Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Hudeybiye’nin İnce Yeri... (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103793-hudeybiye-nin-ince-yeri.html)

HâmûŞî 23.03.26 15:01

Hudeybiye’nin İnce Yeri...
 
Hudeybiye’de Resûlullah’ın “Muhammed Resûlullah” ibaresini sildirmeyi kabul etmesi, risalet makamında bir eksilme anlamına gelmiyorsa; usûlen hangi maslahat-hakikat dengesi içinde anlaşılmalıdır?

sin60 23.03.26 16:45

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 703258)
Hudeybiye’de Resûlullah’ın “Muhammed Resûlullah” ibaresini sildirmeyi kabul etmesi, risalet makamında bir eksilme anlamına gelmiyorsa; usûlen hangi maslahat-hakikat dengesi içinde anlaşılmalıdır?

alemlerin efendisi orda resulullah ibaresini silmelerini kabul etmesi hem fetih hemde haccın kolay olması için olabilir en dogrusunu allah bilir...gene oskarlık bi soru hocam nerden buluyon böyle final soruları allah razı olsun:)

HâmûŞî 23.03.26 17:14

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 703270)
alemlerin efendisi orda resulullah ibaresini silmelerini kabul etmesi hem fetih hemde haccın kolay olması için olabilir en dogrusunu allah bilir...gene oskarlık bi soru hocam nerden buluyon böyle final soruları allah razı olsun:)

Estağfirullah,
Oscar bizim değil, sualin hakkını verene gider.

Bizimkisi biraz meseleye sonundan değil, kökünden bakmaya çalışmak sadece. Soru yerini bulunca cevap da mecburen ciddileşiyor. Allah razı olsun, güzel nazarınız ve latifeniz için.

İsabetli bir yerden temas ettiniz. Hudeybiye’de kabul edilen şey, risalet hakikatinden geri durmak değil; sulhun gerçekleşmesi için antlaşma metninin lafzında yapılan bir tasarruftur. Sahih Buhari ve Sahih Müslim’de geçtiği üzere müşrikler “Muhammed Resûlullah” ibaresine itiraz edince metin “Muhammed b. Abdullah” şeklinde yazılmıştır. Burada değişen hakikat değil, yazılı ifadedir. Resûlullah Efendimiz risaletten değil, metnin lafzından geçici olarak tasarruf etmiştir. Bu da gösterir ki usûlen bazen asl sabit kalır, fer‘ daha büyük maslahat için esnetilebilir. Hudeybiye bunun en açık misallerindendir.

Buradan ikinci bir sual doğar:
Hakikat sabit kalırken lafızda tasarrufa gidilebildiğine göre, dinde asl ile fer‘i, taviz ile basireti, zayıflık ile siyaset-i şer‘iyyeyi birbirinden ayıran usûlî mizan tam olarak nedir?

imas 23.03.26 17:58

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 703258)
Hudeybiye’de Resûlullah’ın “Muhammed Resûlullah” ibaresini sildirmeyi kabul etmesi, risalet makamında bir eksilme anlamına gelmiyorsa; usûlen hangi maslahat-hakikat dengesi içinde anlaşılmalıdır?

Antlaşma metnini Hz. Ali yazdı Muhammed Resûlullah ifadesini özellikle yazdı, müşriklerin temsilci suheyl bin amr, o ibareye itiraz etti. Hz. Ali den silmesini istedi , bu isteği hz. Ali kabul etmedi, fakat Hz. Resulullah dav. , cümleyi kendisine göstermelerini istedi ve eliyle Resûlullah ibaresinin üstünü çizdi ve yerine Muhammed bin Abdullah) yazdırdı
fakat
Hz. Nebi sav., müşriklerin yalanlamasının kendi peygamberliğini değiştirmeyeceğini soyleyip Siz inanmayıp yalanlasanız bile ben Allah'ın elçisiyim demiş ve barış antlaşmasının imzalanmasını sağlayan bu tavizle diplomatik bir üstünlük elde etmiştir.

HâmûŞî 23.03.26 18:08

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 703273)
Antlaşma metnini Hz. Ali yazdı Muhammed Resûlullah ifadesini özellikle yazdı, müşriklerin temsilci suheyl bin amr, o ibareye itiraz etti. Hz. Ali den silmesini istedi , bu isteği hz. Ali kabul etmedi, fakat Hz. Resulullah dav. , cümleyi kendisine göstermelerini istedi ve eliyle Resûlullah ibaresinin üstünü çizdi ve yerine Muhammed bin Abdullah) yazdırdı
fakat
Hz. Nebi sav., müşriklerin yalanlamasının kendi peygamberliğini değiştirmeyeceğini soyleyip Siz inanmayıp yalanlasanız bile ben Allah'ın elçisiyim demiş ve barış antlaşmasının imzalanmasını sağlayan bu tavizle diplomatik bir üstünlük elde etmiştir.

Evet, tam da bu sebeple Hudeybiye’de görünen geri çekiliş, hakikatte bir geri adım değil; basîretli bir ileri hamledir. Çünkü Hz. Nebî, risâletin insanların kabulüyle sabit olmadığını, inkârla da düşmeyeceğini biliyordu. Bu sebeple orada korunan şey bir unvanın yazıdaki şekli değil, risâletin kendisi ve onun açacağı daha büyük neticelerdi. Demek ki hakikatten taviz verilmez; fakat hakikati taşıyan lafız, daha büyük bir maslahat için tedbirle tanzim edilir. Hudeybiye’nin öğrettiği incelik de budur: asl sabit kalır, fer‘ ise fethe giden yol açılsın diye hikmetle düzenlenir. Katkınız için teşekkür ederim Üstadım.. Allah razı olsun..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:42.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148