Alıntı:
Azrukhal Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 672669)
Bizim ilgilendiğimiz şey kitaplar değil gerçeğin ta kendisidir.
Bizim ilmin kaynağı yaşadıklarımız tecrübelerimiz ve gerçek hayattır
Kitaplardan okuduklarını boşuna bir kenara koyma çünkü biz ne teorilerle, ne de başkalarının yazdığıyla ilgileniyoruz biz yaşadıklarımızı ve gördüklerimizi söylüyoruz. Yeşil renk kırmızı renk, mürekkep neymiş? Biz bu renklerin, bu varlıkların etkilerini yıllarca sahada deneyimledik, rüyalarımızda, zikirlerimizde, irsalarda, her alanda gördük. Eğer sen henüz buna vakıf değilsen, bil ki bu senin eksikliğindir, yanlış anlaman değildir.
Kendi bildiğin, öğrendiğin kitap bilgisiyle bir yere varamazsın. Gerçek, sadece o kitapların dışındaki dünyada ve içindeki kalp hazinesinde bulunur. Bizim ilim, kalbimizde yazılıdır, tecrübeyle sabittir. Senin gibi teorik konuşanların ne dediği bizi ilgilendirmez, biz sahada varlıklarla, gerçeklerle uğraşıyoruz.
Sonuçta, biz yaşadık ve gördük, senin söylediğin şeyler ne kadar doğru olursa olsun, bunlar senin kitabına ait görüşler. Bizim için bir anlamı yok.
Eyvallah.
|
O kitaptaki bilgi ispattır, öyle hayali şunu yasadım bunu yaşadım lafları boş laflar, mürekkeplerin cin olduğunun ispatı gerekli yoksa söylenenler suya yazılan yazı gibidir,
Ben bu ilimde her kimki çok konuşup boş konuşuyorsa dediğini ispat edemiyorsa, ve şunu yasadım bunu yasadım rüyama geldi bana dedi o benim kalbimde yazılı gibi sözler söylüyorsa mutlaka yapamadığı bir şeyin boşluğunu çok ve ağdalı lafla doldurmaya çalışıyordur,
Kalbe ilham evliyada olur kalbine geliyorsa ben evliyayım diyorsun,
Rüyamda gördüm yaşadım diyorsan dinde ruya delil değildir
Sonuç olarak 2 renk boyaya önce şeytani cin diyen, dediği tutmayınca renklerin frekansı diyen, oda tutmayınca yasadım gördüm rüyama geldi kalbime yazıldı diyen birinin söylediği ve bundan sonra söyleyeceği sözlerin hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur...
|