Alıntı:
xsy Nickli Üyeden Alıntı
bir kitap basligindan alinti;
Velîlerden birisi, bir gün câminin avlusunda otururken yanına bir zat gelir. Kendisine "İçeride Abdürrezzak Hoca Efendi güzelce vaaz veriyor, sen niye dinlemezsin?" diye sorar. Velî cevap vermez… Oturup kendi halinde tefekkürle hemhal olurken zat ısrar eder. Sonunda velî yerinden doğrulur ve zâta dönüp "Sen Abdürrezzak Efendi'den işitirsin, ben ise doğrudan Rezzak'tan!" der. Zat tekrar sorar: "O zaman buna delilin nedir?" O da "Delilim senin Hızır (a.s) olduğunu bilmemdir." der. Zat şaşkındır… Hızır (a.s) Rabbine dönüp der ki: "Ey Allah'ım! Halbuki ben Sen'i sevenlerin hepsini bildiğimi sanırdım." Allah'tan (c.c) gelen nida ise sarsıcıdır: "Sen Ben'i sevenlerin hepsini biliyorsun. Ama ya Ben'im sevdiklerim!"
yani insan icindeki bilinmez sadece allah ile kul arasindadir
saygi ile gözlerinden öperim özür dilemek erdemliliktir büyüklüktür
|
Bu alıntıdaki hadiseyi okurken Abdürrezzak Hoca Efendi'nin kim olduğunu merak ettim, kesin bir sonuç yok fakat Abdulkâdir Geylânî Kuddise Sirruhû'nun torunu olan tarsuslu Abdurrezzak Öz Hocaefendi'nin 2 hafta önce, 99 yaşında vefat ettiğini öğrendim. Çok üzücü, çok büyük bir alimdi. Allah rahmet eylesin.