| Yusufiyeli |
18.06.25 21:38 |
Teolojide “Hıristiyan apolojetiği” diye bir dal vardır, Hıristiyan akidesini akılcı temellere oturtmaya, inanca yönelik itirazları mantıklı açıklamalarla bertaraf etmeye çalışırlar. Savunma çoğu kez Hıristiyan olmayanların dünya görüşlerinin açıklanmaya muhtaç yanlarının ileri sürülmesi şeklindedir. Örneğin, “nasıl oluyor da aynı Kutsal Kitap’ta Meryem hem bakire, hem de dört erkek çocuk anası bir kadın oluyor” diye sorgulandığında, “Mohammed de şarabı bir yasaklıyor, bir yasaklamıyor” türünden ilgisiz, mesnetsiz bir savunmaya geçilir. Her neyse. İşin ironik yanı, Hıristiyanları tüm Roma God’larına sırtlarını dönüp bir tek İsa’yı God kabul etmekle suçlayan Romalıların Jül Sezar’dan (İsa’dan önce 100-44) itibaren imparatorlarını God belleyip tapınan insanlar olmaları. Augustus’un, Hadrian’ın, Anadolu’nun hemen her yerinde tapınakları vardır, birinden birine mutlaka rastlamışsınızdır. “İmparatorluk Kültü” deniyor (“Imperial Cult”), hanedanın veya imparatorun tapıldığı devlet dini şeklinde, mutlak monarşiyi teokrasiyle birleştiren bir yönetim sistemleri var. Tanrılar divanına paralel bir divan da imparatorlukta kuruluyor. Bu hesapça, örneğin, Traianus God Jupiter oluyor da, Traianus’un eşi Goddess Juno’nun yeryüzündeki karşılığı. Oğulları da Mars’a tekabül ediyor. Roma tanrıları da malum, birkaç istisna dışında Yunan tanrılarının isim değiştirmiş halleridir. Jüpiter’in aslı Zeus; Mars’ınki Ares; Merküri’nin ki Hermes; Neptün’ünki Poseidon vs. Unutmadan eklemeliyim, bu God’lara ilaveten, Roma’da her ailenin kendi özel God’ı da vardır, her ailenin ve iş kolunun. “İmparatorluk Kültü” de Roma’ya özgü değil, Büyük İskender (İsa’dan önce 356-323) “benim babam Zeus” dermiş, “II. Philip falan değil.” İyi ya. Neron, Caligula gibi sapık zalimler de God’dılar. Caligula’nın işkenceyle öldürdüğü adamların hayalarını ağzına atıp sakız gibi çiğnediği anlatılır. Hıristiyanlara reva gördükleri işkencelerin illüstrasyonları vardır, yüreğiniz kaldırırsa girin bir bakın. Size hatırlatmayı bile zül saydığımı, bilesiniz, ama CIA’in “geliştirilmiş sorgulama teknikleri”ni, Guantanamo’yu, El Gureyb’i düşününce, görünen o ki Akhilesh Pillalamarri haklıdır; “Roma Cumhuriyeti’nin imparatorluğa dönüşmesinden itibaren, ‘sezar’ fikri ve görkemi, Batı dünyasının müstakbel liderlerine ilham kaynağı” olmuş gerçekten
|