Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Kaza namazları nasıl hesaplanır ne düzenle kılınır? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103148-kaza-namazlari-nasil-hesaplanir-ne-duzenle-kilinir.html)

aczbirkul 23.01.26 12:00

Kaza namazları nasıl hesaplanır ne düzenle kılınır?
 
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin rose1

ankara97 23.01.26 12:24

Alıntı:

aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696849)
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin rose1

Her namaz kıldığında geçmişe dönük 1 veya 2 kaza daha kıl. Örneğin 1 öğlen kıldın, 2 de öğlenin kazasını kıldın diyelim böyle böyle devam edebilirsin. 6 yıllık varsa 3 er fazladan kılarak 2 yıla tüm kazalarını bitirebilirsin. Her kıldığın sayıyı not al bununla ilgili mobil uygulamalar var veya bir excel tablosuna not alıp kaç kıldığını takip edebilirsin. Her vakit namazı sonrası ne kadar kaza kılacağın sana kalmış 5 başlarsan yorulabilirsin o yüzden az ama devamlı bir şekilde kılman daha iyi olur

Sirri 23.01.26 14:26

Kaza namazı diye bir namaz bildiğim kadarıyla yok. Namaz vakti ile farz kılınmış bir ibadet. Kur'an'da da kazasının yapılacağına dair bir ayet bulunmuyor ancak hadisler ışığında uyuya kalınan ya da unutulan namazın Tevbe istiğfar ile birlikte kilinabilecegi anlaşılıyor. Hal böyle olunca geriye dönük 30 yıl kaza namazı hesabı diye bir hesap da doğru değildir zannımca. Ancak kilamadigimiz namazlar ile ilgili Tevbe edip, Allah (CC) den affımızı isteyerek ömrümüz yettiğince farz namazlarını vaktiyle kılarak haricinde nafile namaz kılmanın doğru olacağı kanaatindeyim. En doğrusunu Allah bilir.

Alıntı:

aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696849)
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin rose1

Kaza namazı diye bir namaz bildiğim kadarıyla yok. Namaz vakti ile farz kılınmış bir ibadet. Kur'an'da da kazasının yapılacağına dair bir ayet bulunmuyor ancak hadisler ışığında uyuya kalınan ya da unutulan namazın Tevbe istiğfar ile birlikte kilinabilecegi anlaşılıyor. Hal böyle olunca geriye dönük 30 yıl kaza namazı hesabı diye bir hesap da doğru değildir zannımca. Ancak kilamadigimiz namazlar ile ilgili Tevbe edip, Allah (CC) den affımızı isteyerek ömrümüz yettiğince farz namazlarını vaktiyle kılarak haricinde nafile namaz kılmanın doğru olacağı kanaatindeyim. En doğrusunu Allah bilir.

Alıntı ile Cevapla

HavasMuhasibi 23.01.26 15:54

Alıntı:

aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696849)
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin rose1

Ve aleykümselam kardeşim,

Kaza namazlarına bakışımızı, Kur'anımız ve sünnetimiz ışığında dilimiz döndüğünce açıklamaya ve ifade etmeye çalışalım;

Niyet her şeyin başında gelir kardeşim. Kaza namazı bahsinde biraz niyetten bahsetmek evla olacaktır. Biliyorsunuz ki "kaza namazı" diye müstakil bir namaz türü yok, vakti geçen farz namazı vaktinde eda edilemediği için kaza olarak adlandırırız. Daha sonra telafi amacıyla bunu kılarız. Ancak bu namaza niyet ederken "Kaza namazı kılmaya" şeklinde değil de geçen vaktin namazını kılmak için kalben niyet ederiz. Örneğin, "üzerimde bulunan en eski sabah/öğle/ikindi/akşam/yatsı (hangi vakitse) namazının farzını kılmaya niyet ettim" şeklinde kalpten geçirmek gerektir. Vitr namazı için de benzer şekilde niyet edebilirsiniz.

Kuranımızda Nisa suresi 103ncü ayeti kerimede şöyle buyurur her şeyin sahibi, "Namaz, müminler için belirli vakitlerde farz kılınmıştır." Dolayısıyla vakte bağlı bir farz var. Ama vakit kaçtı diye farz yok oluyor mu? Olmuyor... Yani vakit geçse de borç silinmiyor. Bu bakış açısıyla Bakara suresinde buyrulan kaza orucu da aynı şekildedir. Orucun kazası direkt olarak Kuranda emredilmiştir. Namazın kazası için direkt ayet olmaması, mevzunun sünnet ile açıklanacağı anlamına gelmektedir.

Hadislerimize bakalım... Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurmuştur "Kim namazı unutur veya uyuyakalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın. Onun kefareti sadece budur." Bu hadis, mazeretle kaçan namazın kaza edilmesinin farz olduğunu gösterir. Peki mazereti olmayan bilerek namazı terk edenin borcu düşer mi? Düşmez, elbette ki o da kaza etmek zorundadır. Namazı bilerek terk etmek büyük günahtır.

Hendek savaşının şiddetinden vakit namazlar kılınamadığında efendimizin emri ile daha sonra sahabe efendilerimiz hep beraber kaza etmişlerdir.

Yine bir sefer dönüşü efendimiz ve sahabe uyuyakalmış sabah namazını kaçırmışlardır. Güneş biraz yükselince sabah namazının sünnetiyle farzını kılmışlardır.

Bu nedenledir ki hanefi mezhebimize göre sabah namazı kazaya kalırsa, aynı gün öğleye vakti girinceye kadar sünnetiyle birlikte kaza edilir. Diğer namazların sadece farzları kaza edilir.

Mesajınızdaki 7 yıllık kaza namazınızı hesaplayalım. (Hanefi mezhebinde olduğunuzu varsayıyorum.)

7 yıl x 365 gün = 2.555 günlük borç

Günlük namaz borcu:
Sabah namazı: 2
Öğle namazı: 4
İkindi namazı: 4
Akşam namazı: 3
Yatsı namazı: 4
Vitr namazı: 3
Toplam: 20 Rekat

2555 gün x 20 rekat = 51.100 Rekat borç (gözünüz korkmasın düzenli bir şekilde ile rahatlıkla eritilir.)

Günde her vaktin ardından, o vaktin 6 günlük kazası kılınacak şekilde bir düzen kurduğunuzda (örneğin sabah namazının ardından 6 günlük sabah kazası, öğleden sonra 6 günlük öğle kazası gibi... yatsıdan sonra ise 6 günlük yatsı + 6 günlük vitir kazası), günde 6 tam günlük namaz borcu kapatılmış olur.

Bu düzeni devam ettirdiğinizde,

* 1 günde 6 günlük borç,
* 30 günde 180 günlük borç,
* 12 ayda 2.160 günlük borç,
* 14-15 ayda ise yaklaşık 2.555 günlük (7 yıllık) kaza namazı tamamen bitirilmiş olur Allah'ın izniyle.

Ancak kardeşim burada istikrar çok önemli. Yukarıdaki hesap çerçevesinde müsaitlik durumu ve fiziksel gücünüze göre günlük kaza namazı rutininizi artırıp azaltabilirsiniz. Rabbimiz devamlı ve süreklilik arz eden ibadetten daha çok hoşnut olur.

Svg 23.01.26 19:59

Alıntı:

HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696862)
Ve aleykümselam kardeşim,

Kaza namazlarına bakışımızı, Kur'anımız ve sünnetimiz ışığında dilimiz döndüğünce açıklamaya ve ifade etmeye çalışalım;

Niyet her şeyin başında gelir kardeşim. Kaza namazı bahsinde biraz niyetten bahsetmek evla olacaktır. Biliyorsunuz ki "kaza namazı" diye müstakil bir namaz türü yok, vakti geçen farz namazı vaktinde eda edilemediği için kaza olarak adlandırırız. Daha sonra telafi amacıyla bunu kılarız. Ancak bu namaza niyet ederken "Kaza namazı kılmaya" şeklinde değil de geçen vaktin namazını kılmak için kalben niyet ederiz. Örneğin, "üzerimde bulunan en eski sabah/öğle/ikindi/akşam/yatsı (hangi vakitse) namazının farzını kılmaya niyet ettim" şeklinde kalpten geçirmek gerektir. Vitr namazı için de benzer şekilde niyet edebilirsiniz.

Kuranımızda Nisa suresi 103ncü ayeti kerimede şöyle buyurur her şeyin sahibi, "Namaz, müminler için belirli vakitlerde farz kılınmıştır." Dolayısıyla vakte bağlı bir farz var. Ama vakit kaçtı diye farz yok oluyor mu? Olmuyor... Yani vakit geçse de borç silinmiyor. Bu bakış açısıyla Bakara suresinde buyrulan kaza orucu da aynı şekildedir. Orucun kazası direkt olarak Kuranda emredilmiştir. Namazın kazası için direkt ayet olmaması, mevzunun sünnet ile açıklanacağı anlamına gelmektedir.

Hadislerimize bakalım... Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurmuştur "Kim namazı unutur veya uyuyakalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın. Onun kefareti sadece budur." Bu hadis, mazeretle kaçan namazın kaza edilmesinin farz olduğunu gösterir. Peki mazereti olmayan bilerek namazı terk edenin borcu düşer mi? Düşmez, elbette ki o da kaza etmek zorundadır. Namazı bilerek terk etmek büyük günahtır.

Hendek savaşının şiddetinden vakit namazlar kılınamadığında efendimizin emri ile daha sonra sahabe efendilerimiz hep beraber kaza etmişlerdir.

Yine bir sefer dönüşü efendimiz ve sahabe uyuyakalmış sabah namazını kaçırmışlardır. Güneş biraz yükselince sabah namazının sünnetiyle farzını kılmışlardır.

Bu nedenledir ki hanefi mezhebimize göre sabah namazı kazaya kalırsa, aynı gün öğleye vakti girinceye kadar sünnetiyle birlikte kaza edilir. Diğer namazların sadece farzları kaza edilir.

Mesajınızdaki 7 yıllık kaza namazınızı hesaplayalım. (Hanefi mezhebinde olduğunuzu varsayıyorum.)

7 yıl x 365 gün = 2.555 günlük borç

Günlük namaz borcu:
Sabah namazı: 2
Öğle namazı: 4
İkindi namazı: 4
Akşam namazı: 3
Yatsı namazı: 4
Vitr namazı: 3
Toplam: 20 Rekat

2555 gün x 20 rekat = 51.100 Rekat borç (gözünüz korkmasın düzenli bir şekilde ile rahatlıkla eritilir.)

Günde her vaktin ardından, o vaktin 6 günlük kazası kılınacak şekilde bir düzen kurduğunuzda (örneğin sabah namazının ardından 6 günlük sabah kazası, öğleden sonra 6 günlük öğle kazası gibi... yatsıdan sonra ise 6 günlük yatsı + 6 günlük vitir kazası), günde 6 tam günlük namaz borcu kapatılmış olur.

Bu düzeni devam ettirdiğinizde,

* 1 günde 6 günlük borç,
* 30 günde 180 günlük borç,
* 12 ayda 2.160 günlük borç,
* 14-15 ayda ise yaklaşık 2.555 günlük (7 yıllık) kaza namazı tamamen bitirilmiş olur Allah'ın izniyle.

Ancak kardeşim burada istikrar çok önemli. Yukarıdaki hesap çerçevesinde müsaitlik durumu ve fiziksel gücünüze göre günlük kaza namazı rutininizi artırıp azaltabilirsiniz. Rabbimiz devamlı ve süreklilik arz eden ibadetten daha çok hoşnut olur.

Kişi bir sebeple, mesela isyanla öfkeyle Kur'an'a ve Allah'a hakaret edip "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" vs sözlerle dinden çıkıp sonra pişman olup dine döndüğünde durum nedir?
Sonradan Müslüman olanların hiç günah işlememiş sayıldığını okumuştum.
İslam'dan çıkıp tekrar İslam'a dönen kişinin ise günahlarıyla birlikte geçmişteki ibadetlerinin ve sevaplarının da silindiğini okumuştum.
Bunlar doğru mudur?
Bunlarla birlikte hiç namaz kılmamış sayılıyorsa kaza namazlarını kılması gerekir mi?

HavasMuhasibi 23.01.26 21:14

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696885)
Kişi bir sebeple, mesela isyanla öfkeyle Kur'an'a ve Allah'a hakaret edip "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" vs sözlerle dinden çıkıp sonra pişman olup dine döndüğünde durum nedir?
Sonradan Müslüman olanların hiç günah işlememiş sayıldığını okumuştum.
İslam'dan çıkıp tekrar İslam'a dönen kişinin ise günahlarıyla birlikte geçmişteki ibadetlerinin ve sevaplarının da silindiğini okumuştum.
Bunlar doğru mudur?
Bunlarla birlikte hiç namaz kılmamış sayılıyorsa kaza namazlarını kılması gerekir mi?

Kişinin hayatı anlattığınız haliyle üçe bölünür.

İlk bölüm İslamda olduğu bölüm,
İkinci bölüm "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" dediği dinden çıktığı bölüm.
Üçüncü bölüm tekrar İslamiyeti kabul edip müslüman olduğu bölüm.

Baktığımızda ilk bölümde kişi Müslümandır ve namaz, oruç gibi bütün farzlarla mükelleftir.
Bu dönemde kıldığı ibadetler sahih ve geçerlidir.
Ancak bilerek terk ettiği namazları borç olarak sabit olur. Daha sonra dinden çıkması bu borcu düşürmez. Çünkü bu borç Müslümanken sabit olmuştur. Bu sebeple kişi tekrar İslama döndüğünde, bu döneme ait kılmadığı namazları kaza etmekle yükümlü olacaktır.

İkinci bölümde kişi açıkça "Ben bu dine inanmıyorum, Müslüman değilim" diyerek dinden çıktığı dönemdir. Kendini belirttiğiniz sözlerle irtidat etmiş olur. Bu dönemde kişi artık Müslüman sayılmadığı için, namaz, oruç gibi ibadetlerle mükellef değildir. Zira ibadet, imanla sahih olur. İman yoksa ibadet de yoktur... Bu nedenle bu dönemde kılınmayan namazlar için kaza söz konusu değildir. Kaza, ancak Müslümanken terk edilen farzlar için söz konusudur. Kafir iken ibadet borcu doğmaz.

Üçüncü bölümde kişinin pişman olup kelime-i şehadet getirip, samimi bir tövbe ile tekrar İslam’a dönmesiyle küfür hali sona ermiştir. Bu noktada Efendimizin şu hadisi kendisini karşılar "İslam, kendisinden önceki günahları siler." Böylelikle kişi affa mazhar olur...

Af ile beraber aslında küfür ve gunah bakımından ikinci döneminin başına dönmüştür kişi... İlk dönemde Müslümanken kazaya kalan namazlar borç hanesinde durur. Üçüncü dönemde ise kişi bu borçları eda etmeye çabalar.

Ayriyyetten kişi üçüncü bölümde şükrü asla bırakmamalıdır... Çünkü küfürde olduğu dönemde ölseydi çok yazık olacaktı... Rabbimiz Bakara suresinin 217nci ayetinde "Kim imanından döner ve kafir olarak ölürse, onların amelleri boşa gitmiştir." buyurmaktadır...

aczbirkul 23.01.26 21:16

Alıntı:

HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696862)
Ve aleykümselam kardeşim,

Kaza namazlarına bakışımızı, Kur'anımız ve sünnetimiz ışığında dilimiz döndüğünce açıklamaya ve ifade etmeye çalışalım;

Niyet her şeyin başında gelir kardeşim. Kaza namazı bahsinde biraz niyetten bahsetmek evla olacaktır. Biliyorsunuz ki "kaza namazı" diye müstakil bir namaz türü yok, vakti geçen farz namazı vaktinde eda edilemediği için kaza olarak adlandırırız. Daha sonra telafi amacıyla bunu kılarız. Ancak bu namaza niyet ederken "Kaza namazı kılmaya" şeklinde değil de geçen vaktin namazını kılmak için kalben niyet ederiz. Örneğin, "üzerimde bulunan en eski sabah/öğle/ikindi/akşam/yatsı (hangi vakitse) namazının farzını kılmaya niyet ettim" şeklinde kalpten geçirmek gerektir. Vitr namazı için de benzer şekilde niyet edebilirsiniz.

Kuranımızda Nisa suresi 103ncü ayeti kerimede şöyle buyurur her şeyin sahibi, "Namaz, müminler için belirli vakitlerde farz kılınmıştır." Dolayısıyla vakte bağlı bir farz var. Ama vakit kaçtı diye farz yok oluyor mu? Olmuyor... Yani vakit geçse de borç silinmiyor. Bu bakış açısıyla Bakara suresinde buyrulan kaza orucu da aynı şekildedir. Orucun kazası direkt olarak Kuranda emredilmiştir. Namazın kazası için direkt ayet olmaması, mevzunun sünnet ile açıklanacağı anlamına gelmektedir.

Hadislerimize bakalım... Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurmuştur "Kim namazı unutur veya uyuyakalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın. Onun kefareti sadece budur." Bu hadis, mazeretle kaçan namazın kaza edilmesinin farz olduğunu gösterir. Peki mazereti olmayan bilerek namazı terk edenin borcu düşer mi? Düşmez, elbette ki o da kaza etmek zorundadır. Namazı bilerek terk etmek büyük günahtır.

Hendek savaşının şiddetinden vakit namazlar kılınamadığında efendimizin emri ile daha sonra sahabe efendilerimiz hep beraber kaza etmişlerdir.

Yine bir sefer dönüşü efendimiz ve sahabe uyuyakalmış sabah namazını kaçırmışlardır. Güneş biraz yükselince sabah namazının sünnetiyle farzını kılmışlardır.

Bu nedenledir ki hanefi mezhebimize göre sabah namazı kazaya kalırsa, aynı gün öğleye vakti girinceye kadar sünnetiyle birlikte kaza edilir. Diğer namazların sadece farzları kaza edilir.

Mesajınızdaki 7 yıllık kaza namazınızı hesaplayalım. (Hanefi mezhebinde olduğunuzu varsayıyorum.)

7 yıl x 365 gün = 2.555 günlük borç

Günlük namaz borcu:
Sabah namazı: 2
Öğle namazı: 4
İkindi namazı: 4
Akşam namazı: 3
Yatsı namazı: 4
Vitr namazı: 3
Toplam: 20 Rekat

2555 gün x 20 rekat = 51.100 Rekat borç (gözünüz korkmasın düzenli bir şekilde ile rahatlıkla eritilir.)

Günde her vaktin ardından, o vaktin 6 günlük kazası kılınacak şekilde bir düzen kurduğunuzda (örneğin sabah namazının ardından 6 günlük sabah kazası, öğleden sonra 6 günlük öğle kazası gibi... yatsıdan sonra ise 6 günlük yatsı + 6 günlük vitir kazası), günde 6 tam günlük namaz borcu kapatılmış olur.

Bu düzeni devam ettirdiğinizde,

* 1 günde 6 günlük borç,
* 30 günde 180 günlük borç,
* 12 ayda 2.160 günlük borç,
* 14-15 ayda ise yaklaşık 2.555 günlük (7 yıllık) kaza namazı tamamen bitirilmiş olur Allah'ın izniyle.

Ancak kardeşim burada istikrar çok önemli. Yukarıdaki hesap çerçevesinde müsaitlik durumu ve fiziksel gücünüze göre günlük kaza namazı rutininizi artırıp azaltabilirsiniz. Rabbimiz devamlı ve süreklilik arz eden ibadetten daha çok hoşnut olur.

rose4



Hocam çok teşekkür ederim gücüm yettiğince hesapladığınız şekilde kılıcam inşallah Rabbim dileğiniz ne varsa size nasip etsin Mevlam razı olsun Çok teşekkür ederim hocam Rabbim ilminizi arttırsın rose4 heart1

Svg 23.01.26 21:41

Alıntı:

HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696889)
Kişinin hayatı anlattığınız haliyle üçe bölünür.

İlk bölüm İslamda olduğu bölüm,
İkinci bölüm "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" dediği dinden çıktığı bölüm.
Üçüncü bölüm tekrar İslamiyeti kabul edip müslüman olduğu bölüm.

Baktığımızda ilk bölümde kişi Müslümandır ve namaz, oruç gibi bütün farzlarla mükelleftir.
Bu dönemde kıldığı ibadetler sahih ve geçerlidir.
Ancak bilerek terk ettiği namazları borç olarak sabit olur. Daha sonra dinden çıkması bu borcu düşürmez. Çünkü bu borç Müslümanken sabit olmuştur. Bu sebeple kişi tekrar İslama döndüğünde, bu döneme ait kılmadığı namazları kaza etmekle yükümlü olacaktır.

İkinci bölümde kişi açıkça "Ben bu dine inanmıyorum, Müslüman değilim" diyerek dinden çıktığı dönemdir. Kendini belirttiğiniz sözlerle irtidat etmiş olur. Bu dönemde kişi artık Müslüman sayılmadığı için, namaz, oruç gibi ibadetlerle mükellef değildir. Zira ibadet, imanla sahih olur. İman yoksa ibadet de yoktur... Bu nedenle bu dönemde kılınmayan namazlar için kaza söz konusu değildir. Kaza, ancak Müslümanken terk edilen farzlar için söz konusudur. Kafir iken ibadet borcu doğmaz.

Üçüncü bölümde kişinin pişman olup kelime-i şehadet getirip, samimi bir tövbe ile tekrar İslam’a dönmesiyle küfür hali sona ermiştir. Bu noktada Efendimizin şu hadisi kendisini karşılar "İslam, kendisinden önceki günahları siler." Böylelikle kişi affa mazhar olur...

Af ile beraber aslında küfür ve gunah bakımından ikinci döneminin başına dönmüştür kişi... İlk dönemde Müslümanken kazaya kalan namazlar borç hanesinde durur. Üçüncü dönemde ise kişi bu borçları eda etmeye çabalar.

Ayriyyetten kişi üçüncü bölümde şükrü asla bırakmamalıdır... Çünkü küfürde olduğu dönemde ölseydi çok yazık olacaktı... Rabbimiz Bakara suresinin 217nci ayetinde "Kim imanından döner ve kafir olarak ölürse, onların amelleri boşa gitmiştir." buyurmaktadır...

Çok güzel bir anlatım oldu, teşekkür ederim.
Sorumun birinin cevabınıda alayım. Kişi İslam'dan çıkıp döndüğünde günahlarıyla birlikte sevapları da yok oluyor değil mi? Yani kişi İslam'dan çıkmakla o güne kadar elde ettiği sevapları da kaybediyor ve döndüğünde geri kazanamıyor sanırım. Günahsız olarak başlaması çok güzel de sevaplarını kaybetmesi çok büyük bir kayıp. Üstelik geçmişten ibadet borçları da duruyor.

HavasMuhasibi 23.01.26 22:14

Alıntı:

aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696890)
rose4



Hocam çok teşekkür ederim gücüm yettiğince hesapladığınız şekilde kılıcam inşallah Rabbim dileğiniz ne varsa size nasip etsin Mevlam razı olsun Çok teşekkür ederim hocam Rabbim ilminizi arttırsın rose4 heart1

Canım kardeşim Rabbim mubarek eylesin İnşaAllah, en kısa sürede borçlarınızı ödersiniz. Niyetiniz gibi akıbetiniz de hayrolsun rose1

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696892)
Çok güzel bir anlatım oldu, teşekkür ederim.
Sorumun birinin cevabınıda alayım. Kişi İslam'dan çıkıp döndüğünde günahlarıyla birlikte sevapları da yok oluyor değil mi? Yani kişi İslam'dan çıkmakla o güne kadar elde ettiği sevapları da kaybediyor ve döndüğünde geri kazanamıyor sanırım. Günahsız olarak başlaması çok güzel de sevaplarını kaybetmesi çok büyük bir kayıp. Üstelik geçmişten ibadet borçları da duruyor.

Rica ederim rose1

Önceki sevapları elbette yok olmaz, kişi Bakara suresi 217nci ayette buyrulduğu gibi kafir olarak ölürse önceki amelleri yok olur... Çünkü küfür üzere ölmüştür.

Ancak sizin anlattığınız durumda kişi tekrar İslama döndüğü için önceki ibadetlerinden kazandıkları tekrar geçerlilik kazanır. Elhamdülillah ki tekrar İslam nasip olmuştur...

Svg 23.01.26 22:32

Alıntı:

HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696893)
Canım kardeşim Rabbim mubarek eylesin İnşaAllah, en kısa sürede borçlarınızı ödersiniz. Niyetiniz gibi akıbetiniz de hayrolsun rose1



Rica ederim rose1

Önceki sevapları elbette yok olmaz, kişi Bakara suresi 217nci ayette buyrulduğu gibi kafir olarak ölürse önceki amelleri yok olur... Çünkü küfür üzere ölmüştür.

Ancak sizin anlattığınız durumda kişi tekrar İslama döndüğü için önceki ibadetlerinden kazandıkları tekrar geçerlilik kazanır. Elhamdülillah ki tekrar İslam nasip olmuştur...

Teşekkürler. Gerçekten merak ettiğim bir konu idi. mnks mnks

imas 23.01.26 22:38

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696885)
Kişi bir sebeple, mesela isyanla öfkeyle Kur'an'a ve Allah'a hakaret edip "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" vs sözlerle dinden çıkıp sonra pişman olup dine döndüğünde durum nedir?
Sonradan Müslüman olanların hiç günah işlememiş sayıldığını okumuştum.
İslam'dan çıkıp tekrar İslam'a dönen kişinin ise günahlarıyla birlikte geçmişteki ibadetlerinin ve sevaplarının da silindiğini okumuştum.
Bunlar doğru mudur?
Bunlarla birlikte hiç namaz kılmamış sayılıyorsa kaza namazlarını kılması gerekir mi?

kişi istek dışı bir anlık öfke ile dinden çıkıp tekrar dine dönerse öncesindeki kazançları ve kayıpları geçerlidir, bu tür çıkmalarda ancak 1 defa olur, öyle alışkanlık haline getiripte dini oda kapısına çevirmek olmaz, günahın affının 1. sebebi kulun yaptığından pişman olup bir daha o günaha dönmemesi affı için geçerli şarttır, günahı yap af dile günahı yap af dile gibi bir kısır döngüde af kapısı kapanır, o uyduruk
100 kere tövbeni bozsanda yine gel gibi, hz. mevlanaya isnad edilen uydurmaya inanmamak gerekir

Svg 23.01.26 23:10

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696897)
kişi istek dışı bir anlık öfke ile dinden çıkıp tekrar dine dönerse öncesindeki kazançları ve kayıpları geçerlidir, bu tür çıkmalarda ancak 1 defa olur, öyle alışkanlık haline getiripte dini oda kapısına çevirmek olmaz, günahın affının 1. sebebi kulun yaptığından pişman olup bir daha o günaha dönmemesi affı için geçerli şarttır, günahı yap af dile günahı yap af dile gibi bir kısır döngüde af kapısı kapanır, o uyduruk
100 kere tövbeni bozsanda yine gel gibi, hz. mevlanaya isnad edilen uydurmaya inanmamak gerekir

"Günahı yap af dile günahı yap af dile gibi bir kısır döngüde af kapısı kapanır, o uyduruk
100 kere tövbeni bozsan da yine gel gibi, hz. mevlanaya isnad edilen uydurmaya inanmamak gerekir"
Ne güzel bir cevap oldu mnks
"Nasıl olsa yine tövbe ederim" diyerek günahı alışkanlık haline getirenler var.
Akşam yatmadan önce af dileyip, tövbe edip, kelime-i şehadet getirip, ertesi gün uyanıp aynı günahlara, sövmelere ve haramlara devam edip, hiç ibadet etmeyip, akşam uyumadan önce yine "gece ölürüm" korkusuyla tekrar tövbe edenler var.
Allah bunların kalbindekini bilmiyormuş gibi Allah'ı kandırabileceklerini sanıyorlar.

Hersyguzelolsun 24.01.26 04:12

Doğrusunu tabii ki hocalarımız bilir ama ben bir video izlemiştim. Orada önce niyetini arz edip ömrüm boyunca kaçırdığım namazların kazasını eda etmek istiyorum diye sonra kaza namazına da başlarken kaçırdığın son namazın kazası diye başlarsan hesabında yanlış olsa bile veya tamamlayamadan ölsen bile o niyet üzerine gayret ettiğin için namazlarını tamamlamış sevabıyla öleceğini anlatıyordu. Tabii ki için rahatlaması için hesaplamak güzel ama maalesef her vakit namazı sonrası 6 vakit kaza da bedene çok ağır geliyor ve günümüz koşullarında sürekli bişeylere yetişmek zorunda kalıyoruz devamlılığı zor oluyor. Aynı zamanda insanız, nefse ağır gelmeye başladıkça o ameli terketmeye meyilliyiz. Bence en güzeli kaçırılan tüm vakitler için niyet etmek ve her namazın ardından 1-2 kaza namazı ekleyerek yavaş ama sürekli olarak devam etmek. Tabii ki daha doğrusunu hocalarımız açıklar. Ben sadece izlediğim videodaki bilgileri ve kendi fikirlerimi aktarmak istedim.

imas 25.01.26 20:08

Alıntı:

aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696849)
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin rose1

namaz kılmak nefse ağır gelen bir ibadettir, o yüzden 5 vakit namaz kılma oranı ülkenin nüfusuna göre çok düşük bir seviyededir, yapılan araştırmalarda nüfusun% 8 inin 5 vakit namaz kıldığı hesaplanıyor,
hal böyleyken kaza namazı borcu olan kişilere kısa zamanda her namazın arkasından yüksek adette kaza kıl demek o kişiye kısa bir süre sonra yılgınlık bıkkınlık getirir, bu bir çok kez tecrübe edilmiştir, bu durumda olan kişilerin namazı tamamen terk ettikleri görülmüştür,
bu durumda Hanifi isen 5 vakit namazın arkasından seni bıktırmayacak oranda kaza kılman şafi isen kaza borcu olanın sünnet kılamadığı için sünnet yerine kazaya ağırlık vermen devamlılık açısından daha elzemdir

Harakani 25.03.26 22:35

Bu soruyu sorduğunuz için çok teşekkürler. Cevap veren arkadaşlardan da, sizden de Allah razı olsun. İnşallah kolaylıkla tamamlarsınız.

ilimtalebesi1 27.03.26 21:08

Hocalarım bir sorum var sünnetin kazası kılınır mı ?

HâmûŞî 27.03.26 22:18

Alıntı:

ilimtalebesi1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 703704)
Hocalarım bir sorum var sünnetin kazası kılınır mı ?

Umumî hükme göre sünnet namazların kazası yoktur. Kazâ edilen namazlar farzlar ve vitirdir. Ancak sabah namazı aynı gün zevalden önce kaza edilirse sünnetiyle birlikte kılınır..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:20.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148