Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   "Ya Rakib" ile hayvanatın dilini anlayabilir miyiz? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/101218-ya-rakib-ile-hayvanatin-dilini-anlayabilir-miyiz.html)

Virgo 19.07.25 23:25

"Ya Rakib" ile hayvanatın dilini anlayabilir miyiz?
 
Merhaba

Ya Rakib esması ile "hayvanatın dilini
anlar ve insanların kalbinden geçenleri keşfeder" diye belirtiliyor bu doğru mudur?

Sayısı,
Korunma yapmalı mıyız?

Teşekkürler.

Rmzn34 19.07.25 23:35

Alıntı:

Virgo Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 680569)
Merhaba

Ya Rakib esması ile "hayvanatın dilini
anlar ve insanların kalbinden geçenleri keşfeder" diye belirtiliyor bu doğru mudur?

Sayısı,
Korunma yapmalı mıyız?

Teşekkürler.

Diyelimki bu arzuna kavuştun bunu kaldırmaya güç yetirebikecekmisin
Bu hal her babayiğidin altından kalkacağı işler değildir çok ağır imtihan olur bununla alakalı mesnevide kısaa var
İsmailağa Logo
Ana Sayfa Mesnevî’den: Hayvanların Dilini Anlayan Adam
Mesnevî’den: Hayvanların Dilini Anlayan Adam
Mesnevî’den: Hayvanların Dilini Anlayan Adam
Tarih: 11 Nisan 2022
Kıssa
Mûsâ (Aleyhisselâm) zamanında yaşayan bir adam, hayvanların dilini öğrenmeye merak sardı. Mûsâ (Aleyhisselâm) da onu îkâz ederek bu durumun kendisine zarar vereceğini anlatmaya çalıştı. Fakat adam, fikrinden dönmedi.

-Yâ Mûsâ! Benim istediğimi reddetmek senin şanına yakışmaz. Hiç değilse civarımızdaki evcil hayvanların dilini anlayayım.

Mûsâ (Aleyhisselâm) duâ ederek, Cenâb-ı Hakk’ın adama bu yeteneği vermesini sağladı. Adam da sevinerek evine döndü.

Evin horozu, kendisine atılan ekmek parçasını yemek için üzerine atılınca, köpek ona çıkıştı:

-Benim hakkıma niçin göz dikiyorsun? Sen, buğday ve ekin tanesi yiyebiliyorsun, bu ekmek ise benim hakkımdır.

Horozda ona dedi ki:

-Üzülme! Yarın, evin atı sakatlanıp ölecek, bol bol et yersin.

Bu sözleri duyan ev sahibi, atını hemen götürüp Pazarda sattı. Sonra da horozla köpeğin konuşmalarını dinlemeye başladı.

Köpek diyordu ki:

-Sen yalan söyledin. Hani at ölecekti, ben de bol bol et yiyecektim?

-Sahibimiz uyanık davrandı ve onu sattı. Yine de bugün at öldü ama sen bundan yararlanamadın. Sen merak etme. Yarın da katırı ölecek. Yine ziyafete konarsın.

Bu sözleri duyan adam, o gün de katırını sattı. Sevinç ile eve dönerken, hayvanların dilini öğrenmiş olmanın ne kadar karlı bir iş olduğunu düşündü.

Köpeğin sitemlerine horoz laf yetiştirmeye çalışıyordu:

-Yarın, sahibimizin kıymetli kölesi ölecek. Onun hayrına verilen yemeklerden hepimiz doyarız.

Bunları da duyan adam, ucuz pahalı demeden köleyi de sattı. Ertesi gün yine horozla köpeğin yanına koşarak konuşmalarını dinlemeye başladı.

Köpek, son derece hiddetli idi:

-Hani köle ölecekti de onun ölüm yemeği sayesinde karnımız doyacaktı. Sen yalancının birisin.

– Ben yalancı değilim. Allah Teâlâ, bizi namaz vakitlerini hatırlatmak için yaratmıştır. Onun için, vakitsiz öten horozun başı kesilir demişlerdir. Köle öldü, fakat bu evde değil. Sahibimiz onu sattı. Açıkgöz efendimiz, mallarını kurtardı ama canini kurtaramayacak. At, katır ve kölesinin ölümü, onu musibetlerden koruyacaktı. Onları satarak belayı üzerine çekti. Ölüm sırası ona geldi. Yarın ölecek. Mirasçıları da öküzü keserek yemek dağıtacaklar. Bu arada biz de karnımızı doyuracağız.

Bu sözleri duyan adam, feryad-ü figan ederek Hazret-i Mûsâ (Aleyhisselâm)a koştu.

-Yâ Mûsâ! İmdadıma yetiş, beni ölümden kurtar! Hazreti Mûsâ ona dedi ki:

– Artık ok yaydan fırlamıştır. Allah Teâlâ’nın takdirini geri döndürmek mümkün değildir. Lüzumsuz merâkın olmasaydı böyle acı bir heyecanı da yaşamazdın.

Alınacak Hisse
Sünnetullah’a uygun olmayan istekleri talep etmenin bir yararı yoktur. Bu tür şeylerin hikmeti, Cenâb-ı Hakk’ın sır hazinelerinde gizlidir.

İnsanoğlu kaderini ve ileride başına gelecekleri bilseydi, çoğunun hayatı cehenneme dönerdi. Yiyip içtiklerinden zevk almaz, güzellikler onlar için bir kıymet ifade etmezdi.

Bir de akıllı kişi, ilerisini biraz tahmin edebilir. Basîreti ile bazı şeyleri hisseder. Gönül gözü ona rehber olur.

Dar görüşlü, her şeyi merak eden, kendisine yararlı olmayacak işlere merak salanlar ise başlarına gelecek bela ve musibeti fark edemezler bile. Durumu anlasalar da iş işten geçmiştir artık.

ocen841 20.07.25 02:15

Alıntı:

Virgo Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 680569)
Merhaba

Ya Rakib esması ile "hayvanatın dilini
anlar ve insanların kalbinden geçenleri keşfeder" diye belirtiliyor bu doğru mudur?

Sayısı,
Korunma yapmalı mıyız?

Teşekkürler.

Sen hayvanı ya rakip zikrini çekerek konuşturamazsın böyle birşeyi bekleme Çok farklı uygulamarı var bulaşma hiç yada dene göreceksin yani hiç birşey olmayacak

Virgo 20.07.25 07:34

Günaydın,

Yorumlar için teşekkür ederim.

resh3434 20.07.25 10:51

⚠️... Esmayı İHLASLA zikret (sırlar için değil, takva için!)... Unutma: *“Şüphesiz Ben, kulum beni andığında onunla beraberim”* (Bakara 186) ��...
`�� UYARI: Mistik beklentiler yerine Kur'an/sünnet ölçüsünü al!`

DeadStrom 20.07.25 10:57

Alıntı:

resh3434 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 680640)
⚠️... Esmayı İHLASLA zikret (sırlar için değil, takva için!)... Unutma: *“Şüphesiz Ben, kulum beni andığında onunla beraberim”* (Bakara 186) ��...
`�� UYARI: Mistik beklentiler yerine Kur'an/sünnet ölçüsünü al!`

zikir de bir dua değilmidir bişey istemek allahtan zikir çektiği için bişeyler istemek doğal değil midir ? hal böyleyken nasıl dua da örneğin beni zengin et diyorsak hayırlısı neyse o olsun fakirsem fakir kalayım demiyorsak istiyorsak zenginliği ve bu da yanlış karşılanmıyorsa zikir de de aynı şey geçerli olmaz mı ? çünkü allah Eğer sizin duanız (davanız, takvanız) olmasaydı, Rabbim size ne diye değer versindi demiyor mu o zaman zikirde de bişeyler istenebilir ve bu allahın hoşuna gider çünkü allah kendisinden bişeyler istendiği için hoşnut olur ve istediğini de dilerse verebilir. dolayısıyla aynı dua da olduğu gibi zikir çektiğimiz içinde birşeyler istenebilir bu yanlış değildir bilakis allahın hoşnut olduğu bişeydir. yanlışım varsa düzeltin..

imas 20.07.25 11:01

Alıntı:

Virgo Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 680569)
Merhaba

Ya Rakib esması ile "hayvanatın dilini
anlar ve insanların kalbinden geçenleri keşfeder" diye belirtiliyor bu doğru mudur?

Sayısı,
Korunma yapmalı mıyız?

Teşekkürler.


ya rakib esmasinin anlami koruyan gözeten kendisinden hic bir seý saklanmayan demek,
bu esmayi zikteden zahiri tarafta makami yükselir,
batini tarafta hayvan dilini anlar diye bir sırrı yok,
internette bu tür kirli bilgiler cok var,

hayvanlarla konusan onlarin dilini bilen süleyman as. dır
ve bu yeteneği sadece Allah verir verdigi kul peygamberdir esma okumayla bu sır kişiye verilmez...

resh3434 20.07.25 11:25

Alıntı:

DeadStrom Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 680641)
zikir de bir dua değilmidir bişey istemek allahtan zikir çektiği için bişeyler istemek doğal değil midir ? hal böyleyken nasıl dua da örneğin beni zengin et diyorsak hayırlısı neyse o olsun fakirsem fakir kalayım demiyorsak istiyorsak zenginliği ve bu da yanlış karşılanmıyorsa zikir de de aynı şey geçerli olmaz mı ? çünkü allah Eğer sizin duanız (davanız, takvanız) olmasaydı, Rabbim size ne diye değer versindi demiyor mu o zaman zikirde de bişeyler istenebilir ve bu allahın hoşuna gider çünkü allah kendisinden bişeyler istendiği için hoşnut olur ve istediğini de dilerse verebilir. dolayısıyla aynı dua da olduğu gibi zikir çektiğimiz içinde birşeyler istenebilir bu yanlış değildir bilakis allahın hoşnut olduğu bişeydir. yanlışım varsa düzeltin..



🌟 **Dua ile Zikir FARKI Nedir?
1. **Dua:İSTEMEK"tir (Zenginlik, sağlık vs.). "..Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de..." (Bakara 201)...Talep helaldir**, şart: "Hayırlısıyla" niyeti!
2. Zikir: "ANMAKTIR (Allah'ı hatırlamak, O'na bağlanmak). "**Beni anın ki Ben de sizi anayım...**" (Bakara 152). Hedef: **Kalbi arındırmak!** ✨

⚠ **Kritik Ayrım:**
- "Yâ Rakîb, hayvan dilini öğret!" dersen → Zikri "araç" yapmış olursun!
- "Yâ Rakîb, sen her an görüyorsun... kalbimi temizle!" dersen → Zikir "amaç" olur!

💎 ÖZETLE:
Zikir çekerken İSTEMEK caizdir ( "Yâ Rezzâk, rızkımı artır!") → Ama bu BİR DUADIR!
Zikrin asıl hedefi:"Allah'ı anarak kalbi huzura kavuşturmak!" (Ra'd 28).
Zikri "sihirli formül" gibi görüp **Maneviyattan "dünyevi çıkara" kaydırmak! DEĞİL

Yusufiyeli 20.07.25 18:28

Alıntı:

Virgo Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 680569)
Merhaba

Ya Rakib esması ile "hayvanatın dilini
anlar ve insanların kalbinden geçenleri keşfeder" diye belirtiliyor bu doğru mudur?

Sayısı,
Korunma yapmalı mıyız?

Teşekkürler.

Sözlükte "gözlemek, gözetlemek, denetlemek, kontrol etmek, murakabe etmek, gözaltında tutmak; beklemek, intizar etmek" anlamlarındaki "rakb" (rukub/rakabet) kökünden türemiş olan "rakib" kelimesi, "gözleyip kontrol eden" anlamına
gelmektedir.
Bu kelime Kur'an'da beş ayette geçmekte, bunların birinde "gerçekleşecek olan işin akıbetini (sonucunu) gözleyip bekleyen" anlamında kullanılarak Şuayb aleyhisselamı; bir diğerinde insanların bütün söylediklerini dinleyip kaydederek tespit eden" manasında melekleri nitelemektedir. Diğer üç ayette ise bu isim doğrudan zat-ı ilahiyyeye nisbet olunarak: "evrendeki her şeyin O'nun bilgisi, gözetimi, koruması, denetim ve kontrolü al- tında olduğu" hususuna vurguda bulunulmaktadır(Konuyla ilgili ayetler: Hud suresi ayet 93 (fe'rtekibu inni ma'aküm rakib); Kaf suresi ayet 18 (rakibün 'atid); Allah'a yönelik olarak "her şeye hakkıyla nigehban (rakib) olan, herkesin yapıp ettiklerini bilen, her şeyi görüp gözeten" anlamındaki nitelemeler için Nisa suresi ayet 1; Maide suresi ayet 117 Ahzab suresi ayet 52.)
.
"Rakib" ismi, sadece Tirmizi'nin rivayet ettiği Esma-i Hüsna listesinde yer almıştır. Bu ismin taşıdığı geniş anlam içeriğinde "her şeyi hakkıyla bilme, bilgiye konu teşkil eden her şeyi görüp işitme, evrendeki her varlığı gözetip koruma" gibi unsurların bulunduğunu dikkate alan Esma-i Hüsna şarihleri, "rakib" isminin Cenab-ı Hakk'ın "alim", "basir", "semi"", "şehid", "müheymin" e "hafiz" gibi isimlerinin taşıdığı anlamları adeta özetlediğini belirtmişlerdir.
Allah'ın, kullarının bütün hallerini bildiğine, bu ismin insanlar üzerindeki tecelli ve etkilerine dikkat çeken mutasavvıflar, insanlarda “sürekli biçimde Allah'ın gözetim ve denetimi altında bulundukları ve daima O'nun huzurunda oldukları" yönünde bir bilinç sağlayıp bu idrak ve şuuru güçlendirmek üzere "murakabe" denilen bir oto-kontrol sistemi geliştirmişlerdir. Zira onlara göre "ihsan" ve "murakabe" çizgisi üzerinde yürümeye çalışan her kul, “istikamet" denilen anayoldan ayrılmamaya da sürekli özen gösterir. (Kuşeyri et-Tahbir sayfa 63-64)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:02.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148