Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Tövbenin kabul olduğunu nasıl anlarız ? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/101392-tovbenin-kabul-oldugunu-nasil-anlariz.html)

ahsenbir 05.08.25 14:13

Tövbenin kabul olduğunu nasıl anlarız ?
 
Tövbemizin kabul olup olmadığını nasıl anlarız?
Birkaç başlık okudum ama kesin emin olabileceğimiz bi işareti var mıdır?

HavasMuhasibi 05.08.25 14:37

Alıntı:

ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682020)
Tövbemizin kabul olup olmadığını nasıl anlarız?
Birkaç başlık okudum ama kesin emin olabileceğimiz bi işareti var mıdır?

Nasıl bir işaret mesela? x olursa tövben kabul olmuştur diyemez hiç bir insanoğlu. Diyen de yalan söyler. Ancak şeytan "senin tövben kabul olmadı" gibi fısıltılarla gelir. Kanmayınız. Kanmayınız. Kanmayınız.

Eğer kul hakkı yemiyorsanız, büyüyle insanların haklarına girmiyorsanız diğer tüm günahlarınız için tövbe kapısında bulunmak ve tövbe etmek sizin için yeterlidir. Rahmeti herşeyi kuşatan rabbimiz samimi tövbenizi mutlaka kabul eder. Tövbede önemli olan samimiyettir yani nasuh bir tövbe edebilmektir. Günahlara tövbe edip Allah'a yönelmek bu noktada mükemmel bir işaret olsa gerek...

Önemli bir notu da yazmak isterim. Tövbe ettiğiniz şey her ne ise tekrar aynı konuyla imtihan olunabileceğinizi de unutmayınız. Tövbenizin samimiyeti bu şekilde sınanabilir.

Tövbe kapısı insan yaşarken açıktır.
Öldükten sonra ne pişmanlık fayda eder, ne de o kapı bir daha açılır.

Kapılar henüz açıkken kıymetini bilip nasuh bir tövbe ile rabbimizden af dileyelim. Zümer suresi 53ncü ayetinde Rabbim Bütün günahları bağışlayacağını buyururken başkaca bir işarete gerek var mıdır ey Allah'ın güzel kulu? :) gül1

ahsenbir 05.08.25 15:00

Teşekkür ederim. Ama ne kadar farzları sünnetleri yerine getirsemde içimden bir ses boşa olduğunu söylüyor sanki. Sizinde dediğiniz gibi vesvese sanırım...

HavasMuhasibi 05.08.25 15:08

Alıntı:

ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682023)
Teşekkür ederim. Ama ne kadar farzları sünnetleri yerine getirsemde içimden bir ses boşa olduğunu söylüyor sanki. Sizinde dediğiniz gibi vesvese sanırım...

Ne demek rica ederim :) Evet sizinki vesvese. Şeytan, Allah yolunda olanlarla çok uğraşır. Aman tuzaklarına kapılıp helak olanlardan olmayın.

Şeytanın yoldan çıkarmak için yaptıkları diye bir menkıbe vardı sitede, onu buldum, paylaşıyorum aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. İnşaAllah istifade edenlerden olursunuz.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yusufiyeli 07.08.25 12:23

Alıntı:

ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682020)
Tövbemizin kabul olup olmadığını nasıl anlarız?
Birkaç başlık okudum ama kesin emin olabileceğimiz bi işareti var mıdır?

Bazen kimileri şöyle der: "tevbe etmek istiyorum, ancak tevbe ettiğimde Allah'ın beni bağışlayacağını kim garanti edebilir? Ben doğru yola girmek istiyorum, ancak tereddütlerim var. Bilsem ki, Allah beni bağışlayacak, tevbe ederdim."
Böyle kimselere diyorum ki, sizin bu hissettiklerinizi sizlerden önce Resulullah'ın ashabı da hissediyordu. Eğer şu iki rivayeti iyice düşünürseniz emin olun ki sizlerdeki bu duygular Allah'ın izniyle yok olacaktır.
Amr b. As'ın müslüman oluşunu anlattığı kıssada İmam Müslim şu rivayette bulunur: "Allah müslüman olmamı kalbime koyunca, Resulullah'a gelip, sağ elini uzat sana. biat edeyim." dedim. Hemen sağ elini uzattı. Ben elimi çektim. Bana:
"Sana ne oluyor ey Amr?" dedi.
"Ben size bir şart koşmak istiyorum." dedim. "Neyi şart koşmak istiyorsun," buyurdu.
"Allah'ın beni bağışlamasını," dedim.
Hz. Peygamber (s.a.v.): "Bilmiyor musun ki ey Amr, İslam, kendinden önceki günahları yok eder. Hicret de önce- sini yok eder. Hac da öncesini yok eder." buyurdular. (19Müslim, İman, 192)
İmam Müslim'in İbn Abbas'tan yaptığı rivayete göre (Müslim, İman, 193) müşriklerden birtakım kimseler, cinayetler işlemişler ve bunda çok ileri gitmişlerdi. Zina etmişler ve bunda da çok ileri gitmişlerdi. Sonra Muhammed'e (s.a.v.) gelerek: "Hakikaten senin söylediğin ve kendisine çağırdığın din çok güzel. Bize yaptıklarımıza kefaret olacak bir şey haber verirsen (müslüman oluruz)!" dediler. Bunun üzerine şu ayetler nazil oldu:
"Onlar ki Allah'la birlikte başka bir ilaha dua etmezler, Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler, zina da etmezler. Her kim bunları yaparsa ağır bir cezaya uğrar."( Furkan, 68) "De ki: Ey nefislerine israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin." (Zümer, 53)
Allah beni bağışlar mı?
Diyorsun ki: “tevbe etmek istiyorum; ancak günahlarım gerçekten de çok fazla. Hayal edebileceğin ve edemeyeceğin her türlü günah işledim. Bilemiyorum, şu uzun senelerdeki işlemiş olduğum günahlarımdan dolayı Allah'ın beni bağışlaması mümkün müdür?"
Değerli kardeşim, bu, özel bir problem değil; bilakis bu, tevbe etmek isteyen birçok kişinin problemidir. Sana, bir defasında soru soran bir gencin misalini anlatayım: Bu genç, günahlara çok erken yaşlarda başlamış. Öyle ki, yaşı henüz on yedi iken günahların küçüğünden, büyüğünden değişik türleriyle fuhşiyatı küçük, büyük değişik insanlarla yapmış. Hatta küçük bir kıza bile tecavüzde bulunmuş. Birçok defa hırsızlık yapmış. Sonra: "Allah'a tevbe ettim. Bazı geceler kalkıp teheccüd kılıyorum, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutuyorum, sabah namazlarından sonra Kur'an okuyorum.
Acaba benim için tevbe imkanı var mı?" diye soruyor.
Biz müslümanların inandığı ilke, hükümleri öğrenmede, çözüm ve tedavi de Kitap ve Sünnet'e müracaat etmektir. Kitaba döndüğümüzde Allah Teala'nın şu ayetiyle karşılaşıyoruz. "De ki: "Ey nefislerine israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki O bütün günahları bağışlar. Muhakkak ki O Gafur ve Rahimdir. Rab'inize dönün ve O'na teslim olun. "( Zümer, 53, 54)
İşte bu ayet, açıklamaya bile ihtiyaç duyulmayacak kadar açıktır ve zikredilen problemin titiz ve hassas bir cevabıdır. "Günahlar, Allah'ın bağışlamasından daha çoktur" düşüncesi, öncelikle kulun Allah'ın rahmetinin genişliğini bilmemesinden kaynaklanıyor.
Allah'ın tüm günahları bağışlayacak kudrette olmasına dair imanın eksikliği, ikinci sırada geliyor.
Kalbi amellerin en mühimlerinden olan "reca"nın zayıflığı, üçüncü sırada yer alıyor.
Dördüncü olarak da, tevbenin günahları silmedeki etkisini takdir edememek geliyor.
Bu yanlış düşünceleri cevaplayalım:
"Günahlar, Allah'ın bağışlamasından daha çoktur" düşüncesine, Allah Teala'nın "Rahmetim her şeyi kaplamıştır. "( Araf, 56) beyanı cevap olarak yeterlidir.
İkinci düşünceye, şu sahih kutsi hadis cevap olarak kafidir: "Allah Teala, "Kim, benim günahları bağışlayacak kudrete sahip olduğumu bilirse, bana ortak koşmadığı sürece hiçbir şeye aldırmam, onu bağışlarım." buyurdu. "(Taberani, Kebir’de, Hakim, Sahihu’l-Cami, 4330)
Bu kıyamette kulun Allah'la karşılaştığı vakit olacaktır.
Üçüncü düşünceye gelince; bunu da şu kutsi hadis düzeltir. "Ey ademoğlu! Sen bana yalvarıp ümit ettiğin sürece hiçbir şeyine aldırmam, sende olanları bağışlarım. Ey ademoğlu! Şayet günahların semanın katına ulaşmış dahi olsa, sonra benden seni bağışlamamı istersen, seni bağışlarım, hiçbir şeye de aldırmam. Ey ademoğlu! Şayet sen bana yeryüzü dolusu günahla gelsen, sonra da hiçbir şeyi bana ortak koşmayarak benimle karşılaşırsan, ben de sana yeryüzü dolusu mağfiretle gelirim. "(Tirmizi, Sahihu’l-Cami, 4338)
Dördüncü düşünceye de Resulullah'ın şu hadisi kafidir: "Günahtan tevbe edenin sanki hiç günahı yoktur. "(İbn Mace, Sahihu’l-cami, 3008)
(Kaynak: TÖVBE ETMEK İSTİYORUM AMA NASIL ?; Muhammed Salih el-Müneccid; Tercüme: Alim Yücer, Muhlis Turan; KARINCA YAYINLARI DAĞITIM; Sayfa: 57-60)

Kedisever99 07.08.25 17:39

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682162)
Bazen kimileri şöyle der: "tevbe etmek istiyorum, ancak tevbe ettiğimde Allah'ın beni bağışlayacağını kim garanti edebilir? Ben doğru yola girmek istiyorum, ancak tereddütlerim var. Bilsem ki, Allah beni bağışlayacak, tevbe ederdim."
Böyle kimselere diyorum ki, sizin bu hissettiklerinizi sizlerden önce Resulullah'ın ashabı da hissediyordu. Eğer şu iki rivayeti iyice düşünürseniz emin olun ki sizlerdeki bu duygular Allah'ın izniyle yok olacaktır.
Amr b. As'ın müslüman oluşunu anlattığı kıssada İmam Müslim şu rivayette bulunur: "Allah müslüman olmamı kalbime koyunca, Resulullah'a gelip, sağ elini uzat sana. biat edeyim." dedim. Hemen sağ elini uzattı. Ben elimi çektim. Bana:
"Sana ne oluyor ey Amr?" dedi.
"Ben size bir şart koşmak istiyorum." dedim. "Neyi şart koşmak istiyorsun," buyurdu.
"Allah'ın beni bağışlamasını," dedim.
Hz. Peygamber (s.a.v.): "Bilmiyor musun ki ey Amr, İslam, kendinden önceki günahları yok eder. Hicret de önce- sini yok eder. Hac da öncesini yok eder." buyurdular. (19Müslim, İman, 192)
İmam Müslim'in İbn Abbas'tan yaptığı rivayete göre (Müslim, İman, 193) müşriklerden birtakım kimseler, cinayetler işlemişler ve bunda çok ileri gitmişlerdi. Zina etmişler ve bunda da çok ileri gitmişlerdi. Sonra Muhammed'e (s.a.v.) gelerek: "Hakikaten senin söylediğin ve kendisine çağırdığın din çok güzel. Bize yaptıklarımıza kefaret olacak bir şey haber verirsen (müslüman oluruz)!" dediler. Bunun üzerine şu ayetler nazil oldu:
"Onlar ki Allah'la birlikte başka bir ilaha dua etmezler, Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler, zina da etmezler. Her kim bunları yaparsa ağır bir cezaya uğrar."( Furkan, 68) "De ki: Ey nefislerine israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin." (Zümer, 53)
Allah beni bağışlar mı?
Diyorsun ki: “tevbe etmek istiyorum; ancak günahlarım gerçekten de çok fazla. Hayal edebileceğin ve edemeyeceğin her türlü günah işledim. Bilemiyorum, şu uzun senelerdeki işlemiş olduğum günahlarımdan dolayı Allah'ın beni bağışlaması mümkün müdür?"
Değerli kardeşim, bu, özel bir problem değil; bilakis bu, tevbe etmek isteyen birçok kişinin problemidir. Sana, bir defasında soru soran bir gencin misalini anlatayım: Bu genç, günahlara çok erken yaşlarda başlamış. Öyle ki, yaşı henüz on yedi iken günahların küçüğünden, büyüğünden değişik türleriyle fuhşiyatı küçük, büyük değişik insanlarla yapmış. Hatta küçük bir kıza bile tecavüzde bulunmuş. Birçok defa hırsızlık yapmış. Sonra: "Allah'a tevbe ettim. Bazı geceler kalkıp teheccüd kılıyorum, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutuyorum, sabah namazlarından sonra Kur'an okuyorum.
Acaba benim için tevbe imkanı var mı?" diye soruyor.
Biz müslümanların inandığı ilke, hükümleri öğrenmede, çözüm ve tedavi de Kitap ve Sünnet'e müracaat etmektir. Kitaba döndüğümüzde Allah Teala'nın şu ayetiyle karşılaşıyoruz. "De ki: "Ey nefislerine israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki O bütün günahları bağışlar. Muhakkak ki O Gafur ve Rahimdir. Rab'inize dönün ve O'na teslim olun. "( Zümer, 53, 54)
İşte bu ayet, açıklamaya bile ihtiyaç duyulmayacak kadar açıktır ve zikredilen problemin titiz ve hassas bir cevabıdır. "Günahlar, Allah'ın bağışlamasından daha çoktur" düşüncesi, öncelikle kulun Allah'ın rahmetinin genişliğini bilmemesinden kaynaklanıyor.
Allah'ın tüm günahları bağışlayacak kudrette olmasına dair imanın eksikliği, ikinci sırada geliyor.
Kalbi amellerin en mühimlerinden olan "reca"nın zayıflığı, üçüncü sırada yer alıyor.
Dördüncü olarak da, tevbenin günahları silmedeki etkisini takdir edememek geliyor.
Bu yanlış düşünceleri cevaplayalım:
"Günahlar, Allah'ın bağışlamasından daha çoktur" düşüncesine, Allah Teala'nın "Rahmetim her şeyi kaplamıştır. "( Araf, 56) beyanı cevap olarak yeterlidir.
İkinci düşünceye, şu sahih kutsi hadis cevap olarak kafidir: "Allah Teala, "Kim, benim günahları bağışlayacak kudrete sahip olduğumu bilirse, bana ortak koşmadığı sürece hiçbir şeye aldırmam, onu bağışlarım." buyurdu. "(Taberani, Kebir’de, Hakim, Sahihu’l-Cami, 4330)
Bu kıyamette kulun Allah'la karşılaştığı vakit olacaktır.
Üçüncü düşünceye gelince; bunu da şu kutsi hadis düzeltir. "Ey ademoğlu! Sen bana yalvarıp ümit ettiğin sürece hiçbir şeyine aldırmam, sende olanları bağışlarım. Ey ademoğlu! Şayet günahların semanın katına ulaşmış dahi olsa, sonra benden seni bağışlamamı istersen, seni bağışlarım, hiçbir şeye de aldırmam. Ey ademoğlu! Şayet sen bana yeryüzü dolusu günahla gelsen, sonra da hiçbir şeyi bana ortak koşmayarak benimle karşılaşırsan, ben de sana yeryüzü dolusu mağfiretle gelirim. "(Tirmizi, Sahihu’l-Cami, 4338)
Dördüncü düşünceye de Resulullah'ın şu hadisi kafidir: "Günahtan tevbe edenin sanki hiç günahı yoktur. "(İbn Mace, Sahihu’l-cami, 3008)
(Kaynak: TÖVBE ETMEK İSTİYORUM AMA NASIL ?; Muhammed Salih el-Müneccid; Tercüme: Alim Yücer, Muhlis Turan; KARINCA YAYINLARI DAĞITIM; Sayfa: 57-60)

Hocam kul haklarını Allah kulları arasında bırakıyor değil mi ? Yani kulun kuldan helallik istemesi gerekiyor. Yukarıda tecavüzden bahsetmişsiniz de dikkatimi çekti. Tecavüz ve zina malumunuz aynı şey değil.

Yusufiyeli 07.08.25 17:43

Alıntı:

Kedisever99 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682187)
Hocam kul haklarını Allah kulları arasında bırakıyor değil mi ? Yani kulun kuldan helallik istemesi gerekiyor. Yukarıda tecavüzden bahsetmişsiniz de dikkatimi çekti. Tecavüz ve zina malumunuz aynı şey değil.

Ben bir kitaptan alıntı yaptım. Belki de günahın şiddetini vurgulamak için böyle bir misal verilmiş olabilir.

Svg 09.08.25 21:59

Tövbemizin kabul olup olmadığını ancak Allah bilir :)

Yusufiyeli 10.08.25 11:40

Alıntı:

Kedisever99 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682187)
Hocam kul haklarını Allah kulları arasında bırakıyor değil mi ? Yani kulun kuldan helallik istemesi gerekiyor. Yukarıda tecavüzden bahsetmişsiniz de dikkatimi çekti. Tecavüz ve zina malumunuz aynı şey değil.

Geçenlerde sualini tartışmaya meyil vermemek için kısaca geçiştirdim zira bu forumda olanlar bilir karşılıklı münazara en sevmediğim meseledir. Şunu bilhassa ifade edeyim Allah (c.c.) dilerse şirk harici bütün günahları affeder kardeşim.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:58.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148