Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Arş Altındaki Boşluk ve Berzahların Tertibi Üzerine Bir Rivayet (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103404-ars-altindaki-bosluk-ve-berzahlarin-tertibi-uzerine-bir-rivayet.html)

HâmûŞî 21.02.26 20:05

Arş Altındaki Boşluk ve Berzahların Tertibi Üzerine Bir Rivayet
 
Cenâb-ı Hak, Arş-ı âzamın altında ve onun nurundan, Arşın direğine bitişik, kırmızı mercan renginde bir boynuz, bir kovan biçiminde büyük, çok uzun ve içi boş bir şey yaratmıştır ki onun boşluğunda birinci ve ikinci Berzah’ı yapmıştır. İnsan bedenine girecek ruhlar ile gelmiş ve gitmiş olan bütün ruhların yeri burasıdır. Gök ve yer küreleri, daireler gibi bu boşlukta dizilmiş ve hiç biri diğerine dokunmadan bu boşluğun içine yerleştirilmiştir. Bu boş yer İsrafil surudur ki onun iç düzeyi bir mum yuvarlağına açılan çukur gibi çukurlar kazılmış ve birinci Berzah âleminde, bedene girecek ruhlarla, bedenden çıkıp Haşre kadar ikinci Berzahta bekleyecek ruhlar için o düzeyin çukurları mesken (barınılacak yer) olmuştur. Uçan ruhların her biri, mertebelerine göre o çukurlarda, kendi makamlarında yaşarlar.

Kaynak: Erzurumlu İbrahim Hakkı — Marifetnâme

cLibeRt 21.02.26 21:29

Nasipse elbet gideceğiz...

HâmûŞî 21.02.26 21:40

Alıntı:

cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 699896)
Nasipse elbet gideceğiz...

Rabbim cümlemize işin hakikatine vâsıl olmayı nasip eylesin.

Yusufiyeli 23.02.26 10:46

Alıntı:

HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 699892)
Cenâb-ı Hak, Arş-ı âzamın altında ve onun nurundan, Arşın direğine bitişik, kırmızı mercan renginde bir boynuz, bir kovan biçiminde büyük, çok uzun ve içi boş bir şey yaratmıştır ki onun boşluğunda birinci ve ikinci Berzah’ı yapmıştır. İnsan bedenine girecek ruhlar ile gelmiş ve gitmiş olan bütün ruhların yeri burasıdır. Gök ve yer küreleri, daireler gibi bu boşlukta dizilmiş ve hiç biri diğerine dokunmadan bu boşluğun içine yerleştirilmiştir. Bu boş yer İsrafil surudur ki onun iç düzeyi bir mum yuvarlağına açılan çukur gibi çukurlar kazılmış ve birinci Berzah âleminde, bedene girecek ruhlarla, bedenden çıkıp Haşre kadar ikinci Berzahta bekleyecek ruhlar için o düzeyin çukurları mesken (barınılacak yer) olmuştur. Uçan ruhların her biri, mertebelerine göre o çukurlarda, kendi makamlarında yaşarlar.

Kaynak: Erzurumlu İbrahim Hakkı — Marifetnâme

Değerli kardeşim Hucviri ve eserinin özellikleri, özellikle sorunuz ve konumuz açısından büyük önem arz etmektedir. Çünkü Hucviri, tasavvuf tarihçisi olarak bu konuyu en geniş ölçüde ele almış ve sufilerin bu konudaki doğru ve yanlış görüşlerini açık seçik ortaya koyma cesaretini göstermiştir.
Buna göre, ilk tespit edilmesi gereken şey ruhun varlığıdır. O, ruhun varlığı hakkındaki bilgimizin, zorunlu olduğunu savunmakla birlikte, ruhun niteliği konusunda aklın herhangi bir bilgiye ulaşamayacağını belirtir. Buna rağmen bilim adamlarının ve filozofların bu konuda çeşitli fikirler ileri sürmekten geri kalmadıklarını da göz ardı etmez. Bu bağlamda Hucviri, sadece Müslümanların ruh hakkında birtakım görüşler ileri sürdüklerinden söz etmez, Hristiyanların veya başka din mensuplarının da bu konuda birtakım fikirler ileri sürdüklerini belirtir. Bu bağlamda müellif, Kureyşlilerin Yahudilerin telkinleriyle peygamberden ruh hakkında bilgi istediklerini, bunun üzerine "Sana ruhtan sorarlar, de ki, ruh Rabbimin emrindendir(İsra suresi ayet 85)" ayetinin nazil olduğunu belirtmektedir. Hucviri'ye göre ayette ruhun Rabbin emrinden olduğunun belirtilmesi, onun öncelikle kadim olmadığına işaret etmektedir(Hucviri, Keşfü'l-mahcub sayfa 389)
Bu bağlamda Hucviri, "Ruhlar, toplu halde bulunan ordular idi. Bunlardan tanışanlar ülfet ederek kaynaşmışlar, tanışmayanlar ihtilafa düşerek, zıtlaşmışlardır" şeklindeki rivayeti de değerlendirmeye tabi tutar. Ona göre söz konusu hadis, başka alimler tarafından farklı şekillerde yorumlanmış olsa bile, bu sadece ruhun varlığına işaret etmektedir. Dolayısıyla hadis, ruhların niteliği ve keyfiyetinden söz etmemiştir.
Şu halde Hucviri'ye göre iki şey kesindir: Birincisi, ruhun varlığı ayet ve hadislerle sabittir; ikincisi ise, bunun niteliği ve keyfiyeti hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur. Bununla birlikte, gerek müslümanlar ve gerekse diğer din mensupları, bu konuda fikirler ileri sürmekten geri kalmamışlar, bunun neticesinde ise, ruh hakkında bazen birbiriyle uzlaşan, bazen ise çelişen sayısız fikirler ortaya atılmıştır.
{Hucviri, Keşfü'l-mahcub, (trc. Süleyman Uludağ), s. 38 vd; ayrıca, Afifi, Islam'da Manevi Hayat, s. 231-232.t]

HâmûŞî 23.02.26 13:04

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700014)
Değerli kardeşim Hucviri ve eserinin özellikleri, özellikle sorunuz ve konumuz açısından büyük önem arz etmektedir. Çünkü Hucviri, tasavvuf tarihçisi olarak bu konuyu en geniş ölçüde ele almış ve sufilerin bu konudaki doğru ve yanlış görüşlerini açık seçik ortaya koyma cesaretini göstermiştir.
Buna göre, ilk tespit edilmesi gereken şey ruhun varlığıdır. O, ruhun varlığı hakkındaki bilgimizin, zorunlu olduğunu savunmakla birlikte, ruhun niteliği konusunda aklın herhangi bir bilgiye ulaşamayacağını belirtir. Buna rağmen bilim adamlarının ve filozofların bu konuda çeşitli fikirler ileri sürmekten geri kalmadıklarını da göz ardı etmez. Bu bağlamda Hucviri, sadece Müslümanların ruh hakkında birtakım görüşler ileri sürdüklerinden söz etmez, Hristiyanların veya başka din mensuplarının da bu konuda birtakım fikirler ileri sürdüklerini belirtir. Bu bağlamda müellif, Kureyşlilerin Yahudilerin telkinleriyle peygamberden ruh hakkında bilgi istediklerini, bunun üzerine "Sana ruhtan sorarlar, de ki, ruh Rabbimin emrindendir(İsra suresi ayet 85)" ayetinin nazil olduğunu belirtmektedir. Hucviri'ye göre ayette ruhun Rabbin emrinden olduğunun belirtilmesi, onun öncelikle kadim olmadığına işaret etmektedir(Hucviri, Keşfü'l-mahcub sayfa 389)
Bu bağlamda Hucviri, "Ruhlar, toplu halde bulunan ordular idi. Bunlardan tanışanlar ülfet ederek kaynaşmışlar, tanışmayanlar ihtilafa düşerek, zıtlaşmışlardır" şeklindeki rivayeti de değerlendirmeye tabi tutar. Ona göre söz konusu hadis, başka alimler tarafından farklı şekillerde yorumlanmış olsa bile, bu sadece ruhun varlığına işaret etmektedir. Dolayısıyla hadis, ruhların niteliği ve keyfiyetinden söz etmemiştir.
Şu halde Hucviri'ye göre iki şey kesindir: Birincisi, ruhun varlığı ayet ve hadislerle sabittir; ikincisi ise, bunun niteliği ve keyfiyeti hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur. Bununla birlikte, gerek müslümanlar ve gerekse diğer din mensupları, bu konuda fikirler ileri sürmekten geri kalmamışlar, bunun neticesinde ise, ruh hakkında bazen birbiriyle uzlaşan, bazen ise çelişen sayısız fikirler ortaya atılmıştır.
{Hucviri, Keşfü'l-mahcub, (trc. Süleyman Uludağ), s. 38 vd; ayrıca, Afifi, Islam'da Manevi Hayat, s. 231-232.t]

yani demeniz oki değerli üstadım bu çerçevede Marifetnâme türü tasvirler okunacaksa da, onları “ruh şudur budur” diye mahiyet tayin eden kat‘î beyanlar gibi değil; tasavvufî temsil ve tertip dili olarak görmek daha emniyetli olur. Çünkü Hucvîrî’nin işaret ettiği tehlike tam da burada: Keyfiyeti kesinleştiren dil, ister istemez “zan” üretir.

Sürç-i lisan ettiysek ehli olanlar tashih etsin.

Yusufiyeli 23.02.26 18:37

Alıntı:

HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700035)
yani demeniz oki değerli üstadım bu çerçevede Marifetnâme türü tasvirler okunacaksa da, onları “ruh şudur budur” diye mahiyet tayin eden kat‘î beyanlar gibi değil; tasavvufî temsil ve tertip dili olarak görmek daha emniyetli olur. Çünkü Hucvîrî’nin işaret ettiği tehlike tam da burada: Keyfiyeti kesinleştiren dil, ister istemez “zan” üretir.

Sürç-i lisan ettiysek ehli olanlar tashih etsin.

Evet kardeşim çok güzel izah etsin. Allah (c.c.) razı olsun. Bu arada bazı yoğunluklarım sıhhat ile alakalı sıkıntılarım ve yorgunluklarım mevcut bu cihetle siteye sık giremiyor veyahut girsem bile uzun süre kalamıyorum kusura bakma

HâmûŞî 23.02.26 18:57

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700053)
Evet kardeşim çok güzel izah etsin. Allah (c.c.) razı olsun. Bu arada bazı yoğunluklarım sıhhat ile alakalı sıkıntılarım ve yorgunluklarım mevcut bu cihetle siteye sık giremiyor veyahut girsem bile uzun süre kalamıyorum kusura bakma

Estağfurullah üstadım, ne kusuru. Rabbim cümlemizden razı olsun.
Rabbim sıhhatinize âfiyet, yorgunluklarınıza da inşirah ihsan eylesin. İmkan buldukça yapılan az katkı bile bereketlidir derler , dua ile.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:03.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148