Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Zümer süresi 42.ayeti açıklar mısınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/102370-zumer-suresi-42-ayeti-aciklar-misiniz.html)

Erkanklc 04.11.25 13:20

Zümer süresi 42.ayeti açıklar mısınız
 
Bu ayette sanki iki ruhtan bahsediliyor ,bir ruhumuz tek yok mu açıklayabilir misiniz

Yusufiyeli 04.11.25 15:19

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 690638)
Bu ayette sanki iki ruhtan bahsediliyor ,bir ruhumuz tek yok mu açıklayabilir misiniz

Bir önceki ayette insanların hidayete yönelmelerinin de yoldan çıkmalarının da kendi seçimlerine bağlı bulunduğuna işaret edilmişti. Hidayetin birinci şartı Allah'a imandır. İşte burada insanların Allah'a, O'nun yaratıp yönetmesindeki hikmetlere dikkat çekilmekte; sonraki ayetlerde de diğer bazı delillere yer verilmektedir. İnsanı öteki varlıklardan ayıran en temel özelliği ruh sahibi bir varlık oluşudur. Allah Teala'nın insanı öldürmesi, ruhun bedenle ilişkisini kesmesidir. Ayette de işaret buyurulduğu gibi ruhun başta gelen niteliği can ve şuur kaynağı olmasıdır. Ölüm olayında Allah ruhu bedenden tamamen ayırdığından beden hem candan hem de şuurdan yoksun hale gelmekte, uyku denilen psiko-fizyolojik olayda ise can bedende kalmakla birlikte geçici bir duyum ve bilinç kaybı yaşanmaktadır. Bu kayıp bir bakıma ruhun bedeni kısmen Terk etmesi anlamına geldiği için ayette uyku ölüme benzetilmiştir (Zemahşeri, Keşşaf 4.cilt sayfa 349). Ölüm olayında -ayetteki deyimiyle- Allah ruhu tutarken uyku olayının sonunda ruh, uyanıklıktaki fonksiyonunu yeniden kazanır. Ama bunun da ölümle son bulacak belli bir süresi (ecel-i müsemma) vardır. 44. ayetin sonunda da ifade buyurulduğu üzere, sonunda herkes O'nun huzuruna dönecektir (nefis-ruh-insan ilişkisi ayrıca bu ayetleride incele Nisa süresi ayet1; İsra süresi ayet85).

Skoda 04.11.25 15:19

Ruhumuzu ölü beden toprağımıza ekip bize hayat bahşeden Allah Teâlâ olduğu gibi, onu her an kudret elinde tutan ve üzerinde istediği tasarrufu yapan da O’dur. Her gün binlerce misâlini müşâhede ettiğimiz ölüm hali ve istisnâsız her insanın yaşadığı uykuyla uyanma hâli, ruhlar üzerinde istediği tasarrufta bulunan nihâyetsiz güç sahibi o kudret elinin varlığını âşikâr bir şekilde haykırmaktadır. Âdeta “ben buradayım, beni görmek, fark etmek, tanımak isteyen bu noktaya dikkat etsin” çağrısı yapmaktadır. Gerçekten de ne ölen insanın ruhunu geri çevirmek imkânı vardır, ne de uykusu gelen insanın uykusunu -mütemâdiyen-engelleme gücümüz vardır. Hele uyuduktan ve ruhumuz bedenimizi terk ettikten sonra, Allah’tan başka hangi kudret ve kuvvet, onu mâhiyetini idrak imkânımız olmayan mâna âlemlerinden; milyarlarca ruhun aynı anda yükselip cevelân ettiği o ruhlar mahşerinden seçip ayıklayarak tekrar bedenimize döndürecek? İşte Allah Teâlâ, bütün ruhları her an kudret elinde evirip çevirmekte, vakti gelenleri bedenlerinden tamamen ayırıp berzah âleminde mahşere kadar tutmak üzere yanında saklamakta, henüz ecelleri tamamlanmamış olanları ise uykudan sonra tekrar bedenlerine göndermekte ve belli bir müddet daha yaşamalarına müsaade buyurmaktadır. Hâsılı ne Allah’ı inkâr etmek mümkün, ne de öldükten sonra dirilmeyi? Çünkü Yüce Rabbimiz, uyutmak ve tekrar uyandırmak suretiyle bütün insanlara her gün bunun tâlimini yaptırmakta ve eğitimini vermektedir. İnsan azıcık aklını çalıştırıp bu hususları düşünecek olsa, o ebedî hakîkat, bütün açıklığı ve berraklığıyla kalp semâsında parlak bir güneş gibi doğacaktır.

Erkanklc 04.11.25 15:24

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 690647)
Bir önceki ayette insanların hidayete yönelmelerinin de yoldan çıkmalarının da kendi seçimlerine bağlı bulunduğuna işaret edilmişti. Hidayetin birinci şartı Allah'a imandır. İşte burada insanların Allah'a, O'nun yaratıp yönetmesindeki hikmetlere dikkat çekilmekte; sonraki ayetlerde de diğer bazı delillere yer verilmektedir. İnsanı öteki varlıklardan ayıran en temel özelliği ruh sahibi bir varlık oluşudur. Allah Teala'nın insanı öldürmesi, ruhun bedenle ilişkisini kesmesidir. Ayette de işaret buyurulduğu gibi ruhun başta gelen niteliği can ve şuur kaynağı olmasıdır. Ölüm olayında Allah ruhu bedenden tamamen ayırdığından beden hem candan hem de şuurdan yoksun hale gelmekte, uyku denilen psiko-fizyolojik olayda ise can bedende kalmakla birlikte geçici bir duyum ve bilinç kaybı yaşanmaktadır. Bu kayıp bir bakıma ruhun bedeni kısmen Terk etmesi anlamına geldiği için ayette uyku ölüme benzetilmiştir (Zemahşeri, Keşşaf 4.cilt sayfa 349). Ölüm olayında -ayetteki deyimiyle- Allah ruhu tutarken uyku olayının sonunda ruh, uyanıklıktaki fonksiyonunu yeniden kazanır. Ama bunun da ölümle son bulacak belli bir süresi (ecel-i müsemma) vardır. 44. ayetin sonunda da ifade buyurulduğu üzere, sonunda herkes O'nun huzuruna dönecektir (nefis-ruh-insan ilişkisi ayrıca bu ayetleride incele Nisa süresi ayet1; İsra süresi ayet85).

Yani biri gerçek ölümde alınan ruh diğeri ise uykudayken geçici alınan ruh doğru mu anladım hocam

Alıntı:

Skoda Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 690648)
Ruhumuzu ölü beden toprağımıza ekip bize hayat bahşeden Allah Teâlâ olduğu gibi, onu her an kudret elinde tutan ve üzerinde istediği tasarrufu yapan da O’dur. Her gün binlerce misâlini müşâhede ettiğimiz ölüm hali ve istisnâsız her insanın yaşadığı uykuyla uyanma hâli, ruhlar üzerinde istediği tasarrufta bulunan nihâyetsiz güç sahibi o kudret elinin varlığını âşikâr bir şekilde haykırmaktadır. Âdeta “ben buradayım, beni görmek, fark etmek, tanımak isteyen bu noktaya dikkat etsin” çağrısı yapmaktadır. Gerçekten de ne ölen insanın ruhunu geri çevirmek imkânı vardır, ne de uykusu gelen insanın uykusunu -mütemâdiyen-engelleme gücümüz vardır. Hele uyuduktan ve ruhumuz bedenimizi terk ettikten sonra, Allah’tan başka hangi kudret ve kuvvet, onu mâhiyetini idrak imkânımız olmayan mâna âlemlerinden; milyarlarca ruhun aynı anda yükselip cevelân ettiği o ruhlar mahşerinden seçip ayıklayarak tekrar bedenimize döndürecek? İşte Allah Teâlâ, bütün ruhları her an kudret elinde evirip çevirmekte, vakti gelenleri bedenlerinden tamamen ayırıp berzah âleminde mahşere kadar tutmak üzere yanında saklamakta, henüz ecelleri tamamlanmamış olanları ise uykudan sonra tekrar bedenlerine göndermekte ve belli bir müddet daha yaşamalarına müsaade buyurmaktadır. Hâsılı ne Allah’ı inkâr etmek mümkün, ne de öldükten sonra dirilmeyi? Çünkü Yüce Rabbimiz, uyutmak ve tekrar uyandırmak suretiyle bütün insanlara her gün bunun tâlimini yaptırmakta ve eğitimini vermektedir. İnsan azıcık aklını çalıştırıp bu hususları düşünecek olsa, o ebedî hakîkat, bütün açıklığı ve berraklığıyla kalp semâsında parlak bir güneş gibi doğacaktır.

Ruhlar mahşeri ne hocam biraz anlatabilir misiniz

imas 04.11.25 15:33

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 690638)
Bu ayette sanki iki ruhtan bahsediliyor ,bir ruhumuz tek yok mu açıklayabilir misiniz

zümer 42 ayet meali

Allah, öleceklerin ölümleri anında canlarını alır; ölmeyecek olanların da uykularında. Ölümüne hükmettiğini yanında tutar, diğerlerini belirlenmiş bir süreye kadar salıverir. Bunda düşünen bir halk için alınacak pek çok ders vardır.

nerede 2 ruhtan bahseliyor?
ölenlerin ve uyuyanlarin ruhlarini alir, öleninkini yaninda tutar uykudakinin ruhunu salar birakir diyor ayet...

Erkanklc 04.11.25 15:38

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sağ olun hocam doğru anlamışım o halde

Yusufiyeli 04.11.25 15:49

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 690649)
Yani biri gerçek ölümde alınan ruh diğeri ise uykudayken geçici alınan ruh doğru mu anladım hocam



Ruhlar mahşeri ne hocam biraz anlatabilir misiniz

Aslında sorduğun sorunun izahı zordur. Baştan söyleyeyim çift ruh olayı yok. İslam alimleri arasında tartışmalara müncer olmuştur. Maturidi ancak uyku ve ölüm arasında günlük tecrübelerden bir benzetme yaparak insanın uyurken bütün faaliyetlerinin durması nedeniyle ölüye benzediğini sadece bedenin canlılığı için gerekli olan ruhun (teneffüs) kaldığını, ölüm anında ise ruhun (nefes) nefsle birlikte alındığını belirten Kabi’nin ayete daha doğru bir izahat getirdiğini kabul eder Onun bu ayetten hareketle insanın kendi bedeni dışında hayat ruh ve bir de algılama ve düşünme yetilerinden oluşan ‘’en-Nefsü’d-derrike’’ den söz etmesi insanın bütünlüğü ilkesine aykırı bir fikri benimsediği anlamına gelmemektedir.
(Maturidi, Tevillat, 644)

Erkanklc 04.11.25 16:17

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 690653)
Aslında sorduğun sorunun izahı zordur. Baştan söyleyeyim çift ruh olayı yok. İslam alimleri arasında tartışmalara müncer olmuştur. Maturidi ancak uyku ve ölüm arasında günlük tecrübelerden bir benzetme yaparak insanın uyurken bütün faaliyetlerinin durması nedeniyle ölüye benzediğini sadece bedenin canlılığı için gerekli olan ruhun (teneffüs) kaldığını, ölüm anında ise ruhun (nefes) nefsle birlikte alındığını belirten Kabi’nin ayete daha doğru bir izahat getirdiğini kabul eder Onun bu ayetten hareketle insanın kendi bedeni dışında hayat ruh ve bir de algılama ve düşünme yetilerinden oluşan ‘’en-Nefsü’d-derrike’’ den söz etmesi insanın bütünlüğü ilkesine aykırı bir fikri benimsediği anlamına gelmemektedir.
(Maturidi, Tevillat, 644)

Şimdi daha iyi anladım hocam sağ olun tekrardan


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:54.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148