Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Tevekkül nedir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103072-tevekkul-nedir.html)

Svg 13.01.26 22:34

Tevekkül nedir?
 
Tevekkülün ne olduğunu anlatır mısınız lütfen?

mnur 14.01.26 00:55

Bu sebepler dünyasında elden gelen gayreti gösterdikten sonra sonuçlara ve başa gelebileceklere karşı kalbin itminan içinde olması. Bu hususta Allah’a dayanmak ve güvenmek. Dünya gemisinde sırtta taşınan yükleri gemiye bırakmak gibi.

bintulvakt 14.01.26 01:03

Anlatmak için yaşamak lazım, bu nedenle ne desem boş geliyor :)

Gazve 14.01.26 01:07

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abla elinden gelenleri yapıp sonucu allaha bırakmak sonuca razı olmakdır diye biliyoruz

PanterOLog 14.01.26 01:16

"Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"

Anlamı: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir”
Al İmran 172-173.

el Vekil, Allah'ın 99 güzel isimlerinden biri idir.
(Vekil,Vekalet diyede kullanılan Türkçede sözler var)
Musa as, baş ağrısından kurtulmak için Allahu tealaya sual eder. Gidip bir şifalı bitkiyi içmesini ister Rabbimiz.
Içer ve şifa bulur Musa as.
Bir kere daha aynı başağrısı tekrar başlar, ve Musa as bildiği gibi şifalı bitkiyi içer, içer ama baş ağrısı dahada artar. Bunun üzerine Rabbimize bunun sebebini tekrar sual eder Musa as. Allahu teala ilkin bana yöneldin benden istedin. Şifa buldun.
Sonrasında bana tevekkül etmeden bitkide sebep/vesile (te'vessul ettin) aradın ama te'vekkulünü(El Vekil) etmedin bana.Der Allahu Teala.

anahtarci 14.01.26 02:59

gam ve keder içinde boğulurken hâlinden (kimselere) şikayetçi olmadan Allah biliyor bir yol gösterir diye düşünebilmek ..

Erkanklc 14.01.26 05:54

Elinden geleni yapıp, sonucu Allah’a bırakmaktır sevgi abla örnek veriyorum ben sınava sınava çalışıyorum elimden geleni yaptım sonra da Allah'ım ben elimden geleni yaptım hakkımda hayırlısını nasip et ya da okullarda anlatılan en tipik örneği bir çiftçi aynı şekilde tarlaya ekip onu zararlı etkenlerden koruduktan sonra Allahım hakkımda hayırlısını nasip et dediğinde tevekkül etmiş oluyor bununla ilgili hadislerde var
Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırır.” (bk. Tirmizi, Zühd, 33; İbn Mace, Zühd, 14; İbn Hanbel, 1/332)

“Ben devemi salı vererek mi tevekkül edeyim, yoksa bağlayarak mı?” demiştir. Efendimiz ise,

“Deveni bağla, sonra tevekkül et.” (Tirmizi, Kıyamet, 60)

Svg 14.01.26 09:37

Tevekkül, bir insanın kendini Allah’a teslim etmesi, sadece O’na güvenmesidir...

Yusufiyeli 14.01.26 10:41

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696115)
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]ün ne olduğunu anlatır mısınız lütfen?

“Tevekkül” birine güvenme, birinin işini üstüne alma, birine işini havale etme gibi anlamlara gelir. Dini literatürde bir kimsenin kendini Allah’a teslim etmesi, işleri ve rızkı hususunda Allah’ın yardımına güvenmesi anlamına gelen tevekkül çoğu zaman yanlış anlaşılmaya müsait bir keyfiyet de taşımaktadır. Bu bakımdan tevekkül öncesinde tedbir almanın, istenen netice için elden geleni yapmanın önemi ayrıca belirtilmiştir. Bu konuda Hz. Peygamber’e “Önce devemi bağlayıp sonra mı tevekkül edeyim, yoksa bağlamadan mı tevekkül edeyim?” diye soran bir kimseye Peygamberimiz (s.a.s.) önce devesini bağlamasını buyurmuştur (Tirmizi, “Kıyame”, 60). Çok bilinen bu anekdotun mesajı açıktır; önce bize düşen bütün şartları yerine getirmek, sonra Allah’ın yardımı ve desteğini beklemek esas olmalıdır.

Svg 14.01.26 11:12

Alıntı:

PanterOLog Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696120)
"Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"

Anlamı: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir”
Al İmran 172-173.

el Vekil, Allah'ın 99 güzel isimlerinden biri idir.
(Vekil,Vekalet diyede kullanılan Türkçede sözler var)
Musa as, baş ağrısından kurtulmak için Allahu tealaya sual eder. Gidip bir şifalı bitkiyi içmesini ister Rabbimiz.
Içer ve şifa bulur Musa as.
Bir kere daha aynı başağrısı tekrar başlar, ve Musa as bildiği gibi şifalı bitkiyi içer, içer ama baş ağrısı dahada artar. Bunun üzerine Rabbimize bunun sebebini tekrar sual eder Musa as. Allahu teala ilkin bana yöneldin benden istedin. Şifa buldun.
Sonrasında bana tevekkül etmeden bitkide sebep/vesile (te'vessul ettin) aradın ama te'vekkulünü(El Vekil) etmedin bana.Der Allahu Teala.

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.
(4/132)

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696130)
“Tevekkül” birine güvenme, birinin işini üstüne alma, birine işini havale etme gibi anlamlara gelir. Dini literatürde bir kimsenin kendini Allah’a teslim etmesi, işleri ve rızkı hususunda Allah’ın yardımına güvenmesi anlamına gelen tevekkül çoğu zaman yanlış anlaşılmaya müsait bir keyfiyet de taşımaktadır. Bu bakımdan tevekkül öncesinde tedbir almanın, istenen netice için elden geleni yapmanın önemi ayrıca belirtilmiştir. Bu konuda Hz. Peygamber’e “Önce devemi bağlayıp sonra mı tevekkül edeyim, yoksa bağlamadan mı tevekkül edeyim?” diye soran bir kimseye Peygamberimiz (s.a.s.) önce devesini bağlamasını buyurmuştur (Tirmizi, “Kıyame”, 60). Çok bilinen bu anekdotun mesajı açıktır; önce bize düşen bütün şartları yerine getirmek, sonra Allah’ın yardımı ve desteğini beklemek esas olmalıdır.

Teşekkür ederim Yusufiyeli abim. ⚘

Alıntı:

Gazve Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696119)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abla elinden gelenleri yapıp sonucu allaha bırakmak sonuca razı olmaktır diye biliyoruz

Gazve daha bunun devamı var. :)

Svg 14.01.26 11:16

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696124)
Elinden geleni yapıp, sonucu Allah’a bırakmaktır sevgi abla örnek veriyorum ben sınava sınava çalışıyorum elimden geleni yaptım sonra da Allah'ım ben elimden geleni yaptım hakkımda hayırlısını nasip et ya da okullarda anlatılan en tipik örneği bir çiftçi aynı şekilde tarlaya ekip onu zararlı etkenlerden koruduktan sonra Allahım hakkımda hayırlısını nasip et dediğinde tevekkül etmiş oluyor bununla ilgili hadislerde var
Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırır.” (bk. Tirmizi, Zühd, 33; İbn Mace, Zühd, 14; İbn Hanbel, 1/332)

“Ben devemi salı vererek mi tevekkül edeyim, yoksa bağlayarak mı?” demiştir. Efendimiz ise,

“Deveni bağla, sonra tevekkül et.” (Tirmizi, Kıyamet, 60)

Sadece bu kadar mı Erkan? :)

Erkanklc 14.01.26 11:29

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696135)
Sadece bu kadar mı Erkan? :)

Nasıl yani

Svg 14.01.26 11:34

Tevekkül, Kur'an'da birçok ayette geçer.

Dünyalık olarak size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
(42/36-39)

Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.
Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.
(16/99-100)

PanterOLog 14.01.26 12:54

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696132)
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.
(4/132)



Teşekkür ederim Yusufiyeli abim. ⚘



Gazve daha bunun devamı var. :)

Devamı ve evveli var elbet. Sebeplere yapışmak var evvelinde. Doğru sebebi yeri yerine göre edinmeden tevekkül olmuyor.
Deveni bağlıcan ondan sonra tevekkül edecen yani.

Svg 14.01.26 12:58

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696137)
Nasıl yani

Çok geniş bir konu :)

Erkanklc 14.01.26 14:15

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696145)
Çok geniş bir konu :)

Evet haklısınız

nameless78 27.04.26 13:42

İman tevhidi, tevhit teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül ise saadet-i dareyni iktiza eder.Risale-i Nur,Sözler

Sayko224 17.08.26 00:14

Tevekkül elini dünyadan çekmek değil kalbini dünyaya bağlamamaktır
Yol senin adımlarınla yürünür fakat yolu var eden sen değilsin
Sen tohumu toprağa bırakırsın toprağın içinde onu uyandıran sır sana ait değildir
Sen kapıyı çalarsın fakat hangi kapının açılacağını sen bilemezsin
Sen kürek çekersin fakat nehri akıtan sen değilsin
Hakikat şudur insan kendisine verilmiş gücü kullanır fakat o gücün sahibi olduğunu sandığı anda yük başlar
Ben yaptım dediğin yerde benlik büyür
Ben başardım dediğin yerde korku doğar
Ben kaybettim dediğin yerde acı derinleşir
Oysa kul yalnızca emaneti taşır
Sonuç ise görünmeyen elin hükmündedir
Tevekkül kaderin önünde ellerini bağlamak değil kaderin içinde yürürken kalbini sahibine bağlamaktır
Gayret bedene düşer teslimiyet ruha
Adım kula aittir menzil ise sırrını bilmediği bir takdire
İnsan çabalar çünkü hayat ondan hareket ister
Fakat çabasını ilah edinmez
Vesileye sarılır fakat vesilenin ardındaki kudreti unutmaz
Bazen bütün kapıları zorlarsın ve hiçbir kapı açılmaz
İşte orası tevekkülün imtihan değil hakikat olduğu yerdir
Çünkü kolaylık geldiğinde herkes şükreder
Asıl teslimiyet gecikmenin içinde de rahmeti görebilmektir
Kalbin istediği olmayınca Rabbini bırakmamak
Duan gecikince duadan vazgeçmemek
Yol karardığında yolun sahibinden şüphe etmemektir
Sen geleceği bilmezsin fakat seni geleceğe taşıyanı bilirsin
Bu yüzden korkunun karşısına bilgiyle değil güvenle çıkarsın
Çünkü kulun huzuru yarının nasıl olacağını bilmekten değil yarını bilene yaslanmaktan doğar
Tevekkül bir sonuç bekleme hâli değildir
Sonuç ne olursa olsun kalbin sahibini kaybetmeme hâlidir
Kazandığında kendinden bilmemek
Kaybettiğinde kendini suçlayıp parçalamamak
Açıldığında şımarmamak
Kapandığında isyan etmemek
Çünkü bilen bilir ki görünen her son aslında görünmeyen bir başlangıcın eşiğidir
Sen yalnızca kürek çek
Denizi yaratmaya çalışma
Sen tohumu bırak
Baharın ne zaman geleceğini zorlamaya çalışma
Sen yürü
Ufkun ötesini görmek için kendini tüketme
Sen dua et
Duanın hangi biçimde cevaplanacağını Allah’a bırak
Çünkü insanın görevi hükmetmek değil emaneti hakkıyla taşımaktır
Her şeyi kontrol etmeye çalışan akıl yorulur
Her şeyi teslim edebilen kalp genişler
Ve insan bir gün anlar ki yıllarca sırtında taşıdığı yüklerin çoğu kendisine ait değilmiş
Benim dediği hayatın aslında emanet olduğunu
Benim dediği bedenin bile ona verilmiş olduğunu
Benim dediği nefesin bile kendi mülkü olmadığını
Benim dediği rızkın kendi kudretinden doğmadığını
Benim dediği yolun bile kendi bilgisiyle çizilmediğini görür
İşte o zaman benlik biraz susar
Kalp biraz derinleşir
Ve kul içinden şu hakikati duyar
Ben yaparım sanıyordum
Meğer bana yaptırılıyormuş
Ben taşıyorum sanıyordum
Meğer taşınıyormuşum
Ben yolu buluyorum sanıyordum
Meğer yol beni buluyormuş
Tevekkül işte burada doğar
Kul gayretten vazgeçmez fakat sahiplik iddiasından vazgeçer
Emeğini verir fakat hükmü kendine yazmaz
Kapıyı çalar fakat kapının anahtarını kendi cebinde sanmaz
Ve sonunda kalp öyle bir yere gelir ki
olanla olmayana aynı ölçüyle bakmaya başlar
Çünkü artık istediğinin peşinde değil
Hakikatin peşindedir
O bilir ki bazen verilen nimetle sınanır
bazen verilmeyenle korunur
bazen açılan kapıyla yürütülür
bazen kapanan kapıyla yön değiştirilir
Bu yüzden tevekkül
Allah ne verirse razı olmak kadar
Allah neyi neden vermediğini bilmeden de O’na güvenebilmektir
İşte gerçek özgürlük burada başlar
Her şeyi kendi elinde tutma zorunluluğunu bıraktığın anda
Kalbin dünyanın yükünden sıyrılır
Çünkü artık hayatı sen taşımıyorsundur
Sen hayatın içinde yürüyorsundur
Ve gecenin en sessiz yerinde insan kendi içine döndüğünde
bütün hesapları susturup yalnızca şunu hisseder
Ben elimden geleni yaptım
Gücüm yettiğince yürüdüm
Kalbimle istedim
Ruhumla teslim oldum
Şimdi bana düşmeyeni sahibine bırakıyorum
Çünkü ben sınırlıyım
O sınırsızdır
Ben yarını bilmiyorum
O yarını da bugünü de bilir
Ben yalnızca görüneni görüyorum
O görünmeyenin içindeki hakikati bilir
Öyleyse bırak kalp
Yükünü taşıyana değil
Yükün sahibine bırak
Sen yürümeye devam et
Fakat yolu kendinden bilme
Sen sev
Fakat sevgiyi kendinden sanma
Sen çalış
Fakat rızkı emeğinin esiri zannetme
Sen dua et
Fakat cevabı kendi zamanına mahkûm etme
Çünkü tevekkül
Hayatı bırakmak değil
Hayatın sahibine güvenerek hayatın içinde dimdik yürümektir
Ve kulun en büyük huzuru
Her şeyin kendi istediği gibi olması değil
Her şey kendi istediği gibi olmadığında bile
Hakikatin elinden tutulduğunu bilmektir


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:09.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149