Alıntı:
Ersahin Nickli Üyeden Alıntı
Namazdayken bir kişi selam verirse namazda aleykum selam denmesi uygunmudur ? Selam vermek sünnet almak ise farzdır diye biliyorum öyleyse nasıl olmalı?
|
Ziya-i manevide bildirilenler Ravzat-üz-Zendüsti'den nakledilmiştir. Halebi zikir etmiştir. Hulasası şudur: Bir kimse hutbe, namaz, kur'an okumak, ilim müzakeresi, ezan ve ikamet gibi şeylerle meşgul olanlara selam verirse günaha girer. Hutbe ile namazda selamı almak icap etmez. Çünkü bu namazı bozar. Hutbe de namaz gibidir. Geri kalanlarda selamı alırlar. Zira iki fazileti yani selam almakla meşgul oldukları şeyin faziletini bir araya getirmek mümkündür. Bu tekrar icap eden bir ibadet kesilmesine de müeddi değildir. Halebi: «Bu ta'lilden manzumedeki diğer meselelerin hükmü de anlaşılır.»> diyor.
Ben derim ki: Lakin Bahır'da Zeylei'den naklen buna uymayan şeyler söylemiştir. Orada şöyle denilmiştir: «Namaz kılana, Kur'an okuyana, hüküm vermek için oturana, fıkıhtan bahsedene ve helaya oturana selam vermek mekruhtur. Selam verirse almaları icap etmez. Çünkü yerinde değildir.»> Bundan anlaşılan şudur: Selam vermek meşru olmayan her yerde selam almak da vacip değildir. Şır'a şerhinde bildirildiğine göre fukaha bazı yerlerde selam almanın vacip olmadığını açıklamışlardır. Şöyle ki: Davacılar hakime selam verirlerse, talebesi fıkıh üstadına ders esnasında selam verirse, Kur'an okuyana veya zikirle meşgul olana o anda selam verilirse, tesbih, kıraat veya zikir için mescidde oturanlara selam verirlerse o halde selam almaları vacip değildir.
Bezzaziye'de: «Ebu Yusuf'a göre imama, müezzine ve hatibe selam almak vacip değildir. Sahih olan budur.» denilmiştir. Fasıkın selam alması vacip olmalıdır. Çünkü ona selam vermenin keraheti onu men etmek içindir. Binaenaleyh kendisine vacip olmasına aykırı düşmez.(Kaynak: REDDÜ'L - MUHTAR ALE'D - DÜRRÜ'L - MUHTAR İBNİ ABİDİN Cilt 2 sayfa 523, ŞAMİL YAYINEVİ İSTANBUL 1983)