Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Mürşid ve Mürid... (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103680-mursid-ve-murid.html)

HâmûŞî 16.03.26 13:10

Mürşid ve Mürid...
 
Mürşid sevgisi ne zaman edep olur, ne zaman ölçüsüz bağlılığa döner?

Mürşid sevgisi, kişiyi Hakk’a daha bağlı, daha edepli, daha mütevazı ve daha istikametli kılıyorsa edep olur. Çünkü sahih muhabbet, müridi şahısta durduran değil; şahıs vesilesiyle hakikate yönelten muhabbettir. Böyle bir sevgide nefis kabarmaz, bilakis toplanır; insan ölçüsünü kaybetmez, haddini daha iyi bilir.

Lâkin sevgi, hakikatin önüne şahsı geçiriyor, usulden çok surete bağlılık doğuruyor, kişiyi Hakk’a değil de kişiye dayalı bir güvene sürüklüyorsa orada ölçü incelmeye başlamış demektir. Zira mürşid sevgisinin sahih alâmeti taşkınlık değil sükûnet, kör bağlılık değil istikamet, iddia değil terbiyedir. Bu sebeple bana göre mesele sevgide değil; o sevginin müridi nereye taşıdığındadır. Hakk’a yaklaştırıyorsa edeptir, şahısta durduruyorsa yeniden tartılmalıdır.

Peki siz değerli kardeşlerimce mürşid sevgisi ne zaman edep olur, ne zaman ölçüsüz bağlılığa döner?

madboyali 16.03.26 17:24

peki mürid ve mürşit ilişkisi neye dayanır,
müridin mürşitten ilim tahsis etmek istmesi(havas veya diğer ilimler).
mürid daha iyi bir amel etmek için kendine mürşid seçebilirmi, yani ortada ilim falan yok.
veya başka durumlarda olurmu, yoksa sadece ilim tahsisi içinmi bu ilişki kurulur.

HâmûŞî 16.03.26 17:44

Alıntı:

madboyali Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 702359)
peki mürid ve mürşit ilişkisi neye dayanır,
müridin mürşitten ilim tahsis etmek istmesi(havas veya diğer ilimler).
mürid daha iyi bir amel etmek için kendine mürşid seçebilirmi, yani ortada ilim falan yok.
veya başka durumlarda olurmu, yoksa sadece ilim tahsisi içinmi bu ilişki kurulur.

Değerli kardeşim, bir kimse yalnız havas yahut başka bir ilmi öğrenmek istiyorsa, bu her zaman mürid–mürşid ilişkisi kurduğu anlamına gelmez; çoğu zaman bu, hoca–talebe yahut üstad–öğrenci ilişkisidir. Çünkü mürşidlik yalnız bilgi aktarmakla sınırlı değildir; kişiyi hâl, edep, muhasebe ve amel bakımından gözetmek tarafı da vardır.

Bir insan daha iyi amel etmek, daha düzgün bir zikir ve ibadet hayatı kurmak, nefsini toparlamak, ahlâkını düzeltmek ve istikamet kazanmak için kendine bir mürşid seçebilir. Hatta tasavvufî çizgide bu, yalnız ilim talebinden daha asli bir sebeptir. Çünkü burada murat, malumat çoğaltmak değil; kulun kendini terbiye etmesi ve Allah’a daha doğru kulluk etmesidir.

sin60 16.03.26 19:11

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 702334)
Mürşid sevgisi ne zaman edep olur, ne zaman ölçüsüz bağlılığa döner?

Mürşid sevgisi, kişiyi Hakk’a daha bağlı, daha edepli, daha mütevazı ve daha istikametli kılıyorsa edep olur. Çünkü sahih muhabbet, müridi şahısta durduran değil; şahıs vesilesiyle hakikate yönelten muhabbettir. Böyle bir sevgide nefis kabarmaz, bilakis toplanır; insan ölçüsünü kaybetmez, haddini daha iyi bilir.

Lâkin sevgi, hakikatin önüne şahsı geçiriyor, usulden çok surete bağlılık doğuruyor, kişiyi Hakk’a değil de kişiye dayalı bir güvene sürüklüyorsa orada ölçü incelmeye başlamış demektir. Zira mürşid sevgisinin sahih alâmeti taşkınlık değil sükûnet, kör bağlılık değil istikamet, iddia değil terbiyedir. Bu sebeple bana göre mesele sevgide değil; o sevginin müridi nereye taşıdığındadır. Hakk’a yaklaştırıyorsa edeptir, şahısta durduruyorsa yeniden tartılmalıdır.

Peki siz değerli kardeşlerimce mürşid sevgisi ne zaman edep olur, ne zaman ölçüsüz bağlılığa döner?

mürid öyle olmalıki yunus emre gibi dergaha egri odun degil dogru odun getireyim diye daglarda vakit geçire,,mürşitte öyle olmalıki müridini kendinden daha yüksek bi makama getirmek için ondan hiç bi ilmi saklamamalı her şeyi ona vermeli ...mürşid sevgisi abdülkadir gaylani talebeleri gibi olursa iş çıgırından çıkar,,mürşid sevgisi aziz mahmud hudayi gibi soguk suyu gögsüne basınca ısınmalı şeyhim soguk suyla abdest almasın diye...acayip zor bi imtihan tasavvuf yolu herkesin harcı degil mesela benim gibi günahkar birinin hiç degil...ne demişler bizim yolumuz dikenli ayagını seven gelmesin diye yada sofilik ateşten gömlek giymektir...sofi başına bi musibet gelince şeyhinden bi yardım göremeyip ona olan sevgisi azalmıyorsa işte gerçek sevgi budur.....daha bu konuda inanın kitap yazılır,ben yazamamda belki okurum:)

HâmûŞî 16.03.26 19:37

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 702365)
mürid öyle olmalıki yunus emre gibi dergaha egri odun degil dogru odun getireyim diye daglarda vakit geçire,,mürşitte öyle olmalıki müridini kendinden daha yüksek bi makama getirmek için ondan hiç bi ilmi saklamamalı her şeyi ona vermeli ...mürşid sevgisi abdülkadir gaylani talebeleri gibi olursa iş çıgırından çıkar,,mürşid sevgisi aziz mahmud hudayi gibi soguk suyu gögsüne basınca ısınmalı şeyhim soguk suyla abdest almasın diye...acayip zor bi imtihan tasavvuf yolu herkesin harcı degil mesela benim gibi günahkar birinin hiç degil...ne demişler bizim yolumuz dikenli ayagını seven gelmesin diye yada sofilik ateşten gömlek giymektir...sofi başına bi musibet gelince şeyhinden bi yardım göremeyip ona olan sevgisi azalmıyorsa işte gerçek sevgi budur.....daha bu konuda inanın kitap yazılır,ben yazamamda belki okurum:)

Allah razı olsun. İşaret ettiğiniz yerler gerçekten yolun süsünü değil, yükünü gösteriyor.

Ben acizane iki ince noktayı eklemek isterim. Sakın hadsizlik ve edepsizlik olarak algılamayın afınıza sığınarak ; Birincisi, bu yolun ağırlığı doğrudur; fakat ağırlığı, kapıyı kusursuzlara açıp kusurluyu dışarıda bırakmak için değil, iddiayı kırmak içindir. Bu sebeple insanın kendi günahını görmesi mahrumiyet sebebi değil, doğru tutulursa başlangıç sebebi de olabilir. Asıl tehlike kusurlu olmak değil, kusuruyla yaşamaya razı olmaktır.

İkincisi, mürşid tarafında mesele her şeyi bir anda vermek değil, emanet şuuru ile vermektir. Çünkü bazı hakikatler saklanarak değil, vakti gözetilerek korunur. Mürid tarafında da sevginin sahih alâmeti, rahat zamanda coşması değil; imtihan zamanında edebini kaybetmemesidir. Sevgi, kişiyi büyütüyorsa değil; küçültüyor, topluyor ve Hakk’a daha bağlı kılıyorsa yerini bulmuş demektir.

Katkınız için teşekkür ederim; birkaç cümleyle geçilecek bir bahis olmadığını siz de güzel hatırlatmış oldunuz.

madboyali 17.03.26 00:49

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 702363)
Değerli kardeşim, bir kimse yalnız havas yahut başka bir ilmi öğrenmek istiyorsa, bu her zaman mürid–mürşid ilişkisi kurduğu anlamına gelmez; çoğu zaman bu, hoca–talebe yahut üstad–öğrenci ilişkisidir. Çünkü mürşidlik yalnız bilgi aktarmakla sınırlı değildir; kişiyi hâl, edep, muhasebe ve amel bakımından gözetmek tarafı da vardır.

Bir insan daha iyi amel etmek, daha düzgün bir zikir ve ibadet hayatı kurmak, nefsini toparlamak, ahlâkını düzeltmek ve istikamet kazanmak için kendine bir mürşid seçebilir. Hatta tasavvufî çizgide bu, yalnız ilim talebinden daha asli bir sebeptir. Çünkü burada murat, malumat çoğaltmak değil; kulun kendini terbiye etmesi ve Allah’a daha doğru kulluk etmesidir.

anladım,teşekkür ederim.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:06.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148