![]() |
kâf hea yâ ayn sâd. bu isimlerin sırrı nedir ?
hz Ali nin böyle dua ettiği rivayet edilir: '' ya kâf ha yâ ayn sâd ''
''elif lâm ra'' (mîm) gibi ayetlerde var mesela. bunların hepsi Allahu teâla nın isimleri veya vasıflarımıdır.. |
Daha önce bu konu açılmıştı @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hoca huruflar cok agirdir, belli bir olgunluk olmadan çekmek sıkıntıya sebep olabilir... demisti
varlıkları cok cabuk ceker ama once ulviler degil, baska varlıklar gelir oda sıkıntıya sebep olu |
Alıntı:
|
Alıntı:
peki biz avâm olarak bu kelimelerle dua etsek olurmu anlamlarını bilmesekte.. bir tehlikesi varmıdır.. yada hiç bu işlere girmeyelimmi.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Abdülkahir Cürcani'yle beraber önemli bir yere sahip olan İ'cazu'l-Kur'an'la ilgili Nazım nazariyesinde Saidi Nursi Cürcani'nin aksine cümlede, kelimede, hatta harflerde i'caz olduğunu isbat etmeye çalışmıştır. Ayetler cümleler, kelimeler arasındaki irtibat ve kaynaşma Said-i Nursi'nin Kur'an nazmını ele alırken işlediği esas noktalardır. Bu yaklaşımından dolayı Bediuzzaman'ın, harfleri i'cazıyla ilgili değerlendirmeleri bir tutarlılık belirtisidir.( Mehmet Refii Kileci, Risale-i Nur'da Kur'an Mucizesi, İz yayıncılık 2. Baskı İstanbul 1998, sayfa 102) Ona göre sure başlarındaki huruf-u mukatta'a ilahı bir şifredir. Allah has kuluna yani Hz. Peygambere bu harflerle bazı gaybi işaretler verir. Harflerin esrarıyla meşgul olan alimler ve muhakkik evliya şu huruf-u mukatta'adan çok sırlar çıkarmışlar ve birçok hakikatler bulmuşlardır. Onlara göre mukatta harfleri kendi başına gayet parlak bir mucizedir. Gizli ve sırlı şeyler şifreli kasalar içinde koruma altına alındığı gibi, Nursi'nin bu teşbihiyle de Kur'an'a ait bazı ilahi sırlar bu şifreli anahtarlarla açılır. Harflerin kıymetleri sadece ifade ettikleri manalara göre olmayıp, harflerin sırlarıyla alakalı ilmin beyan ettiğine göre, aded ve sayılar gibi harflerin arasında tabii münasebetler vardır. Verdiği eserlerde Said-i Nursiyi derinlemesine tahlil edebilen - Bahaeddin Sağlam, "Huruf-u mukatta'a ile ilgili birkaç işaret" başlığı altında şöyle demektedir: "Bu harfler hakkında tefsir kitaplarından çıkan sonuç bunların Allah (c.c.) ve Hz. Peygamber arasında birer şifre olduklarıdır. Ancak Kur'an ve İslam tarihiyle ilgili bir kısım sayısal değerlerine bakarsak şunlar- la karşılaşırız. 1. Grup: "Elif, Lam mim"ler, yedi sure başında geçiyorlar. Bunlar toplam sayısal değeri 71'dir. 71 x 7= 497 eder. Birisinde Hz. Peygamberin manevi velayetine işaret eden "Sad" harfi var. Toplam 587 eder. Bu ilk bölüm, İslam'ın ilk hakimiyet dönemine ve Cengiz-Hulagü istilası ile bu dönemin yıkılmasına işaret eder. Eğer "Elif Lam Mim Ra" daki "Elif Lam Mim” de sayılırsa, 658 eder ki bu tarihte İslam vahy kültürüne ve manevi tarikatlara dayanarak Osmanlı saltanatının alt yapısı oluşturulmuştur. 40 sene sonra 699'da resmen kurulmuştur. Eğer "Ra" da sayılırsa 858 eder ki, İstanbul'un fethini gösterir. 2. Grup: "Elif Lam Ra"lar grubudur. Risalet geleneğinin ismidirler. Bunlar da altı surede geçerler. Bunun sayısal değeri 271'dir.İslam'ın ilmi, manevi, ilk atak ve başarılı dönemine işarettir. Bu grubun toplam sayısal değeri 231 x 5 = 1155 + 271 = 1426'dır. İslam'ın bu tarihte yeni bir yapılanma döne- mine işarettir. Eğer "Elif Lam Mim Ra" da yalnız "Ra" sayılsa ve "Elif Lam Mim" birinci gruba ilave edilse, 1426-71=1355 eder ki, açıklanamayan ve İslam'ın önümüzdeki yüz yılda yeni oluşumunun çekirdeğini teşkil eden bir kısım manevi ve ilmi gelişmelere işarettir. 3. Grup: "Kaf, Ha, Ya, Ayn Sad", "Ta Sin Mim, Tasin" grubudur. Hamimler (özellikle "Ha mim Ayn Sin Kaf") grubudur. Meryem suresinin başındaki bu birinci kısım harflerin sayısal değeri 285'dir. Bu 2. Grubun 2. Kısmı olan "Ta sin"lerin toplam değeri 287'dir. "Ha mim Ayn Sin Kaf'ın sayısal değeri, 287'dir. Bu tarihten itibaren Hz. Peygamberi temsil eden Ehl-i Beyt kültürü, ya kaybolmuş veya bazı cahil Aleviler elinde dejenere edilmiştir. Diğer 6 "Ha Mim"lerin toplam sayısal değeri, 288'dir. Bu üçüncü grubun hepsinin toplam değeri 1204 eder. Bilfiil olan Hilafet dönemini gösterir. 4. Grup: "Ta Ha" ve "Ya Sin"dir. "Ta Ha"nın sayısal değeri, 14'tür. Bir dönemi zayıf da olsa, Hz. Peygamberin 1400 yıllık hakimiyetine işarettir. "Ya Sin"in de ebced değeri, 70'tir. Arapların ve Türklerin iki ayrı 700 yıllık islami hakimiyetlerine işarettir. Bütün bu beş grubun, tekrarsız harflerinin toplam sayısal değerleri, 700'dür. 5. Grup: "Kaf", "Sad", "Nun"dur. Toplam sayısal değerleri, 296'dır. Demek bu tarihe kadar, kur'an etkin olarak manevi ve ilerici mesajını devam ettirecektir. Yunus Suresi 87 Ayetindeki "Ve mü'minleri müjdele” İslam futuhatıyla ilgilidir. 1- Bu cümle, 13.ayet olup 13 harftir. 13. Asrın sonuna kadar olan İslami futuhata bakar. 2- Bu ayetin bu cümle dışındaki diğer cümlelerinin harfleri 71 adettir. 3- Bu ayetteki son iki cümle bir hesaba göre, yani "te" te olarak sayılırsa ve şeddeli şın, şeddeli sayılmazsa, (721+720)= 1451 eder ki, hem İstanbul'un fethine hem gelecek İslami futuhata bakıyor. Eğer şın şeddeli sayılırsa ve yuvarlak "te", "he" olarak sayılsa 1356 eder ki, yeni bir İslami hizmet oluşumuna bakıyor.( Bahaeddin Sağlam, Kur'an'ın Evrenselliği Kur'an Sembollerinin Dili, Tebliğ Yay., İstanbul 1997, s. 243-246.) Çağımızın Kur'an Bilgisi eseriyle bilinen Sadettin Evrim de, Kur'an Şifreleri başlığı altında ele aldığı huruf-u mukatta konusunu, her harfe karşılık gelecek bir olay ve konuyla özetlemekte, ayrıca bölüm sonunda bir şema ile bu anlatılanları bir araya getirmektedir. (M. Sadettin Evrim, Çağımız Kur'an Bilgisi Cilt 4, Ankara 1973, s. 899-905.) Huruf-u Mukatta'a konusunu hurufilik Hurufiliğin ve harflerle ilgi ortaya koyduğu perspektiften dolayı İbn Arabinin bu husustaki görüşleriyle bitirmek istiyorum. Mahmut Kanik'in Türkçe'ye kazandırdığı, Futuhat-ı Mekkiyye'nin 26. babının tercümesi olan Harflerin İlminde İbn Arabi şöyle demektedir: "Harflere ve isimlere dair ilimlere gelince, bil ki harflerin havasları vardır. Bunlar üç kategoride ele alınmaktadırlar, 1- Yazılı harfler (hurufu Rakamiyye) 2- Sözlü harfler (hurufu lafziyye) 3- Zihinsel harfler (hurufu müstahzara) Hangi varoluş hazretinde bulunduğuna bakmaksızın, bu iki harf, yani Lam ve Elif hakkında kim konuşursa, o kimse kamil biri değildir.( İbn Arabi, Harflerin İlmi, çev. Mahmut Kanık, Asa Yay., Bursa 2000, s.56.) Bizim nezdimizde işler keşif yoluyladır. Kur'an'ın yazılış makamı bizim nezdimizde nasıl tertip edilmiş surelerin başında hangi harfler yer almış? Biz surelerin başında ve sonunda tespit edilmeyen harfleri, belirttiğimiz gibi, ilklik (evveliyyet) mertebelerine göre ele aldık. Aslında bu harflerin genelinin bir Kur'ani özelliği yoktur; bu harfler şunlardır: Cim, Dad, Hi, Zal, Gayn, Şın. Surelerin meçhul harflerini havastan birinci tabakaya yerleştirdik. Bunlar "havas"tır, ki bu harfler şunlardır. Elif, Lam, Mim, Sad, Ra, Kaf, He, Ya, Ayn, Ti, Ha, Kaf, ve Nun. Yani bunlarla ben onların hem söylenişte hem de yazılışta ortak bir suretleri olduğunu söylemek istiyorum. Onların yazılış yönlerinin ortak olmaları, şekil/suret yönlerinin ortak olmaları anlamına gelir. Söylenişte ortak olmaları ise, onlara tek tek ayrı bir ismin verilmesi anlamına gelmektedir. Bizim üzerinde karar kıldığımız husus şudur: Malumdur ki Elif Lam Mim Sad'daki (d)Sad ile Kaf He Va Ayn Sad'daki Sad ve Sad'daki u sad, bunların hiçbiri bir diğeriyle aynı değildir. Bu harflerin her biri o surelerin hükümlerinin ve menzillerinin muhtelif olması sebebiyle, farklı bir harftir. Aslında bu mertebede harflerin tümü böyledir. Bu husus bütün harfler için hem söyleniş hem de yazılış bakımından genel olarak geçerlidir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
ra, amon-ra (ra) ; güneş tanrısı seth (sâd) ; fırtına tanrısı min (mim): bereket tanrısı ha (ha): çöl tanrısı |
Alıntı:
Altı sayısını 9'la çarpan bir kimse 54 gibi bir sayıyı elde eder. Çünkü 6 sayısı Allah'ın dünya ve gökleri yarattığı gün sayısıdır ki, bu tam sayı olmaktadır. Yedi gök katı, arş, kürsi dünyamızla birlikte 10 sayıyı oluşturur, böylece surelerin başlangıcındaki harfler hakkında bilgi veren el-Buni her harfin özelliklerini saymıştır. Kitabının başka bir yerinde: "Şunu bil ki, Kur'an surelerinin başlangıç ayetleri olan 14 harften her birinin ayrı ayrı manası vardır. Hak Teala bunları kuluna göstermiş olsa, o kul Hak Te'aladan keramet payesini kazanmış olur" demektedir.( İmam Ahmed b. Ali el-Buni, Şemsu'l-Me'arifi'l-Kübra, tercüme. Selahattin Alpay, İstanbul 1979, c. 1, s. 178.) Aynı müellif bu harflerin faydalarını sayarken de: "Bu harfleri ilahi düzen sırasıyla gümüşten bir mühür veya yüzük içine ayın öküz boğa burcunda bulunduğu bir sırada nakış edip yazan bir kimse bu yazdığını üzerinde taşıyacak olursa, ne haceti varsa kendisine verileceği gibi, sınırı ve sayısı belli olmayan Allah'ın lutüf ve acayipliklerini görmüş olur. Ebu'l-Hasan el-Harrani ise bu harfler zehirlenenlere göre panzehirdir" demektedir.( İmam Ahmed b. Ali el-Buni, Şemsu'l-Me'arifi'l-Kübra, terc. Selahattin Alpay, İstanbul 1979, c. 2, s. 136.) Kaşani de hurufu mukattaayı hem evrenin menşei, hem de İlahi hikmetin bütün varoluş derecelerine izhar ettiği sınırsız sayıdaki belirlenimin (elif harfiyle sembolize edilmektedir) İlahi hüviyetin dışına çıkması şeklinde ele almaktadır. Kendisi de sufi olan Kasaniye göre bu harfler sufiler için Kur'an'ın Işari anlamının anahtarlarıdır. Hurufi yorumlarıyla dikkat çeken Hallac-1 Mansur Tavasininde harflerle ilgili "Bu konudaki sözlerimi herkesin anlayabileceğini - sanmıyorum; Levhi Mahfuzun ötesine geçip de iki yay boyu kalıncaya dek ilerleyen kimse anlayabilir ancak. Orada kullanılan harfler artık ne Arap harfleridir ne Iran harfleri. Yalnızca tek bir harf var orayı ifade edebilen, o da mimdir ve kendini açığa vurandır Mim "sonuncu" demektir. Mim, aynı zamanda ilkin kirişidir" demektedir.( Hallac-1 Mansur, Ebu'l-Mugis el-Hüseyin, Tavasin, çev., Yaşar Günenç,Yaba Yay., 3. bs., İst.2002, s.35.) İbn Cerir el-Taberi Camiu'l-Beyan'ında hurufu mukatta'a bahsinde çeşitli görüşleri sıraladıktan sonra Tefsircileri hepsinin görüşlerini birleştirerek: ".... bunların hepsi Yüce Allah'ın ad ve sıfatlarını kapsamaktadır" demektedir.( Taberi Muhtasar Tefsiru't-Taberi, tahk. Muhammed Ali Sabuni, Salih Ahmed Rıza, çev. Ahmet Keskin, Ümit Yay., İstanbul 1995, c. 1, s. 17. ) Ibn Kesir ise tefsirinde "Bu harflerle vakitlerin bilindiğini, olayların, fitnelerin ve savaşların zamanlarının anlaşıldığını söyleyenler Kur'an'da olmayan şeyler iddia etmekte ve uçulması gerekmeyen yerde uçmaya çalışmaktadırlar" demektedir.( İbn Kesir, Muhtasar İbn Kesir Tefsiri, çev. Arif Erkan, Şağlam Yay İstanbul 1992 cilt 1 sayfa 20) İmam Şa'bı ise hurufu mukatta'anın sadece Allahü Teala'nın bildiği müteşabih ayetlerden olduğunu söylemiştir. Said b. Cübeyr, Amir, Ibn Abbas, Süddi bu harflerin Allah'ın isimleri olduklarını söylemişlerdir. İmam Katade'ye göre bunlar Kur'an'ın isimleridir, İmam Mücahid ve İbn Zeyd'e göre ise bunlar surelerin isimleridir. Alusi'ye göre bu ilim ilm-i mesturdur. Hz. Peygamberden sonra bu ilimleri ancak onun varisleri olan veliler bilebilirler. Çünkü onlar bu ilimleri Mevla'dan alır- lar ve harfler onlara içlerindeki manayı söylerler. İmam Rabbani de Mektubatında bu harflerin müteşabihattan olduğunu ve ulema-i rasihinin bu harflerden kastedileni bilebileceğini söylemiştir. Ancak ona göre muhkematı bilmeden ve onların gerektiğince amel etmeden, müteşabihatin te'vilini arayan kişi, kendi cehaletinin farkında olmayan bir cahildir.( Mahmut Ustaosmanoğlu, Ruhu'l-Furkan Tefsiri, Siraç Yay., İstanbul, 1998 cilt 1 sayfa 117-121) Muhammed Esed Kur'an Mesajı isimli açıklamalı mealinin ekler bölümünde huruf-u mukatta'ayla alakalı geniş bir açıklama yapmış ve bir takım alimlerin mukattaat ile Arap harflerinin sayı değerleri arasında irtibat kurmaya çalıştığını ve bu yolla çok çeşitli batıni delaletler ve gaybi haberler türetildiğini belirtmiştir. (Muhammed Esad, Kur’an Mesajı, çeviren: Cahit Koylak, İşaret Yayınları, İstanbul 1999, cilt 3 sayfa 1333) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:47. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com