunu belli ediyor Hemde daha önce gördüğüm yazılarınızdan bu çok rahat anlaşılıyor. Her neyse daha fazla tartişmak istemiyorum Münkirlerle hiç konuşmakta istemiyorum. |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:14. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com