Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   insanlara büyü yaparak zulmeden zalimler, kâfirler cezasını bu dünyada görür mü? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103588-insanlara-buyu-yaparak-zulmeden-zalimler-kafirler-cezasini-bu-dunyada-gorur-mu.html)

ilimtalebesi1 10.03.26 00:39

insanlara büyü yaparak zulmeden zalimler, kâfirler cezasını bu dünyada görür mü?
 
İnsanlara büyü yaparak zulmeden onların kötülüğünü isteyen şeytanlaşmış insanlar cezasını bu dünyada da çeker mi acaba yaşanmış ibretlik bir olay varmı ?

neocihan 10.03.26 01:36

Hiç sanmıyorum. Bu dünya kötülerin yeri. Boşuna dememişler kötüye birşey olmaz diye.

HâmûŞî 10.03.26 02:18

Alıntı:

ilimtalebesi1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701557)
İnsanlara büyü yaparak zulmeden onların kötülüğünü isteyen şeytanlaşmış insanlar cezasını bu dünyada da çeker mi acaba yaşanmış ibretlik bir olay varmı ?

Kesinliği tartışılmayacak “modern ibretlik büyücü hikâyeleri” çoktur denir ama çoğu rivayet düzeyindedir. Ama evet, çekebilir; fakat bunun şekli her zaman gözle görülür bir felâket olmak zorunda değildir. Her zalimin cezası bu dünyada aynı açıklıkta görünmez. Kimi dünyada perişan edilir, kimi mühlet bulur; asıl ve tam ceza ise âhirettedir. Mühlet, emniyet değildir. Çünkü bu dünya tam ceza yeri değil, imtihan yeridir.

imas 10.03.26 07:47

Alıntı:

ilimtalebesi1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701557)
İnsanlara büyü yaparak zulmeden onların kötülüğünü isteyen şeytanlaşmış insanlar cezasını bu dünyada da çeker mi acaba yaşanmış ibretlik bir olay varmı ?

belki görür, belki görmez, öbür tarafta göreceği kesin ama buradaki hesabı Allah bilir...

Erca 10.03.26 11:14

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701577)
belki görür, belki görmez, öbür tarafta göreceği kesin ama buradaki hesabı Allah bilir...

Hocam peki sürekli büyü yapan ve yaptıranın kesin delilerle tespit edilmesi halinde.

Hadisi Şerif’ten yola çıkarak;

Kötülüğü elimizle,(Öncelikle fiili müdahale) buna güç yetmezse sözlü uyarı (dil ile), buna da imkân yoksa kalben buğz (karşı çıkma).

Halkın yada büyüye maruz kalmış kişilerin,kısas hükmünde bu büyücülere fiili müdahale ederek kötek-dayak yolu ile cezalandırmasına seriat hukukunda cevaz varmıdır ?

Büyücüyü dövdük diye vebale girer miyiz ?

Alıntı:

ilimtalebesi1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701557)
İnsanlara büyü yaparak zulmeden onların kötülüğünü isteyen şeytanlaşmış insanlar cezasını bu dünyada da çeker mi acaba yaşanmış ibretlik bir olay varmı ?

Hz. Ömer hilâfeti sırasında büyücülük yapanların cezalandırılacağını ilân etmiştir (Muhammed Hamîdullah, s. 509-510). Konuyu kamu düzeni açısından ele alan fıkıh âlimleri dinî bakımdan inkârla sonuçlanan sihrin irtidad suçuna denk tutulmasını, bu sonucu doğurmayan sihirlerde ise sihirbaza toplum hayatında meydana getirdiği zarara göre işlem yapılmasını öngörmüşlerdir (el-Muvaṭṭaʾ, “ʿUḳūl”, 19; Şâfiî, I, 226-227; Cessâs, I, 61-72; İbn Kudâme, VIII, 151).

Günümüzde bunu uygulayacak kanun olmadığı için büyü yolu ile zulme uğramış insanlar mağdur oluyor..

HâmûŞî 10.03.26 12:00

Alıntı:

Erca Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701581)
Hocam peki sürekli büyü yapan ve yaptıranın kesin delilerle tespit edilmesi halinde.

Hadisi Şerif’ten yola çıkarak;

Kötülüğü elimizle,(Öncelikle fiili müdahale) buna güç yetmezse sözlü uyarı (dil ile), buna da imkân yoksa kalben buğz (karşı çıkma).

Halkın yada büyüye maruz kalmış kişilerin,kısas hükmünde bu büyücülere fiili müdahale ederek kötek-dayak yolu ile cezalandırmasına seriat hukukunda cevaz varmıdır ?

Büyücüyü dövdük diye vebale girer miyiz ?



Hz. Ömer hilâfeti sırasında büyücülük yapanların cezalandırılacağını ilân etmiştir (Muhammed Hamîdullah, s. 509-510). Konuyu kamu düzeni açısından ele alan fıkıh âlimleri dinî bakımdan inkârla sonuçlanan sihrin irtidad suçuna denk tutulmasını, bu sonucu doğurmayan sihirlerde ise sihirbaza toplum hayatında meydana getirdiği zarara göre işlem yapılmasını öngörmüşlerdir (el-Muvaṭṭaʾ, “ʿUḳūl”, 19; Şâfiî, I, 226-227; Cessâs, I, 61-72; İbn Kudâme, VIII, 151).

Günümüzde bunu uygulayacak kanun olmadığı için büyü yolu ile zulme uğramış insanlar mağdur oluyor..

Hakkınızı helal edin @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] üstadıma sorulmuş soruya haddim olmayarak bir iki kelam edeyim. Sürç-i lisan edersem üstadımız tashih buyurur. “Kesin delille büyü yaptığı tespit edilmiş olsa bile” bir kimseyi halkın dövmesi, kötek atması, “kısas niyetiyle” ceza vermesi şer‘an cevaz verilen yol değildir. Çünkü kısas zaten teknik ve kazâî bir hükümdür; şahısların kendi başına uygulayacağı bir intikam biçimi değildir. Haksız saldırı ve zulüm kapısı açar; bunu yapan da kendi fiilinden dolayı mesul olur. Kısacası büyücünün günahı ayrı, senin ona yetkisizce el kaldırman ayrı bir vebaldir.

Şer‘î usule göre doğru yol, suçu ehil merciye taşımak, delili orada ortaya koymak ve hükmü yetkili makamın vermesini beklemektir

BAKARA 10.03.26 12:12

Alıntı:

ilimtalebesi1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701557)
İnsanlara büyü yaparak zulmeden onların kötülüğünü isteyen şeytanlaşmış insanlar cezasını bu dünyada da çeker mi acaba yaşanmış ibretlik bir olay varmı ?

Büyücü olayına girmeyeceğim ama büyü yaptıran fesatlaşmış insanlar hakkında biraz bahsedeyim.

Büyü yaptıran bu dünyada bedelini ödermi?

Evet öder lakin bunda senin rolün çok büyüktür.
Eğer yapılan büyüyü bozup işine bakarsan onların cezası ahirete kalır. Ve asla uslanmazlar yenisini yaparlar onuda bozarsan bir daha yaparlar sonra bir daha . Böyle böyle ömrünüz o insanların yaptığı büyüyle savaşmakla geçer.
Ama eğer yapılan büyüyü yapana çevirirseniz kendi eliyle yaptığı kendi başına gelince uslanacak bir daha yapmaya korkacaktır.
Büyüye büyüyle karşılık vermek;
Kebahir günahlara o büyücü gibi seninde bulaşmış olman , onun ahiretini yaktığı gibi seninde ahiretini yakman demektir.
Ama yapılanı yapana çevirmen kendini savunman için caizdir. Zira ortada yeni bir büyü olmadığı gibi kişi kendi isteğiyle karşıdakine zarar vermeyip karşıdakinin kendi yaptığı hata yüzünden zarar görmesi nedeniyle
Büyüyü yapana çeviren kafirlerden olmaz.

Başımıza gelen bir şeyi anlatayım.
Babaannem:/ ona eltileri tarafından çok büyü yapıldı. Hatta yalnızca ona değil anne babama halam ve enişteme kadar herkese.
Ölüm büyüleri, domuz yağları, ölü toprakları muskalar vidalar iğneler okunmuş yedirilip içirilen büyüler gömülenler yakılanlar çok ve çok fazla.
Babaannem istese onların yaptığı bu hata nedeniyle başlarını ezerdi.
Öyle bir kadındı ama yapmadı.
Onun inancına göre büyüye büyüyle karşılık verenin Allah katında bir masumiyeti kalmazmış.
Babaannem Kendisine yapılan ölüm büyüleri yüzünden çok defa ölümlerden döndü ve yapılanları hep başlarına çevirdi.
Eltilerinden biri böğüre böğüre Can vermedi. Günlerce çocuklar kapılarının önünden geçmeye korktu böğürtüleri dışarıya çıkıyordu.
Neyse o geberince diğerleri uslanmadı bu seferde öbürleri başladı.
Anne ve babama hallamla Enişteme devamlı kavga etsinler birbirlerinden uzaklaşsınlar diye büyü yapıldı. Babaannem o büyüyüde onların başlarına çevirdi ve çocukları ana babaları terk edip yurt dışına gitti.
Uslanmayıp yeni bir büyü yaptılar işlerin bağlanması için . Biz affettik bozmakla yetindik ama Allah bu o affetmedi. Onların işleri kesildi.
Kızı işten atıldı aylarca bir iş bulamadı.
Yurt dışındakiler acıyıp üç beş bir şey gönderdide öyle idare ettiler.
Daha bir çok büyü yapıldı ama oraya girmek istemiyorum.
En son yeni bir hastalandırma büyüsüyle babaannemin eski geçirdiği , doktorların tekrarlaması mümkün değil dediği hastalık tekrarladı ve babaannem öldü.
Öldükten sonra Beni yine yanlız bırakmadı.
Allahın adaletimidir bilemem ama babaannem rüyada bana haber verdi iki gün içinde seyret ben onlara neler yapacağım dedi ve iki gün sonra onlarda çok ağır hastlandı.
Gözleri şişti kapandı yüzleri gözleri yara ve morluk doldu . Ciğerleri hastalandı. Bulaşıcı bir hastalık olduğu için evindeki herkese bulaştı ve hepsi makinalara bağlandı. Makinalarla nefes aldılar. En son canıma tak etti.
Babaannem onlar yüzünden öldü diye bende ufak tefek bir şeyler yaptım. Başlarına yaptıklarını çevirdim kocası 3. Defa yakalandığı kanserde öldü. Kurtulmadı.
Şimdi sırada torunu var .
Materyal elimde ama yönlendirmesini yaptığım için bozmadım. O da ölünce bozacağım.
Hayatları boyunca bize büyü yaparken yanında götürdüğü o kızıyla birlikte tek başlarına kalacaklar. Gerçi kızı normal değil delirmiş gibi ama dur bakalım Allah büyük o ne yazdıysa onu yaşayacaklar.
Benim aileme yaptıkları her şey başlarına geldi.

Sende kıssadan hisse çıkar .
Büyü asla yapma ama ailene yapılanıda onlara döndürmekten geri’de kalma .
Allah seni ve tüm Herkesi büyüden ve büyücünün şerrindan korusun.

imas 10.03.26 12:23

Alıntı:

Erca Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701581)
Hocam peki sürekli büyü yapan ve yaptıranın kesin delilerle tespit edilmesi halinde.

Hadisi Şerif’ten yola çıkarak;

Kötülüğü elimizle,(Öncelikle fiili müdahale) buna güç yetmezse sözlü uyarı (dil ile), buna da imkân yoksa kalben buğz (karşı çıkma).

Halkın yada büyüye maruz kalmış kişilerin,kısas hükmünde bu büyücülere fiili müdahale ederek kötek-dayak yolu ile cezalandırmasına seriat hukukunda cevaz varmıdır ?

Büyücüyü dövdük diye vebale girer miyiz ?



Hz. Ömer hilâfeti sırasında büyücülük yapanların cezalandırılacağını ilân etmiştir (Muhammed Hamîdullah, s. 509-510). Konuyu kamu düzeni açısından ele alan fıkıh âlimleri dinî bakımdan inkârla sonuçlanan sihrin irtidad suçuna denk tutulmasını, bu sonucu doğurmayan sihirlerde ise sihirbaza toplum hayatında meydana getirdiği zarara göre işlem yapılmasını öngörmüşlerdir (el-Muvaṭṭaʾ, “ʿUḳūl”, 19; Şâfiî, I, 226-227; Cessâs, I, 61-72; İbn Kudâme, VIII, 151).

Günümüzde bunu uygulayacak kanun olmadığı için büyü yolu ile zulme uğramış insanlar mağdur oluyor..

şeriat hükmünde cezayı kadı verir, şahısların ceza vermeye kalkmaları halinde onlarda ceza görür, kısasta hayat vardır ayeti buna delil dir

HâmûŞî 10.03.26 12:41

Alıntı:

BAKARA Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701587)
Büyücü olayına girmeyeceğim ama büyü yaptıran fesatlaşmış insanlar hakkında biraz bahsedeyim.

Büyü yaptıran bu dünyada bedelini ödermi?

Evet öder lakin bunda senin rolün çok büyüktür.
Eğer yapılan büyüyü bozup işine bakarsan onların cezası ahirete kalır. Ve asla uslanmazlar yenisini yaparlar onuda bozarsan bir daha yaparlar sonra bir daha . Böyle böyle ömrünüz o insanların yaptığı büyüyle savaşmakla geçer.
Ama eğer yapılan büyüyü yapana çevirirseniz kendi eliyle yaptığı kendi başına gelince uslanacak bir daha yapmaya korkacaktır.
Büyüye büyüyle karşılık vermek;
Kebahir günahlara o büyücü gibi seninde bulaşmış olman , onun ahiretini yaktığı gibi seninde ahiretini yakman demektir.
Ama yapılanı yapana çevirmen kendini savunman için caizdir. Zira ortada yeni bir büyü olmadığı gibi kişi kendi isteğiyle karşıdakine zarar vermeyip karşıdakinin kendi yaptığı hata yüzünden zarar görmesi nedeniyle
Büyüyü yapana çeviren kafirlerden olmaz.

Başımıza gelen bir şeyi anlatayım.
Babaannem:/ ona eltileri tarafından çok büyü yapıldı. Hatta yalnızca ona değil anne babama halam ve enişteme kadar herkese.
Ölüm büyüleri, domuz yağları, ölü toprakları muskalar vidalar iğneler okunmuş yedirilip içirilen büyüler gömülenler yakılanlar çok ve çok fazla.
Babaannem istese onların yaptığı bu hata nedeniyle başlarını ezerdi.
Öyle bir kadındı ama yapmadı.
Onun inancına göre büyüye büyüyle karşılık verenin Allah katında bir masumiyeti kalmazmış.
Babaannem Kendisine yapılan ölüm büyüleri yüzünden çok defa ölümlerden döndü ve yapılanları hep başlarına çevirdi.
Eltilerinden biri böğüre böğüre Can vermedi. Günlerce çocuklar kapılarının önünden geçmeye korktu böğürtüleri dışarıya çıkıyordu.
Neyse o geberince diğerleri uslanmadı bu seferde öbürleri başladı.
Anne ve babama hallamla Enişteme devamlı kavga etsinler birbirlerinden uzaklaşsınlar diye büyü yapıldı. Babaannem o büyüyüde onların başlarına çevirdi ve çocukları ana babaları terk edip yurt dışına gitti.
Uslanmayıp yeni bir büyü yaptılar işlerin bağlanması için . Biz affettik bozmakla yetindik ama Allah bu o affetmedi. Onların işleri kesildi.
Kızı işten atıldı aylarca bir iş bulamadı.
Yurt dışındakiler acıyıp üç beş bir şey gönderdide öyle idare ettiler.
Daha bir çok büyü yapıldı ama oraya girmek istemiyorum.
En son yeni bir hastalandırma büyüsüyle babaannemin eski geçirdiği , doktorların tekrarlaması mümkün değil dediği hastalık tekrarladı ve babaannem öldü.
Öldükten sonra Beni yine yanlız bırakmadı.
Allahın adaletimidir bilemem ama babaannem rüyada bana haber verdi iki gün içinde seyret ben onlara neler yapacağım dedi ve iki gün sonra onlarda çok ağır hastlandı.
Gözleri şişti kapandı yüzleri gözleri yara ve morluk doldu . Ciğerleri hastalandı. Bulaşıcı bir hastalık olduğu için evindeki herkese bulaştı ve hepsi makinalara bağlandı. Makinalarla nefes aldılar. En son canıma tak etti.
Babaannem onlar yüzünden öldü diye bende ufak tefek bir şeyler yaptım. Başlarına yaptıklarını çevirdim kocası 3. Defa yakalandığı kanserde öldü. Kurtulmadı.
Şimdi sırada torunu var .
Materyal elimde ama yönlendirmesini yaptığım için bozmadım. O da ölünce bozacağım.
Hayatları boyunca bize büyü yaparken yanında götürdüğü o kızıyla birlikte tek başlarına kalacaklar. Gerçi kızı normal değil delirmiş gibi ama dur bakalım Allah büyük o ne yazdıysa onu yaşayacaklar.
Benim aileme yaptıkları her şey başlarına geldi.

Sende kıssadan hisse çıkar .
Büyü asla yapma ama ailene yapılanıda onlara döndürmekten geri’de kalma .
Allah seni ve tüm Herkesi büyüden ve büyücünün şerrindan korusun.

Değerli kardeşim, haddimi aşarsam kusuruma bakma; bir iki kelâm edeyim. Doğru bildiğimi iddia etmiyorum. Yanlışım olursa elbette tashih edilir, ben de doğrusunu öğrenmiş olurum. Benim acizane düşüncem “Büyüye büyüyle karşılık vermek haramdır ama yapılanı yapana çevirmek caizdir” denildiğinde, dışarıdan iki ayrı şey söylenmiş gibi duruyor. Hâlbuki işin mahiyetine bakıldığında mesele o kadar kolay ayrılmaz. Eğer ortada yine bâtıl bir yol varsa, buna “geri çevirme”, “yansıtma”, “iade”, “savunma” gibi isimler vermek hükmü kendiliğinden değiştirmez. Şeriatta hüküm çoğu zaman lafza değil, hakikate ve vasıtaya bağlanır.

Ayrıca “karşıdakinin kendi yaptığı hata yüzünden zarar görmesi” şeklindeki ifade de çok kaygan bir ifadedir. Çünkü burada insan çoğu zaman kendi müdahalesini görünmez kılıp, sonucu tamamen karşı tarafa yıkmaya çalışır. Hâlbuki ortada senin de iradî bir tercihin, bir yönelimin ve bir uygulaman varsa, bunu bütünüyle karşı tarafın üzerine yıkamazsın. Bu, fıkhî bakımdan da ahlâkî bakımdan da temiz bir tarif değildir.

Kişi zulme uğradığında kendini meşru yollarla korur, Allah’a sığınır, şerri def etmeye çalışır; fakat zulmün dilini ödünç almaz. Başkasının haramı, sana aynı nev’iden haramı helâl kılmaz.

BAKARA 10.03.26 13:00

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701589)
Değerli kardeşim, haddimi aşarsam kusuruma bakma; bir iki kelâm edeyim. Doğru bildiğimi iddia etmiyorum. Yanlışım olursa elbette tashih edilir, ben de doğrusunu öğrenmiş olurum. Benim acizane düşüncem “Büyüye büyüyle karşılık vermek haramdır ama yapılanı yapana çevirmek caizdir” denildiğinde, dışarıdan iki ayrı şey söylenmiş gibi duruyor. Hâlbuki işin mahiyetine bakıldığında mesele o kadar kolay ayrılmaz. Eğer ortada yine bâtıl bir yol varsa, buna “geri çevirme”, “yansıtma”, “iade”, “savunma” gibi isimler vermek hükmü kendiliğinden değiştirmez. Şeriatta hüküm çoğu zaman lafza değil, hakikate ve vasıtaya bağlanır.

Ayrıca “karşıdakinin kendi yaptığı hata yüzünden zarar görmesi” şeklindeki ifade de çok kaygan bir ifadedir. Çünkü burada insan çoğu zaman kendi müdahalesini görünmez kılıp, sonucu tamamen karşı tarafa yıkmaya çalışır. Hâlbuki ortada senin de iradî bir tercihin, bir yönelimin ve bir uygulaman varsa, bunu bütünüyle karşı tarafın üzerine yıkamazsın. Bu, fıkhî bakımdan da ahlâkî bakımdan da temiz bir tarif değildir.

Kişi zulme uğradığında kendini meşru yollarla korur, Allah’a sığınır, şerri def etmeye çalışır; fakat zulmün dilini ödünç almaz. Başkasının haramı, sana aynı nev’iden haramı helâl kılmaz.

Çok güzel açıklamışsınız.
Tam bir din adamı gibi .
Size ihtilaf edecek kabiliyette ilimde bende yok ama bazı yerlerde sanırım size katılmıyorum.
Büyücüler yaptıkları şey kendi başlarına gelmeden akıllanmazlar.
Onlar büyü yapıp bize sıkıntı verecekler ama biz yalnızca bozmakla yetineceğiz bu durumda büyücüye bir caydırıcılık yansımayacak ve büyücü tam güçle bize saldırmaya devam edecektir.
O benim haneme aileme cin salmaya musallat vermeye ailemi parçalamaya bizi öldürmeye kalkacak ama biz bir şey yapmayacağız.
Vallahi taş olsa çatlar. Ben evliya değilim bana zarar veren insanları bağışlayacak kadar merhametimde yok.
Sizin söylediğiniz tarif ettiğiniz kişi gibi olmak çok isterdim lakin fıtratım buna manidir.

HâmûŞî 10.03.26 13:12

Değerli kardeşim, bana tabiki katılmaya bilirsin ben acizane bildiğimi paylaşıyorum ve sözlerinin içindeki öfkeyi de, yorgunluğu da anlıyorum. Zaten mesele uzaktan konuşulunca kolay, ateş insanın kendi hanesine düşünce ağır gelir. İnsan malına, evine, ailesine yönelen bir şer karşısında sarsılır; bunu inkâr etmenin de mânâsı yoktur. “Taş olsa çatlar” sözün de bu bakımdan yabana atılacak söz değildir. Lâkin tam da böyle yerde insanın öfkesiyle hükmü birbirine karıştırmaması gerekir.

Ben sana melek ol, hiçbir şey hissetme yahut sana zarar vereni sev demiyorum. Böyle bir şey söylemiyorum. Zulme öfkelenmek başka şeydir; öfkeye şer‘î ruhsat süsü giydirip haram bir yolu kendine meşru göstermek başka şey. İnce çizgi tam buradadır. Çünkü insan en çok haklı olduğu yerde sınırı aşmaya meyleder. Zira o anda nefsine “Ben zulmedilmeyeyim de ne olursa olsun” dedirtir. Hâlbuki din, insanı tam da en hararetli yerde tutar. Onlar kendi yaptıkları kendi başlarına gelmeden akıllanmazlar” sözü, hissî bakımdan anlaşılır; fakat hüküm buna göre kurulmaz. Nice zalim vardır ki dünyada tokat yer de uslanmaz; nice zalim vardır ki dışarıdan sakin görünür ama içten yanar. Caydırıcılık ayrı meseledir, bir kulun kendine haram bir yolu ruhsat kılması ayrı. Karşı tarafın fesadı, sana her kapıyı helâl kılmaz. Çünkü o zaman ölçü artık şeriat olmaz; zararın şiddeti olur. Zararın şiddeti ölçü olursa da herkes kendi öfkesine göre fetva üretmeye başlar.

Ayrıca “biz yalnızca bozmakla yetineceğiz, o da saldırmaya devam edecek” denildiğinde, meşru müdafaa ile bâtıl misilleme birbirine karıştırılıyor. Şerri def etmek elbette vardır. Korunmak vardır, rukye vardır, dua vardır, tedbir vardır, mesafe koymak vardır, zulüm kaynağını kesmek vardır, gerekiyorsa hukukî ve fiilî emniyet tedbirleri almak vardır. Yani “hiçbir şey yapmamak” diye bir yol zaten söylenmiyor. Söylenen şey şu: Şerri def ederken, şeytanın dilini ödünç alma. Zulmü kaldırmaya çalış ama zulmün usûlünü kendine yol yapma.

Ben olsam bu noktada şöyle derim: Evet, zalime karşı içim serttir. Evet, yapılanı hafife almam. Evet, şerrin durmasını isterim. Evet, gerekirse en ağır bedduayı da Allah’a arz ederim. Ama bunu yaparken haram bir kapıyı kendime savunma diye açmam. Çünkü o kapı bir kere meşru görülürse, insan dönüşte kendi elinin neye bulaştığını fark etmeyebilir.

Svg 10.03.26 13:19

Suç ne kadar büyükse cezası da o kadar büyük olur. Bazı suçların cezası burada verilemeyecek kadar büyüktür, ahirete kalır.

Kumru5 10.03.26 19:59

Ölumlerinin cok korkunçoldugunu biliyorum

BLueSea 10.03.26 23:09

Elbette görüyor cezasını hem burada hem ahirette. Ah yerde kalır mı hiç. Ama kalpleri mühürlü olduğundan kendileri farketmiyor o ayrı.

madboyali 14.03.26 01:56

Alıntı:

ilimtalebesi1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701557)
İnsanlara büyü yaparak zulmeden onların kötülüğünü isteyen şeytanlaşmış insanlar cezasını bu dünyada da çeker mi acaba yaşanmış ibretlik bir olay varmı ?

illaki ibretlik olaylar vardırda, genel olarak dünyada yaşananlara baktığında, sanki hesap büyük oranda ahireti kalıyor.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:25.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148