![]() |
Bankaların verdiği promosyonun hukmu nedir
Selamun Aleykum
Fabrikada calisiyorum maasi aldığımız banka promosyon verecekmiş bunun hukmu nedir kendime veya aile bireylerinden birine harciyabilirmiyim Veya olan borçları kapatabilirmiyim Veya başkasına mı vermeliyim?? Haram helal caiz konularını merak ediyorum |
Öncelikle cok güzel bir konuya temas etmişsiniz. Deccaliyet sisteminin girmediği alan kalmadı gibi. Faize bulasmamak imkansıza yakin. Bu yüzden hergün tövbe etmeliyiz. Sorunuza gelince; bildiğim kadarıyla bankalar maaşınız yatınca, paranızı bir süre elinde tutup işletiyor. Bunun karşılığı size bir komisyon veriyor. Yani paranız faiz sistemine dolayli dahil ediliyor. Hani bir söz vardır; o fetva bu da takva diye. Bu parayı yemek gibi helal işlerde kullanmayın.
|
Alıntı:
İslam alimleri; kazancının tamamı haram olduğu bilinen kişi ve kurumlarla alışveriş, borçlanma vb. muamelelerde bulunmanın haram olduğunu ifade etmişlerdir. *(Desuki, Haşiye, III, 277; Nevevi, Mecmu, IX, 343-344; XIII, 178; İbn Müflih* er-Ramini, Kitabu’l-furu’, IV, 390-392; Tahtavi, Haşiye, 35). |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bankaların, kamu veya özel sektörde çalışanlara, çalıştığı kurumlar tarafından maaşlarını kendilerinden almayı tercih etmeleri karşılığında vermiş oldukları promosyonlar, işleyiş bakımından faize tam olarak benzememekle birlikte faiz şüphesinden de tümüyle uzak değildir. Bu itibarla, temel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olanların bu parayı kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları yakınları için kullanmamaları; bilakis ihtiyaç sahibi fakirlere vermeleri uygun olur. Din İşleri Yüksek Kurulu 18.08.2017 bir bölümü faizden olan bir kurumdan hediye kabul etmiş oluyorsunuz. Aslında bu hediyenin de oraya yatırılan maaşlarınızın faizle işletilmesinden elde edildiğini yukarıda ifade etmiştim. Bu durumda ne yapalım? - Mümkünse maaşlarımızı faizli işlem yapmayan katılım bankalarına yatırıp oradan çekelim. - Bunun mümkün olmadığı yerlerde ve şartlarda ise, verilen promosyonları alalım, ama -yoksul değilsek- bunu yoksullara verelim. - Katılım bankaları faizsiz kurumlar olduğu için onlardan alınan promosyonun kullanılması caizdir. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Fıkıhcı Fatih Kalender Hoca efendi faizsiz katıl banka harici caiz değil ama alın ihtiyaç sahibine verin diyor. Borcunuza faiz işliyorsa bu para kendi borcunuza kullanılabilirmi bilmiyorum? ama ben şahsen faiz işleyen borcumu öderdim İmamı Rabbani hz öyle bir zaman gelecek ki herkes faiz yiyecek sendemi ya imam diyorlar ben ölmeyecek kadar yerim dediği nakl edilir Allahu alem. Sağ olsun devletimiz bile faturalar vergiler catır catır faizini alıyor (faiz alanla verenin bir farkı yok) seçim zamanıda af çıkarıyır or konuyla alakalı değil ama siğaraya zam yapıp tütün satışını çoğaltıyor bu zamanda dağa çekilsen bir yanğının dumanından ölme ihtimalin bile var. Siz öyle bir zamandasınız ki, içinizden kim emredildiklerinin onda birini bırakırsa helak olur; sonra öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda yaşayanlardan kim emrolunduğunun onda birini yaparsa kurtulacaktır. buyurur. (Ramûzu’l-Ehadis s. 136, 1753, hadis Tabarani filkebir, İbn-i Adiy, Ebû Hureyre’den. + ( Tabi Hadisin şerhine de bakmak lazım) |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
kişilere borcun varsa oraya harcama ama banka borcu herkesin var en azından hemen banka borcunu kapat derim.
Banka sistemi faiz üstüne çalışır.Bu gibi konular kişinin fazla düşürsen beynini yaktırır.Konuya başka konu linki verilmiş.Ordada yazmışım.Bu dönemde faize bulaşmayım diyen dağ başına çıkar.mağarada yaşar.Suyu bile elinle i,çecen ve tabiattan ot meyve gibi dağlarda biten şeyleri yiyecen o zaman helal yiyorum dersin.İşte dağ başında insanların yaşamadığı onların yetiştirmediği şeyleri yiyecen.Yoksa insan üretimi şey yememen lazım.Suyuda işte kaynağındna avucunla içecen.Yoksa yanıma ufak pet şişe alıyım dersen ondada faiz vardır boşunda bile.Neden fabrikalar banka kredisi ile dönüyor hammaddeler nasıl alınıyor bunlarıda düşünmek gerek derin düşününce. Onun için banka borcundan varsa kapat kurtul. |
Alıntı:
Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet diyanetin verdigi bu fetva külliyen yalan, faizsiz katilim bankasi yok, bu sistem müminlerin parasini bankaya kazandirmak icin ortaya çıkarılmiş bir sistem, bu fetvayi veren diyanet uzun yillardir devletten aldığı ödeneği en yüksek faiz veren veren bankaya yatiran bir kurum, bu sistem faizi normal göstermek icin toplumda iyi bilinen bir din adami ****enflasyon olan ülkelerde enflasyon orani kadar faiz almak serbesttir*** diye fetva verdi... yani neyi neresinden tutsan elinde kalacak bir durumdayiz |
Alıntı:
Diğeri Sorularla İslamiyet sitesi katılım bankasından caiz demiş Fatih kalender Hocada katılım bankası ehven alın ama dağıtın demiş, faizsiz bankalara tamamen helal diyemeyiz dediğiniz gibi sıkıntılı işler zaten parada bizim değil :)) |
Ben yakın akrabalarımdan anneanneme verdim..
Belki paranın sevabı bana zekat olarak gelmez ama.. Niyet olarak gelebilir diye düşünüyorum ama sevabın gelmesinide pek ummuyorum. Ummamamın sebebi şu ayettir: "Eğer böyle yapmazsanız (faizden vazgeçmezseniz), Allah ve Resûlü tarafından size açılmış bir savaş olduğunu bilin!" “Fe in lem tef‘alû fe’zenu bi harbin minallâhi ve resûlih.” |
Katılım bankası ya da herhangi bir banka burada prensip şudur bankalarda açılan cari hesaplardaki paralar, müşteri tarafından bankaya verilen borçtur, bu vaziyette müşteri alacaklı olduğuna göre borçlunun alacaklıya vereceği hediye (promosyon) hukuken borcu fazlasıyla geri ödemek yani faiz olacak ve bu sebeplerle hediyeyi kullanmak caiz olmayacaktır.
|
Alıntı:
katilim bankalarina ilk destek veren grubun sitesi eski ismi anadolu finans sonraki usmi türkiye finan olan kurumun sahiplerini kuranlari cok iyi tanirim, o katilim bankaları ticaret yapiyor sözü safsatadir , faizin yuksek oldugu zaman verdikleri pay yuksek oluyor, faizin dusuk oldugu zaman verdikleri pay düşuk oluyor ticarette kâr faiz oranina endeksli değildir ayrica kara zarara ortak deniyor, bu gune kadar bu ay ticaret yapamadik kâr edemedik diye soylenenden az pay veren olmadi buz bu ay zarar ettik sizde zarara ortaksiniz diyen hiç olmadi bu sistemde zaten kâr zarar ortaklığı olan yetin oldugunu düşünmek doğru olmaz.. |
[QUOTE=Ersahin;681821]Selamun Aleykum
Fabrikada calisiyorum maasi aldığımız banka promosyon verecekmiş bunun hukmu nedir kendime veya aile bireylerinden birine harciyabilirmiyim Veya olan borçları kapatabilirmiyim Veya başkasına mı vermeliyim?? Haram helal caiz konularını merak ediyorum[/QUOTE faiz, kişinin tek başına hüküm sahibi olduğu alışveriş akdinde kişiyi bağlar ve haramdır. günümüzde vade farkı ve faiz ayrımı yapamayanlar, katılım bankalarının faizini helal zannedenler var.1400 sene evvel paranın gerçek değeri varken şuan kağıt üzerinde nominal değer kullandığımızı bilmeyenler var. fakat sen fabrika işçisi olarak işverenlerin ve devlet yöneticilerinin politikalarına aykırı davranmaya muktedir değilsin. o parayı al ve güle güle harca. hiçbir hüküm bir emekçinin parası ve zamanından daha temiz ve helal olamaz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
niye hep faizle doğru orantili bu verdikleri pay, ticarette bir kar orani vardir buda % 20 civaridir faiz düsunce ticari kar faiz oraninda düşuyor, faiz yukselince ticari kar orani faize oraninda yüksekiyor mu? Alıntı:
|
Alıntı:
Bazı bankaların sözleşmesinde nereden gelir elde ettiğini de yazıyor ama ne kadar doğru.... Özel fon denen birşey varmış yapanlar onu özellikle söylüyor ama karşı tarafın güvenilirliği de muamma |
Alıntı:
1) Mal satın alınmadan önce banka ile imzalanan sözleşme, ileri tarihte mal satın almaya dair bir vaatleşme olacak, satış sözleşmesi olmayacak. Zira sözleşme imzalandığı anda, satın alınacak olan mal bankanın mülkiyetinde değildir. 2) Banka, müşterinin istediği malı, kendi memurunu görevlendirerek alacak, müşteriyi vekil ederek değil. Zira böyle yapmadığı takdirde, faizli bankalar ile arasında ki fark, sadece söylemden ibaret olur. İşin aslı ise müşteri adına mal satıcısına kredi çıkarıp karşılığını da müşterisinden vadeli olarak fazlası ile geri almak olur ki bu faizin ta kendisidir. 3) Banka memuru malı satın aldıktan sonra, müşteri bankaya çağrılıp, onunla sözlü olarak satış akdi yapılması gerekir. 4) Dosya masrafi, kasko, ekspertiz vb. masraflar adı altında ek bir ödeme yapılmayacak. 5) Alışveriş tamamlandıktan sonra ileri tarihte kalan borcu peşin ödeme karşılığında fiyat yapılandırması olmayacak. 6) Ayrıca bankadaki yetkili memurun, malı satın aldığı tarih ile daha sonra müşteri ile gerçekleştirilecek olan satış akdi tarihi arasındaki zaman diliminde, mal bankanın sorumluluğunda olacak. Dolayısıyla, şayet bu süre içerisinde malın başına bir şey gelse sorumluluk bankaya ait olacaktır, müşteriye değil. Aksi takdirde, Peygamber Efendimizin yasaklamış olduğu "Sorumluluk almadan kazanç elde etme" hükmüne girmiş olur. Bir diğer konu Katılım Bankalarından bireysel emeklilik sistemine girmenin caiz olup olmadığını sorgularsak malum katılım bankaları bireysel emeklilik sisteminde sigortalının sermayesini ona vekaleten, ücret mukabilinde çalıştırdığını iddia eder, bu ücreti ise; %2 sabit ve elde edilecek kara göre de artı bir ücret şeklinde belirler ki, bu miktar toplamda belli değildir. Halbuki ücretli vekaletin caiz olabilmesi için ücretin baştan belli olması gerekir. Kaldı ki bu uygulamanın onların dediği şekilde, ücretli vekalet olarak değerlendirilmesi de makul değildir. Zira yaptıkları işlem şekline bakıldığında bu anlaşmayı mudarebe (sermaye ve emek ortaklığı) akdi olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Caydırıcı ceza yok vatandaşın Verasına bırakmışlar onlarca gıda işletmeleri binlerce ton Domuz etini yağını yediriyor. bu faiz işleri dahil de öyle Helalin adı kalacak diye boşa denmemiş bilmiyorum Helal Musa as tabutu sekinesi gibi göğe mi çekilmiş, sabah mümin akşam kafir kalınan zamanlardayız fitneler mayıs yağmuru gibi yağıyor Müslümanın Vera Şems-i yesini de delip geçiyor Allah yardımcımız olsun Selamet versin. |
Alıntı:
Şöyle izah edeyim; emin evim fuzul emlak vb kuruluşlarda dahil hiçbir bankada helal para yok. Kendi emeginle dahi kazandığımız maaşımizda dahil faiz parasıdir. Zira kamu/özel sektör farketmeksizin (özelde çok daha fazla yapılıyor) maaşlar hesaplanır ve ayın ilk haftası ödenecek meblağ belirlenerek devlet tarafından bankaya yatırılır. Banka bu parayı maaş gününe kadar çeşitli şekilde işletir. Buradan bir kazanç ( faiz) oluşturur. Daha sonra maaş gününde bu parayı kişilere dağıtır. Yani aldığımız maaş, bu faiz paralardir. Devlet veya firmalar bu durumu bildiğinden aralarında bir anlaşma yapılır. Örneğin; 100 kişilik bir kurumun maaşı 100bin. Devlet veya firma derki ben sana her ay en az 100bin para veriyorum. Sen bu parayı 2 hafta bekletip benim calisanima veriyorsun. Bu sayede benim paramdan sen kazanç sağlıyorsun. Bu kazancı sana tek başına yedirmem der. Konu sahibinin sorduğu parada bu durumdan hasıl olan çalışana verilen paradır. Ama çalışanın zaten aylık maaşı da faiz parasıdir.. zira para faizdeyse bu cami yaparak aklanmiyor. İbadette haram parayı helal yapayım diye mekanizma yok diye biliyorum. Domuz eti kısmı da şöyle oluyor. Belirli aralıklarla tüm firmalardan numune alıp kontrol ediliyor. Et türü tayinini de DNA üzerinden yapılıyor. Yani bir ürün yapılırken kazanında dahi domuz girmişse ve DNAsi kalmışsa başka bir üründe aynı kazana girdiğimde adam içine domuz koymada bile DNA si karıştığı için domuz eti var denilir. Kontrol mekanizması bu şekilde. Ama aslında biz sandığımızdan çok çok daha fazla domuz ürünü yiyoruz. Hatta farkına varmadan üretiyoruz da. Mesela bazı peynirlerde domuzdan elde edilen rennet kullanılır. Bazı ilaçlar jelatin kaplıdır, domuz jelatini kullanılır. Bazı yaş pastalarda domuzdan elde edilen jelatin ve renk maddeleri kullanılır. Bazı ürünlerde domuzdan elde edilen emulgatorler kullanılır. Emulgator yağ ve suyu bir arada tutan bir maddedir. Yediğimiz ekmekten kekten muhallebi ilaç kozmetik her şeyde vardır. Mesela L sistein adı verilen bir madde var. Genelde domuz kılından yapılır. İşin en iğrenç yani da devletin bu kaynakları ayirmamasi. Müslüman bir ülkede yaşadığımı düşünüyorum ama uygulama da Müslümanlık olmamasından nefret ediyorum. Yasal olarak devlet bunların kullanımına izin veriyor. Haliyle cezanın da çok bir önemi olmuyor ve süreç tamamlanmadan yasalarca kurum korunduğu için herhangi bir şey de yapılmıyor. Bizim yapabilecegimiz tek şey ürün içeriklerini okumak, mümkünse helal sertifikalı ürün satın alınması. Açıkçası benim onlara da pek güvenim yok. Üzülerek söylüyorum bunu, mümkünse hoser sertifikali ürünler alınması. Zira Yahudilerde de domuz haram diye biliyorum. Ve onlardaki denetim mekanizması bizdekinden çok daha sıkı. Selam ve dua ile kalın.. |
Ve aleyküm selam kardeşim..Banka promosyonu konusunda genel kanaat şudur: Eğer promosyon senin maaş hesabına maaşınla birlikte veriliyorsa ve zorunlu olarak banka seçilmişse, bu para senin hakkındır, kullanmanda sakınca yoktur... ✅
Kendine harcayabilirsin... Ailene de kullanabilirsin... İstersen borçlarını kapat, bunda da sakınca yok...💸 Ama kişi, bankayı kendi isteğiyle seçmiş, promosyon da bu tercihe bağlı verilmişse, işte orda farklı görüşler var... Kimileri o durumda ya vermemeyi ya da hayra harcamayı öneriyor...🤲 Senin durumun maaş hesabıysa ve bankayı sen değil kurum seçmişse, gönül rahatlığıyla kullanabilirsin kardeşim...🍞 Helal daire geniştir... Rabbim kazancını bereketli eylesin...✨ |
Herkese cevapları için teşekkür ederim
konuyu açmadan önce kara kararsızdim şimdi daha da kararsız kaldim herkes mantıklı konuşuyor gibi :) |
Selamün aleyküm herkese konuyla ilgisini olduğunu düşündüğüm bir sual sormak istiyorum. Yüksek kâr marjı ile çalışan bir firmanın çalışanlarının kazancının durumu nasıl olur?
Şöyle örnekleme yapacak olursam 10liraya mâl ettiği bir şeyi işleyerek 20liraya getiriyor ve bu malı 120 liraya satıyor. |
Alıntı:
İslam’da, çeşitli iş ve meslek gruplarına ücret veya maaş miktarlarını belirleyen doğrudan bir ayet veya hadis yoktur. Naslarda işçi ücretinin temiz bir kazanç olduğu, işçiye ücretinin eksiksiz olarak ve zamanında ödenmesi gerektiği belirtilmiş bu arada işçi için bir yaşam standardına işaret edilmiştir. Problemi doğrudan çözen bir nass (ayet-hadis) bulunmayınca bu konuda İslam’ın genel prensiplerine, adalet ve nısfet (insaflılık) ölçülerine başvurmak gerekir. Ayetlerde şöyle buyurulur: “Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.”[Nisa Suresi ayet 58] “Ölçü ve tartıyı tam yapın insanlara mal ve ücretlerini eksik vermeyiniz.”[Araf suresi ayet 85] “Şüphesiz, Allah adaleti, iyiliği ve yakın hısımlara muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emreder.”[Nahl suresi ayet 90]Bütün iş ve meslekler eşit emek ve yetenek gerektirmediği için, ücret ve maaşların da eşit tutulması gerekmez. Mesela; bir inşaat işçisi özel eğitim ve yeteneğe muhtaç olmaksızın çalışabilir. Aynı inşaatın mühendisi ise uzun eğitim sonucu bu mesleği elde etmiş ve özel yetenekler kazanmıştır. Bir doktor ise, daha uzun ve yorucu bir eğitim ve tecrübeyle meslek edinmiştir. Bu üç meslekte 8 saatlik mesaiye eşit ücret takdir etmek uygun bir değerlendirme olmaz. Adalet, herkese hak ettiğini ve layık olduğunu mümkün olduğu ölçüde vermeye çalışmaktır. Eşit ehliyet ve yetenekle eşit hizmet görenlere aynı ücreti takdir etmek ne kadar adil ise, farklı ehliyet, yetenek ve emeğe değişik ücret takdir etmek o kadar adildir. İslam’da çeşitli iş ve mesleklere göre belirli ücret ve maaş miktarları önceden tespit edilmemekle birlikte, bunu işçi ile işverenin ilk iş sözleşmesi yapıldığı sırada belirlemesi istenmiştir. Bu yüzden işe girme sırasında verilecek ücret konuşulmamışsa işçi emsal ücrete hak kazanır. Mesela; bir inşaat ustası ücret konuşulmadan çalışsa, çalıştığı günler için benzer inşaat ustalarının aldığı kadar yevmiyeye hak kazanır. Aynı esası aylık veya yıllık ücretle çalışanlara da uygulamak mümkündür. (Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren; Erkam Yayınları) |
Alıntı:
diğer taraftan işçi ücretlerinde ve ödenmesin de sorun yok ise bu işin hükmü ne olur? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:45. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com