![]() |
Alıntı:
Çok Doğru söylüyorsun. Ama olay yalnızca gözde bitmiyor. Kalbe gelen bir sıkıntı hali var. Benimki musallatın vesvesesinden kaynaklanıyor. Anlık bir dürtü geliyor ama çok yoğun ve ağır bir sıkıntı veriyor. Ben karakteristik yapımdan ötürü insanlara şehvetle bakmıyorum kendime yediremiyorum ama kalbe gelen dürtü gözle kontrol altına alınabilecek gibi değil. |
Kalbin karasını tehvid aklar.
La ilahe illallah Onun olduğu kalbe, baskası zor girer :) Kesintisiz tavsiyemdir. Hocalar daha iyi bilir. |
Alıntı:
Benim eski virdim. Çok güzel bir ruh haline bürünüyor insan . Geceleri zikretmek çok daha güzel oluyor. Bu gece zikredeyim bari . Sevabı ortak olsun 😊 |
Alıntı:
Sen çok meraklı araştırmacı ve bu konulara çok ilgili duruyorsun. Ancak kalbin bence sürekli sıkılıyor devam ettiremiyorsun sürekli farklı şeyler dikkatini çekip değişim yapiyorsun. Devam ettir, güzel bir zikirdir. İbadetin güzel olanı azda olsa devamlı olanıdır. Allah'a emanet |
Alıntı:
Resmen Beni tarif ettiniz . Çok doğru bir tespit. Bu sefer nefsimi zorlamadan bir kez daha vird edineceğim. Umarım kalbim yumuşarda ibadetede istek duyarım. Sizde Allaha emanet olun. |
Nefs zorlar insanı, ayrıca hormonlarda var
|
Ebû Ümâme (r.a) anlatıyor:
“Bir genç Rasûlullah Efendimiz’e geldi ve: «–Yâ Rasûlallah! Zina için bana izin verir misiniz?» dedi. Oradakiler hemen gencin üzerine yürüdüler ve azarlayarak «Sus, sus!» dediler. Efendimiz (s.a.v): «–Yaklaş!» buyurdu. Genç, Allah Rasûlü’nün yanına varıp oturdu. Rasûlullah (s.a.v) ona: «–Böyle bir şeyi annen için ister misin?» diye sordu. Genç: «–Allah beni senin yoluna kurban etsin, hayır, vallâhi istemem yâ Rasûlallah!» dedi. Allah Rasûlü (s.a.v): «–Diğer insanlar da anneleri için böyle bir şeyi istemezler» buyurdu. Daha sonra Rasûlullah (s.a.v), aynı soruyu kızı, kız kardeşi, halası, teyzesi için de sordu. Genç hepsine: «–Allah beni senin yoluna kurban etsin, hayır, vallâhi istemem yâ Rasûlallah!» cevabını verdi. Rasûlullah (s.a.v) her defasında “diğer insanların da yakınları için böyle bir şeyi istemeyeceklerini” hatırlattı. Konuşmanın sonunda mübârek elini gencin üzerine koydu ve: «Allah’ım, bunun günahlarını affet, kalbini temizle ve iffetini muhâfaza eyle!» diye dua etti. Genç bundan sonra böyle bir şeye hiç tenezzül etmedi.” (Ahmed, V, 256-257; Heysemî, I, 129) |
Düşün ki önünde iki ateş var.
Biri birkaç dakikalık şehvet ateşi… Diğeri ise ömrü, haysiyeti, aileyi, kalbi ve ahireti yakabilecek büyük bir yangın. Akıllı insan, elini ilk kıvılcıma uzatırken ikinci yangını görendir. Zinayı engelleyen basiret işte budur: Lezzetin ucundaki felaketi, daha dokunmadan görebilmek. |
Birkaç dakikalık zevk için ahireti yakmaya değmez.
Bazıları zina yapıp yapıp, "Daha önce tövbe etmiştim, yine tövbe ederim nasıl olsa" diye düşünüyor olabilir. Tövbenin kabul olup olmayacağını da sadece Allah bilir. Bazen sadece "tövbe ettim" demek de yetmiyor, bir bedel ödemek gerekiyor. Kısmette nasıl bir bedel varsa artık... |
Alıntı:
Ali İmran 135. Ayet meali diyanet |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:04. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com